SİYASET BİLİMİ & DIŞ POLİTİKA & SİYASİ PARTİLER

DIŞ POLİTİKA DOSYASI : 81. YILINDA MONTRÖ SÖZLEŞMESİ’NİN KARŞILAŞTIĞI GÜVENLİK SORUNLARI

Montrö Sözleşmesi’nin 81. yılında,
Karadeniz havzasında çarpıcı jeopolitik değişikliklerin vuku bulduğunu,
bölgenin stratejik öneminin arttığını ve bir soğuk savaş havasının bölgeye
hâkim olmaya başladığını görüyoruz. Rusya’nın, Karadeniz havzasında hegemonya
kurma çabası ve bu bağlamda Kırım’ı ilhakı ve Ukrayna’nın Donbass bölgesindeki
Rus kökenli ayrılıkçı isyancıları desteklemesi nedeniyle Batı dünyasıyla Rusya
arasında artan tansiyon ortamında, 8-9 Temmuz 2016 tarihlerinde Varşova’da
yapılan NATO zirvesinde, Rusya’nın yayılmacı eğilimlerini durdurmak amacıyla
doğu ve kuzey Avrupa’nın savunulması kapsamında bir dizi askeri önlem alınması
kararlaştırılmıştı. Bu meyanda NATO’nun Karadeniz’deki askeri varlığının
arttırılmasını öngören kararlar da alınmış ve bu bağlamdaki önlemler arasında
“NATO Daimî Deniz Gücü” adı altında sürekli bir NATO varlığının oluşturulması
da gündeme gelmişti. Varşova zirvesinde alınan bu kararlar ile, Rusya’nın
attığı mukabil adımların Karadeniz havzasındaki krizi tırmandırıcı bir karakter
taşıdığı göze çarpıyor. Batı medyasında, bu durumun, Türk Boğazlarının hukuki
yapılanmasını zorladığı yolunda bir algı oluşmuştur. 1936’da Montrö’de Boğazlar
Sözleşmesi’nin imzalanmasıyla “kapanmış olan sorunların” tekrar su yüzüne
çıkmaya başladığından söz ediliyor. Bu gelişmeler ışığında makalemizi iki
bölümden oluşacak şekilde düzenledik. Birinci bölümde, Montrö Sözleşmesinin
karşılaştığı güncel güvenlik sorunlarını ele alınacak; ikinci bölümde ise,
Sözleşme’nin fesih ve tadile ilişkin 28. ve 29. Maddelerinin uygulanması
halinde, Türkiye’nin karşılaşabileceği senaryoların analizi yapılacaktır.


DOKUMANI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.