ÖZEL BÜRO NOTU
: HER NE KADAR KENDİLERİNE
İBDA TÜREVİ DEMESELER DE İÇLERİNDEKİ İBDA’CILARIN ÇOĞUNLUĞU YÜZÜNDEN BİZ BU
CEMAATİ İBDA’CILAR OLARAK GÖRÜYORUZ. ÇÜNKÜ SALİH
MİRZABEYOĞLU’NUN VEFATINDAN SONRA KOPAN İBDA’CILAR ŞİMDİ ALPARSLAN HOCA’NIN
YANINDA SAF TUTTULAR. BUNU DA DİPNOT BELİRTELİM.
Furkan Vakfı : İktidarla ‘uğraşan’ tek cemaat !
KAYNAK
: https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2018/01/31/furkan-vakfi-iktidarla-ugrasan-tek-cemaat/
Hükümete yönelik
eleştirileri ile dikkat çeken Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’na yönelik
operasyon İslamcı camiada yeni bir dönemin başlangıcına mı işaret ediyor?
Furkan Vakfı ne zaman ve nasıl kuruldu? Ne tür faaliyetler yürütüyor? Başkan
Alpaslan Kuytul kimdir? Eşi Semra Kuytul ile birlikte nasıl bir cemaat çalışma
yürütüyor?
Alpaslan Kuytul,
Furkan Vakfı’nı 1994 yılında kurdu.
DUVAR – Furkan Eğitim
ve Hizmet Vakfı’nın Adana’daki genel merkez binası ile iki ayrı ildeki
bürolarına polis ekipleri baskın düzenledi. Vakfın Kurucu Başkanı Alpaslan
Kuytul’un da aralarında olduğu 21 üyesi gözaltına alındı.
Türkiye’deki dini
cemaatleri yakından tanıyanların bile hangi geleneğin temsilcisi olduğu
konusunda fazla fikirlerinin olmadığı Furkan Vakfı nasıl kuruldu ve ne tür
faaliyetler yürütüyor? Vakfın kurucu başkanı Alpaslan Kuytul kimdir? Bu
soruları yanıtlamaya çalıştık…
KUYTUL, EL EZHER’DE
ŞERİAT OKUDU
Alpaslan Kuytul,
diğer dini cemaat liderlerine göre genç sayılabilecek bir yaşta. 1965 Adana
Karataş doğumlu olan Kuytul, Çukurova Üniversitesi Mimarlık-Mühendislik
Fakültesi İnşaat bölümünden 1991 yılında mezun oldu. İslamcı görüşlere sahip
olduğu için mühendislik alanında çalışmak yerine ikinci bir üniversiteye gitmek
istiyor. Bu sefer okumak istediği üniversite ise İslam âleminin dini eğitim
için en ünlü kurumlarından olan Mısır’daki El Ezher Üniversitesi oluyor. El
Ezher’in Şeriat Bölümü’nde İslam Hukuku alanında 1993-97 yılları arasında
okuyor.
Furkan Vakfı’na
operasyon: 21 gözaltı
El Ezher’de okurken,
memleketi Adana’da Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’nı kuruyor. ‘Farklılıklar’
anlamına gelen ‘Furkan’ Vakfı’nın kuruluş tarihi 1994. Bu yıllar aynı zamanda
Türkiye’nin birçok bölgesinde, özellikle İran İslam devriminden etkilenen
gençlerin arayışlarını artık somut bir pratiğe döktüğü zamanlardı. İslamcı bir
toplum ve devlet düşleyen bu gruplar içinde öne çıkmış genç liderler farklı
pratiklere yöneldiler. Birbirinden farklı kişiliklerde ve pratiklerde olsalar
da ’80 sonrasından ’90’ların ortasına kadar birçok grup ve lideri böyle ortaya
çıktı. Adnan Oktar, Hizbullah’ın kurucusu Hüseyin Velioğlu, birbirinden
bağımsız silahlı İBDA gruplarının yapacağı eylemlerin teorisini yapan Salih
Mirzabeyoğlu gibi isimler de doksanlarda sahneye çıktılar.
Kuytul’un cemaat
mensuplarıyla yaptığı sohbetler Youtube’da yayınlanıyor
DİĞER CEMAATLERİN
TEPKİSİNİ ÇEKTİ
Ancak Alpaslan
Kuytul’un tamamen farklı bir yol izlediğini görüyoruz. Yasal zeminde kalan
ancak radikal İslamcı bir çizgiyi savunan bir örgütlenme ile bugünlere kadar
geldi. Örgütlenme biçimi bir yanıyla geleneksel cemaatlerin izlediği yolun
aynısıydı. Öğrenci yurtları, hayır işleri, kitabevleri, vakıf binalarında
yapılan sohbetler Nakşi, Nurcu, Cerrahi gibi geleneksel akımlardan doğan
cemaatler ile aynı çizgideki bir örgütlenmeyi gösteriyor.
Bu yanıyla Furkan’ın
geleneksel cemaatler tarafından kendileri için özelikle genç tabanları için bir
tehlike olarak görüldüğünü ona yönelik eleştirilerden anlıyoruz. Bu
eleştirilerde, “gelenekten kopuk bir hareket olduğu”, “hiçbir hocadan el
almadığı” anlatılarak Kuytul’un “dini bilgisinin yetersiz olduğu” vurgusu yapılıyor.
El Ezher’de İslam hukuku gibi bir alanda okuması küçümsenmeye çalışılırken El
Ezher’in batı yanlısı olduğunu iddia edenler de bulunuyor.
EŞİ SEMRA KUYTUL DA
CEMATTE ETKİN BİR İSİM
Furkan Vakfı ve
Alpaslan Kuytul’un diğer cemaatlerden ayrılan bir yönü daha var. Alpaslan
Kuytul bütün cemaatin ideolojisini belirleyen bir kişilik. Ama onun kadar
olmasa da eşi Semra Kuytul da cemaat içinde etkin bir isim. Cemaat içinde
Alpaslan Kuytul’a ‘Hocaefendi’ eşi Semra Kuytul’a ‘Hocahanım’ olarak hitap
ediliyor. Bu yalnızca bir hitap biçimi olarak da kalmıyor. Seminerlerde
toplantılarda Alpaslan Kuytul erkek üyelere vaaz verirken, Semra Kuytul
kadınlara konuşuyor. Bu liderlerin genellikle bekar olduğu ya da eşlerin hiç ön
plana çıkmadığı geleneksel cemaatlerde çok sık görülmeyen bir durum.
YOUTUBE’DAKİ VİDEOLAR
Radikal İslamcı bir
çizginin de hiç terk edilmediğini yine Alpaslan Kuytul’un konuşmalarında
görüyoruz. Şimdiye kadar faaliyetleri ana akım medya tarafından çok fark
edilmeyen Alpaslan Kuytul ve cemaati son dönemlerde AK Parti’ye yönelik
eleştirilerle görünür hale geldi. Belki biraz da vakfın merkezinin ve çıkış
yerinin Adana olması gözlerden uzak olmasına neden oldu.
Ancak daha sonraları
Kuytul’un yaptığı bazı konuşmalar YouTube’da yayınlanınca vakfın adı daha çok
duyulmaya başlandı. “Bir enişte için baldızının yabancı bir kadın olduğu,
kesinlikle yalnız kalınmaması gerektiği”ni anlattığı konuşması, ya da “kızların
evlenme yaşı” üzerine yaptığı açıklamalar sosyal medyada tartışmalara konu
oldu.
AK PARTİ ELEŞTİRİLERİ
İLE GÜNDEME GELDİ
Ancak asıl olarak AK
Parti iktidarının cemaatlere kendi arkasında durma çağrısı yapmasının ardından
Alpaslan Kuytul ve cemaati tutumuyla ön plana çıkmaya başladı. 17-25 Aralık
operasyonlarından sonra Kuytul’un bir videosu sosyal medyada yoğun bir şekilde
paylaşıldı. Bu videoda Kuytul, AK Parti hükümetinin bütün cemaatleri etkisiz
hale getirmek istediğini söylüyordu. İslamcı bir cemaatin liderinin bu kadar
açıktan siyasal iktidarı eleştirmesi Türkiye’de pek rastlanır bir şey değildi.
Kuytul, AK Parti ve
Erdoğan’a yönelik eleştirileri artırınca hükümete yakın medya organlarında
‘FETÖ’ suçlamasına maruz kaldı. Furkan Vakfı 16 Nisan anayasa referandumunda da
‘Hayır’ kampanyası yürüttü.
Alpaslan Kuytul’un
eşi Semra Kuytul da cemaat faaliyetlerine yoğun olarak katılıyor.
SOSYAL MEDYAYI AKTİF
KULLANIYOR
Bir süre sonra
Türkiye’yi etkileyen her önemli gelişmede Alpaslan Kuytul’un bu konudaki
görüşlerini anlattığı videoları dolaşıma girmeye başladı. Kuytul ve Furkan
Vakfı sosyal medyayı ve interneti çok yoğun olarak kullanıyor. Kuytul’un
hükümeti eleştirdiği ve görüşlerini açıkladığı videolar şu şekilde dolaşıma
sokuluyor:
Önce Furkan Eğitim ve
Hizmet Vakfının düzenlediği toplantılarda Kuytul’un yaptığı konuşmadan sonra
dinleyiciler sorularını yazılı olarak Kuytul’a iletiyorlar. Kuytul’un bu
sorulara verdiği cevaplardan öne çıkanlar YouTube’a yükleniyor. Suriye savaşı,
Rus uçağının düşürülmesi yada son olarak Afrin operasyonun gibi konularda
yaptığı açıklamalar sosyal medyada ciddi izlenme sayılarına ulaşıyor. Bunda
şüphesiz siyasal iktidara bu kadar açıktan tavır alan ve eleştiren tek dini
cemaat olmasının payı büyük. Bu konuda oldukça agresif ve aktif bir çizgi
izlediği görülüyor.
POLİS KUTLU DOĞUM
HAFTASI ETKİNLİKLERİNE İZİN VERMEDİ
Muhafazakâr camiada
Saadet Partisi dışındaki bütün partilerin AK Parti’nin arkasında saf tuttuğu,
Mazlum-Der gibi insan hakları örgütlerinin dahi ortalıkta görünmediği,
eleştirilerin daha kapalı ortamlarda yapıldığı bir dönemde Kuytul’un çıkışları
daha görünür hale geldi. Bu eleştirilere karşı iktidar cephesinden tepki de
gecikmedi. Bütün cemaatlerin büyük etkinlikler gerçekleştirdiği Kutlu Doğum
haftası nedeniyle toplantı yapmak isteyen cemaate hiçbir şehirde büyük salonlar
yer vermedi. Cemaat yaklaşık üç yıldır bu toplantıları halka açık olarak
yapmakta büyük sıkıntılar çekiyordu. 2017 Nisan ayında bu konudaki bir
etkinliğin Adana Valiliği tarafından yasaklanması üzerine cemaat Adana Atatürk
Parkı’nda bir basın açıklaması yapmak isteyince polisin müdahalesi çok sert
olmuştu. Birçok cemaat üyesi gözaltına alınırken polis toplantıyı sert bir
şekilde dağıtmıştı.
Alpaslan Kuytul’un
hükümete yönelik eleştirilerinin İslamcı camiada ilgi çektiği sosyal medyadaki
paylaşımlardan görülüyor. Kuytul son olarak Afrin operasyonunu eleştirmişti.
Kuytul, hükümete mesafeli İslamcı cemaatlerin bile destek verdiği Suriye
konusunda hükümeti baştan itibaren yoğun bir şekilde eleştiriyordu.
Son yıllarda FETÖ-PDY
operasyonları dışında ilk defa İslamcı bir cemaate yönelik bu kadar sert bir
operasyon yapıldığını görüyoruz. Muhafazakâr camiadaki etkilerini ve
gelişmeleri ise dava sürecinde göreceğiz.