“Kumpas” denince akla hemen onun adı gelir : “Fetullah Gülen grubu
terör örgütü değildir”
Şikede kumpas
davasından da tutuklu olan Ali Fuat Yılmazer, “Fetullah Gülen grubu terör
örgütü değildir” dedi.
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı
Aziz Yıldırım, Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Odyakmaz, eski futbolcular Ümit
Karan ve İbrahim Akın’ın da aralarında bulunduğu bazı kişiler hakkında, “Futbolda şike soruşturması” adı
altında “Kumpas” kurdukları iddiasıyla
aralarında emniyet müdürlerinin de bulunduğu 108 sanığın yargılanmasına devam
edildi.
İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri Cezaevi yerleşkesinin
karşısında bulunan salonunda yapılan davanın 14. duruşmasına 18’sı tutuklu
13’si tutuksuz 23 sanık ile tarafların avukatları katıldı.
“UZMANLIK ALANIM AŞIRI SAĞ İRTİCAİ FAALİYETLERDİR”
Duruşmaya başka suçtan tutuklu sanık Ali Fuat Yılmazer’in sorgusu
ile başlandı. Şike ile ilgili olarak kapatılan Bugün isimli televizyon
kanalında yaptığı konuşmada gizli bilgiler verdiği iddiası ile suçlandığını
söyleyen eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Yılmazer, “Şike ile ilgili iddialar konusunda delil televizyondaki
konuşmalarımdır. 2012 yılında Tarık Toros ile Bugün televizyonunda yapmış
olduğum konuşmalar. 2012 yılında örgüt yoktu, FETÖ de yoktu. Yasal
televizyonlardan bir tanesiydi. O konuşmada şikeyle ilgili gizli bilgi verdiğim
iddiası var. O tarih itibari ile soruşturmanın içeriğini bilmeyen kişi
yok” dedi.
Aynı programda şike operasyonunun Başbakan’ın talimatı ile
başladığı şeklinde bir beyanı olmadığını, böyle beyanda bulunarak hükümet aleyhine
algı operasyonu yapmadığını söyleyen Yılmazer, “Başbakan’a
bilgi verildi, demişim, Başbakanın talimatıyla başladı, dememişim. Ben diyorum
ki Başbakan’a bilgiyi Hüseyin Çapkın verdi. Başbakana arz etmeden İstanbul
Emniyeti hangi operasyonu yapabilir. Hükümet aleyhine kaos oluşturduğum iddiası
var. Burada nasıl bir kaos yaratmış olabilirim” dedi.
Mesleğe 1989 yılında İstihbarat Daire Başkanlığı’nda göreve
başladığını, İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğüne kadar yükseldiğini,
2014 yılında da kendi isteği ile emekli olduğunu söyleyen Yılmazer, “Ben terörist isnadı ile şu an karşınızdayım. 25 yıllık
meslek yaşamım boyunca hakkımda idari veya adli hiçbir soruşturma açılmamıştır.
Uzmanlık alanım aşırı sağ irticai faaliyetlerdir” dedi.
1996 yılında hizmete özel olarak basılan bir kitap yazdığını
söyleyen Yılmazer, “Tarikatlar ve mezheplerin anlatıldığı kitaptır.
Devletin resmi kaynaklarında Fetullah Gülen grubunun anlatıldığı tek resmi
kitaptır, kitabın yazarı benim” dedi.
“ON BİNLERCE İNSANIN TUTUKLANMASI BİR SOYKIRIMDIR”
2007 yılının Mart ayında İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat
Şube Müdürlüğü’ne ataması yapıldığını, 2011 yılına kadar burada çalıştığını
söyleyen Yılmazer, “Benle ilgili bütün iddialar bu atama sonrası döneme
ilişkin. Ben ne zaman ki 2014 Mart ayında televizyonda konuştum, benim geçmiş
dönemdeki bütün soruşturmalarım bir anda incelemeye tabi tutuldu. 30 küsur
soruşturma yapmışım. Her birinden kusuru yoktur, raporu düzenlenmiş, sonra bir
anda Hrant Dink cinayetinin sanığı yapılmışım. O konuşmadan sonra yapmış
olduğum soruşturmalar soruşturulmaya başlandı. Bu devletin geçmişi yok mu,
ondan önce devlet devlet değil miydi. Ben bir anda terörist olmuşum. 3 saatlik
bir yayında 3 dakikalık şike konuşması yaptım terörist oldum. Televizyondaki
konuşmayla terör suçu mu olur? Şike operasyonu dahil hiçbirinin tezgah ve
kumpas olduğuna inanmıyorum. Nasıl oluyor da ben tezgahtar oluyorum. Bu yargı
kararlarının da denetlendiği bir dönem gelecek” dedi.
Yılmazer, “Hiçbir
şekilde kendimi güvende hissetmiyorum. Bu iddianame gerçeği yansıtmamaktadır.
Esasen terör örgütü suçlaması üzerinden bir soruşturma yapılması mümkün
değildir. Bu iddia ile on binlerce insanın tutuklanması bir soykırımdır” dedi.
ALİ FUAT YILMAZER: FETULLAH GÜLEN GRUBU TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR
Çapraz sorgu sırasında bir müşteki avukatının Fetullah Gülen
yapılanmasını 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra terör örgütü olarak görüp
görmediği sorusunu sorduğu Yılmazer, “Ben şimdi 2014 temmuz ayından
itibaren cezaevinde tutukluyum. Ama bu konuda benim hatırı sayılır bir
uzmanlığım var. Tüm meslek yaşamım dini motifli terör örgütleri üzerine
olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti yasaları kapsamında hala terör kapsamına giren
bir örgüt yoktur. Fetullah Gülen grubu terör örgütü değildir. 15 Temmuz’un delillerine
vakıf değilim. O faaliyet terör faaliyetidir ama kimin yaptığına dair çok ciddi
şüphelerim var” sözleri ile yanıtladı.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede
bir numaralı sanık Fetullah Gülen. Eski milletvekili İhsan İşbilen, işadamı
Muammer İhsan Kalkavan, kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca,
İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, eski Organize Suçlar
Şube Müdürü Nazmi Ardıç, kapatılan Zaman Gazetesi eski Genel Yayın Müdürü Ekrem
Dumanlı’nın da aralarında bulunduğu 108 sanık, Aziz Yıldırım ve futbol
dünyasındaki bir çok isme, “Futbolda
şike soruşturması” adı altında “Kumpas” kurmakla suçlanıyorlar.
“Hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek”,
“Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak”, “Haberleşme gizliliğini
ihlal etmek”, “Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek”,
“Resmi belgede sahtecilik”, “İftira”, “İftira
nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmak” ve “Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçlarından
8 yıldan 85 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezaları isteniyor.
İddianamede, Aziz Yıldırım, Serdar Adalı, Tayfur Havutçu, Yılmaz
Vural, Emmanuel Emenike, Bülent Uygun, Göksel Gümüşdağ, Hikmet Karaman, Deniz
Tolga Aytöre, Ümit Karan, Mahmut Özgener, Mustafa Sani Şener, Gökçek Vederson,
İbrahim Akın, Mecnun Odyakmaz, Sami Dinç, Sadri Şener, Murat Özaydınlı,
İskender Alın, Cemil Turhan, İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu gibi futbol
dünyasından toplam 75 müşteki ve 91 mağdur yer alıyor.