Yayınlandı: 27.08.2018 00:00
Henüz güncellenmedi

MİLLİ SORUNLAR DOSYASI (Ege Adaları, Kıbrıs, Darbeler, Avrupa ve ABD’de PKK Faaliyetleri, vs ..)

KIBRIS DOSYASI /// E. TUĞA. TÜRKER ERTÜRK : 44 Yıl Önce Kıbrıs’a Niçin Çıktık ?

LİNK : http://www.turkererturk.com.tr/44-yil-once-kibrisa-nicin-ciktik/ 

Kıbrıs’ı yurt edinme
maceramız; Piyale Paşa komutasındaki Osmanlı Donanmasının 15 Mayıs 1570’te
İstanbul’dan ileri hareketi ile başlar, 1 Temmuz 1570’te Lala Mustafa Paşa
komutasındaki ordunun adaya çıkması ile devam eder ve o zaman adanın sahibi
konumundaki Venediklilerin son direniş noktası olan Magosa’nın teslim olması
ile 4 Ağustos 1571 tarihinde somutlaşır.

 

Gördüğünüz gibi ada;
çeşitli entrikalarla burayı tek başına sahiplenmeye çalışan Rumlardan veya
Yunanlardan değil, Venediklilerden alınmıştır. 

 

KIBRIS’IN FETHEDİLMESİNİN NEDENİ?

 

Kıbrıs’ın fethedilmesinin
nedeni ise ağırlıkla Ortodoks yerli halkın Katolik Venedik yönetimi altında
baskı görmesi ve yardım istemesiydi. Tabii ki adanın Osmanlı için jeopolitik ve
stratejik öneminin fetih kararında etkili olmadığını söylemek yanlış olur.

 

Kıbrıs alındıktan sonra, adaya 21 Eylül 1571 tarihli Padişah II. Selim’in fermanı ile İç
Anadolu’nun Karaman Vilayetinin belirli yerlerinden vasıflı ve seçilmiş
Müslüman Türk aileler yerleştirilmiştir. Kıbrıs Türkleri, işte bu seçilmiş
insanların genetik devamı ve torunlarıdır. Ayrıca Kıbrıs Türkleri, 1878’de
başlayan İngiliz yönetimi altındaki ağır baskı ve haksızlıklara, daha sonra Rum
terörü nedeniyle çektikleri acılara rağmen; kimliklerine sahibiyet konusunda
gösterdikleri duyarlılıkla rüştlerini ispatlamışlardır.

 

KIBRIS’A TEKRAR ÇIKMAMIZIN NEDENİ

 

Tam olarak 44 yıl önce
bugün, yani 20 Temmuz 1974 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs’a çıktı. Bu
sefer de esas neden; dinsel ve etnik farklılığı dolayısıyla ayrıma tabi
tutulan, soykırıma uğratılmaya çalışılan, yüzyıllar önce devletin çıkarları
için orada zorunlu olarak iskân edilen soydaşlarımızın yardımına koşmaktı. 

 

Siz
hiç AKRİTAS soykırım planını duydunuz mu? Evet, bu plan Kıbrıs’ta
yaşayan Müslüman Türklerin imha planıdır. AKRİTAS, 21 Aralık 1963 tarihinde
Tahtakale’de başlatılan Rum saldırılarını organize eden planın adıdır.

 

İFESTOS

 

Ya İFESTOS’u duydunuz mu?  Bu
bir harekât emridir. Harekât emri; planlara istinaden yapılır ve “kim,
nerede, nasıl, ne zaman, ne yapacak” ayrıntılarını içerir.
İşte İFESTOS, 400 yılı aşkın süredir adada yaşayan
Müslüman Türklerin evcil hayvanları da dahil nasıl etnik temizliğe tabi
tutulacağını, köy köy ve hane hane olarak nerelere topluca gömüleceğini içeren
harekât emrinin adıdır.

 

“ERMENİ SOYKIRIMI” YALANI!

 

Bu planlar ve emirler ele
geçirildi, imzalı ve inkâr edilemez kanıtlar olarak dünya tarihindeki yerini
çoktan aldı!
Nerede bizim
işbirlikçilerimiz ve hainlerimiz? Onlar içeriden, diğerleri (emperyalizm ve
Ermeni Diasporası) dışarıdan dört koldan çalışmalarına rağmen; “Sözde
Ermeni Soykırımını” kanıtlayacak böyle bir belge bulamadılar! Çünkü
bu bir yalan!

 

HER TARAFTA BÖLÜNME İSTENİYOR!

 

Bakınız; 1990 sonrası yeni
dünya düzeninde, sadece Avrupa’da bile Yugoslavya’dan yedi, Çekoslovakya’dan
iki yeni bağımsız devlet ortaya çıktı. Bu yeni devletlerin halkları etnik veya
dinsel olarak birbirine çok yakın olmasına rağmen; emperyalizmin çıkarları için
ayrıştırıldı. Bölünmeler günümüzde bile hala devam ediyor. Sudan bölündü, Libya
bölünüyor, Irak ve Suriye bölünmenin arifesinde! Türkiye de bölünmeye çalışılan
ülkeler arasında.

 

Ne diyorsunuz; emperyalizm
bütün dünyada, hatta bizim ülkemizde bile bölünmeyi teşvik ederken niye
Kıbrıs’ta ayrı etnik, dinsel, kültürel kökenden gelmelerine ve aralarında
evrenin en büyük suçu sayılan soykırıma uğrama/uğratma teşebbüsü acısı
yaşanmasına rağmen Türkler ile Rumlar arasında bütünleşmeyi istiyor?

 

KIBRIS’TA YAŞAMSAL ÇIKARLARIMIZ VAR!

 

Çünkü emperyalizm, Türkiye
gibi jeopolitik bir devin Kıbrıs gibi jeopolitik bir varlıkla buluşmasını
istememektedir. Birleşme ve bütünleşme hikâye olup, malı götürmeye
çalışmaktadırlar. Kıbrıs Türküne layık gördükleri; zaman içinde asimilasyona ve
göçe uğratacakları azınlık hakkıdır.

 

Kıbrıs, ülkemiz için
yaşamsal ve çıkarsal öneme sahiptir. Bunun dışındaki görüşler ya kötü
niyetlidir, ya satın alınmıştır ya da arkasında bilgi, tarihi derinlik, deneyim
ve birikim yoktur.

 

YAŞASIN KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ

 

Bu arada biliyor muydunuz;
Kıbrıs’ın etrafında tespit edilen yüksek kapasiteli fosil enerji kaynaklarının
ABD, AB ve İsrail’in ilgisini çektiğini ve bölgede Türkiye’nin 100 yılına
yetecek kadar petrol ve doğal gaz rezervi olduğunu?

Yaşasın Kıbrıs Türk’ü,
yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Ne mutlu
Türk’üm diyene!




















































































Türker Ertürk