Sayın Türker Ertürk değer vererek okuduğum
yurtsever saygın bir asker ve yazardır .
Aşağıda paylaşmış olduğum yazısında ABDnin bir
HAYDUT DEVLET (Rogue State)olduğunu yazmış ki bu tanımı çok doğrudur . ABD Dünyanın her bir bölgesinde ve
kendi ülkesinden onbinlerce km uzaklıktaki
ülkelerde karargah kurmuş , askeri ve örtülü eylemlerde bulunmuş ve doğrudan
veya dolaylı olarak veya askeri güç kullanarak bu az gelişmiş / yoksul
ülkelerde yönetimde söz sahibi olmuştur. İşte HAYDUT DEVLET olmak budur .
Peki herkesi haydutlukla suçlayan ama kendisi en
büyük haydut devlet olan ABD (Trump) neden Türkiyeye karşı düşmanca davranarak Ulusal onurumuzu aşağılacak söylem ve davranışlarda
bulunuyor ? Neden Terörist grupları eğitip ordulaştırarak silahlandırıyor ve sınırımıza
yığıyor ? BOPta sıra Türkiyeye mi geldi
?
TÜRKİYE ABD TARAFINDAN BİR TEHDİT ALTINDA MIDIR ?
ABD TÜRKİYEYE
KARŞI BİR KUŞATMA
UYGULAMAKTA MIDIR ?
ABD İLE TÜRKİYE ARASINDA BİR SAVAŞ OLASILIĞI VAR MIDIR ?
Bu üç soruya vereceğim yanıt ; EVETtir.
OLGULAR ;
Trump ülkemizi doğrudan tehdit etmektedir. Delidir ne söylese
yeridir
diyemezsiniz! Türkiyeye karşı söyledikleri ve ekonomik kıskaca alma çalışmaları
unutulmamalıdı
1. ABD Başkanı Donald Trump, terör örgütleri FETÖ
ile PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla yargılanmasına devam
edilen ABDli din adamı Andrew Craig Brunsonın serbest bırakılmaması durumunda Türkiyeye geniş yaptırımlar başlatacağı tehdidinde bulundu. (27.07.2018 )
2. 14.01.2019 Eğer Türkiye Kürtleri vurursa, Türkiyeyi ekonomik yönden mahvederiz. 20 millik (32 km) güvenli bölge kuracağız. Aynı zamanda Kürtlerin Türkiyeyi provoke etmesini istemiyorum Bu deyişi not ediniz .
3. Türkiyeye ABD ile ticarette vergi avantajı sağlayan Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GTS) kapsamındaki ülkeler listesinden Türkiye çıkartıldı (17.05.2019)
4. ABD Başkanı Donald Trumpın, Ortadoğu politikasında özellikle İsrailin varlığı için tehdit olarak gördüğünü sıkça vurguladığı İranın ekonomisini hedef alarak siyasi rejimini zor durumda bırakma politikası devam ediyor. Bu çerçevede ABD yönetimi, Türkiyenin de aralarında bulunduğu 8 ülkeye geçici süreyle İrandan petrol alımına devam etmeleri konusundaki ayrıcalığı da Mayıs başında sona erdirdiğini açıkladı. İrana yönelik Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği ambargo kararı olmasına rağmen ABD yönetimi, eğer kendisi tarafından ilan edilmiş yaptırımlara uyulmazsa Türkiye gibi üçüncü ülkelere ve İranla ticaret yürütecek şirketlere ticari yaptırımlar uygulayacağını yineledi. (06.05.2019)
5. 20 Mart 2019 Kudüs Zirvesinde
ABD Dışişleri Bakanının Türkiye için kullandığı malign (habis) tanımlaması
ABDnin ASKERİ GÜÇ KULLANMA
OLASILIĞI
Aslında ABD Türkiyeye karşı barış ortamında İKİ KEZ planlı askeri güç kullandı
1. MUAVENET MUHRİBİMİZ 2 Ekim 1992de Display Determination-92 / Kararlılık
Gösterisi-92 adlı NATO tatbikatı sırasında Egede ABD uçak gemisi Saratoganın ateşlediği 2 adet
Sea Sparrow füzesiyle
planlı ve bilerek vuruldu . 5 denizcimiz şehit oldu . 22 denizcimiz yaralandı . Muhrip görev dışı kaldı .
2. ÇUVAL
OLAYI 4 Temmuz 2003 günü Kuzey Irakın Süleymaniye kentinde Amerikan askerleri tarafından Türk Özel Kuvvetleri Bürosuna yapılan baskınla, 11 Türk
askerinin başlarına çuval geçirilip kelepçelenerek
esir alındı.ABD böylece 1
Mart tezkeresinin reddine karşılık verdi. Daha sonraları CIA ajanı Henri barkey
bir toplantıda şunu söyledi ; AKP ile
anlaşarak Türk ordusunu
kafesledik
SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ , BU NEDENLE SÜREKLİ
TETİKTE OLMAK GEREK !
A * ABDnin Güneydoğu sınırımızda KÜRT DEVLETİ kurma
projesi
1. (11.12.2017) Pentagon 2018de YPGye yardım için 500
milyon dolar ayırdı. YPGye 12 bin
kalaşnikof, binlerce ağır makineli tüfek, roket
atar, anti-tank füzesi, uydu
telefonu ve gece görüş dürbünü
gönderilecek.
Pentagonun 2018 Mali Yılı Bütçesinde Suriyede IŞİDe karşı savaşan
muhalefete yani PKKnın Suriye kolu YPGnin ana
omurgasını oluşturduğu SDGye (Suriye
Demokratik Güçleri) 500
milyon dolarlık yardım öngörülüyor.Yapılacak silah
yardımının bütçesi 104 milyon dolar olarak hesaplandı.
Bütçe detayında 12 bin adet AK-47 Kalaşnikof otomatik tüfek, 6 bin PKM makineli
tüfek, 3 bin 500 DShK ağır makineli tüfek, 3 bin adet RPG-7 roketatar, bin adet
Türkiyede PKKlıların üzerinde
yakalanan AT-4 veya SPS-9 sofistike anti-tank füzesi, 80 adet 60 mm, 80 adet 82
mm ve 75 adet 120 mm havan topu bulunuyor. Bu silahlarda kullanılacak
mühimmatlara ise 157.6 milyon dolar ayrıldı.
SİLAH YARDIMI 8 KAT ARTTI
2. Emekli albay ve 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi Başkanı Erol Başaran
Bural, YPGye yardımın artmasını şöyle değerlendirdi:
2017de Suriye eğit-donat programına 250
milyon dolar tahsis edilmişti. Silahlı gruplar için 13
milyon 200 bin dolarlık hafif ve
ağır silahların alınmasını öngörülmüştü.
Yapılan yardımlar yeterli gelmediğinden talep edilen 180 milyon dolarlık ek
bütçeyle birlikte PKK/PYDye 2017 yılında yapılan yardım toplam
430 milyon dolara ulaştı.
30 BİN SİLAHLI ADAM
3. Pentagonun bütçe detayında şu anda
bölgede 25 bin silahlı adam olduğu belirtiliyor. Bu yıl 5 bin kişinin daha
eğitilerek bu gruba katılacağı ve 2018 sonunda ABD yardımıyla sahada savaşan 30
bin silahlı terörist olacağı ifade ediliyor.
LİNK : https://www.mynet.com/abdden-ypgye-2018de-500-milyon-dolarlik-silah-daha-110103549070
60 BİN KİŞİLİK ORDUYA YETER
4. (22 Aralık 2018) Suriye kuzeyindeki PKKlı teröristlere ABD tarafından ilk kapsamlı sevkiyat
2014 yılında yapıldı. Hatta o dönem havadan atılan cephanenin
bir kısmı PKKya bir kısmı da DEAŞa gitti. ABD ordusu, o günden bugüne toplamda
22 bin TIR ve 5 bin kargo uçağı dolusu silah, araç, teçhizat ve
cephaneyi terör örgütüne teslim etti. Bu miktarda cephanenin en az 60
bin kişilik bir orduyu donatabileceği
belirtiliyor. 60 bin kişilik bir orduyu donatacak sayıdaki silahların Türkiyeye karşı kullanılmasından endişe ediliyor.
LİNK : https://www.yenisafak.com/dunya/o-silahlar-ne-olacak-3416572
Kürt grupları eğiten ve silahlandıran , düzenli
ordu olarak yapılandıran , Türkiyeye tehdit
oluşturan bu grupları koruma kalkanı altına alan bu nedenle de sözde stratejik ortak olduğunu zanneden ülkeyi
MAHVEDERİMdiye
tehdit eden HAYDUT bir devletle karşı karşıyayız .
Sorudur ; ABD , PKK / PYD / YPG habire isim
değiştiren ama özde aynı olan bu gruplardan neden düzenli ordu yaratıyor ?
ABD bu oluşumlara neden 2014 yılından buyana 22
bin TIR ve 5 bin kargo uçağı dolusu silah, araç, teçhizat ve cephaneyi teslim
etti 60 bin kişilik orduyu donatacak silah , cephane neden
verildi ? Bu güç kime karşı kullanılacak
?
Türkiye ABD tarafından Güneydoğudan
kuşatılmıştır. Devam edelim
BATIDAN EGE DENİZİNDEN KUŞATMA
EGE ADASINDA BULUNAN ADA ADACIK VE KAYALIKLARIMIZ YUNANİSTAN TARAFINDAN
İŞGAL EDİLDİ SİLAHLANDIRILDI
1933, 1943 tarihli İngiliz haritalarıyla, 1951
ve 1957 tarihli Amerikan haritalarında adaların Türkiyeye ait olarak gösterilen
Egedeki Koyun, Hurşit, Fornoz, Eşek, Nergizçik, Bulamaç, Kalolimnoz, Keçi, Sakarcılar,
Koçbaba ve Ardacık adacıkları ve İzmir önlerindeki Venedik Kayalıkları ile
Girit Adası etrafındaki Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi ve Koufonisi
adacıklarının Yunanistan tarafından işgaline AKP iktidarı sessiz kaldı .
Adalara 5 bin Yunan askerinin konuşlandırıldığı ve Lozan hilafına
silahlandırıldığı gündemdedir. Yunan ordusu
anakaraya çok yakın olan adalarımızda köşe başlarını tutmuştur . Bunlar
öncü kuvvettir .
YUNANİSTANIN EGE ADALARINI İŞGALİ ABD SENARYOSU
İLE PEKİŞTİRİLİYOR VE TÜRKİYE SAVAŞA ÇEKİLİYOR !
ABDnin
tatbikat uygulamalarının ve nezaketinin dışına çıkarak doğrudan Türkiyeyi hedef aldığı 2 tatbikat
. Bu tatbikat senaryolarında NATO müttefiki bir ülkenin
senaryoda açık şekilde düşman statüsüne alınması Türkiyeye ciddi bir mesaj ve diplomatik hakarettir.
1. (Millenium Challenge 2000 gibi) jenerik bir
coğrafya, uydurma isimler ya da semboller üzerinden Türkiyeyi isim vermeden ve açık tarifle işgal
edilecek ülke olarak
tanımlayarak mesaj vermeye çalışıyordu.
2. (Aegean War) Senaryo, Kıbrısa Yunanistanın balistik
füzeler yerleştirmesini Türkiyenin bunu önlemesi ve
fırsattan yararlanarak benzer silahların yerleştirileceği Limni, Midilli, Sakız, Sisam ve İstanköy adalarını işgal etme
niyeti üzerine
kurgulanmış. Senaryo gereği, Egede gerçekleştirilen
deniz kampanyasında silahlı çatışma alanı olarak
sadece deniz tarafı kullanılmış. ABD 6.
Filosu, başlangıçta Yunanistanın ve Güney Kıbrısın toprak bütünlüğünü sağlamak ve Yunan Donanmasının yokoluşunu önlemek için
Kıbrısa giden Türk amfibi
konvoyuna ve filosuna karşı Aegis sınıfı kruvazörleri gönderiyor. Türkiye
birini batırıyor. Onlar da adaya giden Türk tank çıkarma
gemisini (LST) batırıyor. Gemiyle birlikte 700 kişi kaybediliyor. Daha sonra savaş Egeye yayılıyor,
Türkiye Boğaz önü ve Doğu Ege adalarını işgale yöneliyor. (E. Tüma. Cem
Gürdenizin
makalesinden )
LİNK : http://nacikaptan.com/?p=67634
Batıdan kuşatma Yunanistan ile başlatılmış ve
göreceli olarak güçlendirilmektedir. ABD ve AB ardında beklemektedir.
GÜNEYDEN KUŞATMA & DOĞU AKDENİZ HAVZASINDA
KİMİN KAÇ GEMİSİ VAR?
Doğalgaz sebebiyle son aylarda ciddi
hareketliliğin gözlendiği Akdenizde şu an 60 civarında savaş gemisi bulunuyor. Bu gemiler Türkiyenin güneyinde tehdit oluşturacak düşman bir filo
olarak kabul edilmelidir.
Aralarında NATO ve Türkiyenin de yer aldığı 12 ülke Akdenizdeki
olayları deniz güçleriyle yakından takip
ediyor. Akdeniznin uçak
gemilerinden Harry Truman, USS Roosevelt ve USS Donald Cook adlı modern
destroyeri ile toplam 12 muharip gemisi var. Rusyanın ise 25
savaş gemisi bulunuyor. NATO üyesi Fransanın Doğu Akdenizde Charles de Gaulle adlı uçak
gemisinin yanı sıra 2 fırkateyni,
bir denizaltısı yer alıyor. Bölgede ayrıca İtalyanın ve İngilterenin 2,
Kanada, İspanya, Belçika, Portekiz, Yunanistan ve Hollandanın ise birer
savaş gemisi seyir halinde. Tabii ki Türkiye de bölgede
yeteri miktarda deniz gücü bulunduruyor.
TRİLYONLARCA DOLAR
Rakamlara dudak uçuklatan cinsten. ABD Jeolojik
Araştırmalar Merkezinin
tahminlerine ve Türkiyenin elindeki verilere göre, Doğu Akdenizde toplam 15 trilyon metreküplük doğalgaz ve 55 milyar varil petrol rezervi var. İkisinin toplam değeri onlarca
trilyon dolar ediyor.
GAZZE ABLUKASININ TEMELİ
Tunus ile Sicilya Adasının doğusundaki bölgeyi ifade
eden D. Akdeniz, dünyanın en büyük hidrokarbon yataklarından biri. Bölgede ilk büyük keşif, İsrailin Tamar yatağıydı. 200 milyar metreküplük bu doğalgaz yatağı 2001
yılında açılmıştı. Ki bu alan İsrail Filistin bölgesi dahilinde. Bu yüzden 2006
yılında Gazze ablukaya alındı. Ardından daha büyük doğalgaz yatakları bulundu.
En büyükleri ise İsrailin 650
milyar metreküplük Leviathan ve Mısırın 850
milyar metreküplük Zohr
yatakları oldu. 2011 yılında, Kıbrıs kıta sahanlığında yeni bir doğalgaz yatağı
bulunmuş ve buna Afrodit ismi verilmişti. Halihazırda burada bulunan doğalgaz miktarının, 200 milyar metreküp olduğu değerlendiriliyor.
İngiltere Kıbrısa yığınak yapıyor: 121
savaş uçağı yerleştirecek!
(9.4.2019) İngiltere Hava Kuvvetlerine ait 121 adet F-35B tipi savaş uçağının,
sonbaharda Kıbrıs Rum Kesimindeki Ağrotur Üssüne geleceği
bildirildi. İngilterenin şu anda 17 tane
olan F-35B savaş uçağı sayısı, 138e çıkarılacak.
KIBRISTA FRANSAYA DENİZ ÜSSÜ
(22.05.2019) Kıbrıs Rum yönetiminin Fransaya deniz üssü verilmesini öngören askeri anlaşmayı, 6 ay içinde hayata
geçireceği
bildirildi. Anlaşmaya göre Fransa donanması, Rum sözde
parsellerindeki doğalgaz çalışmalarının güvenliğini de sağlayacak; çakışan alanlara yönelik muhtemel
Türk müdahalelerini de göğüsleyecek.
LİNK : https://sptnkne.ws/m3ED
BÖYLECE TÜRKİYE GÜNEYDEN DE KUŞATMA ALTINDADIR.
Yunanistan ,Bulgaristan, Romanya, Gürcistandaki ABD askerleri ayrı bir hikayedir.
İÇTEN KUŞATMA
1. Ülkemiz ağır yoğunluklu bir
İSTİKRARSIZLAŞTIRMA baskısı altındadır . Öncelikli olarak Türk toplumu iktidar
tarafından KÖKEN ve İNANÇ üzerinden bölünmüş , düşmanlaştırılmış ve birbirine hasım kılınmıştır .
2.
Çıkarcı özelleştirmeler ve akıl almaz oranda dış borçlarla , hesapsız
harcamalarla EKONOMİ çökmüş, işssizlik , enflasyon , pahalılık nedeniyle toplum
direnci kırılmıştır.
3. TSKnın hiyerarşik düzenli yapısı dağıtılmış, askeri okullar kapatılmış, komuta heyeti
siyasetin içine çekilerek liyakat ortadan kaldırılmış, Askerlik görevi
sermayeleştirilmiştir. Askerlik süreci ise sürekli kısaltılmaktadır . Hatta
bayram öncesi 6 ayını tamamlamış olan erlerin terhisi söz konusu olmuştur.
Sayısı belki 100 bin civarı olan 6 aylık askeri bir anda kışladan
gönderdiğinizde doğabilecek güvenlik zafiyeti
Milli güvenliğimizi tehlikeye sokacaktır . Daha sonra terhis olayı
bayram sonrasına bırakılmıştır. Bekleyelim görelim!
4. Ülkemize yaklaşık 5 milyon
Suriyeli kayıtsız olarak alınmıştır . Bu Türkiyenin demografik yapısını değiştirmek için yapılmış planlı bir operasyondur . Bir milyon Suriyeli asker olacak yaştadır ve bu sayı bizim ordumuzun toplamından fazladır. Türkiye içinde her an bir karmaşa çıkartabilecek yapı ve çoğunluktalar.
Türkiye 2002den bu yana
gittikçe artan siyasi , ekonomik , sosyal kargaşa ve savrulmalarla zayıflamıştır . Bu zafiyeti en çok yaşayan
Ergenekon, Balyoz operasyonlarıyla en değerli kuşaklarını kaybeden
TSKnın savaş gücü kasıtlı ve planlı
olarak kırılmıştır .
TSK komuta kademesi siyasetin parçası yapılmıştır.
Devlet ehil ve akil kişiler tarafından
yönetilmiyor. Liyakatli, bilgili kişiler devletten uzaklaştırıyor . Devlet
kurumları zayıflıyor . Ülke zayıflıyor ve işgale açık hale geliyor . Sonuç
olarak Türkiye BOP kurallarına uygun sistematik olarak zayıflatılmış ve güç
kaybına uğratılmıştır . İşte bu nedenle Yunanistan fiili yaptırımlarla
adalarımız işgal ediyor fakat herşeyden sorumlu olduğunu söyleyen saraydaki
yöneticimiz sessiz kalıyor . Ülkemiz işgal altında Gen.Kur.Başkanı da sessiz
!!!
ABD bizi açıkça düşman ilan ediyor, hakaret
ediyor
Anayasal
kurumlarımız çökertildi.
yargı çöktü. Ekonomi çöktü. İhvan-ı müslimci yönetimin aklı fikri laik
cumhuriyeti de çökertmek . Çevrede
dostumuz kalmadı . Üzülerek
söylüyorum ki Türkiye Osmanlının hasta adam devrine yol almaya başladı.
Görüşüm ; S 400 Hava savunma sistemi gecikmeden
alınmalıdır . ABDnin sadece
savunmaya yönelik
sistemi almamıza karşı çıkmasının ardında TÜRKİYENİN SAVUNMASIZ kalması isteği
yatmaktadır . Bu sistem BOP kurgusuna karşı bize kalkan sağlayacaktır . ABD ve
müttefiklerinin saldırı gücünü düşürecektir. Türkiye NATOda kalarak olası bir savaşa karşı en azından Natonun içinde az da olsa bir koruma kalkanını üzerinde tutmalıdır .
Marshall planında ökseye tutulan Türkiye,
sancılı ve zor da olsa bu açmazdan çıkacaktır.
UNUTMAYALIM ;
ABD –
FRANSA –
YUNANİSTAN
– İSRAİL – İNGİLTERE PASTAYI PAY ETMEK İÇİN APORTTA BEKLİYOR
!
Naci Kaptan / 01.06.2019