Yayınlandı: 26.09.2018 00:00
Henüz güncellenmedi

ÜLKELER BAZINDA ANALİZLER & HABERLER & BİLGİLER /// ÜLKELER DOSYASI

SURİYE DOSYASI /// E. TUĞA. TÜRKER ERTÜRK : İdlib’de Kimler Var ?

LİNK : http://www.turkererturk.com.tr/idlibde-kimler-var/ 

İdlib’de radikal İslami örgütler var,
teröristler var, kelle koparan, kafa kesen canavarlar ve Suriye merkezi hükümetini
devirmeye çalışanlar var. Her grubun motivasyonu farklı da olsa, ezcümle
hepsine “emperyalizmin vekâlet
savaşçıları”
diyebiliriz. Mart 2011’de başlayan ve 7,5 yılını
dolduran bu savaşın amacı; Büyük
Ortadoğu Projesi
’nin (BOP) Suriye bacağını inşa etmektir.

BOP; Türkiye dahil bölgemize tecavüz etmeye çalışan ve oluk oluk kan döken
projenin adıdır. Başından itibaren yapılması gereken; tecavüz edilmeye çalışılan
bölgenin merkezi ülkeleri ile işbirliği yapmaktı! Ama Türkiye, kendi çıkarlarının,
güvenliğinin ve istikrarının tam karşısında olan bu plana destek verdi, eş
başkanlığını yaptı ve emperyalizmin vekâlet savaşının ateşine odun taşıdı.

İktidarın Gizli Gündemi Var!

Türkiye, BOP’a ve onun Suriye’deki
taşeronları olan vekâlet savaşçılarına destek vermesinin, kendi mezarını
kazması ve bindiği dalı kesmesi anlamına gelmesine rağmen bunu yaptı. Çünkü Türkiye’yi yöneten iktidarın
gizli gündemi vardı! İktidar, bunu açıkça söyleyemiyordu ama icraatları ile bu
gizli gündemi anlamamak imkânsız gibiydi! Evet, iktidarın çağdışı “Siyasal İslamcı”
ideolojisi, geçmişin aklı olan, ayağı yere basmayan ve gerçekleşme şansı
milyonda bir bile olmayan “Yeni
Osmanlıcı”
hayali ve mezhepsel bakış açısı ülkemizi felakete
sürükleyen gizli gündeminin arka planıydı.

Türkiye’deki
iktidar BOP’un
mümessillerinden dayak yiyince, Rusya ve İran tarafına savruldu ama hala
ülkemize yaşattığı felaket sürecinin nedeninin kendisi ve çağdışı ideolojisi
olduğunun farkında değil. Ayrıca; savrulduğu Rusya, İran, biraz da Çin tarafında -birazcık bile
olsun- gizli gündemini gerçekleştiremeyeceğini biliyor. O yüzden geldiği
tarafa, yani ABD’ye kur
yapmaya devam ediyor.

Suriye’de Hala Yanlıştan Dönülmüş Değil!

Evet,
iktidar emperyalizmin vekâlet savaşçılarının bir bölümü üzerinden, Suriye’den bir parça koparmak
niyetinde ve hala Suriye’de
yanlıştan dönmüş değil. Soçi’de
Putin’le yapılan
mutabakat gereğince; Suriye
merkezi hükümeti, Rusya
ve İran’ın,
teröristlerin son kalesi durumundaki İdlib’e
yapmayı planladığı operasyon şimdilik durduruldu. Rusya bu tavizi verdi; çünkü Türkiye’yi tekrar ABD’ye kaptırmak istemiyor ve
Batı’dan koparmak
istiyordu! Rusya, Türkiye’deki
iktidarın ikili oynadığının da farkındaydı ve güven de duymuyordu!

Halbuki
ülkemizin çıkarları, güvenliği ve istikrarı; İdlib’in vekâlet savaşçılarından bir an önce
temizlenmesini ve dikkatimizi diğer bölge güçleri ile birlikte, ABD desteğinde, PKK’nın uzantısı PYD’nin halen elinde tuttuğu
yüzde 27’lik bölüme çevirmemizi gerektirmektedir. ABD’nin Suriye’de bulunuşunun
meşruiyeti yoktur. Bugün için PYD
işgalinde bulunan bu bölge, Türkiye
için en büyük güvenlik tehditlerinden biridir. Ama iktidar, gizli gündemi
nedeniyle yanlış işler yapmakta, ülkemizin güvenliğini yok saymaktadır.

ABD, Bahanesini Tırmandırdı!

Nisan
2012’de bombalar patlarken Suriye’ye
gittik; Türkiye’nin
yanlış işler yaptığını yerinde gördük ve bunun faturasının çok ağır olacağını
yazdık ve ekranlarda anlattık. O gün de söyledik; “Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye’nin
toprak bütünlüğü, Suriye’nin istikrarının Türkiye’nin istikrarı”
demek
olduğunu! Bugün de aynı şeyi söylemeye devam ediyoruz ama iktidar yine yanlış
işler yapıyor!

İdlib’e hemen
müdahale etmemekle çok yanlış yapıldı! Suriye
ve İran, operasyondan yanaydı! Türkiye’nin
de güvenliği operasyonu gerektiriyordu. Putin ise
Türkiye’deki
iktidarı kaybetme riski nedeniyle, son onda operasyonu erteledi ama daha sonra
yapmayı planladığı İdlib
operasyonunu riske etti. Çünkü durumun farkında olan ABD, daha önce ilan ettiği
kimyasal silah saldırısı bahanesini tırmandırdı ve şimdi “İdlib’e operasyon yapılması durumunda
Suriye’ye yıkıcı saldırı yaparım”
diyor.

Hemen
güneyimizde, adeta mini bir dünya savaşı var ve küresel bir satranç oynanıyor.
Ama ülkemizi yönetenlerin bu oyuna kıyısından köşesinden bile iştirak
edebilecek yeteneği yok! Bunu anlamak için, bugüne kadar adımıza oynadıkları
satranç oyununun sonuçlarına bakınız; bundan sonra da ne sonuçlar elde
edebilirler, sanırım anlarsınız.


























Türker
Ertürk