Yayınlandı: 21.08.2018 00:00
Güncellendi: 16.08.2022 00:49

GÜNDEM ANALİZİ & DEĞERLENDİRME (TÜRKÇE & İNGİLİZCE)

GÜNDEM ANALİZİ /// E. TUĞA. TÜRKER ERTÜRK : NE AMERİKA, NE RUSYA, NE ÇİN ! HERŞEY TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN !

Link : http://www.turkererturk.com.tr/ne-amerika-ne-rusya-ne-cin/

Biri, diğerinin
alternatifi değil! Türkiye,
merkez coğrafyada bulunuyor. Tüm komşularıyla ve küresel güçlerle karşılıklı
çıkara ve saygıya dayalı, dengeli ve çok taraflı iyi ilişkiler geliştirmek
zorunda. Türkiye’nin
jeopolitik konumu yani dünya üzerindeki adresi, tarihin derinliklerinden gelen
deneyimi ve birikimi bunu dikte etmektedir.

Önce
ABD’ye
iliklerinize kadar teslim olun, sorun çıkınca Rusya ve Çin’e
doğru savrulun! Hatta kötü muamele görüyor olsanız da gönlünüz yine ABD’de olduğundan; eski
sevgiliye “değerimi anlamazsan başka
müttefikler ararım’’
kurları yapın! Bunlar doğru şeyler değil.
Böyle bir ülkeye kimse saygı duymaz ve ciddiye almaz. TürkiyeABD’ye, ne Rusya’ya, ne Çin’e ne de başkasına teslim
olmamalı ve güdümüne girmemelidir. Bugün ABD’den
gördüğünüz kötü muameleyi; eğer savrulma gerçekleşirse, yarın çıkarlarımız
çatıştığında Rusya ve Çin’den de görmeyeceğinizi
garanti ediyor musunuz? O zaman savrulabileceğiniz başka küresel güç de
kalmayacak!

Ayı ile Yatağa Girmek

Demek
istiyoruz ki; Türkiye
komşularının yanında, küresel güçler olan Çin, Rusya
ve ABD ile mümkün
olduğunca iyi ilişkiler içinde olmaya çalışmalı, ama hiçbirine teslim
olmamalıdır. Bu ilişkiler; birbirinin yerine ikame edilebilen ve diğerini yok
sayan ilişkiler olarak asla düşünülmemelidir. Ayrıca; sıkleti büyük devletlerle
çok yakın ilişki kurulmaz, çok da uzakta kalınmaz. İsmet Paşa’nın dediği gibi; “Büyük devletlerle ilişkiye girmek, ayı ile
yatağa girmek gibidir”.

Daha
düne kadar iktidar; “ABD bizim
stratejik ortağımız’’
diyor, uluslararası toplantılarda Trump
ile yanak yanağa poz veriyor, gülücükler dağıtıyor ve hatta muhalefeti ABD karşıtı olmakla
suçluyordu. Şimdi ise ABD için; “Emperyalist! Bağımsızlığımızı yok sayıyor
ve bizden kabul edilmesi mümkün olmayan şeyler istiyor”
diyor
ve daha dün “ABD karşıtı” diyerek
suçladıklarını, şimdi “Amerikancı”
olmakla suçluyor. Nasıl bir ruh haliyse bu!

İzlenen Rota Yanlıştır

Ama
biz o gün de iktidarın yanlış yaptığını, ABD’ye
teslimiyetin felakete neden olacağını yazdık ve ekranlarda anlattık. Sanırım,
emperyalizme karşı mücadeleden bahsetmeye hakkı olmayan tek irade, iktidardır.
Çünkü sicili buna müsait değil! Türkiye
dâhil, Ortadoğu bölgesine
tecavüz etmeyi esas almış, bu bölgeyi etnik, dinsel ve mezhepsel olarak bölüp
parçalamayı planlamış Büyük
Ortadoğu Projesi
’ne destek vereceksiniz, hatta eş başkanlığını
yapacaksınız, bu plan gereğince başlatılan Suriye’deki emperyalizmin vekâlet savaşının
ateşine odun taşıyacaksınız ve bugün emperyalizmden şikâyet edeceksiniz!
Öncelikle; tutarlı olmak lazım! Halkı kandırmaya yönelik, göstermelik
tepkilerle emperyalizmle mücadele edilmez ve karşı taraf seni ciddiye bile
almaz, almıyor da!

Emperyalizme
kendini kullandırmış, emperyalist projelerde görev almış, daha sonra şartlar
değiştiği için emperyalizme karşı mücadele etmiş ve kazanmış tek bir lider bile
yok. Emperyalizme karşı mücadele etmek istiyorsak; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün
yolu izlenmelidir. Şu an, tutulan yol ve izlenen rota yanlıştır.

Aristo Mantığına Benziyor

Son
günlerde; “aynı gemideyiz”
söylemi çok kullanılmaya başlandı. Amaç çok net; muhalif sesleri baskı altına
almak, “vatan hainliği ve emperyalist
işbirlikçiliği”
suçlaması ile Türkiye’nin felakete doğru tam yol süratle gittiği
hakikatini anlatanları susturmaktır.

“Aynı gemideyiz” yaklaşımı, Aristo
mantığına benziyor. Antik çağda yaşamış bir Yunan filozofu olan Aristo, her şeyi ikilem
olarak görürdü ve başka düşünceye hayat hakkı tanımazdı. “Türkiye bir gemi, madem aynı gemideyiz;
herkes kaptanın dediğini yapmalıdır”
. Başlangıcı milattan
önceye giden bu mantıksal yaklaşım günümüzde geçerli değildir ve ilkeldir.

Hangi Rotaya Viya Edilmeli

ABD’nin Türkiye’yi
tehdidi ve yaptırımları üzerine verilecek mücadele için gerçekten bir gemi
benzetmesi yapılacaksa, o gemi Bandırma
olmalıdır; emperyalist işgalini sonlandıran ve bağımsızlık savaşını kazanan
insanların, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde
Bandırma’ya
binip, bu mücadeleye başlamaları nedeniyle! Sizi bilmem ama ben kendi adıma Aristo mantığı zorlaması ile
felakete doğru giden gemide değil, kurtuluşa doğru gidecek olan Bandırma Gemisi’ndeyim.

Ayrıca,
bir harp gemisinde seyir harekât subayı, eğer gemi komutanın verdiği emirle
tehlikeye doğru gidiyorsa, komutanı münasip bir dille uyarır ama gemi komutanı
yanlışta ısrar ediyorsa, durumu gemi jurnaline yazar ve imzalar. Evet, ben de
buradan ikaz ediyorum ve altını imzalıyorum: Türkiye’nin halen seyrettiği rotada başına
felaketin gelmesi muhakkak. Derhal büyük dümen açısı ile bugüne kadar
seyredilen rotanın 180 derece tersine dönülmeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin
kurucu babası Gazi Mustafa Kemal
Atatürk’ün
belirlediği, aklı ve bilimi esas alan, antiemperyalist olan, tam bağımsızlığı
şiar edinen ve Cumhuriyetin
kurucu ideolojisinden sapmayan çağdaş uygarlık rotasına viya edilmelidir.






























Türker Ertürk