Gazi Mustafa Kemal Kadın ve Aile hakkında neler söylemişti:
•İzmir Kadın Kongresinde (02,02.1923):
– Yaradan, insanları iki cins olarak yaratmıştır. Fakat bu cinsleri yekdiğerinin lâzımı ve birbirinden ayrılamayanı olmak üzere yaratmıştır.
– Bunlar ayrı ayrı hiçbir şey değildir. Fakat birlik halinde bir şeydir; çok büyük bir şeydir. (…) insanlık safhalarında her ne görürseniz kadının eseridir.
-Bir toplum, yalnız bu iki cinsten birinin insanî icapları, asrî icapları almasıyla yetinirse, bu toplum yarıdan daha aşağı bir zaaf içindedir.
– Toplumun kuvvetli olabilmesi, bu iki unsurun çok kuvvetli kaynaşmasıyla mümkündür.
-Bu itibarla herhangi bir millet cidden ilerlemek, medenileşmek ve gelişmek isterse, bu arz ettiğim noktayı elif olarak kabul etmek mecburiyetindedir.
-Çok kati ifade ederim ki, şimdiye kadar bizim milletimizin giriştiği mesaide muvaffak olamaması, bu arz ettiğim noktadaki kusurdan kaynaklanmaktadır
•Kastamonu Söylevinde (30.8.1925):
– Bir heyeti içtimaiye (toplum),bir millet, erkek ve kadın denilen iki cins insandan oluşmakta.
– Mümkün müdür ki, bir camianın yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı semalara yükselebilsin?
– Şüphe yok; terakki (ilerleme) adımları, dediğim iki cins tarafından beraber arkadaşça atılmak ve iş terakki ve teceddütte (yenilenme) birlikte kat’i merahil (aşama) edilmek lazımdır.
– Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başına bir yemeni, peştamal veya buna mümasil bir şeyler atarak yüzünü gözünü gizler
– Ve yanından geçen erkeklere karşı ya arkasını çevirir veya bir yere oturarak yumulur.
– Bu tavrın mana ve medlülü (sergilenen) nedir?
– Efendiler, medeni bir millet anası, millet kızı bu garip şekle bu vahşi vaziyete girer mi?
– Derhal düzeltilmesi lazımdır.
• Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet yönetimi akılcılığı ve bilimselliği temel alarak yurttaşlarımızın milli hasletlerinin yitirmeden çağdaş uygarlığın değerlerine ulaşmak için her alanda devrim niteliğinde yenlikler yapmaya başlar.
• Toplumsal yaşamın her alanında eşitliği amaçlayan köklü değişiklikler gerçekleştirilir.
• Anayasada laiklik ilkesi yaşama geçirilerek demokratikleşme sürecine hız kazandırılır.
• 1926 yılında Medeni Yasanın kabulü ile çağdaş toplum yaşam düzenine geçilir.
• Bununla yaşamın çeşitli alanlarında görülen eşitsizlik, ayrımcılık kaldırılınca Türk kadını iktisadi, siyasal ve toplumsal yaşamda yerini alır.
• Bu süreçte kadın-erkek ayrımı olmaksızın kişinin hak ve özgürlükleri genişletilmiştir.
• Kadınlara dönemin koşullarına göre çağdaş ve ileri boyutta önemli haklar sağlanmış olması, Cumhuriyet’in en büyük başarılarındandır.
•1935 seçimlerinde 17 kadın milletvekili seçilmişti.
Atatürk’ün aile hukukunda yaptığı ve yapmak istediği her şey Türk toplumunu yükseltmeyi amaçlamıştır.
•Türk erkeği kadar Türk kadınına da onur kazandırmıştır. Türk toplumu aile hukukunda yapılan bu inkılâp sayesinde çağdaş bir görünüm kazanmış, medenî insanlık âleminde daha saygın bir düzeye kavuşmuştur
• Fi tarihinden buyana Cumhuriyet kazanımlarını geliştirilmesinde öncü olması gereken okumuş kadınların oluşturdukları NGO’lar hemcinslerini:
– Kadının ikinci sınıf insan muamele gören Arabi değerlerine koşturmaya çalışmakta,
– Kadını metalaştıran emperyalist değerlerine koşturmakta olduğunu görmekteyiz.
Koca Nasrettin Hocayı analım ve “ Cumhuriyet değerleri ile özleşmiş Türk kültürünün suyumu çıktı ki oraya buraya savrulmaktalar?” diyelim.
Türk kadınının seçme ve seçilme hakkı kazanmasının 91. yıldönümünde demokratik, bağımsız laik, hukuk devleti Türkiye’ye için …
(BU YAZI DERLEMEDİR)

