CEMAL TUNÇDEMİR : VENEZUELA’NIN
FİRARİ DOLAR TACİRLERİNİN ÖYKÜSÜ
Venezuela’da maaşınızı
aldığınızda en büyük düşmanınız zaman. Çünkü maaşınızı elinize aldığınız anda
yaz sıcağında dondurma gibi hızla erimeye başlıyor. Diyelim ki elinizde 20 Bolivar
var. Bolivar ülkenin resmi parası. Bu 20 Bolivar’ın değeri en fazla birkaç
hafta içinde 10 Bolivar olacak. Sonra 5 ve derken tamamen değersiz hale
gelecek. Ve diğer maaşa varmadan bir önceki maaşın neredeyse bir değeri
kalmıyor. Venezuela’da herkesin elindeki para ile hemen bir şeyler satın almaya
çalışması bundan. Ne denk gelirse… Tavuk yumurta tuvalet kağıdı veya
bulabilirseniz şeker.
Şeker önemli. Bolivar’dan çok
daha değerli. Maaşının tamamı ile hemen şeker alanlar var. Böylece kazancının
ekonomik değerini korumuş oluyor. Çünkü şekeri istediğiniz anda o günün
değerinden satabilir veya yine ihtiyaç duyduğunuz bir şey ile kolayca takas
edebilirsiniz.
Ülkede enflasyonun bu yıl
sonuna kadar yüzde 1 milyon eşiğine ulaşması bekleniyor. Çünkü Venezuela rejiminin
durmadan para basmaktan başka pek bir seçeneği yok. Maduro dünyaya meydan
okuyor gözüksün diye koca bir ülkenin bugünü ve yarını heba ediliyor. Rejim
piyasaya para basıp sürdükçe de resmi para Bolivar’ın değeri hızla düşüyor. Bir
çikolata almak için bile bir sırt çantası dolusu para taşımanız gerekiyor.
Bazı ekonomistler buna ‘el
arabası problemi’ diyor. Ufak bir şey almak için bile parayı torba ile valiz
ile veya el arabası ile taşımak zorundaysanız… Terim 1920’lerde parası hızla
değer kaybeden Almanya’da ilk kez literatüre girmiş.
Bolivar’ın artık üzerine
basıldığı kağıt olarak bile değeri yok. Venezuela sokaklarında yerlerde atılmış
Bolivar’lar var kimse eğilip yerden almaya bile gerek duymuyor. Paranın konfeti
olarak sıkça kullanıldığı da oluyor.
Maaşını hemen şekere
yatıranlardan biri de Mila adlı Venezuelalı kadın. Mila’nın NPR radyosunda
dinlediğim çarpıcı öyküsü Venezuela’nın bugünkü manzarası hakkında önemli bir
fikir veriyor. Haber dosyasında Mila’nın soyadı belirtilmiyor. Çünkü o bir firari…
Mila Caracas’ta maaşının
tamamı ile hemen şeker alarak maaşını kısmen korumaya çalıştığı günlerde Mexcio
City’de yaşayan bir tanıdığından bir telefon alır. Telefondaki Venezuelalı
parasını şekere yatırmaya gerek olmadığını halka da dolar satın alma olanağı
sunan bir internet sitesi kurduğundan söz eder.
Normal bir ekonomide oldukça
normal bir ticaret olanağı. Ancak söz konusu girişimi Venezuela’da yapıyorsanız
son derece tehlikeli bir iş yaptığınızı fark etmeniz çok zaman almaz. Arı
kovanına çomak sokmak gibi… Çünkü Venezuela rejimi halkın dolar satın almasını
pek istemiyor. Sadece devletten dolar alabilirsiniz ve o da doları
kullanacağınız yer devletin resmi listesindeki işlerden biriyse…
Mexico City’de yaşayan genç
Venezuelalı girişimcinin adı Ruben Galindo. Daha 27 yaşında. Liberteryan dünya
görüşüne sahip. Ülkenin faşist rejimi ile karşıt çizgide olduğunu tahmin etmek
güç değil. AirTM adlı bir web sitesinin kurucusu. Sitenin adından da
anlaşılabileceği gibi bir tür online döviz bürosu.
Ruben Galindo Venezuela
halkının sadece kendisinin değil parasının da rejimin elinde mahsur kaldığını
ifade ediyor. Dolayısıyla bu online döviz bürosu ile insanlara en azından kendi
emeklerinin karşılığını koruma paralarını rejimin istismarından özgürleştirme
olanağı sunmayı hedefliyor.
AirTM sadece Venezuela’ya
hizmet veren bir site değil. Dünyanın her yerinde döviz değişimi yapmak
isteyenleri buluşturan bir platform. Örneğin Avrupa’ya gidecekseniz ve Euro’ya
ihtiyacınız varsa elinizdeki Türk liranız karşılığında sizinle Euro’sunu değiş
tokuş yapmak isteyen birilerini sitede buluyorsunuz. Siz Türk Liranızı ona
veriyorsunuz o da size Euro veriyor. Bu alışverişte tarafların anlaştığı kur
paritesi serbest piyasa kur paritesi oluyor.
Galindo sitesinin reklamlarını
Facebook’a da koydu ve İspanyolca ‘Bolivarınızla Dolar Alın’ sloganı ile reklam
yapmaya başladı. Ve büyük ilgi gördü.
Her gün binlerce kişi elindeki
mevcut Bolivar’ı ile kaç dolar alabilecekse almaya başladı. Çok geçmeden
sitenin Venezuela’nın dört bir yanında 25 kişilik bir çalışan ekibi oluştu.
Sırt çantası dolu maaşının tamamı ile hemen şeker alarak maaşını kısmen
kurtarmaya çalışan Mila ise sitenin Venezuela’daki ilk çalışanı oldu.
Sitenin Venezuela rejiminin
radarına girmesi çok sürmedi. Rejim Venezuela halkının dolara bu kadar kolay
ulaşmasından son derece rahatsız oldu. Aslında bunun basit bir mantığı var.
Eğer dolara ulaşmak bu kadar kolay olursa herkes değersiz Bolivar yerine dolara
hücum edecek ve Bolivar tamamen çökecek. Bunun ne kadar mümkün olduğu AirTM’in
web sitesinde bile kolayca görülebilir. Saniyeler içinde bile çok sayıda kişi
dolar satın alıyor.
Daha da önemlisi bu sitedeki
alışverişlerle Bolivar’ın Dolar karşısındaki gerçek değeri de ortaya çıkıyor.
İnsanlar 1 dolar için kaç Bolivar vermeye hazırsa doların gerçek değeri de o
kadar. Bu gerçek veri de ‘Ülkemizde hayat çok toz pembe ekonominiz şahane. Bazı
sıkıntılar var ama bunlar da hep emperyalist Batı medyasının kara propagandası
ve ülkemize ekonomik savaş’ ezberindeki Venezuela rejiminin resmi öyküsünü
bozuyor. Çünkü ulusal paranızın dolar karşısındaki değeri ekonominizin gücü
hakkındaki en önemli göstergelerden biri. Bu yüzden de bir doların kaç Bolivar
edeceğine devlet başkanı Maduro karar veriyor. Maduro bugün için Venezuela
halkına diyor ki 1 Amerikan doları satın almak için sadece 170 bin Bolivar’a
ihtiyacınız var. Ancak Ruben’in web sitesindeki serbest piyasaya göre ise en az
3 5 milyon Bolivar’a. .
Maduro’nun egosuna büyük bir
çizik bu…
Yani insanların istedikleri
fiyattan dolar satın alıp satmalarına izin vermemizden hiç hoşlanmadılar’’
diyor Ruben Galindo.
Mila ve ekibinin sitede oluşan
Dolar/Bolivar paritesini Twitter’dan her gün paylaşmaya başlaması ile de tüm
dünya Venezuela’da doların gerçek değerini öğrenmeye başladı. Ruben Galindo’nun
devletten yazı gönderilmesi de o günlerde oldu.
Rejim Galindo’ya ‘yaptığınız
işi yapmaya devam ederseniz 15 yıla kadar hapis cezası alacaksınız’ tehdidinde
bulundu. Galindo aslında bu tebligatı bekliyordu. Zaten serbest piyasa diye bir
şeye rejim artık izin vermediği için online piyasa kurmuşlardı. Ailesi de
başından beri tedirgindi. Annesi sürekli oğlunun başına bir şey gelecek
korkusundaymış. Anneannesi devlete karşı geldiğin için ahmaksın diyormuş.
Babası ise ‘Nasıl olsa Mexcio City’desin güvendesin’ diye çok ses çıkarmamış.
Ancak ekibin geri kalanı onun
kadar güvende değildi. Mila ve ekibi Venezuela’daydı. Hukukun olmadığı
Venezuela’da işlerin nasıl yürüdüğünü bilen ekip rejimden gelen yazının gerçek
anlamının da farkındaydı. AirTM sitesi hemen sessiz konuma geçti. Ruben Mila’ya
o ve ekibin Venezuela’dan güvenli şekilde kaçmalarına kadar Twitter’dan
dolar/bolivar paritesi paylaşmamasını istedi. Büyük uğraşlar sonunda AirTM web
sitesinin Venezuela’daki 26 çalışanından 25’ini sınırdan yürüyerek ülke dışına
çıkarmayı başardılar. Bir kişi hariç; Mila. Çok sevdiği memleketi Caracas’ı
terk etmek istememişti. Ancak çok geçmeden durumun sandığından da ciddi
olduğunu fark etti. Polis bulunabileceği her adrese baskın yapıyordu.
Venezuela’dan bir an önce kaçması gerektiğini anlamıştı.
NPR’ın ‘Polis seni hangi
gerekçeyle tutuklamak için arıyordu?’ sorusuna Mila ‘’Sahte kurla dolar
ticareti ve terörizm’’ yanıtı veriyor. Devletin resmi dolar değeri hesaplaması
dışında bir hesaplama yapmaya ‘terörizm’ denmişti.
Kocası ve 7 aylık bebeği ile
tanıdığı kimse ile vedalaşamadan yollara düştü. Soğuk bir dağ yolunda sınırdan
Kolombiya’ya geçip bugün saklandıkları eve ulaştı. Ruben site ekibi için
Kolombiya’nın Venezuela sınırı yakınında radyoda adı açıklanmayan bir muhitte
10’ar kişinin kaldığı iki ev kiraladı. Kendisi de Cucuta yakınındaki bu
mekanlara giderek ekibi ile buluştu. ‘’Oldukça duygusal bir gündü. Arepa
partisi yaparak kendimize moral verdik’’ diyor. Arepa Venezuela ve
Kolombiya’nın milli yiyeceği. Mısır hamurundan yapılan bir tür börek.
Sonraki birkaç ay AirTM ekibi
bu firar evlerinde çalışmalarına devam etti. Dolar ticareti yapmaya ve serbest
piyasa dolar kurunu sosyal medyadan paylaşmaya devam ettiler.
Peki amaçları neydi?
Mila “Ülkemin öyküsünü iyi yönde
değiştirmek istedim hep’’ diyor ve ekliyor” Sonuçta halka yardım ediyoruz.
Evlerine bir şekilde değeri olan bir para götürmelerine yardım ediyoruz’’.
Maduro’nun bugünlerde ‘finans
terösitleri’ ‘Venezuela’ya karşı ekonomik savaşta düşmanlar’ derken kastettiği
gruplardan biri de AirTM. Ama yalnız değiller. Sınır bölgelerinde şehirlerin
arka sokaklarında her yerde Bolivar ile serbet kur üzerinden dolar alma olanağı
sunan tüccarlar var. Sadece bu yıl 216 kişi bu suçlamalarla tutuklandı.
Bu noktada NPR radyosu çok
önemli bir soruyu gündeme getiriyor.
Herkes dolar almak isteyenin
kim olduğunu biliyor. Neredeyse her Venezuelalı bunu yapmak istiyor… Peki
doları verip Bolivar alanlar kim? Bu kadar değersiz bir parayı kim ne için
satın almak ister ki?
Radyo bu sorunun yanıtını en
iyi bilebilecek isimlerden birine John Hopkins Üniversitesi uygulamalı iktisat
profesörü Steve Hanke’a soruyor. Profesör Hanke parası değer kaybeden ülkelerin
kapısını çaldığı bir uzman. Bir çok ülke ile çalışıyor. Geçmişte bir dönem
Venezuela devlet başkanına da danışmanlık yaptığı için bu ülkeyi de yakından
tanıyor.
Doları verip karşılığında
Bolivar alanlar kim? Bu kadar değersiz bir parayı kim ne yapar?
Doğrusu profesör Hanke’ın
yanıtı ağzımı açık bırakıyor;
Sabah akşam “milli para”
edebiyatı yapanlar… Ama onlarınki de milli para aşkı değil. Bu kişiler rejimin
resmi kurdan sattığı doları satın alma imkanına sahip rejim içi güçler. Başka
herkes 1 dolar için 3 5 milyon Bolivar’ı gözden çıkarmak zorundayken rejimin sattığı
resmi kurdan sadece 170 bin Bolivar ile 1 dolar satın alma olanağına sahip az
sayıda rejim eliti. 1 Dolar verip 3 5 milyon Bolivar alıyorlar sonra da bu 3 5
milyon Bolivar ile devletten 25 dolardan fazlasını alıyorlar… Venezuela’da bu
rejim elitlerine ‘los enchufados (prize takılılar)’ veya ‘Boligark’ deniyor.
Rejimin düşük sabit dolar kuru
ısrarının en önemli nedenlerinden biri de bu çarkın kazancı. Rejimin
çekirdeğindeki isimler bu farktan muazzam ‘dolar’ kazanıyor.
Ancak rejim Bolivar’ın mevcut
gidişatının kendi sonunu hepten getirebileceğini gördüğünden bol sıfırlı
Bolivar’ı kaldırıp 5 sıfır atılmış ‘bolivar soberano (egemen bolivar)’ adıyla
yeni Bolivar’ı piyasaya sürecek. 500 bin Bolivarınız varsa artık 5 Bolivar
olacak. Para yeniden taşınabilir bir şeye dönüşecek.
Ancak Profesör Hanke’a göre bu
ne Bolivar’ın değerini değiştirecek ne de enflasyonu engelleyecek.
Hanke’a göre Venezuela’nın
yabancı bir parayı tedavül aracı haline getirmeden bu çukurdan çıkması artık
çok zor. Örneğin Amerikan dolarını… Tıpkı El Salvador ve Ekvador gibi.
Tabii ki Maduro’nun ‘korkunç
emperyalist Amerika’nın parasını tedavül aracı yapması zor bir olasılık. Ama
elbette ki gerçek neden bu değil. Sonuçta Venezuela’nın sosyalist rejiminin
ülkenin milli fonlarını Lehman Brothers’a yatırdığı bu ünlü finans kurumu
2008’de battığında ortaya çıkmıştı. Asıl neden yabancı bir paranın tedavül
aracı olması halinde rejimin para üzerinde kontrolü kalmaması. İstediği zaman
para basamayacak olması.
Fakat günün sonunda yabancı
bir paraya geçiş rejim hiç istemese de kaçınılmaz da olabilir. Zimbabwe’de
Mugabe rejimi 2008’de bu deneyimi yaşadı. Ülke parasının tamamen
değersizleşmesi sonunda yaşamına devam etmek isteyen alışveriş yapmak isteyen
Zimbabwe halkı bir noktada artık Zimbabwe parası kullanmayı tamamen bıraktı ve
herkes dolar kullanmaya başladı. Çaresiz kalan Mugabe rejimi de bir noktadan
sonra doların da resmi tedavül aracı olmasına yeşil ışık yakmak zorunda kaldı.
Yani bir milli parayı egoist
ve kabadayı söylemle üstelik milli para edebiyatı yapa yapa bitirmek de mümkün.
Mila firari günler geçirdiği
sınır köyünde Venezuela’ya geri döneceği günü hasretle beklediğini söylüyor
radyoya… Bolivar’ın bir kağıt parçası olmayacağı değerli bir para olacağı
günleri de… Çünkü Bolivar Venezuela’yı Venezuela yapan şeylerden biri…
Link : http://m.t24.com.tr/yazarlar/cemal-tuncdemir/venezuelanin-firari-dolar-tuccarlarinin-oykusu