Yayınlandı: 20.08.2018 00:00
Henüz güncellenmedi

EKONOMİ & FİNANS & KALKINMA & DIŞ TİCARET & KRİPTO PARA (BITCOIN) & ÖZELLEŞTİRME

EKONOMİ DOSYASI : Ünlü ekonomistten korkutan Türkiye yorumu !

Dünyanın önde gelen ekonomistlerinden birisi olan Prof. Daron
Acemoğlu’ndan ekonomi için dikkat çeken yorum geldi. Acemoğlu, Türkiye’deki
ekonomik gelişmeleri değerlendirirken kolay bir çözüm yolunun olmadığını
söyledi.

Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli ekonomistler arasında
gösterilen ABD’deki MIT (Massachusetts Instıte of Technology) Profesörü Daron
Acemoğlu, Türkiye ekonomisi ve dünyadaki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde
bulundu. Aynı zamanda dünyanın en çok alıntılanan ekonomistlerinden de birisi
olan Acemoğlu’na göre Türkiye ekonomisi için kolay bir çözüm yolu bulunmuyor.
başlangicnoktasi.org isimli internet sitesine konuşan Acemoğlu, Türkiye ekonomisi
ile ilgili soruya şu değerlendirmede bulundu:

DÜŞÜK
KALİTELİ BÜYÜME

“Kolay bir çözüm yolu yok. Türkiye ekonomisi, son 10 yıldaki
kurumsal sallantılardan kaynaklanan yapısal sorunlara sahip. Düşük kaliteli
büyüme bunun bir sonucu. Fakat zamanla bu yetersizlikler iflasa karşı
savunmasız olan şirketleşmiş kesime yol açmıştır. Ki, bu da bankacılık
sektörüne, özellikle de inşaat ve emlak sektörüne karşı büyük tehlikeler
yaratır. İlerlemenin en iyi yolu, kurumları geliştirmek, Türkiye’nin yabancı
sermayenin kaçışından dolayı zarar görmeyeceğinden emin olmak ve kurumsal
sektörü yeniden yapılandırmak ve böylece kurumlar borçlanma sonucunda
devrilmeyecek duruma gelmiş olacaklar.”

Bloomberg.com’a bir makale yazan Acemoğlu, burada da demokrasinin
geçmişten günümüze gelişimini ele aldı. Demokrasinin ekonomik büyüme için iyi
oluğunu anlatan Acemoğlu, şu ifadeleri kullandı:

GÜNEY KORE
ÖRNEK

“Askeri diktatörlükler veya monarşi gibi sistemlerden demokrasiye
geçenlerde veya otokrasiden demokratik rejimlere geçen ülkelerde, devam eden 20
yılda çok daha yüksek ölçüde ekonomik büyüme gerçekleşir ve kişi başına düşen
gelir yüzde 20 oranında artar. Güney Kore örneği bunu gösteriyor. Güney
Kore’nin ekonomik mucizesinin sebebi olarak genellikle 1960’lı yıllardaki
otoriter liderleri gösteriliyor. Örnek olarak da devlet merkezli endüstriyi
yöneten lider General Park Chung-Hee veriliyor. Ancak 1980’li yıllarda ülkenin
kişi başına düşen geliri Japonya’nın yalnızca yüzde 30’una eşitken büyüme
yavaşlamıştı. Büyük çaplı öğrenci hareketleri, ticari birlikler ve demokrasi
yanlılarının gerçekleştirdikleri protestolar sonucunda askeri hükümet Haziran
1987’de devrilmişti ve ülke ekonomisi takip eden 20 yıl boyunca yıllık ortalama
yüzde 5’lik büyüme gösterdi. Bugünkü kişi başına düşen gelir Japonya’dan
yalnızca yüzde 30 daha az.”

KENDİ
TEKELLERİNİ KAYBEDENLER DEMOKRASİDEN MUTSUZ OLUYOR
















Demokrasinin kuşatma altında olduğunu söyleyen Prof. Daron
Acemoğlu, “Demokrasilerin büyüme için iyi olması demokrasinin işlemesinin kolay
olup olmadığıyla ilgili kesin konuşmak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda
demokratik olmayan ülkelerin sorunsuz şekilde demokrasiye geçeceklerini iddia
etmek de doğru değil. Demokrasi çalışmayı gerektirir ve sıkça karşıdan esen
rüzgarlarla yüzleşirsiniz. Ve bunun tek nedeni de demokrasi düşüncesinin
günümüzde Çin ve Rusya gibi güçlü uluslararası aktörleri tehdit edebiliyor
olması değil. En büyük sıkıntılar dışsal değil, içsel. Demokrasi kazananların
yanı sıra kaybedenler de yaratıyor. En sonunda bazıları daha fazla vergi ödemek
durumunda kalıyor ve kendi tekellerinin kaybolmakta olduğunu görenler bu
durumdan mutsuz oluyorlar” dedi.