Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov
suikastına ilişkin hazırlanan iddianamede eylem kararının 2016’nın Ocak-Şubat
aylarında ABD’de yapılan toplantılarda alındığı, Karlov’la ilgili istihbaratın
MİT içindeki FETÖ hücresinden sağlandığı kaydedildi
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un
suikast sonucu öldürülmesine ilişkin soruşturma tamamlanarak hazırlanan
iddianame mahkemeye gönderildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü
Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarından Adem Akıncı tarafından hazırlanan 609
sayfalık iddianamede, aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in de bulunduğu 28
şüpheli yer aldı. İddianamede yer alan ‘eylem kronolojisi’ bölümüne göre
suikast planı şu şekilde yapıldı:
OCAK-ŞUBAT ARASINDA EYLEM KARARI ALINDI
■ 24 Kasım 2015’te Rusya’ya ait uçağın sınır ihlali gerekçesiyle düşürülmesi nedeniyle iki ülke ilişkileri gerildi. Bunun üzerine 2016 yılı Ocak ayları başlarında FETÖ yöneticileri ve üyeleri ABD’deki otellerde toplantı yaptı ve Ocak-Şubat ayları arasında eylem
kararı alındı.
AKP İFTARINDA ÖLDÜRÜLECEKTİ
■ Şubat ayı içerisinde Andrey Karlov’un güvenliği ile ilgili MİT içerisindeki FETÖ hücresi tarafından istihbarat toplandı.
■ 12 Şubat 2016’da organizatör Mustafa Timur Özkan tarafından Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği
yetkililerine sergi düzenleme teklifinde bulunuldu.
■ 2016’nın Haziran ayı itibariyle terörist Mevlüt Mert Altıntaş’ın
radikalleşme süreci yoğunlaştı ve tamamlandı.
■ 27
Haziran 2016’da Altıntaş, Büyükelçi
Karlov’u, AKP
Genel Merkezi’nde düzenlenen 9. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’na
koruma kılıfı altında katılarak öldürmek için hazırlıklar yaptı ancak
yurtdışına çıkan Büyükelçi Karlov olası silahlı saldırıdan kurtuldu.
MEVLÜT ALTINTAŞ KRİPTO ÖRGÜT MENSUBU
İddianamede, Mevlüt Mert Altıntaş’ın FETÖ
üyesi olduğu belirtilerek, “Altıntaş’ın bu örgütün toplantılarına katıldığı,
örgüt liderinin kitaplarını okuduğu, videolarını izlediği kesin olarak
belirlenmiştir” denildi. 17-25 Aralık 2013 sonrasında Gülen’in “diğer dini gruplar
içerisinde gizlenin” talimatı sonrasında Altıntaş’ın, arkadaşı Sercan Başar ile
birlikte Sosyal Doku Vakfı içerisinde saklandığı ve fark edilmeden
radikalleştiği, bu vakıf içerisinden FETÖ’ye bilgi aktarımında bulunduğu ve
FETÖ tarafından özel olarak eğitilen kripto tabir edilen örgüt mensuplarından
birisi olduğu belirlendi
Reklamdan
sonra devam ediyor
OLAY YERİNDE 2 KEŞİF
■10 Kasım 2016 tarihinde sergi organizasyonu
için
katalog çalışması tamamlandı ve katalog taslağı şüpheli Mustafa Timur Özkan tarafından tanık İrina Kasımova’ya gönderildi.
■15 Aralık 2016’da terörist Mevlüt Mert Altıntaş, Çankaya Belediyesi Çağdaş
Sanatlar Merkezi’nde ilk
keşfini,
16 Aralık 2016’da da ikinci ve son keşfini yaptı.
■ 19
Aralık 2016
günü sabah saatlerinde Altıntaş bir gün süre ile istirahat raporu
aldı. Aynı gün Altıntaş Best Hotel isimli işyerinde bulunduğu esnada telefon
havalesi ile hesabında bulunan bütün parayı annesine havale etti. Saat 18:19
gibi otelden ayrılan terörist Altıntaş saat 19:05 sıralarında silahlı saldırıyı
düzenlendi.
KUMPAS DAVALARI HATIRLATILDI
İddianamede FETÖ’nün, iktidarı ele geçirmek
için önüne engel olarak çıkabilecek kişi, kurum ve kuruluşları bertaraf etmek
ya da kontrolüne almak için düzmece olaylar sahnelediği kaydedildi. Bunlara
örnek olarak Balyoz, Ergenekon davası, Kozmik Oda hadisesi, Hüseyin Kurtoğlu
hadisesi, İstanbul Askeri Casusluk kumpası, İzmir Askeri Casusluk kumpası, MİT
TIR’larının aranması, Hrant Dink’in öldürülmesi, Futbolda Şike davası
sıralandı.
ÖZELLİKLE KAMERA ÖNÜNDE
İddianamede, FETÖ’nün ve bu örgütü yöneten,
barındıran, kollayan dış güçlerin, saldırının özellikle kameralar önünde
yapılmasını istediği kaydedildi. Gerekçenin ise FETÖ’nün ülke içinde hala güçlü
olduğu ve halen büyük çaplı eylemler yapabileceği yönünde propaganda yapma
ihtiyacı olduğu kaydedildi.
‘HEDEF SAPTIRILMAYA ÇALIŞILDI’
Saldırı sonrasında Emre (Emrullah) Uslu
tarafından Twitter üzerinden yapılan paylaşımlara yer verilen iddianamede,
“Terörist Emrullah Uslu tarafından meydana gelen olayın arkasındaki terör
örgütü konusunda hedef saptırılmaya, tetikçi ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü
bağlantısı inkar edilerek olayın El Nusra Terör Örgütü tarafından gerçekleştirildiği
hususunda kamuoyunda bir algı yaratılmaya çalışıldığı belirlenmiştir” ifadeleri
yer aldı.