Yayınlandı: 24.09.2020 10:26
Güncellendi: 13.02.2023 18:33

YABANCI ORDULAR & SAVAŞ & SAVAŞ TARİHİ & TAKTİKLERİ & TEÇHİZATI & YÖNTEMLERİ

SAVAŞ DOSYASI /// MUHARREM BAYRAKTAR : Türkiye’de iç savaş çıkarmak Emperyalist bir hedef !!!!

MUHARREM BAYRAKTAR : Türkiye’de iç savaş çıkarmak Emperyalist bir hedef !!!!


Sefa Yürükel Norveç’te yaşıyor. İskandinavya Türk Dili
Konuşan Ülkeler Enstitüsü’nün direktörlüğünü yapıyor. Kendisini yıllar evvel
Meltem TV’de yaptığım “Diyalog” adlı programa konuk ettiğimde, Türkiye’nin
milli güvenliğini ve bekasını yakından ilgilendiren çok önemli bir konuya şöyle
anlatmıştı:


“Belçika Stratejik Araştırmalar Kurumu’nda
görevli bir uzmanı bir gün ziyaret ettim. Yakinen tanışıyorduk. Bana kalın bir
dosya getirdi. ‘Bunu oku’ dedi. Dosyayı karıştırmaya başladım. Daha ilk
sayfalardan itibaren ‘Türkiye’de çıkarılması planlanan bir iç savaşın nasıl
tetikleneceğine dair senaryolar’ yer alıyordu.”


Sefa Yürükel “Dosyayı okuyunca dondum kaldım” diyor.


Dosyadaki “iç savaş senaryolarının” içeriği ve
aşamaları konusunda hangi bilgiler yer aldığını anlatmadı ama güvenlik
bürokratlarının Yörükel’e ulaşıp ayrıntı almaları hiç de zor değil. Asıl mühim
olan ise aynı programda birçok Batılı ülke dışişleri masasında bu senaryoların
benzerinin bulunduğunun da altını çizmiş olması.


“ESRARENGİZ AMERİKALI KİBAR BİR BİÇİMDE GÖZALTINA
ALINDI”


Çorum olayları öncesi Amasya Valisi olan Aydemir
Ceylan’ın hatıraları da “Batılı misyonun” iç savaş çıkarma konusundaki saha
çalışmalarına ışık tutar. Ceylan hatıralarında şöyle anlatır:


 “İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş’i
telefonla arayan Amasya Belediye Başkanı CHP’li Gündüz Türem heyecanlı bir
sesle şöyle diyordu:


‘Sayın Bakanım, Robert Alexander Peck adında bir
Amerikalı dolaşıyor buralarda. Ankara’daki büyükelçilikte ikinci kâtipmiş. Bana
da ilginç sorular soruyor. Amasya’da Sünnilerle Alevilerin oranı nedir?
Amasya’da sağcı mı, solcu mu çok? Amasya’daki çatışmalar mezhepsel mi, etnik mi
yoksa ideolojik nedenlerden mi kaynaklanıyor? Amerikalı, benzer soruları
Çorum’da da sormuş. Ne yapalım?’


Bakan, Amasya Valisi Aydemir Ceylan’ı arayarak durumla
ilgilenmesini istedi. Esrarengiz Amerikalı kibar bir biçimde gözaltına alındı.
Esrarengiz Amerikalıyı, Orman İdaresi’nin misafirhanesinde göz hapsinde tutan
dönemin Amasya Valisi Aydemir Ceylan, bu onurlu tavrının ödülünü, bir daha
hiçbir şehre vali yapılmayarak aldı! Emekliliğine kadar yaklaşık 20 yıl merkez
valiliğinde kaldı!”


Türkiye’de bazen sağ-sol, bazen Alevi-Sünni, bazen
etnisite gibi konuları kaşıyarak halkı birbirine düşürmek, geçmişte hiç zor
olmadı, bundan sonra da zor olmaz.


23 Haziran seçimlerine az bir zaman kala meydana gelen
bazı saldırıları adi bir takım siyasi ve ideolojik kavgalar olarak görmek son
derece yanıltıcı olur.


Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı, gazeteci
Sabahattin Önkibar ve Yavuz Selim Demirağ’a yönelik saldırılar, İstanbul’daki
bazı seçim çadırlarının “vatanseverlerce” bıçaklı-sopalı saldırıya uğraması,
Ekrem İmamoğlu’na iki defa cami çıkışında “din” merkezli saldırılar yapılması,
bazı provokatörlerin “filan ilçede ezan okumayı yasakladılar” diye bar bar
bağırması tesadüfi olaylar değildir.


Namazdan çıkmış belediye başkan adayına “dinsizlik” iç
güdüsüyle yapılan bir saldırıda, saldırıya uğrayanların saldırganlara kitlesel
karşılık vermesi halinde meydana gelecek “çatışmanın” boyutunu tahayyül bile
etmek istemem.


Saldıran taraf, karşı tarafın da karşılık vermesini,
benzer eylemleri realize etmesini istedi ama şu ana kadar bu beklenti
gerçekleşmedi.


TÜRKİYE YILLARDAN BERİ ÇOK FECİ İDEOLOJİK VE SİYASİ
KUTUPLAŞMAYA SÜRÜKLENİYOR


İçişleri Bakanı Soylu, sürekli olarak seçimden sonra “siyasi
ve ideolojik kutuplaşmadan”, “Türkiye’ye atılma ihtimali olan uzun menzilli
füzelerden” bahsediyor.


Dikkat! Uzun menzilli füze!


Oysa Soylu’nun bilmesi gereken, Türkiye’nin zaten
yıllardan beri çok feci bir ideolojik ve siyasi kutuplaşmaya sürüklendiği ve
bunu önleme mevkiinde olanların, önlemek yerine tam aksine kutuplaşmanın
derinleşmesinden sağlanacak rantla ilgilendiği.


Türkiye’nin, askeri ve toplumsal olarak en güçlü
olması gereken böyle bir dönemde, TSK’nın asker sayısının dramatik bir şekilde
azaltılması, toplumun birbirine kin ve öfke duyar hala getirilmesi, tıraş
oldukları berberlerin isimleriyle övünme ciddiyetsizliğinde olanların çok
ciddiye almaları gereken “planlı” gelişmelerdir.


Muharrem Bayraktar


Odatv.com