TARİH : Tarihin Gazze’de esir düşen Türkleri

Tarihin Gazze'de esir düşen Türkleri - Son Dakika Haber

Tarihin Gazze’de esir düşen Türkleri

İsrail ile Hamas arasındaki müzakerelerin en kritik noktası, esirler. Bugüne kadar dışarıya esirlerin görüntüsü yansımadı. Yıllar önce Gazze’de İngilizlere esir düşen Türk askerlerinin esir kampındaki fotoğrafı ise Mudurnu’dan çıktı. Fotoğrafın Mudurnu’dan Gazze’ye ve Mısır’a uzanan tarihi bir hikâyesi var…

Ahmet İzzet Bengüboz o dönem Bolu sancağının bir kasabası olan Mudurnu’da 1896’da doğdu. 1. Dünya Savaşı başladığında sultani (lise) öğrencisiydi. Okulu yarım bıraktı ve 18 yaşında “yedek subay namzeti” rütbesi ile orduya yazıldı. Talimlerinin tamamlanmasının ardından cepheye gönderildi. Kafkas cephesinde takım komutanıydı. Ruslara karşı savaştı. 1916’da İstanbul’a döndü. İki aylık bekleyişten sonra Filistin Sina cephesine tayin edildi. Mısır’ı ele geçirmek için yapılan Kanal harekâtına katıldı. Ardından da Gazze’ye çekildi. Gazze’deki muharebelerde İngilizlerle savaştı, Gazze’yi savundu. 31 Ekim 1917’de başlayan üçüncü muharebe sonunda İngilizler Gazze’ye girince o da esir düştü.

MUDURNU’DAN GAZZE’YE

Bengüboz diğer esirlerle birlikte Mısır’ın İskenderiye şehri yakınlarındaki Seydibeşir Esir Kampı’na götürüldü. Bu kampta zabitler (subaylar) için kurulan barakalarda kaldı. Buradaki esirlerin şartları rütbesiz askerlerin kaldığı bölümlere göre biraz daha iyiydi. Bengüboz burada faaldi. Etrafta olup bitenleri yakından takip ediyordu. İngilizce öğrenmeye başlamıştı. Bu arada esirlerin fotoğrafları da çekiliyordu. Bu çok ilgisini çekmişti. Kısa sürede İngilizlerden fotoğraf çekmeyi de öğrendi. 30 aylık esaretin ardından 3 Mayıs 1920’de serbest kaldı. Mudurnu’ya döndü. Burada da Milli Mücadele’ye katıldı. Bengüboz, esir kampında çekilen fotoğrafları da yanında getirdi. Fotoğraf merakı Milli Mücadele döneminde de devam etti. Kendi imkânlarıyla aldığı fotoğraf makinesiyle fotoğraflar çekti. Savaştan sonra bir süre öğretmenlik yaptı, sonra da nüfus memuru oldu.

100 YILLIK MİRAS

Fotoğraf merakı hiç bitmedi. Bayramlardan gündelik hayata, portrelerden manzara fotoğraflarına kadar binlerce fotoğraf çekti. Kuvayımilliye’nin sembollerinden Kara Fatma’nın fotoğrafını da o çekmişti. Bengüboz’un cam baskı ile çektiği bu fotoğrafların cam negatiflerini torunları yıllarca muhafaza etti. Ardından da torunu Mehmet Bengüboz 1980’lerde bu filmleri Halk Eğitim Müdürlüğü’ne teslim etti. Bu negatiflerdeki hazine ise yıllar sonra keşfedildi. Bengüboz’un Seydibeşir Esir Kampı’nda, Gazze’de esir düşen diğer Türk zabitleriyle bir aradaki fotoğrafı da böyle ortaya çıktı. Tarihi ve kültürel belge niteliğindeki bu binlerce fotoğraf şimdi “100 Yıllık Miras: Bengüboz” projesi kapsamında koruma altında…

TORUNUNA GAZZE GÜNLERİNİ ANLATMIŞ

– Hürriyet’e konuşan Bengüboz’un torunu Mehmet Bengüboz şunları söyledi: “Bu fotoğraflar cam halindeydi. Eski zamanda film yokmuş, cam varmış. Zayi olmasınlar diye teslim etmiştim. Şimdi hepsi özel koruma altında. Sergisi de yapıldı. Dedem o günleri pek konuşmazdı ama bazen de komşuları toplar o günleri anlatırdı. Gazze’de İngiliz’e eşir düşmüş, Mısır’a götürmüşler. Çölden, sıcaktan kamptaki sıkıntılardan bahsederdi. Fotoğrafı da orada öğrenmiş. 1969’da vefat etti.”