Baş İstihbaratçı Zorda
Sağ popülist Almanya İçin
Alternatif’in (AfD) gençlik teşkilatı Genç Alternatif’in Saksonya Eyaleti eski
Başkanı Franziska Schreiber, piyasaya yeni sürülen kitabında, Maassen’ın
partinin izlenmesinin engellenmesi için birtakım tüyolar verdiği yer aldı.
Sağ popülist Almanya İçin Alternatif’in (AfD)
gençlik teşkilatı Genç Alternatif’in Saksonya Eyaleti
eski Başkanı Franziska Schreiber, piyasaya yeni sürülen kitabında, Maassen’ın
partinin izlenmesinin engellenmesi için birtakım tüyolar verdiği yer aldı.
Franziska Schreiber, Hans-Georg Maassen’ın 2015 yılında, sonradan kendisi gibi
partiden istifa eden AfD’nin o dönemdeki Genel Başkanı Frauke Petry ile birkaç
kez görüştüğünü ve partinin Federal Anayasa Koruma Teşkilatı tarafından
izlenmemesi için neler yapmaları gerektiği konusunda önerilerde bulunduğunu
ileri sürdü.
Tabii BfV’den hemen bir yalanlama geldi.
Her partinin temsilcileri ile olduğu
gibi Başkan Maassen’ın, o dönemdeki AfD lideriyle bir araya geldiği, ancak
herhangi bir tüyo verip, önerilerde bulunduğu iddialarının tamamen uydurma
olduğu açıklandı. Ancak buna rağmen kafalardaki soru işaretleri kaybolmadı.
Başta Yeşiller ve Sol Parti olmak üzere, diğer partilerden bazı politikacılar
da BfV Başkanı’nı AfD’ye yakın bir tutum sergilemekle suçladılar. Daha
kafalardan bu yöndeki soru işaretleri kaybolmadan, Hans-Georg Maassen, Chemnitz‘de Suriye ve Iraklı iki sığınmacının 35
yaşında bir Alman’ı bıçaklayıp öldürmesinin ardından kentte başlatılan
gösteriler ve yabancı avı ile ilgili bir açıklama yaptı. Başbakan Angela Merkel, aşırı sağcıların ve sağ
popülistlerin kentte kin ve nefret yaydıklarını gösteren görüntülerin
kesinlikle kabul edilemeyeceğinin altını çizerken, “Bunun bizim hukuk
devletimizde yeri yoktur” dedi. Merkel, yabancı görünümlülere dönük
saldırı ve tepkileri sürek avı olarak niteledi. Maassen ise tam aksi bir
açıklama yaptı. BfV Başkanı, “Medyada, Chemnitz’de aşırı sağcıların sürek
avına çıktığı yönündeki haberlere duyulan şüpheyi ben de taşıyorum.
İstihbaratın elinde sürek avına dair bilgi yok. Bu konuyla ilgili internette
yayınlanan video görüntülerinin gerçek, otantik olduğuna dair bir delil
yok” dedi. Hatta daha da ileri giderek, “Benim dikkatli
değerlendirmeme göre, bunun Chemniz’deki cinayetle ilgili olarak kamuoyunun
dikkatini başka yöne çekmek için bilinçli olarak yalan bilgi olabileceğine dair
iyi gerekçeler var” diyerek, medyayı suçlayıcı bir tutum sergiledi.
Maassen’ın bu yaklaşımı adeta, Amerika Birleşik
Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump‘ın işine gelmeyen her şeyi
“Fake news” (yalan haber) olarak nitelemesi gibiydi. Oysa ki söz
konusu videoda Chemnitz caddelerinde bir Afgan’ı kovalayıp ona saldırdıkları
çok açık bir biçimde görülüyordu. Saldırıya uğrayan Afgan sığınmacı, polise
gidip şikayetçi olmuştu. Birçok görgü tanığı, aşırı sağcıların Chemnitz
sokaklarında yabancı görünümlülere saldırdıklarını, küfürler yağdırıp, hakaret
ettiklerini söylüyorlardı. BfV Başkanı Hans-Georg Maassen’ın bunları bilmemesi,
duymaması, söz konusu görüntüleri görmemesi mümkün değildir. İşte bu yüzden de
Maassen’ın bu yöndeki açıklaması, AfD’nin dışındaki tüm köklü partiler
tarafından eleştirilmektedir. Hatta Hans-Georg Maassen’ın istifası bil istenmektedir.
Yeşiller de, Sol Parti de sağ popülist “AfD’yi koruyucu bir tutum
sergilediği” gerekçesiyle Maassen’ı istifaya çağırdılar. Hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD)
de öyle. SPD’li Rheinland-Pfalz Eyalet Başbakanı Manu Dreyer, politika, medya
ve görgü tanıklarının inandırıcılığından şüphe duyan birinin Federal Anayasa
Koruma Teşkilatı’nın başında yeri olmadığını söyledi. Yani istifa etmemesi
halinde, Hans-Georg Maassen’ın görevden alınmasını gündeme getirdi. SPD Genel
Başkanı ve partinin Federal Meclis Grubu Başkanı Andrea Nahles ise daha da
ileri gitti.
Andrea Nahles, Maassen’ın görüşünü paylaştığını söyleyip kendisine sahip
çıkan Federal İçişleri, İmar ve Yurt Bakanı olan Hıristiyan Sosyal Birlik Parti
(CSU) Genel Başkanı Horst Seehofer’i de topa tuttu. Nahles, hem Bakan
Seehofer’in hem de BfV Başkanı Maassen’ın bulundukları makamları hak
ettiklerinden şüphesi olduğunu söyledi. Yani bir yerde, hem Seehofer’in hem de
Maassen’ın istifa etmeleri veya görevden alınmaları gerektiğini söyledi. Evet,
şimdi tüm gözler ve oklar Hans-Georg Maassen’a çevrildi. Tabii Merkel
kabinesinde yer alan ve “Göç, bu ülkedeki tüm sorunların anasıdır”
diyerek dışlayıcı, ayırımcı ve bölücü bir yaklaşım sergileyen Bakan Seehofer’e
de.
Kaynak: Hürriyet