İKİNCİ ÇUVAL VAKASI * Pentagon sözcüsü Patrick Ryder, 5 Ekim’deki açıklamasında ,ABD F16’larının Suriye’de Türk İHA’sı düşürdüğünü açıkladı
ABD Türkiye’nin doğrudan ve örtülü birincil düşmanıdır. Devleti yönetenlerin ABD’yi stratejik müttefik veya dost olarak tanımlamaları büyük bir hata ve yanılgıdır. Türkiye’yi güneydoğudan ve batıda Yunanistan, Ege denizi üzerinden kıskaca almaya çalışan ve askeri üsler kuran ABD’ye karşı yeni politikalar üretmek gereklidir.
Ülkemizi ve yöneticileri her fırsatta aşağılayan, “AKILLI OL” gibi ağır hakaret içeren ve dünya diplomasisinde görülmemiş ağırlıkta mektuplar yazan, Muavenet Muhribimizi 2 akıllı füze ile vuran, 5 denizcimizi şehit eden, Süleymaniye’de askerimizin başına çuval geçiren, PYD’yi Türkiye’ye karşı silahlandıran, askeri eğitim veren milyar dolarlık ağır silahlarla donatan ve şimdi de ülkemize ait SİHA’yı vuran AMERİKA Türkiye’nin düşmanıdır.
Naci Kaptan
Adeta ikinci çuval vakası ve ABD’nin YPG açmazı
Murat Yetkin / 07 Ekim 2023, Cumartesi
Pentagon sözcüsü Patrick Ryder, 5 Ekim’deki açıklamasında ABD F16’larının Suriye’de Türk İHA’sı düşürdüğünü açıkladı. Dışişleri “operasyon etkilenmedi” gibi bir açıklama yaptı. Oysa ABD jetinin Türk SİHA’sını düşürmesi adeta “İkinci Çuval Vakasına” benziyor.
ABD’nin 5 Ekim’de Suriye’de PKK’yı hedef alan bir Türk SİHA’sını düşürmesine, Dışişleri Bakanlığı 6 Ekim’de “Operasyon etkilenmedi” gibi daha önce eşi görülmemiş bir açıklama yaptı.” Üstelik ABD SİHA’nın Türkiye’nin olduğunu bilerek Ürdün’deki üssünden kalkan bir Amerikan F-16’sı tarafından düşürüldüğünü açıkça söylediği halde.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ABD’li karşıtı Anthony Blinken ile telefonda konuştuğu ve terörle birlikte mücadele konusunda mutabık kaldıkları duyuruldu akşam saatlerinde. Mutabakat acaba bir akşam önce Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile konuştuğunda IŞİD’le mücadelede PKK’yı bırakıp NATO müttefiki Türkiye ile ortak olma teklifi üzerine miydi? Hiç bir ayrıntı verilmedi.
Adeta İkinci Çuval Vakası
Oysa ABD jetinin Türk SİHA’sını düşürmesi adeta “İkinci Çuval Vakasına” benziyor. ABD askerleri 4 Temmuz 2003’te Irak’ın işgali sırasında Süleymaniye’de gözlemci olarak bulunan Türk askerlerinin başına çuval geçirerek tutuklamıştı, iki ülke ilişkileri yine dibe vurmuştu. Aslında SİHA bir açıdan bakıldığında Çuval Vakasından daha vahim özellikler taşıyor.Orada, Türkiye’nin TBMM kararıyla Irak işgaline katılmamasına ABD askeriyesinin, özellikle CENTCOM’un hıncı söz konusuydu. Burada Türkiye’nin NATO müttefiki ABD tarafından, ABD’nin de terörist saydığı bir örgüte yönelik harekatını önlemek için insansız da olsa savaş uçağını kasten düşürmesinden söz ediyoruz.
CHP’nin yeni dış politika sözcüsü Namık Tan saldırıyı “kabul edilemez” diye kınadı ve mutlaka tepki verilmesi gerektiğini söyledi. Başta söz ettiğim Fidan-Blinken görüşmesi haberi daha sonra geldi.
YPG’yı PKK’dan ayrı sayma yalanı
Son örneğini ABD Dışişleri Sözcü Yardımcısı Vedant Patel’in basın toplantısında gördük. Patel ABD’nin PKK’ya karşı Türkiye’nin mücadelesinin yanında olduğunu söyledi ancak YPG sorulduğunda yorum yapmadı.Oysa Amerikan istihbarat raporları YPG’yi PKK’nın uzantısı sayıyor.
ABD Kongresine 28 Nisan 2016’da ifade veren dönemin Savunma Bakanı Ashton Carter, Senatör Lindsay Graham’ın sorusu üzerine PYD ve YPG’nin PKK’nın uzantısı olduğunu kabul etmişti.
Zaten bu nedenle ABD Savunma Bakanlığı PKK’ya SDG gibi içine bazı Arap aşiretlerin de alındığı paravan bir örgüt kurdurmuştu, bunu da 2017’de örgütü bizzat kurduran ABD Özel Kuvvetler Komutanı Raymond Thomas 2017’da açıklamıştı.
ABD’nin Suriye’deki tavşana kaç, tazıya tut oyunu sonlarına doğru geliyor olabilir. Suriye’de Rusya ve İran etkenlerini de göz önünde tutarak söylüyorum. Bu arada 5 Ekim’de Suriye’de bir askeri okul mezuniyet törenine yapılan terör saldırısında en az 89 kişinin öldürülmesi üzerine Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in Beşar Esad’ın sonuna dek yanında olduğunu söylemesini de ekleyelim.
Haftaya Suriye-Irak tezkeresi
1 Ekim terör saldırısı sonrası Türkiye’nin Suriye’de PKK’ya karşı operasyonunda ABD ile yaşanan ama adeta “Bak aslında ABD mahçup” diye geçiştirilmeye çalışılan gerilimin nasıl bir mutabakatla sonuçlanacağını söylemek için henüz erken.Oysa Suriye ve Irak’a asker göndermek için, muhtemelen 10 Ekim Salı günü, Meclis’te yapılacak oylamaya bir kaç gün kaldı. İçinde bulunduğumuz terörle mücadele ve ABD ile zıtlaşma atmosferi, Meclis oylamasında en çok CHP’yi zorda bırakacak. CHP tezkereye evet mi, hayır mı diyecek? CHP üzerinde “hayır dersen YSP ile aynı saftasın” baskısı kurumaya çalışacaktır AK Parti ve MHP. Bunun 31 Mart 2024 yerel seçimlerine dek uzanan yansımaları olacaktır.
Ancak şimdi önemli olan, 1 Ekim terör eyleminin Türkiye’nin içe ve dış güvenliği açısından ne gibi değişikliklere yol açacağı.
Üçüncü taraf değil, baş tehdit
Mehmet Ali Güller – Ekim 7 2023
5 Ekim Perşembe günü sosyal medyaya düştü önce: ABD, Suriye’de bir Türk SİHA’sı düşürmüştü. Ancak Ankara konuyla ilgili hiçbir resmi açıklama yapmadı. Hatta gayri resmi kaynaklar aracılığıyla, üzerini grileştirmeye bile çalıştı.
Ertesi günü AKP’ye yakın Yeni Şafak, konuyu birinci sayfadan, “ABD’den tuhaf açıklama geldi” diyerek ve “iddia” olarak duyurdu (6 Ekim 2023).
Oysa ABD açık açık Türk SİHA’sı düşürdüğünü resmi olarak ilan etmişti. Pentagon sözcüsü Tuğg. Pat Ryder, Türk İHA-SİHA’larının 5 Ekim Perşembe sabahı Suriye’nin Haseke kentine ABD birliklerinden yaklaşık 1 kilometre uzakta hava saldırıları düzenlediğini belirtiyor ve birkaç saat sonra, yerel saatle 11.40’ta, ABD birliklerine yarım kilometre yaklaşan bir SİHA’nın tehdit olarak değerlendirilerek F-16 uçakları tarafından düşürüldüğünü söylüyordu.
Açık ki bu ABD’nin Türkiye’yi doğrudan hedef alan sayısız düşmanlığından biriydi!
Müzik notası 2.0
Ankara, konuyu uzun süre sessizlikle geçiştirmeye çalıştı. 24 saat olmuştu ama açıklama yoktu.
Anlaşılan o ki konuya hiç değinmeyeceklerdi ama kamuoyu baskısını gidermek için Dışişleri Bakanlığı 6 Ekim 2023 günü ancak öğleden sonra bir açıklama yapabildi. O da ABD’nin adını anmadan: “Operasyon esnasında üçüncü taraflarla işletilen çatışmasızlık mekanizmasındaki farklı teknik değerlendirmeler nedeniyle bir SİHA kaybedilmiştir.”
Oysa kamuoyu şu soruların yanıtını istiyordu: ABD, Türk SİHA’sını düşürmeden önce uyarmış mıydı? Türk SİHA’sını düşüren ABD F-16’ları İncirlik’ten mi havalanmıştı? Açıklamada yanıtı yoktu, belli ki AKP bu konuyu “müzik notası 2.0” yapma yanlısıydı.
Karada, denizde, havada düşman
Bu, ABD’nin Türkiye’ye kaçıncı açık düşmanlığı ve kaçıncı doğrudan askeri saldırısıydı. Üstelik kara ve denizden sonra, bu saldırısıyla artık havada da Türkiye’yi hedef alıyordu!
Örneğin 2 Ekim 1992’de deniz tatbikatı sırasında ABD USS Saratoga uçak gemisi, attığı füzelerle TCG Muavenet muhribimizi vurmuş, 5 denizcimiz şehit olmuştu. ABD uçak gemisinden, 10’ar saniye aralıklarla 2 adet güdümlü RIM-7 Sea Sparrow füzesi ateşlenmişti. Bu tür füzelerin atış öncesi bir çok prosedüre sahip olması ve çalışma sistemi, olayın kaza olmadığını ortaya koyuyordu.
Örneğin 4 Temmuz 2003’te ABD Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye’de bir binbaşı komutasındaki 11 askerimizin bulunduğu karargâhı basmış, askerlerimizi başlarına çuval geçirerek tutuklamıştı. ABD’nin bu alçakça saldırısına Talabani’nin peşmergeleri de eşlik etmiş, askerlerimiz 60 saat boyunca ABD askeri karargahında sorgulanmıştı.
Üzerini örtmek ağır suç olur!
ABD’nin Türkiye’yi hedef alan operasyonlarının listesine bu köşe yetmez: Johnson Mektubu, Kıbrıs Barış Harekâtı nedeniyle uyguladığı askeri ambargo, CIA operasyonları, 12 Mart’taki rolleri, Gladyo ile iç savaş tezgahları, 12 Eylül’deki rolleri, ekonomik çökertme operasyonları, 15 Temmuz’daki rolleri, FETÖ’ye ev sahiplikleri ve sponsorlukları, PKK terör örgütüne siyasi, askeri ve ekonomik destekleri…
Özetle iktidar da muhalefet de kendini kandırmasın, “üçüncü taraf” diyerek de isimsiz bırakmasın. Bugünün en büyük siyasi gerçeği, ABD’nin Türkiye’yi düşman gördüğüdür.
Yapılacaklar belli: İncirlik derhal uçuşlara kapatılmalı, üs boşaltılmalı; Ankara Şam ile normalleşerek ABD’nin Fırat’ın doğusunu terk etmesinin yolunu açmalı.
Uyaralım: ABD’nin bu düşmanlığının üzerini örterek günü kurtarmaya çalışması, iktidarın siyasi suçlarının en ağırı olur!
Mehmet Ali Güller – Cumhuriyet Gazetesi – 7 Ekim 2023
