ANALİZ /// Zülal Kalkandelen : ‘Eşit yurttaşlık’

E-POSTA : zulal.kalkandelen@cumhuriyet.com.tr  

26 Kasım 2023

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında “eşit yurttaşlık” kavramını çok sık kullanan politikacılardan biri. 2018’den beri CHP’nin kurultay bildirilerinde de yer alan bu kavram, 14 Mayıs’taki cumhurbaşkanı seçiminden önce de gündemdeydi. 

Hatta Özel, Halk TV’de İsmail Küçükkaya’nın programına konuk olduğunda, “Sizin içinde bulunduğunuz ittifak, HDP tabanının da gönül rahatlığıyla oy verebileceği bir cumhurbaşkanı adayı çıkarabilir mi” sorusuna, “Bence çıkarabiliriz. HDP tabanının talebi demokrasi olduktan sonra, HDP tabanının talebi eşit yurttaşlık olduktan sonra…” diyerek yanıt vermişti. 

Bu yanıtı tespitlere dayanıyordu. 2015’te Ankara’da gerçekleştirilen HDP İkinci Olağan Büyük Kongresi hakkındaki haber, Diken adlı portalda şu şekilde yer almıştı: 

“Eşbaşkanlık görevine bir kez daha Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ seçildi. Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda yapılan kongrede en dikkat çekici detay ise büyük ekrana PKK lideri Abdullah Öcalan ve Türkiye bayrağıyla yansıtılan ‘Eşit Yurttaşlık Ortak Vatan’ sloganı oldu.”

Geçen yıl Mardin’de düzenlenen Arap buluşmasında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise bu kavramı şöyle tanımlamıştı: “Eşit yurttaşlık ilkesinin de bir sürü gereği, şartı vardır. Eşit yurttaşlık dediğimizde ülkede yaşayan bütün halkların ve kimliklerin eşit yaşamasını kastediyoruz.”

İlginç bir şekilde, 2015’te AKP Genel Başkan Yardımcısı olduğu sırada Süleyman Soylu da “Çözüm süreci eşit vatandaşlık sürecidir” demişti. 

AMAÇ NE?

Anayasaya göre herkes kanun önünde eşittir. 10. madde aynen aşağıdaki gibidir:

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. 

Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.

Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”

Anayasa bu kadar açıkken, mezhepler ve ırklar arasında ayrım kesin olarak reddedilmişken şimdi “eşit yurttaşlıktan” söz ediliyor. Anayasada var olan yurttaşların eşitliği yaklaşımının uygulamada yerine getirilmesi için çabalanması ayrı, “eşit yurttaşlık” gibi farklı algılara yol açan bir kavramı kullanmak ayrı.

Anayasada belirtilen hakların öznesi olan yurttaşların kimler olduğu da anayasa metninde yer alır; bu hukuki bağ anayasada tanımlanır ve bu madde bizim anayasamızda 66. maddedir.

O ZAMAN AÇIKÇA SORALIM

“Eşit yurttaşlık” ile hedeflenen, bazılarının iddia ettiği gibi, anayasada vatandaşlığı “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” şeklinde tanımlayan 66. madde midir?

Bu kavramı kullanarak amaçlanan, yerel seçim öncesinde anayasadaki vatandaşlık tanımından rahatsız görünüp bazı kesimlere sinyal vermek midir? 

Ali Babacan gibi AKP eskisi siyasal İslamcıların, aynı kavramı kullanarak bu maddeyi tartışmaya açtığı bir dönemde, Özgür Özel’in “eşit yurttaşlık” ile ne kastettiğini, anayasada vatandaşlıkla ilgili hangi ifadeyi eşitsizlik olarak gördüğünü açıklığa kavuşturması gerekir.

“Eşit yurttaşlık” kavramı ile vatandaşlığa mezhepçi ve etnikçi anlam yüklemeye çalışanların, halkı sömüren emperyalizm beslemesi feodaliteye, toprak ağalarına, şeyhlere, şıhlara ve sermaye sınıfına neden iki çift laf etmediğini de açıklaması gerekir.