Yayınlandı: 09.08.2018 00:00
Güncellendi: 16.08.2022 00:32

TERÖR

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : FETÖ KOM, Terör ve İstihbaratı böyle kullanmış !

FETÖ KOM, Terör ve İstihbaratı böyle kullanmış !

Ankara
Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstihbarat Daire
Başkanlığı’nı ele geçirmeye çalıştıkları gerekçesiyle36 kişi hakkında
hazırlanan iddianamede FETÖ’nün kadrolaşma faaliyetleri ve örgütsel amacı
gerçekleştirmek için işlediği suçlar yer aldı.

Ankara
Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstihbarat Daire
Başkanlığı’nı ele geçirmeye çalıştıkları gerekçesiyle çoğu dairenin eski
çalışanı 36 kişi hakkında hazırlanan iddianamede çarpıcı bilgiler yer aldı.

İddianamede,
Fetullahçı Terör Örgütü’nün KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele),
Terör ve İstihbarat birimlerindeki kadrolaşma faaliyetleri ve örgütsel amacı
gerçekleştirmek için işlenen suçlar yer aldı. 

 

İŞTE
İDDİANAMEDEKİ O BÖLÜM:

 

“Örgüt Polis Koleji, Polis Akademisi ve Polis Okulları gibi eğitim
birimleri ve Personel Daire Başkanlığı’nın merkez ve taşra birimlerinde yeterli
güce ulaştıktan sonra ‘korku imparatorluğu’ oluşturmak, hedeflerine ulaşmak
için istihbarat arşivindeki bilgi ve belgeleri amaca uygun hale getirerek hasım
cephedeki kişi ve kurumlar aleyhinde kullanmak, himmet vermeyenleri, piyasadaki
serbest rekabet şartlarına aykırı olarak ekonomik anlamda zarara uğratmaya
çalışmak ya da kamudaki mensupları aracılıyla çeşitli gerekçelerle denetlemeler
yaptırmak ve cezalar kestirmek veya organize suç örgütü kapsamında operasyon
yaparak baskı altında tutmak ve menfaat elde etmek, ele geçirmeyi hedeflediği
kamu kurumunda kendi elemanlarının önünü açmak maksadıyla çeşitli suç
isnatlarında bulunarak itibarsızlaştırmak, meslekten ihracını sağlamak, bu
kapsamda operasyonlar gerçekleştirmek gibi örgütsel hedefler doğrultusunda
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün stratejik/operasyonel birimlerini (KOM, terör,
istihbarat vb.) kullandığı müşteki ifadelerinden ve savcılık iddianamesinden
anlaşılmaktadır.

SORUŞTURMA
GEÇİREN MENSUBUNU…

Örgüt KOM, terör ve istihbarat gibi birimleri amaçları
doğrultusunda aktif bir şekilde kullandığı gibi kendisine yönelik ciddi
iddiaları da araştırmayarak veya sürüncemede bırakarak kapatma yoluna
gittiğine, soruşturma geçiren örgüt mensubu personelini Genel Müdürlüğün çok
önemli Daire Başkanlıklarına yerleştirerek korumaya aldığına dair örneklere
geçmiş dönemli araştırma ve raporlarda rastlanmaktadır. Bu durum örgütün
emniyetin stratejik/operasyonel birimlerini hedeflerine uzanan bir sıçrama
tahtası olarak görerek hem saldırı hem de savunma amaçlı kullandığını
göstermektedir.

Örgütün, devlet yapılanması içerisinde en güçlü olduğu alanların
başında, güçlü bir istihbarat ağına sahip olması gelmektedir. Öyle ki, kamu
kurumlarında çalışan örgüt mensupları elde ettikleri bilgileri örgüte
aktarmakta ve toplanan bütün bilgiler yukarıda birleştirilerek, büyük bir havuz
oluşturulmaktadır. Örgüt, hedeflerine ulaşmak için bu havuzdaki bilgi ve
belgeleri amaca uygun hale getirerek hasım cephedeki kişi ve kurumlar aleyhinde
kullanmaktadır. Süreç, önce olayın kendilerine yakın medyaya sızdırılması ve
kamuoyu oluşturulması ile başlamaktadır.

Dini ve milliyetçi söylemi konjonktüre göre örgüt çıkarlarına
hizmet eden bir motif olarak kullanan Fetullah GÜLEN, bir konuşmasında “(…) bir
yandan hasım cepheyi, mükemmel işleyen haber alma teşkilatıyla içinden
tanırken, öte yandan da hasım cephenin aynı faaliyetlerine kendi içimizde
sürdürmesine müsaade edilmemeli ve imkân tanınmamalıdır. Evet, devlet ve
milletin bekası ve hayatiyeti adına önem arz eden her dinamiğin üzerinde
etraflıca durmalı, bu dinamikleri sistematik hale getirmeli, günümüzün
teknolojik imkânlarından da faydalanarak bu faaliyetleri gerçekleştirmeli. (…)
ve bilhassa haber alma hususunda her zaman hasım cephenin çok önünde
olunmalıdır.” diyerek örgüte yol göstermekte ve varacağı hedefi
işaretlemektedir.

Örgütün ‘istihbarat ağı ya da gücü’ konusunda bahsedilmesi gereken
bir husus da F. GÜLEN’in sahip olduğu ileri sürülen arşivdir. Bu yasadışı
arşivde; örgütün yasadışı adli ve önleme dinlemeleri, kendine ait gelişmiş
cihazlarla yaptığı teknik takip, telefon ve ortam dinleme kayıtları, kamu
personeline yönelik fişlemeler ile örgütle teması olan öğrencilerin ve
ailelerinin bilgileri bulunmaktadır. Söz konusu arşive veri aktaran en önemli
unsurların başında İstihbarat birimleri gelmektedir.

ARŞİVLEME!

FETÖ/PDY’nin Devletin tasarrufunda bulunması gereken kamu gücünü,
kendi örgütsel çıkarları lehine kullanmakta olduğu anlaşılmaktadır. Topluma
hizmet etmek için var olan Emniyet teşkilatının istihbarat birimleri;

Örgüt tarafından
mensuplarının kendilerine bağlılık derecesini,

Şahısların ne iş
yaptığını ve kazancını tespit ederek himmet toplantılarında
kullanabileceklerini gelir düzeylerine göre kategorize etme ve asgari finansman
sağlamada,

İşadamlarının
açıklarını tespit ederek şantajla örgüte finansman sağlamada,

Kendilerinden olan
ve olmayanların tutum ve davranışlarını takip etmekte,

Bireylerin dini,
siyasi, ekonomik, etnik köken vb. durumlarını kayıt altına almakta,

Kişisel zaafları
dâhil şahıslar hakkında biyografik bilgi formları tutmakta,

Örgüt güvenliğine
yönelik önleyici iş ve işlemlerde,

Örgütün ele
geçireceği hedeflere yönelik keşif faaliyetlerinde ve taarruza geçileceğinde
silah olarak faydalanılabilecek tüm argümanların toplanmasında, 

İstihbarat, KOM ve
Terör gibi örgütün yapılandığı operasyonel birimlerle işbirliği içinde örgütün
organizasyonuyla usulsüz soruşturmaların icra edilmesinde,

Devleti, siyaseti
ve toplumu dizayn etmede kullanılmaktadır.

Kamu kurumlarında
çalışan örgüt mensuplarının bilgileri de örgüt tarafından güncel olarak
arşivlenmektedir
.

17-25
ARALIK…




























































Elde edilen istihbari mahiyetteki bilgilerin, istihbarat
birimlerindeki örgüt mensupları tarafından sorumlu olunan bir üstüne
gönderildiği ve arşiv oluşturduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu arşivden, örgütün
ihtiyaç duyduğu anlarda pek çok kez faydalanıldığı görülmüş, örneğin örgütün
komple taarruza geçtiği 17-25 Aralık sürecinden sonra montajlı kasetlerin
örgüte yakın medya organlarına servis edilmek suretiyle kullanıldığı, örgütsel
işbirliği içerisinde polis-medya birimlerinin ele ele vererek belirlenmiş
hedeflere saldırıya geçtiği, süreç sonrasında ise örgüt açsından işlerin
yolunda gitmemesi nedeniyle söz konusu örgüt mensubu polis-medya
birlikteliğinin birbirini sahiplenme derecesine vardığı, tüm bunların örgütün
varlığını ve gücünün ulaştığı noktayı gösteren önemli deliller olduğu kanısına
varılmıştır.”