Yayınlandı: 16.02.2019 00:00
Güncellendi: 19.08.2022 20:27

BİYOGRAFİ & KİM KİMDİR ? NE NEDİR ?

BİYOGRAFİ DOSYASI : ÜLKÜCÜLERİN OZAN’I BAŞBUĞ’UN SANATÇISI OZAN ARİF KİMDİR ????


Ozan
Arif Giresun`un Alucra ilçesine bağlı şimdiki ismi ile Yükselen eski adı ile
Hapu köyünde 10 Haziran 1949`da doğdu. Babası yörenin sevilen simalarından
rahmetli Muharrem Çavuşun (Muharrem Şirin) oğlu Mehmet Bey, annesi Fatma hanım
da, yine komşu köy Demirözü`nden aynı şekilde sevilen rahmetli Gençağa
Eşkünoğlu`nun kızıdır. Babasının memuriyeti dolayısıyla, ilk ve ortaokulu
Samsun`da bitirdikten sonra, hayli kalabalık olan ailesine kısa zamanda maddi
yardım yapabilmek düşüncesiyle öğretmen okuluna başladı. 1969-1970 döneminde Perşembe
İlköğretim Okulundan mezun oldu. Okul süresi boyunca kışları okuyup yazları
rençberlik yapan bir öğrenci idi.


İlk
göreve başladığı okul, ailesinin bulunduğu Samsun`da Karaoyumca köyündeki
ilkokuldur. Bir yıllık stajyerlik süresinden sonra, yine Samsun`da Devgeriş
köyüne tayin ol du. 1972 yılında yine aynı köyde stajyerlik yapmakta olan ve
ona ömrü boyunca en büyük desteği veren Süheylâ hanımla evlendi. Devgeriş
köyünde beş yılı öğretmenlik, dört yılı ise okul müdürlüğü olmak üzere dokuz
yıl hizmet vermiştir.


İnançlarından
ve prensiplerinden asla taviz vermeyen bir kişiliğe sahip olan Ozan Arif, o
devrin yöneticilerinin büyük baskısı ile, maalesef 1979 yılında öğretmenlik
mesleğinden ayrılmak zorunda bırakılmıştır. Öğretmenlik mesleğini şok seven
Ozan Arif`in çok başarı lı takdirnamelerle dolu meslek hayatına rağmen, o günün
şartlarında başka bir tercihi de kalmamıştı.


Derken,
12 Eylül 1980 olaylarıyla birlikte, inanan, milli ve manevi değerlerine sahip
çıkan, memleketin, milletin bekasını düşünen bir çok vatansever insan gibi
yanlış değerlendirilmekten çok büyük bir üzüntü duyan Ozan Arif, ailesini,
çocuğunu ve hepsinden önemlisi, öz vatanı Türkiye`yi geride bırakarak, 24 Eylül
1980 tarihinde Almanya`ya gitti. Onbir yıllık acı bir ayrılıktan sonra, 5 Kasım
1991`de nihayet memleketine ve vatanına geri dönmesi nasip oldu. Bu süre
zarfında, dünyada nerede bir müslüman Türk insanı varsa onu gidip bularak,
milli heyecanın filizlenmesine yardımcı olmuş ve önemli görevler almıştır. Daha
çocuk yaşlarda iken Kerem ile Aslı`yı, Leyla`ile Mecnun`u, Karacaoğlan`ı,
Köroğlu`nu, Dadaloğlunu, Yunus`u ve daha nicelerini okuyarak aşk cönklerini
ezberleyen Ozan Arif, Karadeniz`de, yaşadığı yörede hayli yaygın olan irticalen
Türkü söyleme sanatı sayesinde çok meşhur oldu. Hatta eskiden destan
satıcılarının Ozan Arif`e destanlar yazdırıp, daha sonra bunları bastırarak
dağıtmaları sebebiyle, yörede ismi çok duyulan bir aşık olmuştur.


İlk
olarak ortaokul ikinci sınıfta sesine aşık olduğu bağlama ile tanışan ve hayli
dar olan aile bütçesinden biriktirdiği harçlıklarla, 1964`te İstanbul`da
bulunan Şemsi Yasıtman saz evinden 15 liraya aldığı bir bağlama ile ses ve saz
dünyasının içine giren Ozan Arif, o gün bugündür hiç susmadan ve hak bildiği
yoldan taviz vermeden gönül dostlarına seslenmektedir.


ÖDÜLLERİ


Güzel
sanatlara yeteneği, şiire ilgisi ve özellikle şairliğe olan kabiliyetinden
dolayı okul çağlarında şiir ve resim dallarında birincilikler ve ödüller almaya
başlayan Ozan Arif`in başarıları hayatının ileriki yıllarında yöresel sınırları
aşıp Türkiye genelinde de devam etti.


Birçok
şiir ve Halk Edebiyatı yarışmalarında üstün başarı gösteren Ozan Arif`in Türk
Halk Edebiyatı`nın şiir, atışma, muamma, irticalen şiir söyleme, lebdeğmez
(dudakdeğmez), güzelleme ve diğer dallarında çeşitli tarihlerde aldığı Türkiye
birincilikleri, sertifikalar ve ödüller vardır.


Bunların
yanında Konya`da Türkiye Aşıklar Bayramı`nda değişik yıllarda, değişik dallarda
birincilikler elde eden Ozan Arif, yine Konya Aşıklar Bayramı`nda 1976, 1977 ve
1978 yıllarında her dalda altın madalya kazanmıştır.


Lakin
kendisi onun için en büyük ödülü şöyle ifade ediyor:


“…ortaokul çağlarında çocuk yaşta bu sevdaya
gönül vermişim. O yaşlardan beri verdiğim mücadelenin karşılığını, tertemiz
yüreklerde sevgi sarayları kurarak aldım. Ülküdaşlarımın sevgi ve muhabbetinden
daha büyük beşeri ödül olamaz.” 


OZAN ARİF’İ
KENDİ KALEMİNDEN OKUMAK İSTERSENİZ WEB SİTESİ :
https://www.ozan-arif.net