ZAHİDE UÇAR : SORGULAYIN ARTIK !! BUNLAR KİM ?
-Ordumuz
vardı, ÖNCE BAŞINA ÇUVAL GEÇİRİLDİ,
Sonra DAĞITTILAR!!
Kalanı da, çeşitli zamanlarda yemek(!) şirketleri zehirledi.
Gazilerimiz intihara zorlandı!!
Ordunun mahrem odalarına girip, sırlarını düşmana servis ettiler.
Teröristler
içine yerleştirilen 833 İSTİHBARAT ELEMANIMIZIN,
Kafasına
sıkılan tek kurşunla ŞEHİT EDİLMESİNE NEDEN OLDULAR!!
Kıbrıs Barış harekatında kaç şehidimiz var biliyor musun?
Ben söyleyeyim: 497
Örtülü iç savaşta, 830 vatan evladı İÇERİDEN ihbar edilerek ŞEHİT
OLDU.
SORMAYACAK MISIN??
Bu vebale daha ne kadar ortak olacaksın??
-Polisimiz vardı, politize ettiler!!
-Üniversite hastanelerimiz vardı, içini boşalttılar.
Hastayı ticari bir meta yaptılar.
İnsanımızı, özel hastanelerin sömürü aracı yaptılar.
-Limanlarımız
vardı, SATTILAR!!
-Fabrikalarımız
vardı, SATTILAR!!
-Tarım alanlarımız vardı,
Ya betona, ya yabancıya peşkeş çektiler!!
-Fındığımız
vardı, borsasını Almanya’da kurdular!!
-Pamuğumuz
vardı, YASAKLADILAR!!
-Tütünümüz
vardı, yasakladılar!!
Ülkeyi
Amerikan tütününe mahkum kıldılar!!
-Pancarımız
vardı, SINIRLADILAR!!
Cargil’in Nişasta Bazlı Şekerine rekabet olmasın
diye, Şeker Fabrikalarını sattılar!!
Süt, et, pirinç, ne varsa ithal edip; gümrük vergisini de
sıfırladılar.
Örtülü kapitülasyonun önünü açtılar. Ahırlarımız hayvansız,
harmanlarımız ekinsiz, bahçelerimiz sebzesiz kaldı. Anadolu’nun binlerce yıllık
tohumlarını yasaklayıp, rahmini aldılar. Hastalığı da içinde taşıyan küresel
şirketlerin tohumlarını, Anadolu’nun rahmi alınmış topraklarına saldılar.
Tohumdan önce gümrüğe ilaçlar geldi. Tohumlara hastalık eklenmişti çünkü.
Yediğimiz, genetiğiyle oynanmış yamyam yiyeceklerdir. Hani, soruyorsun ya,
insanlık neden öldü diye?
Mevlana derki?
“SEN NE YERSEN O’SUN!!”
Tıp ne der?
“Kişi yediği neyse O’dur.”
Yediğiyle değişti
toplum. Millet kısır tohumlar gibi kısırlaşıyor. Kısırlık %50’yi buldu,
haberiniz var mı? Bir taraftan üç çocuk yapın de, diğer taraftan milleti
kısırlaştıran kısır tohum ve gıdalara mahkum et!!
***
***
***
Bir de subliminal
mesaj saldırısı var. Subliminal mesajlar ile beyinler esir alındı. Manayı,
insanı insan yapan değerleri subliminal mesaj kullanarak yok ettiler.
Çocuklarımızın, gençlerimizin, bütün milletin şuur altına, şiddet ve cinsellik
yerleştirilmesini serbest bırakıp, seyrettiler. Ahlaksız bir savaş yöntemidir
bu saldırı. Çünkü hedef kitle saldırıdan habersizdir. Hedef olduğundan
habersizdir.
Bu uygulamaların sonucunda, sapkınlık ortaya çıktı. Dipsiz kuyulara
saldıkları insanlarımızda, ruhsal hastalıklar ve sapkınlık baş gösterdi.
Anlı-şanlı sorumlular(!), nedenini, “dalga geçercesine” kuyulardan çok uzak yerlerde aradı.
Cinayeti işleyen katil, çözüme giden yolları nasıl tıkarsa, toplumun katilleri
de çözüme giden yolları tıkıyor.
*** ***
***
Kadındık, öldürüldük. Kadındık, aşağılandık.
Çocuktuk, tecavüze uğradık.
Gençtik, vasıfsız hale getirildik. Cahilleştirildik.
*** ***
***
Biz; tasada, kaygıda,
kıvançta bir olan bir millettik. Bizi bıçaklayıp, karpuz gibi ikiye böldüler.
Sonra, altın tepsi içinde, küresel arenada, küresel yamyamlara ikram ettiler.
Yetmedi!! Komşuyu
komşuya muhbir yaptılar. Böylece sosyal dokuyu parçaladılar.
*** *** ***
Bu ülke bizimdi. Bu ülkeyi, canımızla, kanımızla, yedi düvele karşı
savaşarak kazandık. Bütün mazlum milletlere örnek olduk. Gururluyduk.
ONURLUYDUK!!
BİZİ;
Anamızın ak sütü gibi helal olan ülkemizde, ikinci sınıf vatandaş
yaptılar. Dilimize, dinimize, geleneklerimize, toyumuza, töremize
saldırdılar. Bize, Ortaçağ karanlığında debelenen, ahlaksızlığın çukurunda
yaşayan Suudi geleneklerini dayattılar. Devletimizi inkar ettiler.
Ülkemize beş milyon Suriye vatandaşı, Afganlı, İranlı, Iraklı
doldurup, hepsini birinci sınıf vatandaş yaptılar. Kendi ülkemizde sığıntı
olduk. Ülkemizi görülmedik bir şekilde soydurup, doğmayan torunlarımızı bile
çarparak, borçlandırdılar. Onlar saltanat kayığında, millet borç batağında….
*** *** ***
Adımıza, vergi adıyla, SALMA saldılar. Soyuldukça soyulduk.
Milletin yoldukları tüyünden saraylar yapıp, milyoner üzerine milyoner
yarattılar.
Bir kısım insanlara, “elektrik çalma özgürlüğü tanıyıp”, çalanın parasını çalmayandan alıp,
HIRSIZ OLMAYANI CEZALANDIRDILAR.
Özelleştirilen enerji şirketlerinin, yandaş iş(!) adamlarına
sınırsız yetki tanıyıp, cebimize ortak ettiler.
*** *** ***
Ege adalarımız Yunan’a peşkeş çekildi. Şimdi Kıbrıs Rum adası olma
yolunda hızla yol alıyor. Ve Türk milleti dört taraftan çevriliyor. Üç tarafı
denizlerle çevrili ülkem, denizlere kapatılıyor. Ve celladına aşık, Stalin’in
tavuğuna dönmüş bir kesim, kalan son tüylerini de celladına ikram ediyor.
Ve Türk Milleti, kurtuluş reçetesi olan Bursa Nutku’na sarılmayı,
tedavi olmayı, CELLADINA; “SİZ KİMSİNİZ!?” DİYE SORMAYI AKIL EDEMİYOR.
Zahide UÇAR
22 EKİM 2018