CASUSLAR DOSYASI : Bu şaşkınlık niye ???

Bu şaşkınlık niye

Bu şaşkınlık niye ???

Güncelleme Tarihi: Ağustos 14, 2023

Alman Silahlı Kuvvetleri’nde (Bundeswehr) görev yapan bir subayın Rusya adına casusluk yaptığı ortaya çıktı geçen hafta. Almanya’nın Koblenz kentindeki Malzeme, Enformasyon Tekniği ve Federal Ordu’nun Kullanımı Federal Dairesi’nde görev yapan Thomas H. isimli şahsın, Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğu ve Berlin Büyükelçiliği ile irtibata geçerek gizli bilgileri aktarıp Rusya adına casusluk yaptığı haberi üzerine, ülkede ciddi bir şaşkınlık yaşandı.

FEDERAL Adalet Bakanı Marco Buschmann da Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser de “Daha uyanık olmalıyız” açıklamasında bulundu.
Birçok politikacı da böyle bir şey ilk kez yaşanıyormuş gibi Alman ordusunda da hassas devlet kurum ve kuruluşlarda da göreve alınacakların geçmişlerinin titiz bir biçimde incelenip sorgulanmasını gündeme getirdiler.
Bu casusluk olayı, dünyanın çeşitli kesimlerinde olduğu gibi Almanya’da da ilk değildir.
Son olay da olmayacaktır…
Kaldı ki, daha geçen yıl Almanya’da dış istihbarattan sorumu Federal Haber Alma Servisi’nde (BND) yüksek düzeyde görev yapan Carsten L.’nin de Rusya adına casusluk yaptığı ortaya çıkmıştı.
Alman politikacılardan o zaman da benzer açıklamalar duymuştuk.

YILLARCA CİRİT ATTILAR
Daha bu yıl çoğu Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği’nde diplomat statüsünde 50’ye yakın Rus vatandaşı casusluk yaptıkları gerekçesiyle Almanya’da ‘istenmeyen adam’ ilan edilip sınır dışı edilmişti.
Soğuk Savaş döneminde, tarihe karışan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden (SSCB) ve diğer Doğu Blok ülkelerinden casuslar Almanya’da da Fransa’da da İtalya’da da ve diğer Avrupa ülkelerinde de yıllarca cirit atmıştır.
Tabii Batılı istihbarat servisleri ve ajanlar da ‘diğer tarafta’…
Rusya’nın şu andaki Devlet Başkanı Vladimir Putin, o dönemler SSCB’nin iç ve dış istihbarat birimi Devlet Güvenlik Komitesi (KGB) subayı olarak 1985-1989 yıllarında Alman Demokratik Cumhuriyeti’nin (DDR) yani Doğu Almanya’nın Dresden kentinde 4 yıl görev yapmıştır.

BAŞBAKAN İSTİFA ETTİ
Almanların, özellikle de Alman politikacıların son casusluk olayına bu kadar şaşırmaları çok şaşırtıcıdır.
Neden mi?
Bu ülkede, casusluk nedeniyle bir başbakan istifa etmek zorunda kalmıştır.
Bu ülkede, bir başbakanın telefon görüşmeleri ve yazışmaları ‘dost’ bir ülkenin istihbarat servisi tarafından gizlice dinlenip izlenmiştir.
Bunları hiç şüphesiz bu politikacılar da şaşkınlık yaşayan diğer Almanlar da bilmektedir.
‘Almanya’nın SPD’li ilk Başbakanı’ Willy Brandt, 1969 yılında göreve başladı.
SPD’nin ‘anıt adamı’ Brandt’ın Özel Kalem Müdürü Günter Guillaume‘un ‘Stasi’ kısa adıyla tanınan Doğu Almanya Devlet Güvenlik Bakanlığı, yani Gizli Haber Alma Teşkilatı adına çalıştığı Nisan 1974’te ayında ortaya çıkınca, ortalık karıştı.
Brandt’a istifa baskısı arttı.
Ve Willy Brandt, 6 Mayıs 1974 tarihinde istifa edip görevi bıraktı.
13 yıl hapis cezasına çarptırılan Guillaume, 1981 yılında ‘Casus takası’ yoluyla ‘kaçıp geldiği’ (!) Doğu Almanya’ya döndü.
Ama Willy Brandt, ‘casusluk, casus kurbanı’ oldu.

CİDDİ SIKINTILARA YOL AÇTI
ABD istihbarat servislerinden Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) ‘Almanya’nın ilk kadın Başbakanı’ Angela Merkel’in cep telefonu görüşmelerini ve yazışmalarını gizlice dinleyip izlediği ortaya çıktı.
NSA sistem analisti Edward Snowden’ın 2013’te ifşa ettiği binlerce gizli belgelere göre NSA, şu anda Almanya’nın Cumhurbaşkanı olan dönemin Federal Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier’in ve başka Alman politikacıların da telefon görüşmelerine, mesajlarına erişim sağladı.
Hatta bu ulaşımın Federal Meclis ile Merkel’in tam 16 yıl boyunca görev yaptığı başbakanlığa birkaç yüz metre mesafedeki ABD Berlin Büyükelçiliği’nin çatısına yerleştirilen cihazlarla sağlandığı bile ileri sürüldü.
Tabii bu skandal iki ülke arasında ciddi sıkıntılara yol açtı.
Şansölye Merkel “Dostlar arasında birbirini dinlemek olmaz” diyerek serzenişte bulundu.
Dönemin ABD Başkanı Barrack Obama’ya telefon ederek hem kişisel hem de hükümet olarak bundan rahatsızlık duyduklarını ve kınadıklarını söyledi.
Ve kendisine böyle bir şeyin bir daha tekrarlanmayacağı sözü verildi.
Bir basın toplantısında da Obama, “Ben ABD Başkanı olduğum sürece, Merkel’in bu konuda endişe duymasına gerek yok” diyerek garanti bile verdi.
*
Tabii bu işler garanti vermekle olmuyor.
Çıkarlar ön plana çıkınca verilen sözler de garantiler de unutuluveriyor.
Nitekim NSA’nın yalnız Başbakan Merkel’i değil, Danimarka’nın su altı internet ağlarını kullanarak Fransız, İsveç ve Norveç’li üst düzey politikacıları gizlice dinlediği de ortaya çıktı.
Hatta daha öncek dönemlerde başka kanalları kullanarak Almanya’nın eski Başbakanları Helmut Kohl ve Gerhard Schröder’i de…
İşte bu olup bitenleri bildikleri halde, bazı Alman politikacıların ve Almanların şaşkınlık yaşamalarına şaşırmamak mümkün değildir.
İşte bu nedenle de “Bu şaşkınlık niye?” diyorum…