AKP MUHALİFİ TUNCAY KUL : AKP NEDEN HEP %47…???
Ah be kardeşim bu şimdi değil ki 90 yıldır
zaten böyle… Hep %47 onlar…
Sakarya Meydan Muharebesinden firar edip kaçan
askerlerin oranıdır %47…
Kurtuluş Savaşından firar edip kaçan askerlerin
oranıdır %47…
Bunlar hiçbir zaman TC’ye ve Kurucusu Atatürk’e
inanmadılar ki.
Sorduğun soruya bak… Bunlar zaten hep %47 idi
ki.
Bunlar 90 yıldır sinsi sinsi fırsat bekleyen
Cumhuriyet düşmanlarıdır.
Osmanlı’nın dış güçlere teslimiyetçi idaresine
tabi olup Atatürk’ün “Ya İstiklal ya ölüm” felsefesi ile mandacılığı red eden
zümre aynı zümre mi zannediyorsun… O ingiliz sömürsündeki mandacı
Osmanlıcılar hep %47 idi.
Cumhuriyet kurulduktan sonra 90 yıl dış
güçlerin yetiştirdiği sahte imam hoca müezzinlerin fetvaları ve parasal yardımı
ile erketede sinsi sinsi beklediler. Ve hasbelkader hükümet oldular. Sen
onların düşmanlarının dış güçler olduğunu mu zannediyorsun…? Çok komiksin…
Onların tek düşmanı Cumhuriyetçilerdir aslında. Onlar 90 yıldır sabredip düşman
oldukları TC hükümetini ele geçirerek sanki bir ülkeyi Feth etmiş gibi
kendilerine karşı olan zihniyetlerin malını mülkünü her bir şeyini talan ederek
kendilerine helal kabul ederler. Yani Dar-ül Harb halindedirler.
Dar-ül Harb nedir bilir misin. . ?
Dar-ül Harb; İslama göre bir başka ülke ile
savaş edip zafer kazanıldığında o ülkenin tüm ganimetleri savaşı kazananlara
helaldir mantığıdır. Onların cihadı dış güçlere veya bir başka ülkeye karşı
değil ki sadece TC’ye karşıdır… Bu nedenle geldiklerinden beri TC ülkesini
soyup soğana çevirerek talan devam etmektedir. Ve bunu sözde islam adına yapıp
birbirlerine helal olduğunu empoze edip dururlar. Çünkü onlar geldiklerinden
beri (2002 yılından beri) “Dar-ül Harb” zihniyeti ile yönetimdedirler. Ülkede
cumhuriyete ait satılmadık yer bırakmamaları buna delildir.
Bu nedenle seçim ortamlarında Rakiplerine
Şeytanın bile aklına gelmeyecek iftiralar atmaktadırlar.
Bu psikolojileri tamamen korkunun eseridir.
Korkuyorlar.
Onlar için seçimler oylama ile kazanılacak veya
kaybedilecek bir demokrasi ortamı değildir. Onlar için seçimler sadece ÖLÜM -
KALIM meselesidir. Seçimlere demokrasi ortamı diye bakan sensin onlar değil ki.
Onlar için seçimleri kaybetmenin manası ya zindan ya da ölümdür.
Böyle bir zihniyette olan şuur hiç seçimleri
kaybeder mi…? Bunu göze alabilirler mi…? Ne yapar ederler yalan dolan
hırsızlıkla yine de kazanırlar.
Sen seçim yaptık zannedersin oysa onlar o seçim
sürecinde ölüm kalım savaşına girmişlerdir… İşte BEKA dedikleri mesele de
budur.
Neden mi Beka…?
90 yıl diş bileyip sabredip ancak bir FETÖ
örgütü (cemaat) kurarak beraberce içlere sızdıkları bir ülkede sonra bir bahane
ile şirin gözükmek için o örgüte Terör örgütü deyip TC Meclisini Lav ederek ele
geçirdikleri TC’yi seçimlerde kaybetmeleri onların bir daha 200 belki de 250
yıl sonra tekrar geri gelmelerine sebep olur… Bunu asla göze alamazlar.
İşte onlar için Beka budur.
90 yıl sabrederek ele geçirdikleri TC’yi
kaybederlerse bir daha anca 200- 250 yıl geri atar bu davaları. Üstelik
canlarından mallarından olurlar.
Yani senin için sadece basit bir seçim dediğin
olay onlar için ölüm kalım mücadelesidir.
Anladın mı BEKA ne imiş…?
Bunlar ülkenin bir bölümünü dış güçlere heba
ederler de yine de koltuklarından vaz geçmezler. Bunlar koltukları davasına
Serv i bile kabul edebilecek zihniyetteki zümre… Hiç acımadan Vatanın bir çok
parçasını elden çıkarabilecek şuurda kişilikler. İç savaş çıkmasına çekirdek
çatlatarak seyredecek olan zümre… “15 Temmuz FETÖ kalkışması fırsatını iyi
yönetemedik” dediler… Bu zihniyet 15 Temmuz’u bir fırsat olarak gördü. Bu
söylemlerinden belli değil mi…? TBMM ‘yi bu fırsat ile Lav ettiler.
Yunanlıların 18 adamızı ele geçirmelerine hiç
ses çıkarmayarak zaten belli ediyorlar bazı şeyleri. Kıbrıs açıklarında
Yunanlıların petrol yataklarımıza el koymasına ses çıkaramayan zümre.
Anlayın işte… Daha nasıl anlatılır ki onların
düşmanı dış güçler değil kendi halkıdır.
Bu dava Osmanlı’da 2. Beyazıt ile başladı.
Fatih Sultan Mehmed’in oğlu 2. Beyazıt dinci bir kişi idi. Fatih Sultan Mehmet
ise akılcı medeniyetçi ve kültürcü idi. 2. Beyazıt padişah olduktan sonra
babasının tüm zihniyetinin tam tersi olan dinciliğe yöneldi. Akılcılıktan
dinciliğe yönelerek cahil insanlardan ordular kurarak fetihler yaptı. Oysa ki
babası Fatih Sultan Mehmet akıl mantık kültür edebiyat sanat medeniyet aşığı
bir adam olarak Avrupa’ya yönelen ilk kişidir. Bu gerçekleri tarih pek yazmaz.
Osmanlı’da manevi ve akli çöküş 2. Beyazıt ile
başlamıştır.
Bunlar 47 kromozom beyine sahiptir bunlar hep
vardı zaten bunlar hep %47.
Bu gizemli ve söylenmeyen önemli sırrı sakın
unutmayasın ey Türk evladı.
23 Nisan 2020 de TBMM sinin tekrar açılması
29 Ekim 2023 de Cumhuriyetin tekrar kurulması
Kuran’ın Asr’a yemin ettiği işaretlerden biridir.
Aynı 19 Mayıs 1919 da olanlar 2019 da olduğu
gibi.
Ey Türk evladı…!
Selam ve Selamet senin üzerine ola…
Kullarından bir kul
Tuncay KUL
LİNK : https://twitter.com/ulusalcomtr/status/1137655848023592961?s=12