İSTİHBARAT SERVİSLERİ (ASKERİ – SİVİL) & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI & MİT – MEH & MAH VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

İSTİHBARAT DOSYASI /// ALP KIRIKKANAT : BEKA MÜCADELESİNDE İSTİHBARAT


ALP KIRIKKANAT : BEKA MÜCADELESİNDE
İSTİHBARAT


1983 yılında Kabataş Erkek Lisesi’ni, 1987
yılında ise Deniz Harp Okulu’nu bitirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın
çeşitli harp gemilerinde branş subaylığı, bölüm amirliği, 2. komutanlık ve gemi
komutanlığı görevleri sonrasında müşterek karargâh ve birliklerde güvenlik
konularında proje subaylığı ve şube müdürlüğü yaptı. 2006 yılında Atılım
Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisansını tamamladı.
2011 yılında emekli oldu. 


İstihbarat,
bir sorun karşısında talep edilen bilgilerin, bilimsel ve sistematik olarak
toplanması, değerlendirilmesi ve kıymetlendirilmesi neticesinde, meselenin
gerçeğe yakın iz düşümlerini ya da gerçek resmini anlamamıza yardımcı olacak
bir bilgi üretim disiplinidir. Bu tanım, bu konudaki kendi kişisel görüşümün
bir ifadesidir. Her seviyedeki bilgi üretiminde, kesin sonuca ulaşmak
genellikle zordur. Birçok disiplini bir araya getirmek zorundasınızdır. Her
şeyden önce plansız ve programsız bir istihbaratın olamayacağını da hatırlatmam
gerekir. Sisteminiz ne kadar güçlü olursa olsun; ortaya konulacak sonucun, yani
istihbaratın, kalitesi en başta sorulan soruların, taleplerin ve kriterlerin
doğruluğuyla orantılıdır. Mümkün olduğu kadar ‘‘…gidin bakın ne oluyor ?..’’
gibilerinden bir talep olmamalıdır. Bu iş bilimsel ve entelektüel bir
disiplindir. Sonuç, yeni soruların oluşmasına da neden olabilir. Talepler,
resmi bir planın istenen sonuca ulaşmasını sağlamaya yardımcı olacak nitelikte
olmalıdır. Aksi takdirde boşa zaman ve gayret sarfiyatıyla karşılaşılır.


Kriminal hususiyet


Bu bir
kısım usullere rağmen askeri istihbarat teşkilinin, TSK’daki FETÖ üyelerini 15
Temmuz 2016 tarihli kalkışma öncesinde neden tam olarak tespit edemediği çok
tartışıldı. Fonksiyonel olarak sinyal, muhabere, elektronik ve harekat
istihbaratı gibi, TSK’nın vazifesi dahilinde uğraştığı terör ve dış tehdit
unsurlarına yönelik planları ya da cari durumu destekleyen bir çok konuda
başarılı neticelerin alındığı bilinmektedir. Ancak bahse konu gizli yapının ve
mensuplarının 15 Temmuz öncesi tespiti ise çok farklı bir konudur. Üstelik bir
yönüyle de kriminal bir hususiyet taşır. Karşı istihbarat konusu olan ve yıkıcı
faaliyetler kapsamında değerlendirilmesi gereken bu konu, mevcut yasalar gereği
sadece TSK’nın sorumluluğunda olan bir iş değildi.


15
Temmuz sonrası ise ihtiyaca binaen, TSK’da da bu konuyla ilgili yeni bir
kadro-teşkilat planlaması üzerinde çalışıldığı basına yansımıştır. İstihbarat
servislerinin kontrolündeki bu yıkıcı unsurla iltisaklı olduğu tespit edilip,
2016’dan günümüze TSK’dan ihraç edilen kişilerin sayısı ve bir kısmının yaşları
dikkate alındığında; farkındalık ve önlemler açısından uzun yıllar durağan ya
da izlemede yetersiz kalındığı söylenebilir. 1970’li yıllardan bu yana, bir
kısım siyasi mülahazalar nedeniyle, yıkıcı faaliyetler açısından bu örgütün
sorun olduğunun kabul edilmesinde dahi zaman zaman sıkıntılar yaşandığı da
bilinmektedir.


Kripto personel


Diğer
yandan, kalkışma sonrası ilk olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından
oluşturulan bir kısım yeni kriterler kapsamında; örgüt mensubu birçok kripto
personelin tespitinin yapılmaya başlandığı haberleri medyada yer almıştır.
Bilimsel bir yaklaşımla oluşturulduğu ifade edilen söz konusu kriterlerin;
ağırlıklı olarak çok sayıda doküman incelemesine dayalı ve kurumlarla
koordineli olarak sistemli bir değerlendirme ve kıymetlendirmeye tabi tutulduğu
belirtilmektedir. Kaliteli istihbarat, hukuksal süreçlere katkı sağlayacağı
gibi, kripto personel tespitinin yanı sıra masumların da korunmasına yardımcı
olacaktır. Bu mücadelenin, sadece klasik İKK (İstihbarata Karşı Koyma)
tedbirleriyle yürütülemeyeceği görülmüştür. Diğer yandan, karşımızdaki
tehlikenin statik kalmaması, dış desteği ve mali imkanları dikkate alındığında;
kurumlar tarafından belirlenen kriterlerin de bir devamlılık içermesi ve
gerektiğinde yenilenmesi de önem arz etmektedir. Çünkü bu yıkıcı organizma,
yeni taktiklerle sürekli canlı tutulmaya çalışılmaktadır. 


Bununla
birlikte, yeni ve farklı tipteki kanserli hücrelerin oluşumu da
engellenmelidir. Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde stratejik, operatif ve taktik
istihbarat seviyelerindeki hedefleri gözeten, planlı ve modern yöntemlere
dayalı bilgi üretimi ile tempo ve koordinasyon önem taşıyacaktır. Karşı
istihbari mukabeleyi sağlayacak aktif bir tavır alınması gerekmektedir. TSK’ya
yönelik bu yıkıcı unsurun kriminal oyunlarına karşı, kurumlar arası ciddi ve
kapsamlı bir koordine gerektiren önleyici karşı tedbirlerin belirlenmesi
amacıyla; tüm samimi çabalarla birlikte, bu yapının organize ettiği kumpas davalarının
ayrıntılarına bakmak da yararlı olacaktır.


Ders niteliğinde


Özellikle,
Balyoz davasında hukuken masumiyetleri ispatlanmış TSK personeline yapılan
entrikanın, bütün veçheleriyle ortaya çıkarılması gerekmektedir. Çünkü bu
kumpas, kabul edelim ki, sonuçları itibarıyla; karşı tarafın şekillendirme
gayreti, istihbarat ve bilgi harekatı gibi kavramlar açısından bir ders
niteliği taşımaktadır. Bu kumpasın yıkıcı sonuçlarına neden olanlarla ilgili
başlatılmaya çalışılan hukuki süreç tamamlanmadığı takdirde, alınması düşünülen
her tedbir eksik kalabilecektir. Netice itibarıyla alınacak dersler; TSK’nın
denetime açık, kurumlarla koordineli ve yasal sınırlar içinde alacağı aktif ve
pasif istihbarat tedbirlerinin neler olması gerektiği konusunda önemli bir rehber
olacaktır. Bu rehber, bizleri yeni isabetli sorularla kaliteli istihbarat
üretimine taşırken, ısrarla oynanmaya çalışılan bu oyunun tamamen bozulmasına
da yardımcı olacaktır.