Yayınlandı: 29.08.2018 00:00
Güncellendi: 16.08.2022 00:15

YENİ DÜNYA DÜZENİ & THE NEW WORLD ORDER

YENİ DÜNYA DÜZENİ DOSYASI /// ŞAHVER KAYA : Yeni Dünya Düzeni Jeopolitikten, Jeoteknolojiye evrilirken…

Yeni Dünya Düzeni
Jeopolitikten, Jeoteknolojiye evrilirken…

Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bir raporda uzun zamandır düşündüğüm bu
konu gündemdeydi. Düşüncelerimi teyit ediyordu.  21. yüzyıl Jeoteknoloji
zamanıydı. Bu kavramın altında yatan yapay zekâ, robotiks, yenilenebilir
enerji, biyoteknoloji, 5G, artırılmış gerçeklik gibi teknolojiler insanlığın
geleceğini şekillendirmekte zira.

Yeni dünya düzeninde, bu teknolojileri
içselleştirmiş toplumlar gücü ellerinde tutuyor olacak.

Jeoteknoloji farkındalığı bazı ülkelerde son
derece yüksekken, bazı ülkelerde bir o kadar zayıf.

En yüksek farkındalığa sahip ülke Çin. “Made
in China 2025” yol haritası ve 2050 planı ve yol haritası Çin’in jeoteknoloji
farkındalığının ne kadar yüksek olduğunu ortaya net olarak koyuyor.

Öte yandan son yüzyılın süper gücü olan ABD
siyasi olarak içe dönmesiyle ve özellikle temel eğitim kalitesindeki
zayıflamalara paralel olarak, biraz odağını yitirmiş hissi vermeye devam
ediyor. 

Çin’in Jeoteknoloji Hamleleri

Dünyanın en büyük altyapı projesi olan ” Bir
Kuşak Bir Yol” projesi

Almanya’nın Endüstri 4.0 vizyonundan ilham
alarak Çin’in ortaya koyduğu “Made in China 2025 vizyonu”

Kısaca
hatırlamak gerekirse “Made in China 2025” toplam 10 kritik teknoloji ve sektöre
odaklanıyor.

·       
5G

·       
Siber güvenlik

·       
Robotiks

·       
Havacılık teknolojileri

·       
Okyanus mühendisliği

·       
İleri tren yolları

·       
Yeni Enerji teknolojileri

·       
Tarım teknolojileri

·       
Biyoteknoloji

·       
Tıp teknolojileri

Bu hedeflere ulaşabilmek için Çin şu anda beş
ulusal üretim inovasyon merkezi başlattı. 2025 itibarıyla 40 ulusal üretim
inovasyon merkezi planlanıyor.

48 adet bölgesel üretim inovasyon merkezi
açıldı.

1,5 milyar dolar devletten ve 1,6 milyar
dolar bölgesel valiliklerden olmak üzere toplam 3,1 milyar dolar belirtilen
alanlarda çalışacak teknoloji takımlarının desteklenmesi için kaynak ayrıldı.

2030’da Çin yapay zekâda dünya lideri olmak
için çalışıyor. Şu anda elimizdeki ARGE verileri bu yönde hızla yol aldığını
gösteriyor.
















































Ben şu anda yapay zekâ teknolojileri üreten
Beijing merkezli bir şirkete yönetim kurulu danışmanlığı yapıyorum. Çin
devletinin bu yüksek teknoloji şirketlerine olan stratejik ve ekonomik
desteklerini ilk elden tecrübe ediyorum. Bu pek başka ülkelerde karşımıza
çıkmıyor doğrusu.


20. yüzyılın son dönemlerinde Japonya yüksek
teknoloji ihracatında dünya lideriydi.

Asya
Development Bank verilerine göre 2014 yılında Çin yüksek teknoloji ürünleri
ihracatının yüzde 44’üne sahip oldu. 2000 yılında Çin’in payı sadece yüzde
9,4’dü.

Bugün Çin elektrikli araba, yenilenebilir
enerji konusunda büyük atılımlar içinde. Yakında tamamıyla Çin yapımı
uçaklardan oluşan Çinli hava yolu şirketlerini de göreceğiz.

Trump yönetiminin başlattığı ticaret savaşı
doğrudan “Made in China 2025” vizyonu bünyesindeki sektörlerle alakalı. Hedef
net.

2017 yılında Netaş’ın yüzde 48’ini 101 milyon
dolara satın alan Çin’in ikinci büyük Telekom teknolojileri sağlayıcısı ZTE de
Trump’ın listesindeki şirketlerden biri. ZTE ABD’den 1 Milyar dolarlık ceza
aldı geçtiğimiz ay.

Huawei de mercek altında şu anda.

Trump ZTE’nin ABD’den herhangi bir bileşen
almasını Nisan ayında yasakladı. Çin başkanı Xi bunun karşılığında “O halde
bizim domestik inovasyona odaklanmamız gerekiyor” dedi.

Bu aslında bizim için de tanıdık bir konu.

Türkiye, savunma sanayisindeki ihtiyaçlarını
Batı’dan karşılayamadığı için kendi savunma sanayisine odaklandı ve bugün bize
umut veren savunma teknolojilerine sahip hale geldik. Bu sadece savunma
sanayimiz için değil, büyük resimde ülkemizin geleceği için son derece cesaret
verici bir gelişme.

Çin’in
“Made in China 2025” vizyonuna karşı olan sadece ABD değil

AB’de de yavaş yavaş kıpırdanmalar görmeye
başladık.  AB Ticaret Odaları Birliği geçtiğimiz haftalarda 532 AB
firmasını kapsayan bir anket yaptı. Katılanların yüzde 58’i “Made in China
2025” insiyatiflerine katılamadıklarını çünkü Çin’in açık ve şeffaf olmadığını
söyledi. Yüzde 62’si “Made in China 2025” vizyonunun bir zararı olmayabilir
derken, geri kalanlar içinde yüzde 43 Çin’in şeffaf olmamasının kendilerinde
şüphe uyandırdığını belirtti.

Artık oyunun adı Jeoteknoloji ve bu kavramı
kapsayan teknolojiler.

Dünyaya bu perspektiften bakmaya
başladığımızda, doğru yol haritalarını, doğru takımlarla ortaya koyabiliriz.

Türkiye’nin KOBİ’lerinin dijitalleşmesi ile
birlikte yeniyi yaratma ve sağlam temeller atma zamanı bugün.  Bu
ekosistemin oluşturulması ancak ve ancak devlet liderliğinde gerçekleşebilir.
Önümüzde bunu başarmış yeni bir örnek var. Çin.

Yeni dünya düzeni jeoteknoloji prensipleriyle
oluşuyor. Jeoteknoloji gözlükleri edinin. Twitter’da bu konudaki paylaşımlarımı kaçırmayın.






























Jeoteknolojiyi keşfetme, kendinizi geliştirme
zamanı!