Yayınlandı: 12.03.2019 00:00
Güncellendi: 19.08.2022 22:25

BİYOGRAFİ & KİM KİMDİR ? NE NEDİR ?

BİYOGRAFİ DOSYASI : BABI ALÎ’NİN USTA GAZETECİSİ VE TÜRK AYDINI Çetin Emeç KİMDİR ????


BABI ALÎ’NİN
USTA GAZETECİSİ VE TÜRK AYDINI Çetin Emeç KİMDİR ????




ÖZEL BÜRO
EKİBİ olarak vefat yıldönümünde yurtsever Gazetecimiz
Çetin
Emeç
abimizi
saygı, minnet ve rahmet ile anıyoruz.




İLETEN : Oraj POYRAZ at
openmail.cc – oraj.poyraz@openmail.cc




Yıllar öylesine akıp
gitmekte ki… Bir ucundan yakalamak olanaksız…


Tam 28 yıl olmuş, kahpe
kurşunlara hedef olalı Çetin Emeç’in…


Tarih: 7 Mart 1990….


Allah rahmet eylesin…
Işık içinde yatsın..


Babadan gazeteciydi…


Son Posta gazetesinin
kurucusu ve sahibiydi Selim Ragıp Emeç…


Kız kardeşi Leyla, genç
yaşta kaybettiğimiz erkek kardeşi Aydın da gazeteciydi..




Bence Türk basınının
son genel yayın yönetmeniydi Emeç…


Haberi koklayan… Önünü
arkasını sorgulayıp takip eden… Bir dia’ya bakıp on ayrı haber çıkaran…


Sosyete ve magazin
dünyasını çok iyi bilen…


Uzaktan gördüğü bir
kadının, çantasından ayakkabısına, elbisesine kadar markalarını şıp diye
söyleyen…


Birlikte çalıştığı
arkadaşlarını satmayan…


Gerektiğinde haber veya
çalışanların hakları için patronun karşısına dikilebilen bir yayın yönetmeniydi
Emeç…


Haksız olduğunu
anladığı zaman da, hiç gocunmadan özür dilemesini bilen biriydi.


Haber de, yazı da,
resim seçiminde ve sayfa tasarımında son derece titiz ve  mükemmelliyetçi olduğu için bazı çalışanlar
çekinirlerdi kendisinden…


Kızkardeşi Leyla dış
haberler servisinde çalışıyordu…


Çetin Beyden birkaç yıl
önce gelmişti Hürriyet’e…


Abisinin attığı
fırçalara dayanamayarak ayrıldı Hürriyet’ten, Cumhuriyet gazetesinde başladı
göreve…


Çeto hata yapan
kardeşleri de olsa acımasızca eleştirirdi…


Gazete’nin baskı öncesi
alınan provalarını satır satır okur… Yanlış yerlerini kırmızı kalemle
işaretlediği sayfaları kızamık çıkarmış hale çevirirdi. Sonra da bunların
düzeltilmesi için ilgili servisleri harekete geçirirdi.


Şöyle derdi:  Küçük, küçük güzellikler birleşince bütün de
güzel olur. Ama küçük küçük çirkinlikler bir araya gelirse çok kötü bir ürün
meydana gelir…


Yıllarca birlikte
çalıştık kendisiyle…  Önce Hürriyet,
sonra Milliyet ve gene Hürriyet…


Hürriyet’te  çalıştıktan sonra bir başka gazeteye geçmek,
kimse kusura bakmasın ama kaba tabirle “attan inip eşeğe binmek” gibiydi…


Gerek teknik servisler…
Gerek yazı işleri… Ve gerekse idare… Çok ters gelmişti bize…


Kader arkadaşım
Ercüment Erkul ile birlikte geçmiştik Milliyet’e… Çetin Emeç’in
yardımcılarıydık…


Ancak üstlerine
geldiğimiz yazı işleri çalışanları bir türlü hazmedemiyorlardı…


Çetin Emeç, tüm hatalar
için bana fırça atıyor ve benim de yazı işlerine fırça atmamı istiyordu…


Ama ben hep sineye
çekiyor, yüzüm yumuşak olduğu için kimseye bir şey söylemiyordum…


Milliyet’e geldiğimizin
ikinci ayı idi. Yine odasında idik ve başlamıştı fırçalarına…


  • Bir dakika Çetin
    ağbi… Dedim… (yalnızken samimi, yanımızda birileri varsa resmi konuşurduk)
    Benden böyle bir tepki beklemediği için şaşırmıştı.
  • Şimdi geliyorum
    diyerek odadan çıktım. Yazı işlerinde kim varsa herkesi Çetin Emeç’in
    odasına getirdim. Emeç, bana ne oluyor gibilerden kaş göz işareti
    yaparken…


Yan yana dizdim
arkadaşları…


  • Haydi Çetin Bey,
    bana her akşam attığın fırçaları bir de bu arkadaşlara at da anlasınlar
    Hanya’yı, Konya’yı…


Rahmetli hepsini
tepeden tırnağa sanki ilk kez görüyormuş gibi süzdü…


Sonra öyle bir fırça atmaya
başladı ki… Hayatlarında hiç işitmedikleri azarı işittiler adamlar o gün…
Yüzleri kıpkırmızı… Hepsi yere bakıyor…


Emeç yerden göğe haklı
gösterdiği yanlışlar konusunda…  Gerçi
daha fazlasını bile hak etmişlerdi ama… Ama bu kez ben üzüldüm…


Araya girip “ Çetin Bey
sayfalar gecikiyor, hatlar kaçacak… “ diyerek herkesin masasına dönmesini
sağladım…


Yıllar sonra, o
isimlerden bazıları Milliyet için efsane olarak anılınca, bıyık altından güldüm
sadece…


Keşke sağ olaydı da
yine fırça ataydı her gün…


Mekânın cennet olsun
büyük usta…


Dualarımızın,  O’nunla birlikte kahpe kurşunlara hedef olan
şoförü Sinan kardeşimize de ulaşması dileğiyle…