Yayınlandı: 08.08.2018 00:00
Güncellendi: 16.08.2022 00:37

GÜNDEM ANALİZİ & DEĞERLENDİRME (TÜRKÇE & İNGİLİZCE)

GÜNDEM ANALİZİ /// SONER YALÇIN : Krizin asıl sebebi

SONER YALÇIN : Krizin asıl sebebi

LİNK
:
https://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/soner-yalcin/krizin-asil-sebebi-2562654/

-Döviz krizinin
perde arkasında kim var:

Dünya finans
sisteminin sahibi Tapınak Şövalyeleri!

-Rahip Brunson
krizinin perde arkasında kim var:

Hıristiyan
hacıları korumak için kurulan Tapınak Şövalyeleri!

İşte budur… Bu
kadar basit… Akıl yormaya ne gerek var? Ver mehteri!

Hayır mesele,
komployla açıklanacak kadar basit değil.

Kuşkusuz…
Erdoğan’ın bu ekonomik-siyasi krizdeki vebali büyük.

Ama günahları
yapısal sorunlarımızı görmemize engel olmamalı.

Şunu demek istiyorum:

-Biz, 18’inci
yüzyılda buharlı makinenin icadıyla başlayan birinci endüstri devrimini
atladık.

-Biz, 19’uncu
yüzyıl sonunda elektrik kullanımı ve seri üretimiyle başlayan ikinci endüstri
devrimini atladık.

-Biz, 20’nci
yüzyılın ikinci yarısından sonra başlayan bilgisayarlaşmayla üçüncü endüstri
devrimi atladık.

-Biz, 1990’larda
internetin devreye girmesiyle başlayan dördüncü endüstri devrimini atladık.

İki cepheden iki örnek vereyim:

Çok partili
hayatla CHP popülist icraatlara başladığında, Amerika’da B. Hewlett ile D.
Packart, Stanford Üniversitesi yakınlarındaki bir garajda Silikon Vadisi’nin
temelini attı.Yıl, 1947 idi.

Ve yıl, 1956. DP,
ABD ile teslimiyet antlaşmaları yaparken, Dartmouth Üniversitesi’nden M.
Minsky, J. McCarthy, C. Shannon, N. Rochester “düşünen makine” üzerinde
çalışıyordu. Yani yapay zeka!

Bugün bu
çalışmalar patlama noktasına geldi. Dünya her yıl artan ivmeyle teknolojik
gelişmenin kullanıma açtığı yeni bir “sihir” ile tanışıyor.

Biz ise, İmam
Hatip kontenjanıyla uğraşıyoruz. Sonra dönüp, “döviz neden arttı” diyoruz?

Tutucu siyasetçi

Erdoğan “van
münit” deyip Davos toplantılarını protesto ederken, onlar “Dördüncü Endüstri
Devrimi”ni tartışıyordu!

Atıp-tutarak- lafla peynir gemisi yürümüyor!

Soğuk Savaş döneminde yetişmiş, değişimi kabul etmeyen,
alışkanlıklarından vazgeçmeyen politikacılar gelişmeleri kavrayamıyor.
Bilmediğinden korkuyor; ya yasaklıyor ya da hapse atıyor. Bu sebeple…
Fikirlerin çiftleşmesiyle ortaya çıkan “inovasyon”u bugün dünya tartışırken o,
ODTÜ’lü, Boğaziçili öğrencileri cezaevine gönderiyor!.

Oysa… Dünya dönüyor, değişiyor:

Bugün ilkokula
giden çocuklar, işe başladıklarında, bugünün mesleklerinin yüzde 65’i
olmayacak!

İş alanları,
meslekler sürekli değişiyor…

Buna ayak
uyduramıyoruz. Örneğin…

Brian Chesky ve
Joe Gebbia adlı iki Amerikalı 2007 yılında ofis katlarını otel odası olarak
internet üzerinden kiraya vermek için “Airbnb” şirketini kurdu. Bugün -34 bin
şehirde otel hizmeti veren- Airbnb’nin değeri 35 milyar dolar.

Türkiye, Airbnb’yi
yasakladı!

Türkiye,
Booking.com’u da yasakladı!

Keza:

Jawed Karim, 2004
yılında Hint Okyanusu’ndaki tsunami felaketiyle ilgili görsel malzeme
bulamayınca “youtube” sitesini kurdu. Bugün siteye dakikada 300 saat görüntü
konuyor. Kazanılan reklam gelirini düşününüz; Facebook ile -Youtube’u satın
alan alan- Google geçen yıl sosyal ve mobil reklamların yüzde 80’inini aldı.

Türkiye, youtube’u
yasakladı.

Wikipedia’yı da
yasakladı.

Tek yaptığımız yasaklamak ya da dayak:

Garrett Camp
-ABD’deki taksilerin kirliliğinden, şoförlerin kaprislerinden bıkıp- 2009’da
“Uber” i kurdu. Bugün 83 ülkede hizmet veriyor; cirosu 22 milyar dolar.

Bizim taksiciler
Uber çalışanlarını döverken; Fransa “BlablaCar” ve İngiltere “Addison Lee”
şirketini kurarak Uber’e rakip oldu!

Evet arkadaş!

“Dövizin artışı
üst akıl oyunu” diyeceğine, geleceğe korkuyla bakan tutucu siyasetçilerin
iktisadi gelişmeye nasıl engel olduğuna kafa yorsana!

Sandık marifeti

Mesele sadece
Erdoğan ve AKP değil.

Siyaseti
kökten değiştirmek gerekiyor.

Jeff Bezos, Wall
Street’teki işinden bıkıp internet üzerinden satış sitesi kurdu: Amazon!

Bugün Amazon’un
değeri 900 milyar doları aştı! (Amazon’a rakip olması için Hindistan; Flipkart
ve Snapdeal, Çin; AliBaba şirketini faaliyete geçirdi.)

Amazon’un doğduğu
dönemde İstanbul’da Türkiye Bilişim Vakfı kuruldu. Amacı, “Türkiye’nin bilgi
toplumuna geçiş sürecini hızlandırmak” idi. Yıl, 1995.

Başbakan Mesut
Yılmaz’a sunum yaptılar. Dediler ki:

-Küresel rekabette
geri kalmamak için yeterli alt yapıyı oluşturmak gerekiyor…

-Beyin sermayesini
teşvik ediniz…Vs.

Ne kadarı hayata
geçti? Hiç…

Aradan 10 yıl
geçti…

Aynı vakıf,
Fransa’da Sophia Antipolis, Hindistan’da Bangalore, İsrail Hayfa’da Matam Park
gibi “vadi” kurulması için 2007’de hükümete proje sundu. Sonuç? Oy getirmeyecek
yatırımla uğraşırlar mı?

“Oy avcısı”
Erdoğan 2011 seçimi öncesi FATİH (Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme
Hareketi) projesini duyurdu. 17 milyon öğrenciye ve 900 bin öğretmene akıllı
tablet verilerek dünyanın en büyük projesi hayata geçirecekti!

“Yapmayın-etmeyin”
dendi; Erdoğan dinlemedi. Proje hayalin ötesine geçemedi, çöktü! Bu arada 1.3
milyar TL para harcandı…

Evet kimileri…

Dövizin
artışını-ekonomik krizin sebeplerini hiç anlamayacak; safsatayla zaman
geçirecek.
















































































































Ve canım ülkem, benzer
siyasi-ekonomik sıkıntıları yaşamayı hep sürdürecek.