Abdurrahman Aydın : ABD’nin kimyasal silah tarihi
Vietnam Savaşı (1955-1975) sırasında ABD, 1965 ve 1972
arasındaki büyük kimyasal silahları olarak Napalm ve Turuncu Unsur kullandı.
ABD Vietnam’da savaş boyunca çoğunlukla sivil bölgelere olmak üzere 400.000
tondan fazla Napalm attı.
Abdurrahman
Aydın – Dünya Bülteni – DÜBAM – 15-09-2013
Suriye’de
Baas rejiminin Şam’ın varoşlarında sivil nüfusa karşı iddia edilen kimyasal silah
kullanımından sonra ABD’deki karar vericiler, Suriye hükümetini 1. Dünya
Savaşı’ndan sonra varılan uluslararası bir anlaşmayı ihlal etmekle suçladılar.
Bu anlaşmaya göre kimyasal silahların hiçbir askeri ihtilafta kullanılmasına
izin yoktur. ABD liderlerinin konuşma üslubuna bakıldığında, dünya işlerine
aşina olmayanlar kimyasal silahların 1. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden Baas
rejiminin 21 Ağustos 2013’teki saldırılarına kadar savaşlarda hiç
kullanılmadığını düşünebilirler. ABD siyasi yönetiminin son zamanlarda
sergilediği görüntünün aksine, ABD 2. Dünya Savaşı’ndan günümüze kadar kimyasal
silahların hem askeri kuvvetler hem de yurt içi ve dünya çapında sivil nüfuslar
üzerinde geliştirilmesi, üretilmesi ve yerleştirilmesinde dünya lideridir.
ABD
içinde
San
Francisco Chronicle, 2001’de “San Franciscolular ve diğer Amerikalılar,
geçmişte en az üç kere vatandaşların saldırılardan korunmasına yardım etmek
üzere tasarlanan çabalarda yanlışlıkla kurban oldular” diye bildirdi. [1]
Ordunun 1950’de Golden Gate boğazı dışında sefer yapan bir donanma gemisini
kullanarak tüm şehir ve varoşları üzerine gizlice güya zararsız bakteri
püskürtmesi sonrasında, San Francisco’da bakteriler 11 kişiyi hasta etti,
bunlardan biri daha sonra öldü. CIA, MK-ULTRA olarak adlandırılan gizli
davranış değiştirme programı kapsamında San Francisco, Mill Valley ve ülkenin diğer
şehirlerinde hiçbir şeyden kuşkulanmayan insanlar üzerinde LSD ve sentetik
meskalin gibi zihni etkileyen ilaçların tesirlerini incelemek üzere 1956’dan
1961’e kadar ajanlarını gönderdi. Kurbanların çoğu halüsinasyon gördü, çoğu
hasta oldu ve deneyler sonucunda en az iki kişi öldü. Ayrıca, 1944’ten 1974’e
kadar San Francisco ve ülkenin çeşitli yerlerinde hem Savunma Bakanlığı hem de
hiçbir şeyden habersiz hastaları plutonyum zerki de dahil tehlikeli dozda
radyasyona maruz bırakan Atom Enerjisi Komisyonu tarafından yüzlerce gizli
deney yapıldı. [2]
Ordu
ve diğer federal kurumlar, bu gizli araştırma projeleriyle güya biyolojik
savaş, nükleer terör ve kitlesel beyin yıkamalara karşı savunmaya hazır
olunmasına katkı yapmayı amaçladılar. Bunun yanı sıra, 1951’de ABD Ordusu
araştırmacıları tarafından Afrikalı-Amerikalıların kasıtlı olarak Aspergillus
fumigatus mantarına maruz bırakılmalarıyla ırkçı deneyler
gerçekleştirildi. Bunların bu tür organizmaların yol açacağı
enfeksiyonlara beyaz Avrupalılardan daha açık olup olmadıklarının tespitine
çalışıldı. Ayrıca aynı sene içinde Virginia’da Norfolk Tedarik Merkezi’ndeki
siyah işçiler A. fumigatus mantarı sporu bulaşmış sandıklara maruz
bırakıldılar. Sonra diğerlerine de aynı şey yapıldı.
ABD’nin
dünya çapında kimyasal silah tecrübesi
Kuzey
Kore ve Çin, ABD’yi 1950-53 Kore Savaşı sırasında, 1947’de geliştirdiği
biyolojik savaş unsurlarını kullanmakla suçladı. Kore ve Çin’de Bakteri
Savaşıyla İlgili Gerçekler Soruşturması için, merkezi Helsinki’de bulunan Dünya
Barış Konseyi tarafından kurulan Bilimsel Uluslararası Koalisyon tarafından
1952’de yayımlanan bir raporda “Amerikan Hava Kuvvetleri Kore’de, Japonlar
tarafından İkinci Dünya Savaşı sırasında bela yaymak için kullanılanlarla
tamamen aynı olmasa da oldukça benzer yöntemler kullanmıştır” sonucuna varıldı.
Görüşme yapılan yüzlerce kurbanın ifadelerinin de kuşku duymak için “çok açık,
çok tutarlı ve çok bağımsız” olduğu da rapora ilave edildi. Komisyon’un raporu
İsveç, Fransa, İtalya, Brezilya ve Rusya’dan uzmanlar tarafından hazırlandı. Bu
uzmanlar arasında Çin bilimi konusunda saygın bir İngiliz otorite olan Dr.
Joseph Needham da vardı. [3]
Vietnam
Savaşı (1955-1975) sırasında ABD, 1965 ve 1972 arasındaki büyük kimyasal
silahları olarak Napalm ve Turuncu Unsur kullandı. ABD Vietnam’da savaş boyunca
çoğunlukla sivil bölgelere olmak üzere 400.000 tondan fazla Napalm attı.
ABD,
Turuncu Unsur’u mahsul ve su kaynaklarını tahrip etmek için kullandı. Bunda
gaye, Vietnamlıları ABD kontrolündeki bölgelere sürmekti. ABD Vietnam’da 1962
ve 1070 yılları arasında 73 milyon litre Turuncu, Mavi, Pembe, Mor ve Yeşil
Unsur sıktı. Vietnam’ın güneyinin yüzde 24’üne bu maddelerin püskürtülmesi, 5
milyon dönüm arazi ve insan eliyle oluşturulmuş ormanlık bölgeyle 500.000 dönüm
civarında mahsulün tahribine yol açtı. Daha önce bu maddelerin sıkıldığı
bölgelerin yüzde 34’ü birden fazla kez hedef alındı. Yukarı bölgelerdeki
ormanların bir kısmına dörtten fazla kez sıkıldı. Bir araştırmada 3.181 köye de
sıkıldığı ortaya çıktı. Laos ve Kamboçya’nın Vietnam sınırına yakın bölgelerine
de sıkıldı. [4]
Vietnam
Kızılhaçı, Turuncu Unsur kullanımı sebebiyle 4,8 milyonun üzerinde ölüm ve
400.000 sakat doğum olduğunu kaydetti.
ABD’nin,
Irak’ta nesillerce kimyasal silah kullanımından hem doğrudan hem de dolaylı
olarak sorumluluğu vardır ve bu konuda ondan hesap sorulmalıdır. Saddam
tarafından 1988’de Halepçe’de yapılan ve en az 5.000 Kürt sivilin öldüğü
kimyasal gaz saldırısı, Irak-İran savaşının son aylarında Saddam rejimi
tarafından gerçekleştirildi. İngiltere’nin Thatcher hükümeti ve Reagan
Beyaz Sarayı, savaş boyunca Saddam rejimine askeri destek verdi. ABD ayrıca
Saddam Hüseyin’in İran’a karşı kimyasal silah kullanmasını teşvik ediyordu ki
bu, tarihte en büyük kimyasal silah kullanımıdır. Saddam’ın ABD’nin tam
desteğiyle yaptığı kimyasal silah saldırılarında Kürtlere ilaveten en az 20.000
İranlı öldü. Amerika Birleşik Devletleri, Irak’ın İran’la savaşı sırasında
1988’de uydu görüntüleri vasıtasıyla İran’ın Irak savunmasındaki deliklerden
faydalanarak büyük bir stratejik avantaj yakalamak üzere olduğunu öğrendi. ABD
istihbarat yetkilileri, İran askerlerinin bulunduğu yer konusunda Irak ordusunu
bilgilendirdi. ABD yetkilileri Saddam’ın ordusunun öldürücü bir sinir gazı olan
sarin de dahil kimyasal silahlarla saldıracağının tam olarak farkındaydılar.
Iraklılar, 1988 başlarında ABD uydu görüntüleri, haritaları ve diğer
istihbaratına dayanarak gerçekleştirdikleri dört büyük taarruz öncesinde hardal
gazı ve sarin kullandılar. Bu saldırılar savaşın gidişatını Irak’ın lehine
değiştirdi ve İran’ı görüşme masasına getirdi. [5]
Irak’ın
İran’a karşı kimyasal silah kullanmasını desteklemesine ilaveten ABD, en son
Irak’ta olmak üzere kendisi de tüm anlaşmaların hilafına Beyaz Fosfor, Napalm
ve Fakirleştirilmiş Uranyum kullandı. Son zamanlarda yapılan bir araştırmaya
göre Felluce şimdi 1945’te Hiroşima ve Nagasaki’de olduğundan daha yüksek
kanser, lösemi ve bebek ölümü oranına sahip. Bu rapor, Felluce’de genç
kadınların, tahayyül edilemeyecek acayiplikteki sakat doğumlarda görülen artış
dolayısıyla çocuk sahibi olmaktan son derece korktuklarını bildiriyor. Dahası,
Felluce’de genç çocuklar da şimdi farklı kanser türleri ve lösemiden
muzdaripler. Lösemi vakalarında 38 kat artış, kadınlarda göğüs kanserinde 10
kat artış, yetişkinlerde lenfoma ve beyin tümöründe de önemli miktarda artış
var. [6]
ABD,
Irak’ta 2004’te beyaz fosfor kullandı. Bu, son derece yüksek sıcaklıkta yakıyor
ve isabet ettiği kişiyi cildinden kemiklerine kadar yakabiliyor. Irak’ta beyaz
fosfor kullanımı sebebiyle ölen ve yaralananların sayısı bilinmiyor.
Yukarıdaki
liste tarihteki tüm olayları değil sadece en önemli kullanımlardan
bazılarını içeriyor. ABD kimyasal silah kullanımı konusunda uluslararası
sözleşmeleri sürekli ihlal etti. İster ölümler, sakat doğumlar türündeki
miraslar ve halk sağlığında yol açılan krizler, ister çevre üzerindeki tesirler
bakımından değerlendirme yaparsak ABD gezegende kimyasal silahları en kötü
suiistimal edendir.
Kimyasal
silahları yasaklamak için 1907’den beri çabalar sarf edildi. Ama ABD kimyasal
silah kullanımı konusundaki sözleşmeleri ya aktif olarak bir kenara koydu ya da
basitçe görmezden geldi. Dahası, ABD daha fazla kimyasal silah geliştirmek için
harcamalarını arttırmaya devam ediyor.
Diğer
batılı ülkeler ve kimyasal silahlar
Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanya, ikinci Ypres
harbinde klor gazı kullanarak kimyasal silahları yeniden tanıttı. Savaşın
sonuna doğru her taraf hardal ve klor gazı kullandı, bu da 85.000 kişinin
ölmesi, 1,2 milyon kişinin de bu zehirli silahlardan yaralanmasıyla sonuçlandı.
Birinci Dünya Savaşı’nın sonu ve 1939 arasında kimyasal silah kullanımıyla
ilgili diğer vakalar da oldu. İngiltere Rus kuvvetlerin Bolşeviklere karşı
zehirli gaz kullanmasını destekledi. İspanya ve Fransa Fas’ta hardal gazı kullandı.
İngiltere Irak’ta kimyasal silahları, bağımsızlık isteyen Kürt isyancılara
karşı “deney olarak” kullandı. Winston Churchill, “medenileşmemiş kabilelere
karşı zehirli gaz” kullanımını “kuvvetle” destekler. İkinci Dünya
Savaşı’nın ilk senesinde, karşı taraftan gelebilecek misilleme korkusuyla kısa
bir duraksamadan sonra, 1942’de kimyasal silahlar yeniden kullanıldı. Nazi
hükümeti, “istenmeyen” grupların ortadan kaldırılması için Zyklon-B kullandı.
Kaynak: World
Bulletin
Dünya
Bülteni için çeviren: Arif Kaya
[1] http://www.sfgate.com/news/article/When-U-S-attacked-itself-Government-tested-2864377.php
[2] http://www.globalresearch.ca/biological-warfare-and-the-national-security-state/14708
[4] http://www.warlegacies.org/History.pdf
[6] http://www.mdpi.com/1660-4601/7/7/2828