CÜNEYT MENGÜ : Hürmüz Boğazı petrolün vazgeçilmez
koridorudur
E-POSTA : cuneyt.mengu@mercanonline.com
ABD, dünyada öngördüğü stratejik politikalarını gerçekleştirmek
için zaman zaman uluslararası hukuku ve mütekabiliyet esaslarını hiçe sayarak
ya bölgelerde oluşturduğu baskı unsurlarını ya da ekonomik hatta siyasi
yaptırım formüllerini kullanmaktadır.
Buna ek olarak ABD’nin özellikle Ortadoğu’ya yönelik Hürmüz
Boğazı’nın Suudi Arabistan kıyısında inşa ettiği 5. Filo Merkezi tehdit unsuru
olarak sergilenmektedir.
Geçtiğimiz aylarda ABD’nin, herhangi bir yaptırım uygulamadan
başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkeleri ile yapmış olduğu
anlaşmalarla 100 milyarlarca dolarlık silah satışının yapılmasını, eğitim
sistemlerinin kendine göre değiştirilmesi ile denetimini, Kutsal Kuran’da
Yahudilerin adının geçtiği ayetlerin gündemden uzak tutulmasını, Suudi
Arabistan’da basılan Kuran-ı Kerimlerin diğer İslam Dünyası ülkelerine
gönderilmemesini ve 3000 civarında cami imamının işlerinden el çektirilmeleri
gibi konuları içeren tüm talepleri gerçekleşmiştir. Aslında Arapların Sykes-Picot ile başlayan
batıya bağımlılıkları halen devam etmektedir.
Şimdi sıra İran, Türkiye ve Çin gibi ülkelere gelmiştir. İran’a
baktığımızda, ABD’nin İran’a yönelik 4 Ağustos’ta başlayan ekonomik ambargosu
ve 4 Kasım’da geçerlilik süresi dolacak olan petrol yaptırımları uygulaması süreci
başlatılmıştır.
Ekonomik ambargo kapsamında şirket ve hükümetlerin İran ile Dolar
birimiyle çalışmayacakları ve uluslararası para transfer işlemlerinin
durdurulacağı, İran Riyaliyle teamülün yapılmayacağının yanı sıra altın, demir,
alüminyum ve hatta kömürün İran’dan ithalatının yasaklanacağı gibi konular yer
almaktadır.
Petrol yaptırım kararındaysa ABD’nin hiçbir ülkeye ayrıcalık
tanımayacağı gibi özellikle Türkiye, Çin ve hatta Hindistan de hedefleri
arasındadır. Aksi takdirde bu ülkelere yeni yaptırımlar uygulanacaktır.
Ekonomik ve petrol yaptırımları uluslararası ortamda bir tartışma
zemini yaratmışsa da BM’nin seyirci kalması düşündürücüdür.

İran’ın üst düzey yetkililerinin, “İran’ın petrol ihracatı engellenirse Hürmüz
Boğazı’ndan dünyanın diğer noktalarına geçişine izin vermeyeceğiz“
yönündeki açıklamaları ortalığı karıştırdı.
İran’ın coğrafi konumu açısından en önemli noktasını teşkil eden
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezine kıyısı olan ülkelerin açık denizlere
ulaşabileceği ve petrol taşımacılığının tek yoludur. Her gün dünya petrol
taşımacılığının 1/3 ü olan 18.5 milyon varil ham petrol ve türevleri bu
boğazdan geçmektedir. İran’ın ham petrol ve doğalgaz sevkiyatına gelince İran
dünya petrolünün %4’ünü üretmekte ve dünyaya günde 2.28 Milyon varil ham petrol
ve 330 bin varil doğalgaz ihraç etmektedir.
Haritada görüldüğü gibi İran’ın Hürmüz Boğazı’nın 5 farklı
noktasında İran Devrim Muhafızları için deniz üsleri bulunmaktadır. Bu üsler
arasında İran’ın işgali altındaki ve BAE’nin talep ettiği Abu Musa Adası yer
almaktadır. Yine haritada görüldüğü gibi Çin, Hindistan, Güney Kore, Türkiye ve
İtalya İran’dan büyük miktarlarda petrol ithalatı yapan başlıca ülkelerdir.
İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin ile yıllık petrol
ithalatının neredeyse %50’sini karşılayan Türkiye, ABD’nin petrol yaptırımı
kararına uymayacaklarını açıkladılar.
Batı medyasında, ikinci sırada yer alan Hindistan’ın hem İran’ı
hem de ABD’yi idare etmeye çalıştığı ve petrol alımına devam edeceği de ileri
sürülmektedir.
Güney Kore ile Japonya’nın İran’dan petrol alımını devam ettirmek
için yaptırım kararının dışında tutulmaları yönünde görüşmeler içinde oldukları
söylenmektedir.
Günde 450 Bin varil petrol ithal eden Avrupa ülkelerine gelince
yaptırım kararıyla çelişkili tutum içerisindeler.
İran’dan petrol alımında İngiltere, Fransa ve Almanya arasında
yapılan anlaşmalar gereği dolar yerine takas sistemi gibi alternatif bir
mekanizma kurulacağından bahsedilmektedir.
Bütün bu gelişmelerin yanı sıra Trump‘ın İran Lideri Ruhani ile hiçbir ön koşul
olmadan görüşme talebinde bulunması kafaları karıştırmıştır. İran ise ABD
yönetimi ile daha önce imzalanan nükleer anlaşmasının canlandırıldığı takdirde
görüşme yapabileceğini bildirmiştir.
Uluslararası siyasi ilişkilerde nabza göre şerbet veren ABD acaba
kendi görüşlerini yeniden gözden geçirmeyi düşünüyor mu?
Kaynak Yeniçağ: Hürmüz Boğazı petrolün
vazgeçilmez koridorudur – Cüneyt MENGÜ