Basit bir
sorum var. Kaşıkçı olayı Amerika’dan habersiz yapılmış olabilir mi? Bunu
komplocu bir zihniyetle sormuyorum.
Her taşın altında Amerikan oyunu arayanlardan değilim. ABD
birçok taşın altındadır. Ama tüm taşları kontrol edemez. Bunu bilirim. Baştan sona bir Amerikan kurgusunun içindeyiz demiyorum. Suudi Arabistan özelinde başka bir şey
söylemeye çalışıyorum. Suud’la ABD’nin
iç içe geçmişliğini düşündükçe
Amerikan istihbaratının bundan habersiz olacağı fikri bana inandırıcı gelmiyor.
Suud’un ABD ile sahip olduğu ilişki biçimi
ortada. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD’ye haraç ödeyen, karşılığında
güvenlik alan bir ülkeden bahsediyoruz. Baştan beri böyleydi. Ama son günlerde
durum daha da vahim hale geldi.
İki yıldır Suud daha da sokuldu ABD’ye. Eskiden Kraliyet ailesi ülkeyi kontrol
etmek adına Amerikan desteğini satın alırdı. Şimdi ailenin içinde bir grup
hatta bir isim diğerlerini de ortadan kaldırırken, ABD’ye daha bağımlı hale
geliyor ve daha fazla ödeme yapıyor.
Nereye elini attıysa başarısız oldu. Başarısız
olmasına rağmen Amerikan desteğine sarılarak ve bedelini ödeyerek ayakta kaldı.
Dışarıdaki krizlerle içerideki siyasi iktidarını kurmaya çalıştı. Yemen‘e müdahalenin kendini
kahramanlaştıracağı beklentisiyle saldırdı. Kaybetti ama sorun olmadı. Katar‘a ambargo denedi. Eline yüzüne
bulaştırdı. Ama onun da üstü kapatıldı.
Öte taraftan içeride korku salacak operasyonlar
yapmayı becerdi. Ailenin diğer güçlü ve zengin üyelerini rehin aldı. Kimilerini
öldürdü. Kontrolün mekanizması olan korku iklimini yarattı. Bunu yaparken de
Amerikan desteğini hep aldı. Etrafı paralı Amerikan askerleriyle sarılı.
Parayla profesyonel koruma orduları kuruyor. Karşılığında ABD’ye hem nakit
ödeme yapıyor hem de iradesini teslim ediyor.
Öyledir. Mafya liderine yakın olduğu için
mahalleye iş kesen soytarı takımından külhanbeyi tipler vardır. Aslında külhane
beyidir. Küllükte yatıp kalkar. Ancak mafyanın serseri bir uzantısıdır işte.
Sürekli ona buna sataşır. Başını belaya sokar. Ama yaptığı hizmetler nedeniyle
hep korunup kollanır. Suud’un durumu da bundan ibaret.
Böylesi bir cüretkârlık ancak Amerikan desteği
sayesinde sürdürülebilir. Cemal Kaşıkçı gibi bir kişiliğin böylesi hunharca
katledilmesi/ kaçırılması başka türlü izah kabul etmez. Ya Trump‘la bunun anlaşması yapılmıştır. Ya da
Trump’ın bunu mazur göreceği inancı vardır. Kendini Amerikan
profesyonellerine korutan bir ailenin
yurtdışında bir operasyonu tek başına
yapabileceğini aklım kesmiyor. Veya en azından şunu söylemek lazım.
Kendi adamlarına yaptırdılarsa bile o adamların içine sızmış olan Amerikan
istihbaratı muhtemelen bu olayı bir noktadan itibaren ya takip etmiş ya da
idare etmiştir. Belki baştan beri idare etmediler. Ama mesela cürüm doğduğu
andan itibaren temizlik faaliyetlerine katılmış olabilirler. Suud
istihbaratının içinde Amerikan istihbaratı olmadığı fikri bana hiç inandırıcı
gelmiyor. Suudlar davet etmediyse bile Amerikalılar kolayca sızmıştır. Yani Amerikan öncülüğünde değildir ama
Amerikan bilgisindedir. İşte tam da bu nedenle bu olayın da örtbas edilmek
isteneceğini düşünüyorum.