Yayınlandı: 02.08.2018 00:00
Güncellendi: 16.08.2022 00:41

GÖÇMENLER & MÜLTECİLER & İLTİCA

GÖÇMEN DOSYASI /// E. TUĞA. TÜRKER ERTÜRK : TÜRKİYE İÇİN EN BÜYÜK TEHDİT

LİNK : http://www.turkererturk.com.tr/turkiye-icin-en-buyuk-tehdit/ 

Kanada, Kuzey Amerika kıtasının en
kuzeyinde yer alan bir ülke olup yüzölçümü yaklaşık 10 milyon kilometre karedir.
Bu özelliği ile coğrafi olarak Rusya’dan
sonra büyüklük olarak dünyanın ikinci ülkesidir. Nüfusu ise 35,5 milyondur. Türkiye ile kıyaslarsak Kanada, yüzölçümü olarak Türkiye’nin 12 katı
büyüklüğünde ama nüfus olarak Türkiye’nin
yarısı kadar bile yoktur.

Kanada adı; Kızılderili dilinde “köy” veya “yerleşim” kelimesi olan “Kanata”dan gelmektedir. Kanada’da kültürel çeşitlilik
gerçekten çok fazla. Irk, din, dil, inanç ve görüş ayrılığı gözetilmeden, tüm Kanada vatandaşları yasalar
önünde eşit. Kimin neye inandığı veya taptığı Kanada devletini direkt olarak ilgilendirmiyor. Kanada’da devlet, dindar ve
kindar nesiller yetiştirme peşinde değil.

Fazla Değil, Nitelikli Önemli!

Kanada’da devlet;
eğitimli, öğretimli, nitelikli, birbiri ile uyumlu ve çağdaş nesiller
yetiştirmek peşinde. Her kültürden, her ırktan, her inanıştan insan var ama
devlet eşit davranmaya çalışıyor ve insanları birbirine karşı kışkırtmıyor,
ötekileştirmiyor, kamplaştırıp düşmanlaştırmıyor.

Kanada, zengin bir
ülke. Dünyanın 10’uncu büyük ekonomisi. Kişi başına milli gelir 45 bin ABD doları. Türkiye’nin nüfusu Kanada’nın nüfusunun iki
katından fazla olmasına rağmen ve dünyanın 17’inci ekonomisi olup rakamlara
attırılan taklalara rağmen kişi başına milli gelir 10 bin ABD doları civarında
gezmeye devam ediyor. Zengin olmak için üretmek ve dünya pazarlarına satabilmek
lazım. Bu da ancak nitelikli insanlarla oluyor. Artık eskisi gibi fazla nüfus
değil, nitelikli nüfus önemli! Nitelikli nüfus; bir ülke için en önemli milli
güç unsurlarından biri! Belki de birincisi!

Türkiye Cennet Vasfını Kaybediyor

Nitelikli
bir nüfusa sahip olmanın ne anlama geldiğini daha iyi anlayabileceğimiz güzel
bir örnek de küçücük bir ülke olan Hollanda! Coğrafi
alanı Türkiye’nin 19’da
biri büyüklüğünde yani yaklaşık Konya
kadar olan 17 milyon nüfusa sahip HollandaTürkiye’den daha fazla
üretiyor ve tüm dünyaya satıyor. İşte bunu yapan; siyasetçisinden işçisine, köylüsüne
ve sokaktaki insanına kadar nitelikli insan gücüdür.

Kanada

En Fazla Göç Edilmek İstenen Ülkeler

Son yıllarda
yapılan tüm araştırmalarda Kanada şehirleri;
eğitim, teknoloji, hayat kalitesi, sağlık, güvenlik, sıfıra yakın suç oranları,
ekonomi, benzin fiyatları ve ulaşım kriterleri açısından dünyanın yaşanılır
şehirleri listesinde en başta yer alıyor. İşte bu yüzden dünyada en fazla göç
edilmek istenen ülkeler sıralamasında Kanada,
İsveç’ten sonra
ikinci geliyor. Zaten, Kanada
nüfusunun yüzde 40’ı aileleri ile birlikte göçmenlerden oluşuyor. Ama göç
edilmek istenen ülkeler sıralamasında bir tane bile İslam ülkesi yok! 
Sanırım bunun bir anlamı olmalı!

Kanada, coğrafi
olarak çok büyük bir ülke. Buna karşın, mevcut nüfusu çok az. Adeta ülke boş
gibi ve göçmene çok ihtiyacı var. Ama niteliksiz insanlarla ülkesini doldurmak
ve cennetin cehenneme dönüşmesine izin vermek istemiyor. Bu yüzden nitelikli
göçmenlik programı oluşturmuş ve nitelikli göçmenleri seçerek alıyor. Aldıktan
sonra da bir program dahilinde göçmenleri topluma entegre ediyor. Aynı şeyi Almanya da yapıyor. Göçmeni
seçerek alıyor, aldıktan sonra da toplum içinde sorun çıkmasın diye Almanca dahi öğretiyor. Çünkü
göçün yaratacağı sosyo-ekonomik, kültürel ve güvenlik sorunlarının neler
olabileceğini biliyorlar!

Saldım Çayıra, Mevla’m Kayıra

Ya Türkiye! Toplumun huzuru,
güvenliği, geleceği ve bekası düşünülmeden ülkeye sığınmacı dolduruluyor!
Sığınmacılar hem seçilerek alınmıyor hem de topluma entegre edilebilmeleri için
eğitim ve öğretime tabi tutulmuyor. Türkçe
bile öğretilmiyor! Bugün, yalnız Suriye
ve Irak
coğrafyasından 5 milyon insan ülkemize dolduruldu. “Saldım çayıra, Mevla’m kayıra”
kafası ile yapıldı bunlar! Bu durum; gelecekte yaratacakları da düşünüldüğünde,
Türkiye’nin bir
numaralı sorunu ve tehdididir.

Türkiye’nin nüfusu
artıyor ama nitelikli nüfusu artmıyor. Aksine; çökertilen eğitim-öğretim
sistemi ve beyin göçü nedeniyle, nispi olarak azalıyor. Bu durumun sorumlusu
siyasi iktidardır. Türkiye’nin
diğer bir sorunu da artan niteliksiz iş gücü tehdididir. Bölücü terör, bunun
yanında hava cıva kalır!

Sorumlusu Siyasi İktidardır

Halbuki Türkiye geçmişte, Avrupa’nın faşizmin çizmeleri
altında ezildiği bir dönemde kaçılacak ve sığınılacak bir limandı. Nazi rejiminden kaçan çok
sayıda bilim insanı ülkemize sığınmıştı ve üniversitelerimizde çalışmıştı.
Hatta bazıları harp bittikten sonra bile geriye dönmedi ve ülkemizde yaşamaya
devam etti! Ama bugün tam tersi bir iklim var Türkiye’de. Ülkemizin nitelikli insanları; baskı, zulüm,
hukuksuzluk, adaletsizlik, soygun ekonomisi ile bozulan ekonomik şartlar ve
liyakatin yok sayılması gibi nedenlerle yabancı ülkelere gidiyorlar ve kan
kaybediyoruz!

Bu durumun
sorumlusu; siyasi iktidardır. Halen gidilen rotada çağı yakalayabilmek, üretebilmek,
ekonomiyi düzeltebilmek, halkın refahını arttırabilmek, huzurlu ve mutlu
toplumu yaratabilmek olası değildir.




































Türker
Ertürk