TÜRKLER
için KUTEYBE; Yahudiler için HİTLER neyse O’DUR !!!
Tuncay Erciyes
02.03.2019
Sevgili Dostlarım,
Şu lafa bir bakın: “ARAPLAR TÜRKLERİ KILIÇ ZORUYLA MÜSLÜMAN
yaptılar, İYİ de ETTİLER”
Murat
Bardakçı’nın konuğu olan iki Profesör aynen böyle söylüyor! Videosu: https://twitter.com/bilimveakil/status/1100719378176376832?s=03
Tarihçi Doç.
Fatih Şeker: “ARAP komutan KUTEYBE
TÜRKLERİ KESMEKLE İYİ ETTİ. Kuteybe’nin demir yumruğu olmasaydı Türkler
müslüman olmazdı. MÜSLÜMANLIĞIMIZI EMEVİLERE BORÇLUYUZ”
Tarihçi Prof.
Erhan AFYONCU: “Kuteybe TÜRK
KATLİAMI YAPTI ama İSLAMI da getirdi!”
Ben de bu zatı muhteremlere diyorum ki;
HİTLER Yahudiler
için neyse, TÜRKLER için KUTEYBE O’DUR
Niçin bu kanaatte olduğum , aşağıda
sunduğum Prof. Afet İnan’ın
derlediği “ATATÜRK’ÜN EL YAZMALARI” ve Eren Bilgenin
yazdığı, “DİNDE
ZORLAMA YOK MU” başlıklı makale okunduğunda kolayca
anlaşılacaktır.
Arapçılar şunu iyi bilsin ki TÜRKLER İSLAMİYET ve HALİFELİK sayesinde
yükselmiş, millet olmuş bir kavim değildir.
TÜRKLÜK ve Türk
Kültürü sadece İslamiyetten degil tüm İBRAHİMİ dinlerden önce
de vardı.
Prof. Afet
İnan’ın derlediği ATATÜRK’ÜN EL
YAZMALARINDA bu gerçek şöyle anlatılmıştır:
*
“TÜRKLER Arapların dinini kabul etmeden
evvel de BÜYÜK bir MİLLET idi. Arapların dinini kabul ettikten
sonra, bu din, ne Arapların,
ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların vesairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil
etmelerine hiçbir tesir etmedi. Bilâkis, Türk milletinin milli rabıtalarını gevşettiÇünkü, Muhammedin kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin
fevkinde, şamil bir ARAP MİLLİYETİ
siyasetine müncer OLUYORDU. Bu Arap fikri, ÜMMET kelimesi ile
ifade olundu.
MUHAMMEDİN
DİNİNİ kabul edenler, kendilerini unutmaya, hayatlarını Allah kelimesinin, her
yerde yükseltilmesine hasretmeye mecburdurlar.
Bununla beraber, Allah’a kendi milli lisanlarında değil, Allahın
Arap kavmine gönderdiği ARAPÇA kitapla ibadet ve münacatta
bulunacaktı. Arapça öğrenmedikçe,
Allah’a ne dediğini bilmeyecekti.
Bu vaziyet karşısında TÜRK MİLLETİ birçok
asırlar, ne yaptığını bilmeksizin,
adeta bir kelimesinin manasını
bilmediği halde Kuranı ezberlemekten beyni sulanmış, HAFIZ LARA döndü. Başlarına
geçebilmiş olan haris serdarlar, Türk milletince karışık, cahil hocalar
ağzıyla, ateş ve azap ile müdhiş bir muamma halinde kalan DİNİ, hırs ve siyasetlerine alet ittihaz
ettiler. Bir taraftan Arapları zorla emirleri altına aldılar, bir
taraftan Avrupa’da Allah kelimesinin ilâhî parolası altında HRİSTİYAN milliyetleriylerine ilişmeyi
düşünmediler. Ne onları ümmet yaptılar ne de onlarla birleşerek bir
kuvvetli millet yaptılar.
Mısırda,
belirsiz bir adamı HALİFEDİR diye yok ettiler, HIRKASIDIR diye bir palaspareyi,
HİLAFET alameti ve imtiyazı olarak altın sandıklara koydular, HALİFE
OLDULAR. Gâh
şarka, cenuba, gâh garb veya her tarafa birden saldıra saldıra, TÜRK MİLLETİNİ Allah için, Peygamber
için topraklarını, menfaatlarını, BENLİĞİNİ UNUTTURACAK Allah’la mutevekkil kılacak derin
bir GAFLET ve yorgunluk beşiğinde UYUTTULAR. Milli duyguyu boğan, fani dünyaya kıymet
vermeyen, sefaletler, zaruretler, felaketler his olunmaya
başlayınca, asıl hakiki saadete
ÖLDÜKTEN SONRA ahirette kavuşacağını vat ve temin eden dini akide ve dini
his, millet uyandığı zaman onun şu acı hakikati görmesine mani
olamadı. Bu feci manzara karşısında kalanlara, kendilerinden evvel ölenlerin ahiretteki
saadetlerini düşünerek veya bir an evvel ölüm niyaz ederek ahiret hayatına kavuşmak telkin eden dini
hissiTürk milletinin vicdanındaki çadırını yıktı, DAVETLİLERİ TÜRK DÜŞMANLARI olan Arap
çöllerine gitti.
TÜRK
VİCDANI umumisi, derhal, yüzlerce asırlık kudret ve
küşayişiyle, büyük heyecanlarla çarpıyordu.
Ne oldu?
TÜRKÜN
MİLLİ HİSSİ, artık ocağında ateşlenmişti. Artık TÜRK, cenneti değil, eski,
hakiki büyük TÜRK CEDLERİNİN mukaddes miraslarının son TÜRK ellerinin müdafaa
ve muhafazasını düşünüyordu. İşte dinin, din hissinin Türk milliyetinde
bıraktığı hatıra…“
Mustafa
Kemal ATATÜRK
Kaynak: MEDENİ
BİLGİLER ve ATATÜRKÜN EL YAZMALARI, Afet İnan, Türk Tarih Kurumu
Basımevi, Ankara 1969, s 364-365
*
Resmi tarihimiz
iki mağlubiyetimizi gizler:
– Biri Turklerin
çesitli hileler uygulayan Araplara yenilip ZORLA MÜSLÜMAN yapılışları,
– digeri 1.DÜNYA
SAVAŞINDA Canakkale cephesi hariç YENİLDİGİMİZDİR. Ki bu yenilgide MÜSLÜMAN ARAPLARIN Islam aleminin Halifesine
ihanetlerinin önemli bir payı vardır. Örneğin, EKMEL Efendi’nin kitabında övdüğü Islam konferansı örgütünün kurucusu, Hacı Emin El HÜSEYNİ 1.
Dünya savaşında OSMANLI subayıyken, İNGİLİZLERİN safına gecmis bir haindir.
2.Dünya savaşında ise ALMANLARIN
safında HİTLER’iN HİZMETİNDEDİR. Sovyet Rusyadaki Müslümanları
kandırıp Alman ordusuna asker yapma gorevini ifa etmiştir. Hitler’in yenilmesinden sonra AMERİKAN
AJANLIĞINA geçmiştir. ABD,
bu kişiye ISLAM KONFERANSI ÖRGÜTÜNÜ KURDURMUŞTUR.
Ne tesadüf ise, dışta ABD kuklası İslam Konferansı örgütün kurulduğu 1969 yılında
CKMP’nin (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin) TÜRKÇÜLÜK olan ideolojisi TÜRKEŞ tarafından
TURK-İSLAM SENTEZİNE dönüştürülmüş, Türkçü Nihal Atsız ve arkadaşları
tasfiye edilerek partinin
adı MHP yapılmıştır. Soner Yalçın’ın 23 Şubat 2008 tarihli “MHP’NİN in 40 YILDIR dır BİTMEYEN DERDİ” başlıklı
MHP’nin tarihini anlattığı makalesinde ayrıntılı bilgi mevcuttur.
**
DİNDE ZORLAMA YOK MU ?
Eren Bilge
Gelin önce İLKÖĞRETİM DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ 8. SINIF. MEB
Yayınlarından. Komisyon, Birinci Basım 2002, S. 93’teki şu satırları birlikte
OKUYALIM:
*
Bölüm 5. DİNDE ZORLAMA YOKTUR
Din; insan yaşamına anlam kazandırır, ona yol
gösterir. İnsanı her zaman iyi, güzel ve doğru olana yönlendirir.
Din duygusu, insanın doğasında vardır.
DİN insanlara DOĞRUYU ve YANLIŞI GÖSTERMİŞ;
fakat, hiçbir zaman onları inanma konusunda ZORLAMAMIŞTIR. Bu durum KURANI KERİM’DE şöyle dile getirilir:
“DİNDE
ZORLAMA YOKTUR. Doğruluk ve eğrilik birbirinden ayrılmıştır…” (K.
2/256)
“Hak
Rabb’inizdendir. Öyleyse DİLEYEN İMAN ETSİN, DİLEYEN İNKÂR ETSİN.” (K.
18/29)
Yüce Allah, Peygamberimize de dinde zorlama
yapmamasını öğütlemiş şöyle buyurmuştur:
“Resule
düşen (vazife) ancak DUYURMAKTIR.” (K. 5/99)
“O hâlde
Resulüm, öğüt ver. Çünkü SEN ANCAK ÖĞÜT VERİCİSİN. ONLAR ÜZERİNDE BİR ZORBA
DEĞİLSİN.” (K. 88/21-22)
“Eğer RABB’İN
DİLESEYDİ, yeryüzündekilerin HEPSİ elbette İMAN EDERDİ. O hâlde sen inanmaları
için İNSANLARI ZORLAYACAK MISIN?” (K. 10/99)
Peygamberimiz yaşamının hiçbir döneminde
insanlara karşı zor kullanmamıştır.
Mekke fethedildiği ve insanların telâş içinde olduğu bir zamanda o, Mekkelilere
şöyle seslenmiştir:
“Bugün artık
hiçbir şekilde horgörülmeyeceksiniz. Haydi şimdi dağılın. Hepiniz hür ve
serbestsiniz.”(Muhammed
Hamidullah, İslâm Peygamberi, C, I, s. 68.)
ÖYLE Mİ,
GERÇEKTEN DİNDE ZORLAMA YOK MU?
Peki, öyleyse
AŞAĞIDAKİ şu AYETLERE NE DİYECEĞİZ?..
“Fitne
kalmayıp, yalnız ALLAH’IN DİNİ ortada kalana kadar onlarla SAVAŞIN. Eğer
vazgeçerlerse savaşmayın. Zulmedenlerden başkasına düşmanlık
yoktur.”(K. 2/193)
“ALLAH
YOLUNDA HİCRET etmedikçe onlardan DOST EDİNMEYİN. Eğer yüz çevirirlerse
onları tutun, bulduğunuz yerde ÖLDÜRÜN. Onlardan DOST ve YARDIMCI
EDİNMEYİN.” (K. 4/89)
“RABBİN
meleklere ben sizinleyim. ‘İnananları destekleyin’ diye vahyetti. ‘Ben,
İNKÂR EDENLERİN kalplerine korku salacağım, artık ONLARIN BOYUNLARINI VURUN,
PARMAKLARINI DOĞRAYIN’ dedi.” (K. 8/12)
“Fitne
kalmayıp, yalnız ALLAH’IN DİNİ kalana kadar onlarla SAVAŞIN. Eğer vazgeçerlerse
bilsinler ki Allah onların işlediklerini şüphesiz görür.”(K. 8/39)
“Hürmetli
aylar çıkınca, PUTA TAPANLARI bulduğunuz yerde ÖLDÜRÜN; onları YAKALAYIP
HAPSEDİN; her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer TÖVBE eder, namaz kılar
ve ZEKÂT verirlerse yollarını serbest bırakın. Doğrusu Allah bağışlar ve
merhamet eder.”(K. 9/5)
“Savaşta
İNKAR edenlerle karşılaştığınızda BOYUNLARINI VURUN; sonunda onlara üstün
geldiğinizde onları ESİR ALIN; savaş sona erince onları ya karşılıksız ya
da FİDYE ile salıverin…”(K. 47/4)
“Ey
Muhammed! Bedevilerden geri kalmış olanlara de ki: ‘Güçlü kuvvetli bir
millete karşı, onlar Müslüman olana kadar SAVAŞMAYA çağrılacaksınız; eğer itâat
ederseniz Allah size güzel ecir verir, ama daha önce döndüğünüz gibi yine
dönecek olursanız SİZİ CAN YAKAN BİR AZABA UĞRATIR.” (K.48/16)
+
Bu ayetleri okuduktan sonra,
“İslam’da, Kuran’da zorlama yok” DEMEK MÜMKÜN MÜ?
Dinde zorlama olmasa şeriatla yönetilen
ülkelerde “İYİLİĞİ TEŞVİK ve KÖTÜLÜĞÜ MEN KOMİTELERİ’ olur muydu?
Yine bunun yanında İran’da ve Suudi Arabistan’da görev yapan
“DİN POLİSLERİ”ne ne diyeceğiz?..
Daha dün Mersin’de kadınlarımızın, kızlarımızın
bacağına yanıcı madde (ASİT) sıkılmıştır şırınga ile: “Niçin açık geziyorsunuz!” diye.
Bütün bunların kaynağı “İYİLİĞİ TEŞVİK, KÖTÜLÜĞÜN MEN” anlayışıdır.
Bu konuyu
tarihten bir örnekle bitirmek istiyorum.
Peki İslam’da zorlama yok ta Atalarımız, TÜRKLER, hangi amaçla 670-740
tarihleri arasında 70 yıl kılıçtan geçirilmiştir?
Aşağıdaki satırlara dikkatinizi çekerim:
**
“Kahraman TÜRK GENÇLERİNİN
ayrıayrı elleri ayakları bağlanmıştı. Şehrin kenarında bir değirmen
vardı. (12.000) masumu o değirmen arkının kenarına karşılıklı dizdikten
sonra boğazları arkın
kenarına gelmek suretiyle boylu boyunca da yatırılmışlardı. Elleri
kanlı cellâtlar, emrin
yerine getirilmesi için bir işaret bekliyorlardı.
Beklenen işaret verilmişti. Her biri
analarının kucağında naz ve sevginin en ince duygularıyla büyütülen TÜRK KAHRAMANLARI alçak bir maksat uğrunda
BOĞAZLANMIŞLAR ve bin minnet karşılığı taşıdıkları çileli canlarını
sahibine geri verip dertli dünyadan kurtulmuşlardı. Birdenbire fışkıran kandan
koca ark kıpkırmızı olmuştu. Arkın
kaynağı Türkün sanki şah damarıydı. Bu kızıl sel, değirmeni
döndürmüş, öğütülen undan ekmek pişirilmiş, YEZİT bin MUHALLEP en son kanlı ekmeği yiyerek, andını yerine getirmişti.
Kalktı NAMAZ kıldı. Tanrısına şükretti.
Törenin bitimini müteakip elde yedek
bulundurdukları dört bin kılıç artığı vardı ki çoğunu çoluk çocuk ve ihtiyarlar teşkil ediyordu. Üstelik sayıya
gelmez talan malı da ellerinde saklıydı. O kadar çoktu ki hiçbir savaşta
misline tesadüf edilmemişti.”
(İslâmlık –Türklük. Dr. Sabri Gündüz.
İst. Kenan Basımevi. 143. s. 136-137.
Ayrıca bakınız: Ziya Kitapçı, İslam Tarihi ve
Türkler. Taberi Tarihi)
**
Daha bunun gibi binlerce olay var kitaplarda. Binlerce Türk’ün malına mülküne el konulmuş; kadını, kızı, erkeği
köle ve CARİYE olarak pazarlarda satılmış, 42 kilometre uzunluğundaki yol
kenarlarında karşılıklı kurulan darağaçlarında on binlerce TÜRK GENCİ
ASILMIŞTIR.
ATALARI bu
şekilde katledilenlerin TORUNLARI bundan hiç RAHATSIZ OLMAMAKTADIR?..
NE ZAMANA DEĞİN
SÜRECEK BU ARAP HAYRANLIĞI?
Merak etmeyin; nasıl olsa, başta ATATÜRK olmak üzere atalarımızın ruhu
bunlardan HESAP SORACAKTIR.
Beni üzen başta
İLAHİYATÇILARIMIZ olmak üzere yarım akıllı aydınlarımızın halâ ve halâ,
“DİNDE ZORLAMA YOKTUR”
diye,
HALKIMIZA YALAN SÖYLEMESİDİR.
Devam devam iyi gidiyor YALANLAR.
Kız çocuklarının başına takılsın TÜRBANLAR…
Gün gelir TÜRK ULUSU GERÇEĞİ ANLAR…
Eren Bilge
18.02.2008
****
Görüleceği üzere, İSLAM DİNİ
sadece insanların vicdanına yönelik, ALLAH İLE KUL arasındaki iliskileri
düzenleyen bir din degildir.
Aynı zamanda İNSAN-İNSAN ve İNSAN-DEVLET arasındaki iliskileri düzenleyen yani,
bir DEVLET ve DÜNYA YÖNETME DÜZENİ
kurmayı hedef edinmiş bir dindir.
(HIRİSTİYANLIK da AYNIDIR. HAÇLI seferleri ve
ENGİZİSYON mahkemeleri, CADI AVI ve İNSAN YAKMALAR unutulmamalidir. Ancak
Hristiyanlar REFORM hareketi ile Din adamlarının Tanrı adına toplumu yönetmesini
engellemişlerdir.)
KURAN, bırakın
PUTPEREST ve Ateistlere hoşgörü göstermeyi, “KİTAP EHLİ” olarak
tanımladığı Yahudi ve Hıristiyanların dahi BEDAVA olarak dinlerinde kalmalarına
izin vermez.
Kur’an âyetleri
YAHUDİ ve HIRİSTİYANLARIN, sadece ve sadece CİZYE denen KELLE, hayatta kalma
vergisi ödemeleri koşuluyla, canlarını bağışlar. Yani Araplar ve OSMANLININ diger KİTABİ dinlere
hoşgörüsü BEDAVA DEGİLDİR.
Dahası eğer AYNI MEZHEPTEN degilsen Müslüman olman da seni kurtarmaz. OSMANLI
devrinde yapılan ALEVİ KATLİAMLARI ve şu an İŞİD’İN, Irak’taki TÜRKLERİ
ÖLDÜRMESİ bu sebepledir.
CİZYE,
“KARŞILIK” DEMEKTIR. Kaynağını
Kuran-ı Kerim’in Tevbe(9) suresinin 29. ayetinden alır.
Diyanet İşleri
Meali Tevbe 29 ayeti:
“KENDİLERİNE
KİTAP VERİLENLERDEN (Hırıstiyan ve
Yahudilerden) ALLAH’A ve ahiret
gününe İMAN ETMEYEN, Allah’ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve
hak din İSLÂM’I DİN EDİNMEYEN kimselerle, küçülerek (boyun
eğerek) kendi elleriyle CİZYEYİ
VERİNCEYE KADAR SAVAŞIN”
Bu Kur’an ayetinden de anlaşılacağı
üzere CİZYE, Hz Muhammed
zamanından beri, can bağışlanması yani ÖLDÜRÜLMEME KARŞILIĞINDA alınan
PARADIR.
Ayrıca, “Ben
ŞERİATA UYGUN yani, ALLAH
namına, Allah’ın emirlerine göre,
KURAN’A göre DEVLET YÖNETECEĞİM” derseniz; kadını erkekle eşit görmeyi bırakmak, tek
kadının şahitliğini geçersiz saymak, hırsızın elini kesmek ve IŞİD gibi, CİZYE
ödemeyen HRİSTİYANLARI ve Yahudileri ÖLDÜRMEK ZORUNDASINIZ.
Diger dinlerin
mensupları ise KAFİR kabul edildikleri için Cizye ödeyerek dahi canlarını
kurtaramazlar. Ya Müslüman
olacaklardır ya da öldürüleceklerdir. Arapların Müslüman olmayı kabul etmeyen Türkleri, CAN BAGIŞLAMA SÖZÜYLE
esir almalarına ragmen ÖLDÜRMELERİ, Türklerin inandığı GÖK TENGRİ(TANRI) dininin kitabi dinlerden
olmayışı, PUTPEREST sayılmaları ve onlara verilen sözlerin bağlayıcı
sayılmaması, tutulma mecburiyeti getirmemesindendir.
Özetle,
İSLAM, Hacı Bektaş’ı, Mevlana’yı ve Yunus’u okuyarak müslümanlığı
öğrendiğini zannedenlerin sandığı gibi, sadece ALLAH SEVGİSİNİ geliştirmeyi amaçlayan bir din olmayıp, nasihatle
ve/veya zorla DÜNYA DÜZENİ kurmayı, dünyanın YONETİMİNİ ELE GEÇİRMEYİ AMAÇLAYAN
bir DİNDİR..
ZEKERİYA
KİTAPÇI isimli, sözde
Türk Tarihçi zat, Arap Taberi Tarihinden aktararak bu konuya ilişkin yazmış
olduğu kitaplarında bu vahşeti ballandırarak anlatırken; Arapları değil de onlara direnen TÜRKLERİ
ELEŞTİRMİŞ; “Kendilerine sunulan GÜZEL DİNİ KABUL ETMEYİP KARŞI
KOYUYORLAR” demiştir!!..
Bu savaşların
geçmiş olduğu 7-9.YÜZYILLARA, Tarihimizi yazan hiçbir kitapta değinilmemiş,
TÜRKLERİN BİRDEN bire hidayet aşkıyla MÜSLÜMAN oldukları YALANINA
inandırılmıştır halkımız. Ve bu
alçak KUTEYBE biz TÜRKLER İÇİN DE
MÜBAREK bir İSLAM KOMUTANI olarak belletilmiştir.
Ne demeli, Tarihini bu denli bilmeyen bir
millet daha yoktur.
Sevgilerimle.
Tuncay Erciyes