Taşnak’dan Hoybun’a… ASALA’dan PKK’ya…
AĞRI’DA ERMENİ İSYANI…
Genelkurmay, bölgede meydana gelen tüm bu olayları yakından takibe almıştı.
Bir istihbarat sorunu yoktu. Ağrı İsyanı öncesinde asilerin tertiplenmeleri
biliniyordu.
İşte
Genelkurmay Raporu:
‘Bölgedeki asi miktarını kesinlikle tespit etmek mümkün olmadı. Bazen eşkıya
miktarı 250 kişi kadar gösterildiği halde, bazen de 3.000 kişi kadar oldukları ifade
edilmişti. 1929 senesi sonunda alınan bilgilere göre eşkıya miktarı 350 süvari,
120 kadar da yaya idi. Bunlar da başlıca Hassas Örenli, Şüphanlı, Haydaranlı,
Milanlı,Hasanlı, Cibranlı ve Mokrlu aşiretlerine mensup olup Biro Haso Telli
idaresinde idiler. Bunların hepsinin başında da İhsan Nuri ve Ermeni Zilan
bulunuyordu…’
Elde
mevcut istihbaratın değerlndirmesi sonucu, isyandan bir yıl kadar önce
Genelkurmay Başkanlığı bir harekat emri yayınlamış, Haziran-Eylül 1930
tarihlerinde yapılacak bir askeri harekat için birliklerin hazırlıklı olmasını
zaten istemişti.
AĞRI
İSYANINI KİM TEZGAHLADI!
Uğur Mumcu, Ağrı isyanı için diyor ki:
‘Hoybun, İhsan Nuri ve Kürtler arasında, ‘Bro Herski Telli’
adıyla tanınan Celali aşiretinden İbrahim Ağa’ya paşalık unvanı vererek Ağrı’ya
gönderdi. İhsan Nuri ‘olağanüstü askeri komiser’ olarak Ağrı
Ayaklanması’nın başkomutanlığını üstlenmişti.
‘ 28 Haziran 1930 günü, Tahran’dan askeri ataşe R. Dodd, Ermeni Ruben
Paşa’nın İngiliz Büyükelçiliği’ne başvurarak Kürtler için silah
istediği de haberini vermişti.
Ayaklanma sırasında, İngiltere’nin Tebriz’deki Başkonsolosu Stonhope Palmer’den
Londra’ya, Dışişleri Bakanlığı’nda görevli Sir Clive’ye gönderilen 11 Ağustos
1930 gün ve 145 sayılı gizli raporda, ünlü İngiliz casusu albay Lawrence’nin Kürtlere yardım ettiği
yıllar sonra açıklanacaktı.
Ağrı
Harekatı’, 7 Eylül günü başladı. Harekatı General Salih Omurtak yönetti.
Harekat
sonunda ayaklanma liderlerinin bir kısmı öldürüldü, bir kısmı saklandı, bir
kısmı da İran’a kaçtı; aralarında İhsan Nuri ve Ermeni Baron Vahan da
bulunuyordu.’
Toplamda
üç yıl süren Ağrı ayaklanmaları, nihai olarak, 14 Eylül 1930 günü bastırıldı;
harekat yedi gün sürmüştü.
Bu
isyanı kim tertiplemişti?
Tarihçi yazar Sinan Meydan, ‘Hoybun Cemiyeti’nin desteklediği Üçüncü Ağrı isyanı, 1930 yılında
başlamıştır’ diyor.
Ardından,
bu isyanın tertibinde Nuri Dersimi’nin de bulunduğunu açıklıyor; şöyle ki;
’ Nuri Dersimi, bazı Dersim aşiretlerinin Üçüncü Ağrı İsyanı’nı doğrudan
desteklediklerini şöyle ifade etmiştir:
‘1925-1926’dan
beri Ağrı’da toplanmış olan Kürt kahramanlarının faaliyeti, 1930 yılı
başlarında daha fazla alevlenmiş ve bütün Kürdistan’ı içine alacak şekilde
yayıldığını Dersimli Seyit Rıza’ya haber vererek bu hareketi desteklemenin
zorunlu olduğunu bildirmiştim. Bunun üzerine Seyit Rıza ve Keçalan aşiretleri
1930 yılı ilkbaharında ayaklanarak Erzurum ve Erzincan mıntıkalarında bulunan
Türk kuvvetlerine şiddetle saldırmaya başladılar.’
Nuri
Dersimi, 1920-1921 Koçgiri isyanını Seyit Abdulkadir ile birlikte tertipleyen
Baytar Nuri’dir …
Bu
isyana lojistik desteği kim vermişti?
İsyanın lojistik desteği Bedirhanlar yönetimindeki Hoybun tarafından
sağlanmıştı. İsyanı finanse etmek için Süreyya Ali Bedirhan ABD’ye gitmiş, buradaki Ermeni ve Kürtlerin
desteğini almıştı.
Yine
Hoybun örgütünün talimatıyla, İhsan Nuri ile Ermeni Zilan Ağrı Dağı’na
çıkmış, orada İbrahim Hasso, Biro Telli ve Yusuf Tayo yönetimindeki kuvvetlerle
birlikte askeri eğitime tabi tutulmuştu.
Bu
arada İngilizlerden sağlanan bir telsiz şebekesi ile bir matbaa Ağrı Dağı’na
gönderilmiş, İhsan Nuri’nin emrine vermişti. Bu matbaa makinesi
ile Ağrı Dağı’nda; Gaziya Welat (Vatanın Çağrısı) adlı bir gazete çıkarılmış ve
bölge halkının hükümete karşı kışkırtmasında kullanılmıştı. Bu arada Hoybun
örgütü de Ağrı Dibarina (Ağrı ateş yağdırıyor) adlı bir bülten çıkartarak dış
güçlerin ayaklanmaya destek vermesi için çağrıda bulunmuştu.
Tarihçi
Ahmet Uçar, Hoybun-Barzani bağı için şöyle diyor;
‘Kürt ayrılıkçıların Ermeni ayrılıkçılarla birlikte 1927’de kurduğu
‘Hoybun’ örgütü, özellikle silahlı isyanlar çıkararak bağımsızlık
propagandası yapmaya çalışıyordu. Hoybun ve Ermeni Taşnak örgütü tek amaçta birleşmişti; Doğu ve
Güneydoğu Anadolu’yu Türkiye’den ayırmak ve sonra da bölüşmek.
Haço’nun Çaldıran, Cemilpaşaoğullarının Midyat ve Mazıdağı, Resul’ün Eruh
isyanları ve Şeyh
Barzani’nin Oramar baskını bu isyanlar arasında yer alıyordu.
Hoybun’un örgütlediği en önemli isyan 1930 Ağrı isyanı idi.
İsyancıların
elebaşılarından Kör Hüseyin Paşa, Türk güvenlik güçleri karşısında zor durumda
kalınca, oğlunu Barzan’a göndererek Ahmed Barzani’den yardım istemiş, o da
Molla Mustafa Barzani yönetiminde 500 kişiyi Oramar bölgesine göndererek, Türk
ordusunun gücünü bölebilmek için yeni bir cephe açmıştı.’
Görülüyor ki, Barzaniler 1908’ten beri hep bu oyundadır, büyük suikastın
tetikçileridir…
Rohat Alakom da isyanı Hoybun’un tertiplediğini söylüyor;
‘1927-1930 yılları arasında Ağrı Dağı ve çevresinde meydana gelen Ağrı
ayaklanması, Hoybun
örgütünün denetiminde ve öncülüğünde gerçekleşmiştir’ .
Bu
tespit, Süreyya Bedirhan’nın itirafları arasında da yer almıştır.
17
Kasım 1994’te, Per Linde adıyla ‘Kürt Davası ve Hoybun’ kitabına not düşen bir
yazar, bu itirafı şöyle doğruluyor;
‘1924-1925’te Kürdistan’da Piranlı lider Şeyh Sait önderliğinde bir
ayaklanma patlak verdi. 2’nci Ayaklanma ise 1928-1932’de, Kuzey Kürdistan’da
yer alan Ağrı’da Hoybun tarafından organize edildi. Prens Süreyya’nın
yönetimsel bir pozisyonunun olduğu Hoybun, bağımsız bir Kürt Devleti ilan etti
ve bir Kürt Hükümeti kurdu.’
Prof.
Dr. Abdulhaluk Çay’ın tespitlerine göre, isyancılar arasında
Ermeni ve Nasturi çeteleri de vardı. Asilere silah desteği, aynı zamanda, Rusya
ve İngiltere tarafından da organize edilmişti. İran ise asi gruplara kendi
topraklarında barınma ve güvenli bir üs imkanı vermişti. Türkiye ile sınır
ihtilafı bulunan İran, böylece isyancıları desteklemişti.
İngiliz
casusu Albay Lawrens, genel bir Kürt ayaklanmasını planlamak için bölgedeydi .
HOYBUN
NEYDİ, NE OLDU?
1927 yılında Lübnan’da, Şeyh Said isyanından kaçanlar Ermeni Taşnak örgütü ile
bir ittifak kurdular.
Bu ittifakın adına HOYBUN dediler…
Amaçları; Doğu Anadolu’da yaşayan Kürt kökenleri insanlarımızı bu Ermeni
ittifakına çekerek bir güç oluşturmak ve bu gücü Türk Milleti’ne karşı kullanarak
bu toprakları ele geçirmek ve bir Ermeni Devleti kurmak idi…
Kürtler
sadece bir aracı idi, Ermeni emellerine ulaşabilmek için bir araç…
Hoybun,
1945 sonrası Stalin’in eliyle KDP’lere dönüştü…
Hoybun,
1970 sonrası Türkiye’de önce ASALA’ya ardından PKK’ya dönüştü…
Ve
Hoybun, Suriye’de PYD’ye, İran’da PJAK’a dönüştü…
Şimdi
Türkiye, KDP-KYB-PYD-PKK-YPG gibi örgütlerin oluşturduğu HOYBUN ERMENİ İTTİFAKI
ile karşı karşıyadır…
BİLGETÜRK