FETÖ savcısını tanık yaptılar
Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ,
İzmir’deki Askeri Casuslukta Kumpas davasıyla ilgili “Savcının verdiği mütalaa
ile kumpas kuran vatan hainleri ellerini kollarını sallayarak adliyeden
çıkacak’’ dedi ve ekledi: Davanın bir numaralı sanığı olması gereken FETÖ’den
tutuklu savcı, davada tanık olarak dinlendi.
10
Ağustos 2010’da gelen ihbar e-postası üzerine başlatılan Askeri Casusluk
soruşturması kapsamında, FETÖ üyelerinin sahte delil üreterek kumpas
kurduklarına ilişkin aralarında terörist başı Fetullah Gülen’in de bulunduğu
çoğunluğu eski polislerden oluşan 85 sanığın yargılandığı davada sona gelindi.
İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme savcısı Sacit Savaşçı
esasa ilişkin verdiği mütalaada dönemin İl Emniyet Müdürü Ali Bilkay ve Batman
eski Emniyet Müdürü Hasan Ali Okan için ‘görevi ihmal’ ve ‘silahlı terör örgütü
üyesi olma’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Örgüt elebaşı Fetullah
Gülen’in de aralarında bulunduğu firari 18 sanığın dosyalarının ayrılmasını
istendi. Askeri Casusluk davasında örgüt lideri olarak yargılanan ve 2,5 yıl
tutuklu kaldıktan sonra beraat eden ardından yaptığı suç duyurusu ile kumpas
davasını başlatan emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, davanın bilinmeyen
yönlerini Star’a anlattı.
BİRLEŞTİRİLMEDİ
Bir
kumpas sonucu 350 subay ve birçok devlet memuru bürokratın casus diye
yargılandığını belirten Başbuğ “Adli, askeri ve emniyet ayağında yürütülen
davalar kasıtlı olarak birleştirilmiyor. İzmir Askeri Casusluk davası kumpasını
kuran polis, savcı ve hakim ile askerlerden oluşan ‘şeytan üçgeni’ var. Bu üç
ayağın aslında tek bir dosyaya dönüşmesi gerekir. Bunun aksine hiç ilgisi
olmayan usulsüz dinleme davaları dosyayla birleştirildi. Diğer taraftan
birleştirilen dosyalardaki diğer örgüt mensubu FETÖ’cü polisler diğer örgüt
mensubu FETÖ’cü polislere şahitlik etti. Dava çıkmazın içerisine girdi. Esasa
ilişkin mütalaası tam bir rezalet ve hukuk skandalı. Bu mütalaaya mahkeme
uyarsa, kumpas kuran kişiler dava sonucunda vatan hainleri adliyeden elini
kolunu sallayarak çıkmış olduğunu görmüş olacağız” değerlendirmesinde bulundu.
DELİLLER
UYAP’TAN SİLİNDİ
UYAP
sistemindeki delillerden kimilerinin casus virüs yazılımıyla silindiğini,
mahkeme heyetinin de bunu tutanakla kayıt altına aldığını belirten Başbuğ şu
yorumda bulundu: Mahkeme bu tutanakla şunu demek istiyor ‘Müşteki ve avukatları
casusluk maksadıyla getirdikleri belleklerle bir virüs programı yanında
getirdiler, kanunen vermek zorunda olduğumuz dosyaları alırken, sistemin
içerisine bu casusluk virüs programı sızdı ve delilleri yok etti.’ Mahkemede
savcının mütalaası yönünde bir karar çıkarsa, büyük feveran kopacak ‘Bu nasıl
adalet’ diye. Mahkeme ‘Ben eldeki delillere göre yargıladım’ diyecek. ‘Biz
delilleri hatırlatacağız’ mahkeme ‘Sistemden silinmiş, tutanak tuttuk
görmediniz mi?’ diyecek ve işi kapatacak.
Yargılandığı
davada tanık oldu
Savcı
Zafer Kılınç’ın kendi kurduğu İzmir Casusluk Kumpas davasında, tanık olarak
dinlendiğini belirten Başbuğ, şunları söyledi: Kılınç, bizim yargılandığımız ve
şuan o polislerinde kumpasçı olarak yargılandığı davaya konu iddianamenin
sahibi. Bütün o iddianameyi yazan, soruşturmayı yürüten, operasyonlara karar
veren kişi, kendisi. Normalde İzmir’de bu davanın içerisinde yargılanıyor
olması lazım. Bu kişi şuanda Ankara’da, başka bir dosyadan örgüt üyeliğinden,
ByLock’tan tutuklu. Karşılığı 7 yıl. Bütün kumpasın başındaki kişi, kendi
davasında tanık olarak dinlendi.