A.B.D’ den O.B.D. DOĞRU GİDİŞ
Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN
S-1- A.B.D. Amerika Birleşik Devletleri kısaltılmış
olarak ifade edilmektedir. O.B.D.
ile ne kastedilmektedir. O.B.D. başlığı ile ifade edilmek istenen nedir ?
C-1- O.B.D. baş harfleri ile kısaltılmış olan kavram Orta Doğu Birleşik Devletleridir
. Böyle bir kavram resmen daha ortaya
konulmamıştır . Ama eski Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin resmİ bir ziyaret için İstanbul’a geldiği bir
aşamada , Türk gazetecilerinin soruları üzerine , hayattaki tek emelinin bir gün kurulacak olan
Orta Doğu Birleşik Devletleri çatısı altında
Türklerin , Arapların ve
Kürtlerin ortak bir devlet çatısı altında yaşamaları olarak açıklamıştır .Kürt asıllı bir siyasetçinin
ABD desteği ile Irak gibi bir Arap devletinin cumhurbaşkanlığına seçilmesi normal olmayan bir durum
olarak ortaya çıkınca , gazetecilerin bu doğrultudaki sorularını Talabani ,Orta
Doğu Birleşik Devletleri projesi ile karşılamaya çalışırken , konuyu bir devlet
adamı olarak Türk kamuoyunun tartışmasına da açmıştır . Talabani’nin Orta Doğu
Birleşik Devletleri hedefini ortaya koyması ile birlikte bu doğrultuda çeşitli
gelişmeler ve olaylar birbirini izleyerek
siyasal gündemi belirlemiştir .Bazı Türk bilim adamları ve siyasetçileri
de Orta Doğu’nun geleceğini tartışırken , zaman zaman Orta Doğu Birleşik
Devletleri tanımlamasını kullanmaktan çekinmemişlerdir . Celal Bayar’da bir ara küçük Amerika olacağız diyerek böyle bir
projeyi öne çıkarmıştı
S-2- Devletler hukuku
,Siyaset bilimi , uluslararası ilişkiler ,jeopolitik ve strateji bilimleri
açısından Orta Doğu Birleşik Devletleri tanımlaması ne anlama gelmektedir . ?
C-2- Bu siyasal kavram Orta
Doğu bölgesini kapsadığı için , dünyanın merkezi coğrafyasının yeniden
yapılandırılmasını gündeme getirmektedir . Bir anlamda bugünkü Orta Doğu
düzeninin ortadan kaldırılacağı ve
eskisinden çok farklı yeni bir bölgesel düzen oluşturulmaya çalışıldığını çok
açık bir biçimde ifade etmektedir . Buna göre , Birinci Dünya Savaşı sonrasında
batılı emperyalistler tarafından çizilmiş olan sınırlar bir çok yönden devre dışı
bırakılmaya çalışılmakta ve eski sınırlar yerine yenileri çizilerek
batının yeni egemen güçlerinin çıkarları doğrultusunda yepyeni bir merkezi alan
yapılanması ortaya çıkarılmak istenmektedir . Sovyetler Birliğinin
dağılmasından sonra ABD emperyalizmi bölgeye gelerek , demokrasi getiriyormuş
bahanesi ile alt kimlikleri birbirine karşı kışkırtarak ve
bütün Orta doğu devletlerini hem etnik çatışmalara hem de mezhepler çekişmesi üzerinden geride kalması gereken din savaşlarına doğru sürüklemeye çalışmıştır . Böylece
, eski Osmanlı İmparatorluğu arazisi
üzerinden yirminci yüzyılın başlarında
oluşturulmuş olan devlet yapılanmaları ortadan kaldırılmak istenmiştir .
Devletler hukuku ayaklar
altına alınırken , siyaset biliminin bilinen teorileri alt üst edilerek
emperyalizmin çıkarları doğrultusunda yepyeni bir Orta Doğu yaratılma hedefine
öncelik verilmiştir . Bu nedenle dünya ülkeleri arasındaki uluslararası
ilişkiler bozulmuş , jeopolitik
biliminin getirmiş olduğu gerçekler göz ardı edilerek bir an önce batı emperyalizminin ve İsrail siyonizminin
istediği bir yeni Orta Doğu yapılanması ,
A.B.D benzeri bir Orta Doğu Birleşik Devletleri kurulmasını sağlayacak
doğrultuda dışarıdan zorlanırken , bütün
merkezi alan tam anlamıyla bir terör ve savaş coğrafyası haline getirilmiştir .
Gizli emperyal planlar doğrultusunda
batılı devletler yeni stratejiler
geliştirirken üçüncü dünya savaşını
başlatacak düzeyde tehlikeli gelişmeleri
bölge ülkelerine dayatmışlardır . Küreselleşme döneminin çeyrek
asırı Orta Doğu bölgesinde yıkım
operasyonları ile geçmiştir .
S-3-Orta Doğu Birleşik
Devletleri projesinin , ABD, İngiltere ve
İsrail’in merkezi coğrafya planları ile ne gibi bağlantıları
bulunmaktadır ?
C-3-Her üç emperyal devletin
merkezi alan ile ilgili geleceğe dönük projelerinin tamamı eski Osmanlı İmparatorluğu toprakları
üzerinde bir bölgesel federasyonu kendi çıkarları doğrultusunda gerçekleştirmeyi hedeflemektedir . Bölgeye
Birinci Dünya savaşı galibiyeti sonrasında gelen İngiltere İstanbul’u işgal ettikten sonra Konstantinapolis merkezli bir Yakın Doğu
Konfederasyonu kurmaya yönelmiştir . Bu plana göre Balkan,Kafkas,Anadolu ve
Orta Doğu bölgelerinde oluşturulacak
dört adet federasyon daha sonra
Payitaht olan İstanbul’a bağlanarak , Yakın Doğu Konfederasyonu adı altında
örgütlenecek bir merkezi büyük devlet Britanya İmparatorluğunun dünya devleti
olarak geliştirilen Commonwealth
yapılanması içerisinde ,İngilizlerin
yönetiminde bir anlamda Amerika Birleşik
Devletleri gibi 40-50 eyaletten
oluşacak bir merkezi federasyon oluşturulacaktı . Ne var ki , Sovyetler Birliğinin Amerikan sermayesi ile
kurulmasından sonra İngiliz planı gerçekleşememiştir .
İkinci Dünya Savaşı
sonrasında Amerika Birleşik Devletleri bölgeye gelerek Nato ile merkezi alan egemenliğini kurmuş ve
bunun sonucunda da İsrail bir Yahudi devleti olarak iki bin yıl sonra üçüncü
kez kurulabilmiştir . ABD. ikinci dünya savaşı sonrasında bölgeye gelirken , geleceğe yönelik Büyük Orta Doğu projesine ; Türkiye’de Orta
Doğu Teknik Üniversitesini , Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsünü ve
Yakın ve Orta Doğu Çalışma Enstitüsü gibi kamu kurumlarını kurdurarak
eski Osmanlı devletinin merkezi topraklarında kurulmuş olan Türkiye
Cumhuriyetini Orta Doğu’ya doğru
yönlendirmiştir . ABD , merkezi alanda OBD adı ile anılacak bir Orta Doğu
Birleşik Devletleri yapılanmasını Büyük
Orta Doğu Projesi ile devreye sokmuş ve bölgenin siyasal yapılanmasını Türkiye
üzerinden Nato desteği ile O.B.D.
sürecini başlatmıştır . ABD açısından
konuya bakılırsa , ikinci dünya savaşı sonrasında merkezi alanda İngiliz planı olan Yakın Doğu
Konfederasyonu devre dışı bırakılmak
istenmiş ve bunun yerine Büyük Orta Doğu Projesi adım adım uygulamaya
geçirilmiştir .
ABD’nin sırtından kurulan
İsrail devleti ise , milattan önce gelen
dinsel yapılanmaya uygun olarak bütün
dünyayı merkezi alana bağlayacak bir
Siyonist plana , hem Yahudi dünyasını hem de Yahudiler ile ortak ilişkilere girerek Armegeddon senaryolarına teslim olmuş Evanjelik
Hrıstıyanları kullanmaya
çalışmıştır . Merkezi alandaki Yahudiler ile
Evanjelikler bu doğrultuda Osmanlı
hinterlandında etkinliklerini artırırken , Siyonist plana angaje olan bazı Müslüman topluluklar da onlar ile işbirliğine kalkışarak ve daha etkin bir biçimde örgütlenerek öne
çıkmışlardır . Yeni Osmanlı
planlarını ABD gibi İsrail de
destekleyerek , Vatikan’ın önderliğindeki bir Hrıstıyan yapılanmanın merkezi coğrafyada yaygınlık kazanmasının önüne geçilmeye
çalışılmıştır . Küçük İsrail’in bütün Osmanlı
hinterlandını hegemonya altına alabilmesi mümkün olmadığı için , Osmanlı
sonrasında bölgede oluşturulmuş olan devletlerin parçalanması gündeme
getirilmiş ve böylece terör ya da savaş senaryoları doğrultusunda
paramparça olacak bir Orta Doğu düzenine doğru gidiş hızlandırılmıştır . Küçük
İsrail’in Büyük İsrail’e dönüşmesi için terör ve çatışma
senaryoları üzerinden bir Armegeddon savaşı ile bütün bölge devletlerini
yok etmek ve en az on yıl sürecek bir
dünya savaşı sonrasında küçük küçük eyalet devletleri oluşturarak tıpkı Amerika Birleşik Devletlerinde olduğu
gibi 40-50 eyaletten oluşacak Orta
Doğu Birleşik Devletlerinin yolu
açılmak istenmiştir .
Batı
dünyasının neresinden bakılırsa bakılsın , İngiltere’nin Orta Doğu dediği ,
İsrail’in Orta Dünya adını verdiği, bölge devletlerinin ise merkezi devletler
alanı olarak adlandırdığı Türkiye’nin
tam ortasında yer aldığı orta alanda ,
dinler,mezhepler,etnik gruplar ,devletler ve emperyal projeler çarpışırken Osmanlı Hinterlandında yer alan bütün
devletler başta Türkiye Cumhuriyeti dahil olmak üzere hepsi yok olma
senaryoları ile karşı karşıyadır .
S-4- Bölgede yaşanan
gelişmeleri ABD öncülüğünde bir OBD
yapılanması yani Orta Doğu Birleşik Devletlerinin kuruluşu ile ilgili olarak
görebilir miyiz . ?
C-4-.Son zamanlarda Türkiye
ile ABD’nin karşı karşıya gelmesinin arkasında yatan gerçek , ABD,İngiltere ve
İsrail üçlüsünün merkezi alanda var olan devletlerin parçalanarak etnik ve
dinsel alt kimlikler üzerinden daha küçük devletçikler olarak
eyaletleşmeyi dolaylı yollardan
desteklemektedirler . Irak iç savaş ile üçe bölündü ,Suriye bir iç savaş
sonrasında alt kimliklerden oluşacak beş eyalete dönüştürülmeye çalışılmaktadır
. Libya fiilen üçe bölünmüştür . Şimdi sıranın
bölgenin diğer devletlerine geldiği görülmektedir . Yeni ABD başkanı
Trupm bölgedeki Müslüman devletlere
karşı bir düzenleme getirerek hepsinin parçalanmasına gidecek yolu açmıştır .
Tıpkı Irak, ve Suriye gibi İran,Lübnan, ,Sudan,Somali ve Libya gibi devletler açıkça karşıya alınarak merkezi alandaki eski Osmanlı eyaletlerinin Orta Doğu Birleşik Devletleri içine
alınmasına giden yol böylece açılmıştır
. Bölgede var olan ama batı ile çıkar
ilişkisinde bulunan Suudi Arabistan,Katar ve diğer Arap
prenslikleri göz ardı edilirken , bir dönem Osmanlı yönetiminde bulunan
bütün İslam ülkelerinin hedef alındığı anlaşılmaktadır .Atlantik ve Siyonist ittifakı merkezi alanda bir Orta Doğu Birleşik
Devletleri yaratırken ,bölgenin Müslüman
devletlerinin eyaletler halinde parçalanmasını gündeme getirecek bir projede bölge devletlerini resmen karşılarına
almaktadırlar . ABD-İngiltere-İsrail üçlüsü bu aşamada birlikte hareket ederken
, bölgenin eski patronu İngiltere
,Avrupa Birliğinden çıkarak merkezi alan yapılanmasına dünyanın batı tarafından
kontrol edilebilmesi için öncelik vermiştir .
S-5- Orta Doğu Birleşik
Devletleri yapılanmasının Türkiye’ye ne
gibi yansımaları bulunmaktadır ?
C-5- Türkiye Cumhuriyetinin
içeride ya da dışarıda karşı karşıya kaldığı bütün sorunlar ya da olaylar tamamıyla Orta Doğu Birleşik Devletlerinin
oluşturulması ile yakından ilgilidir . İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD’nin
bölgeye gelmesi ve İsrail’in kurulmasıyla başlayan süreç içinde Lübnan bir
terör merkezi yapılarak bu küçük ülke üzerinden etnik ve dinsel kimlikli terör
bütün bölge ülkelerine ihraç edilmiştir
. Lübnan’daki Bekaa vadisinde terörist olanlar daha sonraki dönemlerde küreselleşmeye uygun olarak neoliberal çizgiye gelerek ve demokrasi görünümünde bölge ülkelerinin alt
kimlik bölünmesine ve etnik teröre
sürüklenmesine öncülük
yapmışlardır . Soğuk savaş sonrasında demokrasi görünümünde etnik kavga bölgeye
taşınırken , Türkiye güneydoğu bölgesinde ciddi bir etnik terör ile karşı
karşıya kalmıştır . Bugün o bölgede Talabani’nin ifade ettiği gibi Orta Doğu
Birleşik Devletleri yapılanmasına uygun bir ortam yaratılmıştır . Kuzey Irak’ta
başlatılan kantonlaşma bugün Kuzey
Suriye’de sürdürülmekte ve Türkiye güney sınırları üzerinden bir kantonlaşma
olgusu ile karşı karşıya bırakılmaktadır . Arap baharının Acem,Azeri,Kafkas baharları biçiminde devam
hedeflenirken bölgenin diğer
devletlerinin de parçalanarak eyaletleşmeye doğru sürüklenmesi istenmektedir .
Bölgenin merkezi ülkesi
olarak Türkiye komşularındaki gelişmelerden doğrudan etkilendiği için , Atlantik-Siyonist ittifakının bölgedeki
karışıklık senaryoları Türk devletini birinci derecede tehdit etmektedir .
Bölgenin ve dünyanın geleceğe belli olmadan
Türkiye Cumhuriyetinin yeni bir anayasaya yönelerek kuruluştan gelen
devlet modelinden uzaklaşması son derece
riskli görünmektedir . Devletin ulusal,üniter,merkezi,laik,sosyal ve hukuki
niteliklerinin yeni tartışmalara alet olacağı
önümüzdeki dönemde Türkiye bölge
ile birlikte sarsılırken ,komşulardan başlayan eyaletleşme olgusu Türkiyenin
tüm bölgelerinde gündeme gelebilecek ve ülkenin parçalanması dolaylı olarak gerçekleştirilebilecektir . Orta Doğu
Birleşik devletlerine Türkiye’nin on civarında bir eyalet ile katılması
istenmektedir . Bu durumu ,I2 Eylül
askeri darbesinin lideri olan
Kenan Evren açıkça söylemiştir . O dönemin basın organlarında bu konu
ile ilgili bir çok yazının yayınlanmış olduğunu da bu aşamada hatırlamak
gerekmektedir . Konu ile ilgili bir çok kitap ve makale de durumu gözler önüne
sermektedir . Bölge ülkesi olarak Türkiye Cumhuriyeti devlet yapılanması da
tıpkı komşusu olan eski Osmanlı bölgesi
devletleri ile aynı kaderdi paylaşma durumu öne çıkmaktadır . Tam bu
aşamada T.C. Anayasasının 123.
maddesinin tartışma konusu haline gelmesi uluslararası ve bölgesel konjonktüre
uygun düşüyor görünmektedir . Dünyanın nereye gideceği belli olmadan anayasa değişikliği ülke çıkarları
doğrultusunda yapılamaz . Devlet modelini değiştirecek anayasa değişiklikleri ancak oturmuş dünya düzeni konjonktüründe yapılabilir . Unutmayalım daha
yeni bir dünya düzeni kurulmadı ve dünyanın nereye gideceği belli değildir . O
zaman kuruluştan gelen devlet modelinin güçlendirerek bu dönemin atlatılmasını sağlamak Türk
milleti ve devleti için kaçınılmazdır .
S-6-Bölgenin geleceği için
alternatif olabilecek başka planlar ya da projeler var mıdır ?
C-6-Osmanlı hinterlandının
tam ortasında çağdaş bir ulus devlet kuran
antiemperyalist Atatürk , Sovyet
yayılmacılığına ve batılı emperyalistlerin saldırılarına karşı , Balkan
ülkeleri ile Balkan Paktını , Orta Doğu ülkeleri ile de Sadabat Paktını
kurarak , her türlü dış saldırıya karşı
komşular ile ortak dayanışma içinde bir bölge birliğini gündeme getirmiştir .
ABD,İngiltere ve İsrail üçlüsü bölge devletlerini parçalayarak eyaletler
halinde bir bölgesel birliği merkezi
alan devletlerine dayatırken terör ve savaş bütün bölgeye yayılmıştır . Şimdi
bölgede mezhep kışkırtmalarını ,din savaşlarını ve etnik çatışmaları önlemek
doğrultusunda Balkan ,Orta Doğu ve
Kafkas ülkelerini bir araya getirecek
bir Merkezi Devletler Topluluğuna ihtiyaç bulunmaktadır . Tıpkı Avrupa
devletlerinin bölünmeden bölgesel birliğe yönelmeleri gibi bir bölgesel oluşum
modelini Türkiye Cumhuriyeti komşuları ile bir araya gelerek bir an önce gerçekleştirmesi bölge ve dünya barışı açısından zorunlu görünmektedir
. Bu doğrultuda parçalanarak bir Orta Doğu Birleşik Devletleri değil ama ,
parçalanmadan var olan devlet düzenlerinin bir araya gelmesiyle sağlanacak dayanışma içerisinde merkezi alan
barışı sağlanabilecektir . O zaman
Türkiye’nin yeni yeri bölge
ülkelerini parçalamaya yönelen Atlantik ittifakı değil ama bölge ülkelerinin
yanı olacaktır . Rusya ile savaşa hazırlanan
batı ittifakının bölgedeki askeri
yapılanması olan Nato batı blokunun çıkarları için bir Rusya savaşına
yöneliyorsa , bu savaş da bölgedeki
diğer savaşlar gibi emperyal ve haksız bir savaş olacaktır . Nato bölgede
yeterince güvenlik sağlayamıyorsa o zaman eskiden olduğu gibi yeni bir
CENTO’nun bölge devletleri dayanışmasıyla
kurulmasının zamanı gelmiştir çünkü
CENTCOM da barışı sağlayamamıştır
.
ABD gibi bir eyaletler
yapılanmasıyla oluşturulacak O.B.D. modeli
,terör ve çatışma yolları ile
parçalanma getirdiği için merkezi coğrafyanın geleceği açısından
ve bölge ülkelerinin
güvenliği için uygun değildir . Batılı
emperyal ülkeler kendi çıkarları için
böylesine bir çıkarcı planı bölge ülkelerine dayattıkları sürece ,Orta
Doğu’da barış hiçbir zaman
sağlanamayacaktır . Türkiye’nin halen için de bulunduğu batı
ittifakındaki emperyal ülkeler, eğer gerçekten Türkiye dostu iseler ,o zaman
eyaletler yolu ile parçalanarak kurulacak bir Orta Doğu Birleşik Devletleri
yapılanmasını değil ama bölge
ülkelerinin barış ve dayanışma içinde
oluşturacakları güvenlik ortamında gerçekleştirilebilecek , bir Merkezi
Devletler Birliği modelini elbirliği içinde savunmaları gerekmektedir .
(Daha fazla bilgi için : TÜRKİYE’nin B PLANI ,ANIL
ÇEÇEN , Kilit Yayınları , Ankara
2006,540 sayfa)
(TÜRKİYE VE
AVRASYA – ANIL ÇEÇEN ,Doğu Kütüphanesi yayınları , İstanbul
-2015 ,500 sayfa )
(TÜRKİYE’NİN BİRLİĞİ
, ANIL ÇEÇEN
, Togan Yayınları , İstanbul -2013, 565 sayfa