FAİLİ MEÇHULLER & SİYASİ CİNAYETLER & SUİKASTLER

SUİKASTLER DOSYASI /// Kur. Kıd. Alb. Ömer Lütfi Taşcıoğlu : HRANT DİNK SUİKASTİ GERÇEKLERİ


Kur. Kıd. Alb. Ömer Lütfi
Taşcıoğlu : HRANT DİNK SUİKASTİ GERÇEKLERİ


Aralarında çok sayıda kripto Ermeni bulunan bir grup tarafından
düzenlenen Hrant Dink Panel/Forumu nedeniyle gündeme gelen Hrant Dink suikastı
konusundaki gerçeklerin hatırlatılmasında yarar gördüğüm için bazı
tespitlerimi sizlerle paylaşmak istedim:


Hrant Dink suikastının yabancı bir ülkenin istihbarat servisi tarafından
planlandığını ve icrası için istihbarat örgütünün kontrolündeki cemaat
elemanlarının  kullanıldığını değerlendiriyorum.  


Yabancı istihbarat servislerinin Hrant Dink’in ölümüne karar vermelerinin
sanırım birkaç sebebi var. 


1. Hrant Dink Malatya
Ticaret Odası’nda yaptığı konuşmada ayrılıkçı Kürtleri uyarmış ve
“Emperyalist ülkeler bugün sizin üzerinizde oynadığı oyunun benzerini bir
dönem bizim üzerimizde oynamıştı ve devlet kurma kandırmacasıyla bizi isyana
teşvik etmişti. Bunun bedelini topraklarımızla ve canımızla ödedik. Benzer bir
duruma düşmek istemiyorsanız Türkiye Cumhuriyeti’ne sadık olun” demişti.
Bu ifade Amerika başta olmak üzere Türkiye’yi bölmeyi planlayan ülkeleri son
derece rahatsız etmişti.


2. Hrant Dink bir
konuşmasında “Türkiye’de 500.000’in üzerinde gizli Ermeni olduğunu
söylemiş ve zamanı gelince bunların kimliklerini açıklayabileceğini”
söylemişti. Bu ifadenin kimliklerinin açıklanmasından endişe duyan Türkiye’deki
Kripto Ermenileri son derece rahatsız ettiği bir diğer gerçek.


3. Polis ve Jandarma
içindeki  cemaatçi unsurlar tarafından çekilen katil Ogün Samast’ın Türk
bayraklı resimleri basına servis edilmek suretiyle Hrant Dink suikastıyla
milliyetçi akımlar ve TSK irtibatlandırılarak kumpas davaları başlatıldı. Yani
Hrant Dink suikastı kumpas davalarının başlatılması için işaret fişeği olarak
kullanıldı.


4. Hrant Dink’in
katlinden çok kısa süre sonra İstanbul Taksim’de onbinlerce kişi 
İstanbul’un Şişli ilçesinin Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün imal ettirdiği
basına yansıyan  ve üzerinde “HEPİMİZ HRANTIZ-HEPİMİZ ERMENİYİZ”
yazılı pankartlarla sokağa dökülerek Taksim Meydanında biraraya geldiler
ve bu kapsamda ileride yapılacak bir kalkışmada ne kadar Kripto Ermeni’sinin ve
etnik ayrılıkçının toplanabileceğinin  tespitini ve kalkışma provasını
yaptılar.  Bu kadar çok sayıda pankartın bu kadar  kısa sürede imal
edilmesi imkânsız olduğundan suikastın önceden planlandığı ve buna göre
hazırlık yapıldığı açıktır. Bu kapsamda Mustafa Sarıgül’ün bu
pankartları hangi  istihbarat bilgisine dayanarak sipariş
ettirdiğinin ve söz konusu duyumu  neden ilgililerle paylaşmadığının
sorgulanması gerekirdi. 


5. Hrant Dink’in
ölümünden 1 gün sonra Meclis’e getirilen bir önergeyle yeni petrol yasası
maddeleri bile görüşülmeden paket halinde kabul edildi ve Türkiye’nin petrolden
aldığı %12,5’luk pay %2’ye düşürüldü. Neyse ki daha sonra yasa veto edildi ve
yeni kanun metninde bir miktar düzeltme sağlandı ama diğer maddelerde yapılan
değişikliklerle yabancı şirketlerin petrolden alacağı pay artırılırken TPAO’nun
imtiyazlı petrol arama hakkına son verildi.   Yani insanlar TV
kanallarında Hrant Dink’in delik ayakkabısı ile meşgul edilerek cambaza
baktırılırken Türkiye’nin kaynaklarından bir bölümü daha yabancılara aktarıldı.
Bu kapsamda Hrant’ın katlinden 1 gün sonra TBMM’ne getirilen petrol yasa
tasarısını hazırlayan milletvekillerinin tespitinde yarar var.


Sonuç olarak Hrant Dink cinayetiyle bir taşla çok sayıda kuş vurulmuş
oldu. Üstelik Hrant Dink’i katleden Ogün Samast da bir Müslümanlaşmış/gizli
Ermeni’nin çocuğu idi. Samast’ın Ermeni dilinde kilise bekçisi anlamına
geldiğini ve Ermeni kökenli olduğunu açıklayan Türk Ortodoks Patrikhanesi basın
sözcüsü Sevgi Erenerol ifşa ettiği bu önemli bilginin bedelini 6,5 yıl hapis
yatarak ödedi.


Bütün bunlar ortadayken Hrant Dink’i anma bahanesiyle ortaya çıkan
Kripto Ermeniler Hrant’ın adını kullanarak Türkiye’yi soykırımla suçlamaya
devam ediyorlar. 


Hrant Dink’in avukatlarından Fethiye Çetin bir Türk subayı tarafından
evlat edinilmiş bir Ermeni yetimi. Kendisini evlat edinen ve hukuk tahsili
yaptıran aileye ve Türk milletine karşı borcunu Türkiye’yi soykırımla
suçlayarak ödüyor. Türkiye aleyhindeki faaliyetleri nedeniyle ANCA tarafından
Amerika’ya davet edilerek kendisine Amerikan Ermeni Kuruluşlarının en prestijli
ödülü verildi. 


Hrant Dink’in adının arkasına saklanarak Türkiye’yi soykırımla
suçlayanların ve  bir partimizin İstanbul’daki yeni il başkanının Ermeni
soykırımı ile ilgili ifadelerini de  bu kapsamda değerlendiriyorum. 


Adı Selahattin Gültekin iken vaftiz olup adını  Miran Pırgiç
Gültekin’in olarak değiştiren Dersimli Ermeniler İnanç ve Sosyal Yardımlaşma
Derneği Başkanı; “Dersim”lilerin (Tunceli demek istiyor) ve diğer gizli
Ermenilerin gerçek kimliklerini açıklamaktan korkmamaları ve kendisi gibi
gerçek kimliklerine dönmeleri için Armenian News’ta ve Agos’ta  makaleler
yazıyor. Bunlardan  birini  ekte size gönderiyorum. Miran Pırgiç’in
adını arama motorlarında arayanlar konuyla ilgili daha önemli ve hayret verici
bilgilere erişebilirler.


Hrant Dink’in röportajlarını kendisine gönderdiğim Sn. Lale Gürman
hanımefendi  röportaj metni üzerine son derece önemli notlar düşmüş. Bu
notlar kırmızı ile renklendirilmiş. Bilgi için Sn. Gürman’ın işaretlediği metni
de ekte gönderiyorum.


Bütün bu yazdıklarımın özeti şu; Türkiye’de  çok sayıda kripto
Ermeni var. Bunların bir bölümü Türk vatandaşlığını benimsemiş ve Türk
toplumuna entegre olmuş. Ancak diğer bir bölümü Türk isim ve soyadı
taşımakla birlikte Ermeni olduklarını ve Osmanlı Ermenilerinin  büyük
bölümünün bu toprakları terk etmek zorunda kaldıklarını hiç unutmamışlar.
Bunlar zorunlu göçün Osmanlı Devleti açısından bir zaruret haline geldiğini ve
göç sırasında  insani tedbirler alındığını bildikleri halde atalarından
miras olarak aldıkları Türk kin ve nefretini halen muhafaza ediyorlar ve Türk
isim ve soyadının sağladığı gizlenme imkânından yararlanarak  sütre gerisinden
Türk milletine saldırmaya devam ediyorlar. Bunların gerçek kimlikleri
açıklanmadıkça soykırım iddiaları konusundaki ve Türkiye aleyhindeki
faaliyetlerine devam edecekleri  aşikâr. 


Kripto Ermeniler konusunda Review of Armenian Studies’in gelecek
sayısında yayımlanacak İngilizce makaleyi konuyla ilgilenenlere göndermeye
çalışacağım. 


Selamlar ve en iyi dileklerimle.


İLGİLİ DOKUMANLARI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.