Yayınlandı: 21.02.2019 00:00
Güncellendi: 19.08.2022 20:20

BİYOGRAFİ & KİM KİMDİR ? NE NEDİR ?

BİYOGRAFİ DOSYASI : OSMANLI’NIN ÖNEMLİ PAŞALARINDAN CEMAL PAŞA KİMDİR ???


OSMANLI’NIN ÖNEMLİ PAŞALARINDAN CEMAL PAŞA KİMDİR ???




Asker, devlet adamı,
Bahriye Nâzırı, yazar (D. 6 Mayıs 1872, Midilli – Ö. 21 Temmuz 1922,
Tiflis).**Asıl adı Ahmed Cemal olup, askerî eczacı Mehmed Nesib Bey’in oğludur.
Gazeteci Hasan Cemal ile akademisyen Ahmet Cemal’in dedeleridir. Kuleli As­keri
İdadisi (Lisesi, 1890) ile Mekteb-i Harbiyye-i Şahâne (Harb Okulu, 1893)’den
mezun olduktan sonra erkân-ı harbiye (kurmay) öğrenimini görerek, kurmay
yüzbaşı rüt­besini aldı (1895). Bir süre Seraskerlik Er­kân-ı Harbiye Dairesi
Birinci Şubesi’nde ve İkinci Ordu’ya bağlı Kırkkilise (Kırklareli) İstih­kâm
İnşaat Şubesi’nde çalıştı. 1898 yılında, Üçüncü Ordu’ya bağlı Re­dif Fırkası Kurmay
Başkanı olarak Selanik’te görevlendirildi. Bu sırada Osmanlı İttihad ve Terakki
Cemiyeti tara­fından yapılan askeri teşkilâtlanma çalışmalarına yakınlık
duymakla birlikte, bu hareket içinde hemen yer almadı.




1905 yılında binbaşı
olan Cemal Bey, bölgede yoğunlaşan Jön Türklük çalışmalarınailgi duydu ve Ekim
1906’da Os­manlı Hürriyet Cemiyeti’ne üye oldu. İ908 Jön Türk ihtilâlinden
sonra da Osmanlı İt­tihad ve Terakki Cemiyeti’nin askeri kad­rosu içerisinde
dikkati çekmeye başladı. Cemal Bey böylece, cemiyet ta­rafından İstanbul’da
siyasi durumu kont­rol altında tutmak üzere gönderilen on kişilik kurul içinde
yer aldı. Daha sonra kay­makamlığa terfi etti ve Hey’et-i İslâhiyye üyesi olarak
Anadolu’ya gönderildi. 31 Mart Olayı (13 Nisan 2009) üzerine İstanbul’a gelerek
Ayastefanos’ta (Yeşilköy) Hareket Ordusu’na ve bu ordunun İstanbul’daki
harekâ­tına katıldı. İstanbul’da durumun kontrol altına alınmasından sonra da
Üsküdar’da mutasarrıf (kaymakam) olarak görevlendirildi. Bu gö­revi sırasında
aldığı sert önlemlerle dik­kati çekti.**




Cemal Bey. Adana’da
Ermenilerin çı­kardığı olaylar üzerine (14 Nisan 1909) vali ve “Kuvve-i
Mürettebe Komutanı” olarak oraya gönderildi. Olayların bastı­rılmasında ve
sorumluların cezalandırıl­masında başarı gösterdi. 1910 yılında hastalanarak
İstanbul’a döndü. 1911’de Bağdat’a vali olarak atandı. Burada özellikleArap
milliyetçilerinin çalışmalarına engel olmak için yoğun çaba göster­di. 22
Temmuz 1912’de Gazi Ahmet Muhtar Paşa tarafından kurulan “büyük ka­bine” ile
çalışmak istemediğinden istifa ederek İstanbul’a döndü. Kendi isteğiyle Balkan Savaşı’nda
Konya Redif Fırkası komutanı olarak görev aldı. Komuta ettiği fırka (birlik)
Pınarhisarı’nda yenilince Çatalca’ya sa­vunma hattına çekildi. Ekim 1912’de
mi­ralaylığa (albay) terfi eden Cemal Bey, koleraya yakalandığı için İstanbul’a
döndü. Kâmil Paşa Hükümeti tarafından İttihadçılar aley­hine yapılan izleme
çerçevesin­de “büyük kabine aleyhine propaganda” yaptığı savı ile Divan-ı Harbi
Örfi (Savaş Suçları Mahkemesi)’ye teslim edildiyse de, davası başlamadan
serbest bırakıldı. Tekrar Çatalca’ya dö­nerek İkinci Kolordu Dördüncü Fırka Ku­mandanlığı
ve daha sonra Menzil Müfettiş-i Umumiliği görevlerine getirildi.




Kâmil Paşa
Hükümetince I. Balkan Sa­vaşı sonunda büyük devletlerle yapılan pazarlıklara
karşı İttihad ve Terakki ta­rafından yürütülen propaganda hareke­tinde önemli
roller oynadı. Enver Beyin (Pasa) Öncülük ettiği darbe girişimine destek verdi.
23 Ocak 1913’te Enver Bey liderliğinde yapılan Babıâli Bas­kını ile
başbakanlığa getirilen Mahmut Şev­ket Paşa’nın emriyle İstanbul Muhafızlı­ğı
ile görevlendirildi. Görevine hemen baş­layan Cemal Bey, darbe sonrasındaki
karışıklığın sona erdirilmesinde önemli görevler yaptı. İttihadçılar tarafından
büyük kin beslenen bakanları korumaya alarak onların İstanbul’dan ayrılmalarını
sağla­dı. Gazetelerde yumuşak üslup ve içerikli yazılar yayımla­tarak durumu
sakinleştirmeye çalıştı. “Onlu Muhalifler”den Ali Kemal ve Rıza Nur beyleri
Avusturya ve Fransa’ya gön­derdi.




İstanbul Muhafızlığı
görevinin yanı sı­ra Çatalca’da bulunan ordunun komutanlığını da yürüten Ce­mal
Bey, muhafızlığı sırasında asıl ola­rak İttihad ve Terakki karşıtlarının
hü­kümet aleyhine çalışmalarıyla uğraşmak­la birlikte, kaçakçılığa ve özellikle
de kaçak tütün satışına karşı birtakım şiddetli önlemler aldı. Prens Sabahattin
Bey’in kâ­tibi Satvet Lütfi Beyin hazırladığı muhalifler grubunun hükümet
değişik­liği girişimini daha hazırlık aşamasındaiken bastırdı. Muhaliflere
karşı


aldı­ğı sert önlemler
gerek İttihad ve Terakki li­derleri, gerekse Sadrazam Mahmut Şev­ket Paşa ile
olan ilişkilerinde birtakım sorunlara yol açtı. Cemal Bey’in tutuklamak
iste­diği Prens Sabahattin, Talat Bey’in (Paşa) kendisini uyarması üzerine yurt
dışına kaçtı. Eski sadrazam Kâmil Paşa’yı ev hapsinde tutarak ülke dışına
gitmesi yolunda baskıda bulununca İn­giltere Elçiliği duruma müdahale etti.
Mahmut Şevket Paşa’nın bu alandaki önlemlerine karşı çıkması üzerine de Cemal


Bey muhafızlık
görevinden istifa etti. Ancak istifası kabul edilmedi. Mahmut Şevket Paşa’nın
11 Haziran 1913 tari­hinde öldürülmesinden sonra, muhalif­lerin olası darbe
girişimini engellemeküzere alınacak önlemlerin uygu­lanması Cemal Bey’e
bırakıldı.Böylece, iç siyasette durumu ta­mamen İttihad ve Terakki kontrolüne
aldıktan başka, fırka içinde kendi duru­munu da kuvvetlendirdi. 




Cemal Bey, Kasım
1913’te Nafia Nazır­lığı (Bayındırlık Bakanlığı)’na getirildi. Aralık 1913
tarihinde mir­livalığa (tuğgeneral) terfi etti ve Şubat 1914’te Bah­riye Nazırı
(Deniz Bakanı) oldu. Bu görevi sırasında En­ver Paşa’nın önderliğinde yapılanordu
içi düzenlemelerde ve Deniz Kuvvetleri’ndeki uygulamalarda onunla birlikte
hareket etti. Kuzey Ege adalarının Yunanlılardan geri alınmasının İttihad ve
Terakki tara­fından birinci siyasî ve askerî amaç durumunagetirilmesinde etkili
oldu. 1914’te Fransa’ya gönderilerek, kendisinden, adalar sorununun çözümü yolunda
Fransızların desteğini sağ­laması ve bir Osmanlı – Fransız ittifakı için ortam
hazırlaması istendi. Fransızlara, Osmanlı Dev­leti ile ittifak yapmalarını
önerdi. An­cak Fransızlar, öteki müttefikleri onayla­madıkça bir siyasi anlaşma
ya­naşmayacaklarını söylediler. 




Cemal Paşa, Osmanlı
donanmasına bağlı gemile­rin Rus Karadeniz Filosu’na ve Rus liman­larına
saldırısı ile başlayan hükümet kri­zinde savaş yanlısı grup için­de yer aldı.
Osmanlı Devleti’nin savaşa gir­mesinden sonra Enver Paşa, Cemal Paşa’ya
Mısır’da bulunan İngilizlere karşı askerî bir harekâta öncülük etmesini önerdi.
Bahriye Nazırlığı’na ek ola­rak Dördüncü Ordu Komutanlığına ge­tirilen Cemal
Paşa, İngilizleri Mısır’dan çıkarmak için Kanal Harekâtı adı veri­len bir planı
uygulamaya koydu ve 7 Ocak 1915’te Osmanlı Kuvvetleri İngilizlere karşı
harekâta geç­ti. Ancakistenen sonuçlar alınamadı.  




Cemal Paşa, Şam’da
iken Arap milliyetçilerle de çatıştı veArap milliyetçi liderlerine karşı sert
önlemleraldı.1913 Ermeni tehcirinin uygulanması ve Ermenilerin gönderile­ceği
yerler konusunda İttihad ve Terak­ki Fırkası ve hükümetle anlaşmazlığa düştü.
 

Aralık 1917 ayında
İngiliz Generali Allenby’nin ilerlemesi karşısında Osman­lı ordusunun peş peşe
yenilgilere uğra­ması üzerine Cemal Paşa, hükümet ve fır­ka içinde Dahiliye
Nâzırı İsmail Canbolat’ın başlattığı eleştiri kampanyası so­nucu, Dördüncü Ordu
Komutanlığı gö­revinden ayrılarak İstanbul’a döndü. İttihad ve Terakki
Fırkası’nın 1917 yılında yapılan son genel kurulundagenel sekreterlik görevine
getirildi.




12 Kasım 1918
tarihinde İttihad ve Terakki’nin yedi önderiyle birlikte ül­ke dışına kaçan
Cemal Paşa, önce Berlin, daha sonra da Münih ve İsviçre’ye gide­rek
İttihadçıların yurtdışı çalışmalarının düzenlenmesinde önemli roller oynadı.
Savaş sırasındaki faaliyetleri, hem Beşinci Şube tarafından yapılan
so­ruşturmada, hem de 1919’da başlayan Dîvân-ı Harb-i Örfi (sıkıyönetim)
yargılamaları sıra­sında gıyabında sorgulandı. Beşinci Şu­be sorgulamalarında,
Osmanlı Devleti’nin Arap milliyetçilerinin isyanına sebep olmak­la suçlanan Cemal
Paşa, gıyaben (kendi olmadan) idama mahkûm edildi.




Daha sonra Rusya’ya
giden Cemal Pa­şa, Sovyet Hariciye Komiseri Çiçerin’in desteğini alarak Afgan
Emiri Emanullah Han’ın Afgan ordusunun modernleştiril­mesi için**yaptığı
öneriyi kabul etti. Mos­kova’da iken Mustafa Kemal Paşa ile Bol­şevikler
arasındaki ilişkilerin geliştiril­mesi için arabuluculuk yaptı. Bolşeviklerle
ilişki ve Anadolu hareketine karşı alınacak tavır konusunda Enver Paşa ile
anlaşmazlığa düştü.Bolşeviklerin siyasetindeki değişik­lik ve Hacı Sami Bey’in


kendisi aleyhindeki
propagandası sonucu Afganistan’daki durumu sarsılan Cemal Paşa, gö­rüşmeler yapmak
üzere Tiflis’e gitmişti. Bu­rada yaverleriyle birlikte 21 Temmuz 1922 günü
öldürüldü. Tiflis’te gömülen Cemal Paşa, daha sonra Erzu­rum’a getirilerek
burada toprağa verildi.




Cinayetin failleri
hakkında çeşitli id­dialar bulunmaktadır. En kuvvetli olasılık, kendisinin
Ermeni komitelerinin başlattığı ve ilk kurbanları Talat ve Sait Halim paşalar
olan suikastlar zinciri çer­çevesinde öldürülmüş olmasıdır. Erme­ni kaynakları,
Cemal Paşa’yıiki Erme­ni fedainin öldürdüğünü söylemekte ve bu savı çeşitli belgelerle
destekle­mektedirler. Buna karşılık Halil Paşa, Cemal Paşa’ya Rus gizli servisinin
bir su­ikast yapacağı konusunda kendisine özel olarak bilgi verildiğini
söylemiştir. Bu konuda yayımlanan bir ma­kaleye göre ise Cemal Paşa.
Moskova’­nın emri üzerine Gürcü komitacıları tarafın­dan öldürülmüştür.




Cemal Paşa, Osmanlı
İttihad ve Terak­ki Cemiyeti’nin askeri kanadı içerisinde Enver Paşa’dan sonra
gelen ikinci adam olmuş ve asıl ününü bu yolla sağlamış­tır. Mustafa Kemal Paşa
dahil, önde gelen pek çok Osmanlı subayı Cemal Paşa’’ya destek vermiştir. Ancak
Cemal Paşa’nın İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin ge­rek askeri gerekse genel
politikaları içe­risindeki rolü Enver Paşa’ya nazaran ol­dukça sınırlı
kalmıştır. Yayımlanan anıları, özellikle1913-17 yılları arasındaki si­yasî


gelişmelere ışık
tutan çok önemli bir kaynaktır.




ESERLERİ:




/Plevne
Müdafaası/(1898), /Alte Denkmaeler aus Syrien,Palastina und West Arabien/
(Suriye, Filistin ve Batı Arabistan’daki Eski Anıtlar, Berlin 1918),/Hâtırât:
//1913-1922/(İstanbul 1922. Almanca olarakMünih’te, İngilizce olarak Londra’da
da yayımlandı.Metin Martı’nın hazırladığı yeni harflerle basımı 1996), /Birinci
Dünya Harbi’nde Suriye Hâtıraları/ (Haz: Ali Fuad Erden, 2003). 




KAYNAKÇA: Cemal Pasa
/ Hatırat: 1913 1922//(İstanbul 1922); Nevsâl/-/i Milli//(s. 288-289,1330));
Sald Halim ve Mehmet Talat Paşalar Kabineleri­nin Divân-ı Ali’ye Sevkleri
Hakkında Divâniye Mebusu Fuad Bey Tarafından Verilen Takrir Üzerine Berâ-yı
Tahkikat Kur’a İsabet Eden Beşinci Şube Tarafından İcra Olunan Tahki­kat ve
Zaptedilen İtâdâtı Muhtevitdir//(İstanbul 1334); Atiye Dlivân-ı//Harbi
Örfisinde Rü’yet//Olunan Mesele-i Siyâsiyye Hakkında İzahat (İslanbul 1916); M.
Yamauchl / The Green Crescent Under The Red Star: Enver Pasha in//Sovlet Russia
(s. 288-289-299, Tokyo 1919); F.Crutwell / A History of Great War//(s. 351,
Oxford 1936); F. Kazamzadeh / The Struggle for Transcaucasia//)s. 27-30,
Princeton 1951); Tank Zafer Tunaya / Türkiye’de Siyasi Partiler//(s. 199,
İstanbul 1952); a.mlf. / Türkiye’de Siyasal Partiler: İttihat ve Terakki//(III,
221-223, 572-573 İstanbul 1989); Ali Fuad Erden / Birinci Dünya Harbinde
Suri­ye Hâtıraları//(s. 12-17, 129-138, 208-214, 240-244 İstanbul 1954); Ali Fuat
Cebesoy. Mosko­va Hâtıraları://21 / 11 / 1920 – 2 / 6 / 1922//(s. 61 62,
274-299, 317 İstanbul 1955); Kâzım Karabekir / İstiklâl Harbimiz (s. 756-757,
760-764 İstanbul 1960); a. mlf. / İttihat ve Terakki Cemiyeti 1896-1908 (s.177
İstanbul 1982); a. mlf. / İstik­lal//Harbinde Enver Paşa ve İttihat ve Terakki
Erkan//(s. 354 İstanbul 1990); E. H. Carr. / The//Bolshevik Revolution
1917-1923//(III, 213 Harmondsworth 1966); L. B. Poullada / Reform and
Re-bellion in Afghanistan 1919-1929//(s. 239-250 Ithaca 1973); E. J. Zürcher /
The Unionist//Factor: The Role of the Committee af Union and//Progress in the
Turkish Natinalist//Movement 1905-1926//(s. 59-66, 84 Leiden 1984); D. Fromkin
/ A Peace To End All Peace (s. 214-215 New York 1985); Mahmud Şevket Paşa /
Sadrâzam ve Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa’nın Gün­lüğü//(s. 167-169
İstanbul 1988); Mim Kemal Öke / Hilâfet//Hareketleri (s. 87-88 Ankara  1991); F, Nuza / Cemal Paşayı Kimler Öldürdü
Veya Öldürttü? (TK,//XXl / 243, s. -454-464,1983); D. A. Rustow / “Djemâl
Pasha” El//(11,531-532, İne), Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi
(C. 7, İstanbul 1993), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye
Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2007) – Ünlü Devlet Adamları
(Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 1, 2013) – Encyclopedia of Turkey’s Fomous
People (2013).