Ahmet B.
ERCİLASUN : Rahim Cavadbeyli
bir Azerbaycan Türk’üdür, HÜKÜMET SAHİP ÇIKSIN !!!
E-POSTA : bercilasun@hotmail.com
12 Ağustos 2018
Herkes Papaz Brunson ile
meşgul. Bu adam, Türkiye’de ajanlık faaliyeti yaptığı iddiasıyla
mahkemelerimizde yargılanıyor. ABD de “Adamın
suçu yok, gönderin.” diye baskı yapıyor. Ülkemizin
yöneticileri de bir yandan “Türk
mahkemeleri bağımsızdır.” diyor, bir yandan da görüşmeler
için ABD’ye heyet gönderiyor.
Rahim Cavadbeyli ise bir Azerbaycan Türk’ü. Daha doğrusu Güney
Azerbaycan’dan. Tebrizli. Dört yıldan beri Türkiye’de yaşıyor. Birleşmiş
Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Ofisi’nin gözetiminde. Yani “özgürlüğüne yönelik bir tehdit ile karşı
karşıya kalacağı bir ülkeye gönderilemez.” Statüsü
böyle ama Cavadbeyli, 02 Ağustos 2018 Perşembe günü sorgusuz sualsiz gözetim
altına alındı ve İran’a iade edilmek üzere Van ilindeki bekleme kampına
gönderildi. İlkel ve zor şartlarda orada bekletiliyor. İran’a gönderilirse ne
olacağı belli değil.
Bütün basın Brunson diye yatıyor, Brunson diye kalkıyor ama İranlı
bir Türk’ün durumundan hiç kimse haberdar değil. Rahim Cavadbeyli, İran
yönetimi için sakıncalı ve şimdi oraya gönderilme tehlikesi ile karşı karşıya.
Dört yıldır Türkiye’de güven içinde yaşıyordu. Üstelik Birleşmiş Milletler
mültecilik statüsü taşıyor.
Rahim ile bizim ne ilgimiz var? Önce Türk olduğu için ilgimiz var.
Sonra Türk kültürü ve edebiyatıyla uğraştığı için ilgimiz var. Nasıl mı?
Edebiyata az çok yakınlığı olanlar Emine Işınsu adını herhâlde
duymuş olmalılar. Onun romanlarından ikisi Çiçekler
Büyür ve Cumhuriyet
Türküsü. Şimdi bu kitaplar Çiçekler
Böyüyer ve Cumhuriyet
Mahnısı oldu. Rahim sayesinde Bakü’ye taşındı, Azerbaycan Türkçesine
aktarıldı ve yeni isimleriyle orada basıldı. Cavadbeyli daha birçok eserin
Azerbaycan ve İran’da, hatta Kerkük’te basılmasını sağladı. Biz bunun için
Rahim’i tanıyor ve seviyoruz. Yakın Türk Dünyası arasında köprüler kuruyor.
Şimdilik yakın Türk Dünyası. Daha sonra belki de biraz daha uzaklara
açılacaktı. Ama işte şimdi Van’da bir kampta bekletiliyor. İran’a iade edilirse
ne olacağı belli değil.
Tuhaf bir ülke olduk. Burnumuzun dibindeki adalarda fiilî durum
yaratılır, adalar işgal edilir, sesimizi çıkarmayız. Putin, Kırım’ı işgal eder,
sineye çekeriz. Çin zulmünden kaçan Uygur Türklerini günlerce hava alanlarında
bekletiriz. Türk vatandaşı Uygurların Doğu Türkistan ile ilgili faaliyetlerine
yasak koyarız. Irak’tan, Suriye’den gelen Türkmenler bin bir sıkıntı çeker,
milyonlarca Arap ellerini kollarını sallaya sallaya Türkiye’de dolaşır, her
türlü hizmetten parasız yararlanır.
Bütün bunlar tuhaf değil mi? Kendimizi Türk hissetmiyor muyuz?
Yoksa Arap mı hissediyoruz? Nedir bu Türk’e karşı, Türk olana karşı tutumumuz?
Hani Türk misafirperverdi, civanmert idi, kendisine sığınanı düşmana iade
etmezdi. Diziler filan çeviriyoruz, Türk’ün bu vasıflarını göstermek için.
Fakat sıra uygulamaya gelince hiçbir devlete gücümüz yetmiyor. Çin elçiliği
veya bir konsolosluk görevlisi “Şu
toplantıyı Doğu Türkistan adıyla yapmayın.” diyor; hemen
Emniyetten veya ilgili kurumun yönetiminden haber geliyor, toplantı
engelleniyor. Bu, bir devletin onuruna yakışır mı? Başka devletlerle onurlu,
haysiyetli ilişkiler kurmayı ne zaman öğreneceğiz? İran bastırdı, tut, gönder
Cavadbeyli’yi. Bu insan BM gözetiminde olduğu gibi bizim de haysiyetimizdir,
şerefimizdir. Eğer bir suçu varsa o zaman yargılarsınız, Van’daki kampa
göndermek ne oluyor?
Doğrusu bizim istihbarat organlarımıza da şaşıyorum. Bir
bakıyorsunuz, istihbaratın en yüksek makamlarına gelmiş kişiler televizyonlarda
PKK ağzıyla konuşuyor; Oslo’da PKK liderleriyle müzakereler yapıyor. Bir
bakıyorsunuz bazı istihbarat elemanlarımız İmralı’dan Kandil’e mektup taşıyor.
Güvenlik teşkilatlarımızın Türklüğe ve devlete bağlı, çağdaş
yöntemlerle çalışan kurumlar olmasını hepimiz arzu ederiz. Güvenlik
mensuplarının çoğunun da böyle olduğuna inanıyoruz. Ama işte belki kendilerine
bağlı olmayan, daha yukarılardaki bir takım makamlardan gelen böyle tuhaf
uygulamalar da var.
Rahim
Cavadbeyli bir Azerbaycan Türk’üdür ve Türk’ün şefkatini görmeye hakkı
vardır.
Kaynak Yeniçağ: Rahim Cavadbeyli bir Azerbaycan
Türk’üdür – Ahmet B. ERCİLASUN