SERENDİP ALTINDAL : BİZANS
OYUNLARI
11.03.2019
Güneydoğudan ümidi kesen USA
ve taifesi olan diğer emperyaller, çılgın Kanal bileşkesinde, acaba şimdi de
İstanbul merkezli yeni bir Bizans müstemleke eyaleti projesini mi sahneye
koymaya hazırlanıyorlar. Çünkü bu projenin Marmara bölgesinin ekolojik
dengesini alt üst edeceğini bırakın bir yana, çok ağır olacak maliyetin, hangi
karanlık finans kaynaklarıyla ve ne denli hudutsuz ödünlerle, milletin
sırtından nasıl karşılanacağı, yeni bir Bizans entrikasına çağrışım yapıyor.
Bizim Konsolos ’un Yunanistan
da arabasının ve konsolosluğumuzun kundaklanması yandaş medyada gizlenirken,
her köşede Erdoğan’ın Bay Kemalli demeçleri yayınlanıp duruyor. Ve işin ilginç
yanı ise bu haberlerden vatandaşın haberinin olmamasıdır.
Hoş Bay Halaçoğlu’nun
‘Yunanistan da neler Oluyor’ başlıklı mesajını da tesadüfen okumuş olmasaydık
konudan bizim de haberimiz olmayacaktı. Tam da yerel seçimler öncesi vatandaş
tepkisinin, galeyana dönüşmesinden korktukları için bu haberleri Sümen altı
ettiler herhalde.
Aynı bağlamda Uygur
Türklerinin Çinliler tarafından neredeyse soy kırımına uğratıldığı haberleri
emperyalist odaklarca aynı medyada uçuşturulmaktaydı. Sayın Perinçek’in son
günlerde yayınladığı Çin seyahatnamesinden görsel belgelerle, aslında kız ve
erkek tüm Uygur gençlerinin, Atatürk döneminin Köy Enstitülerinin benzerleriyle
oluşturulan eğitim kamplarında eğitilerek, vatandaş olma bilinci kazandırılmış,
gözleri ışıltıyla parlayan çağdaş ve mutlu bireylere nasıl dönüştürüldüklerini
öğrendik. Tabii bu haberlerin de yandaş medyadan öğrenilmesi mümkün değildi.
TRT haberlerinde bir defa da
FETÖ den bahsedilmesin, mümkün değil. TSK dan sivil kamu kurumlarına kadar her
köşe ve bucaktan sanki FETÖ’cü fışkırıyor ve ne hikmetse 17 yıldır FETÖ kaynağı
olmuş AKP Hükümetinde bunlardan bir tane bile yok. Ne tükenmez FETO’ymuş algısı
yaratılıyor vatandaşta sadece.
Bu sayede, yani FETÖ yaftası
altında iktidar, resmi, sivil yönetim mekanizmasında yer alan tüm milliyetçi,
Atatürkçü aydın muhaliflerinin tasfiye operasyonlarını, sorgusuzca ve kitabına
uydurarak gerçekleştirebiliyor. Kimsenin de aklına iktidarın bünyesindeki
gerçek FETÖ’nü sorgulamak gelmiyor ya da yüreği yetmiyor. Ve ne gariptir ki
üstüne de AKP iktidarının ülkeyi FETO fitnesinden sanki kurtardığı varsılı
kabul ediliyor.
FETÖ’cü etiketiyle ordudan
ihraç edilen pilotların şimdi ise yüksek maaşlarla orduya tekrar geri dönmeleri
planlanırken, geriye dönüşlerin kanunla da zorunlu hale getirilmesi
tasarlanıyor. O halde zamanında onların ordudan ayrılmalarına neden engel olmadınız.
Bilakis göz yumdunuz. Şimdi pabucunuz mu sıktı diye sorulmaz mı adama.
Çünkü o zaman başka bir
menfaat kulvarındaydınız. Ne var ki şimdi derin Devletin sessiz ve derinden
dürtüsüyle çıkmaz yolda olduğunuz size hatırlatıldı. Dolayısıyla keskin bir U
dönüş yine şart olmuştu size. Ve iktidar ömrünüzü bir nebze de olsa, biraz daha
uzatmaya kalktınız. Lakin paslı tenekeyi artık galvaniz bile kurtarmaz, hepiniz
bilesiniz…
Bir diğer husus da Bahçeli,
Erdoğan tarzı ve üslubuyla; ‘Atatürk’ün Partisi teröristlerle düşüp kalkıyor’
diyor. Atatürk adını kullanma bari anamızın ak sütü kadar temiz yüce
önderimizin bu pislikle ne ilgisi var be adam. Yoksa Partiye attığın gibi aziz
Rahmetlimize de mi çamur atmaya kalkıyorsun. Aslında CHP’ye bulaştırılmış birkaç
iğdiş yüzünden koca Parti de zan altında bırakılıyorsa; ateş olmayan yerden
duman çıkmaz düz mantığı ile de Başkanın yüzleşmesi ve Partisini aklaması
gerekiyor artık.
Bahçeliye gelince: AKP nam
Partinin bugüne kadar PKK terörünün nasıl tutkun bir tetikçisi olduğu herkesçe
malumken, o Partiye ki FETÖ’yü de ülkede nasıl bir boyuta getirdiği
tescillenmişken kucak açan, eski Bahçeliye 180 derece ters düşen ve dün dündür,
bugün bugündür pragmatisti bir yeni Bahçeli nasıl ciddiye alınabilir? İşte bu
da ayrı bir mesele ve ciddi bir sorudur…
Serendip Altındal