ÖZEL BÜRO NOTU : ZAMANINDA MÜJDAT ABİ İÇİN BİR SÜRÜ ŞEY SÖYLEDİLER. HAKARETİN BİRİ BİN
PARA. İŞİTMEDİĞİ HAKARET, GÖRMEDİĞİ TAVIR KALMADI. TEK SUÇU MUHALİF SANATÇI
OLARAK BU ÜLKENİN DEĞİŞMEZ DİNAMİKLERİ OLAN LAİKLİĞE, DEMOKRASİYE, ÇAĞDAŞ
YAŞAMA, SANATA YÖNELİK OLUMSUZ TASARRUFLARA KARŞI DİK BİR DURUŞ SERGİLEMESİYDİ.
BAZILARI GİBİ YALAKALIK YAPMADI. MAKAMINI YADA ÜNVANINI DA KULLANMADI. ATATÜRK’ÜN
BIRAKTIĞI EMANETE SAHİP ÇIKTI. ONA O HAKARETLERİ EDENLERİN KAÇININ BU ÜLKEYE MÜJDAT
ABİ KADAR HİZMETİ VARDIR ? İŞTE SADECE BU HİZMETİ BİLE ONUN NE KADAR YÜCE
GÖNÜLLÜ BİRİ OLDUĞUNU GÖSTERİYOR. ASLANSIN MÜJDAT ABİ. BU GENÇLİK YAŞADIĞIN
MÜDDETÇE SENİ TAKİP EDECEK. ÖMRÜN UZUN, BAHTIN AÇIK OLSUN. ÖZEL BÜRO EKİBİ
OLARAK EMRİNDEYİZ.
LİNK : www.facebook.com/photo.php?fbid=818685161816273&set=a.343488529335941&type=3&theater
Müjdat Gezen kimdir ?
Türk tiyatro ve sinema oyuncusu, şair, yazar, oyun yazarı.
Türk tiyatro ve sinema tarihine çeyrek asırlık sanat geçmişiyle hizmet etmiş
olan Gezen, mizah ve güldürü türünde akla gelen ilk isimlerden biridir.
Özellikle “Azmi” ve “Darbukatör Baryam” tiplemeleriyle
hafızalara kazınan usta oyuncu, devlet ya da herhangi bir kurumdan yardım
almaksızın, tamamen kişisel birikimleriyle kurduğu, ücretsiz hizmet veren
Müjdat Gezen Sanat Merkezi ve yine kendi adını taşıyan tiyatroyla, Türkiye’deki
gösteri sanatlarının gelişimine ve yeni yeteneklerin ortaya çıkmasına büyük
katkı sağlamaktadır.
Müjdat Gezen, 29 Ekim1943 tarihinde İstanbul’un Fatih semtinde, eski TRT müzisyenlerinden
Necdet Gezen ile Macide Hanım’ın oğlu olarak dünyaya geldi. Oyunculuk
yeteneğinin farkına varan ilkokul öğretmeninin zoruyla ilk defa 1953 yılında,
“Küçük Çiftçiler” adlı bir ilkokul piyesiyle sahnelere adım attı.
Sanatın diğer dallarıyla da alakalı olan küçük oyuncunun yazdığı şiirler de,
aynı yıl Doğan Kardeş adlı çocuk dergisinde yayımlandı. İlerleyen yıllarda,
İstanbul Radyosu bünyesinde kurulmuş olan Çocuk Klübü korosuna katılarak, şarkı
söylemeye başladı.
Eğitim hayatına başladığı Hırka-ı Şerif İlkokulu’ndan mezun
olduktan sonra orta öğrenimine Karagümrük Ortaokulu’nda devam eden Gezen, ikinci
sınıfta ard arda iki defa kalınca, babası tarafından birçok sosyal faaliyetten
men edildi. Gezen’in en ağırına gidense, konulan tiyatro yasağı olmuştu. Çünkü
o dönemlerde, bir yandan amatör tiyatro topluluklarına katılıyor ve çeşitli
oyunlarda rol alıyordu. Bu cezaya razı gelmek istemeyen küçük Gezen’le bir
anlaşma yapan baba Necdet Bey, okulu daha fazla fire vermeden bitirmesi
durumunda, kendi eliyle onu tiyatroya yazdıracağı sözünü verdi oğluna.
Ortaokulun arından lise öğrenimi için, dönemin birçok ünlüsüne
eğitim vermiş ve Türkiye’de ilk defa ders dilini Türkçeye çevirmiş okul olan
Vefa Lisesi’ne giden Gezen, Uğur Dündar ve Kemal Sunal ile burada tanıştı ve
arkadaşlıkları uzun yıllar boyunca devam etti. 1959 yılında, 16 yaşındayken,
sahne sanatlarına duyduğu ilgiyi ve yeteneğini görmezden gelmeyen ve
anlaşmaları uyarınca sözünü tutan babası Necdet Bey, onu İstanbul Belediyesi
Şehir Tiyatroları’na yazdırdı ve arkadaşı olan sahne amiri Kemal Tözem’e emanet
etti. Böylece,1960 yılında profesyonel oyunculuk hayatına adım atmış olan
Gezen’in kariyeri, bu dönemden sonra hızlı bir yükselişe geçti.
Gezen, 1961 yılında, İstanbul Belediyesi Konservatuarı’nın
açtığı sınavı kazanarak Tiyatro Bölümü’ne girdi ve eğitiminin yanı sıra burada
sahnelenen oyunlarda rol almaya başladı. Ertesi yıl, yönetmenliğini Yılmaz
Atadeniz’in yaptığı “Yedi Kocalı Hürmüz” filmi ile ilk defa kamera
önüne geçti. Sonrasında,1963 yılında, Muammer Karaca ve Münir Özkul
tiyatrolarında oyunculuğa devam ederek, kamudan özel sektör sahnelerine adım
attı. Aynı yıllarda, şiirleri ve bazı amatör tiyatro oyunları çeşitli
kültür-sanat dergilerinde yayımlandı.
1964 yılında askerlik görevini yerine getiren Gezen, bu
dönemde oyun yazarlığına ağırlık verdi. 1966’da ise, Ulvi Uraz Tiyatrosu’nda
rol almaya başladı. Aynı dönemde, “Denizciler Geliyor” adlı komedi
filminde oynadı. Ertesi yıl, kendisi gibi oyuncu arkadaşlarıyla bir araya
gelerek “Halk Oyuncuları” adlı bir oluşuma imza attı. Profesyonel
oyunculuk yaşamının sekizinci yılında, 1968’de, ilk defa kendi adını taşıyan
özel tiyatrosunu kurdu. Öte yandan da İstanbul Tiyatrosu’nda rol almaya devam
etti. Aynı yıl, Güzin Hanım’la hayatını birleştirdi ve bu evlilikten iki yıl
sonra Elif adını verdikleri bir kızı dünyaya geldi. 1969’da “Berduş”
ve 1970 yılında da “Kara Gözlüm” adlı sinema filmlerinde rol alarak
beyaz perdede boy gösterdi. Bu dönemde, Uğur Dündar ve Perran Kutman’la
birlikte, izleyici tarafından çok büyük ilgiyle karşılanan televizyon
programları hazırladı. Bu ilginin nedeni ise, ülkenin sosyal durumuna yönelik
eleştirel bakış açısını, komedi unsurlarıyla birleştirerek işlemesiydi.
Hayat görüşü, tiyatro oyunculuğu, yaşamı ile ilgili birçok
kitap kaleme almış olan Müjdat Gezen, ilk kitabını 1975 yılında yayımladı.
Savaş Dinçel’le birlikte yazdığı, “Çizgilerle Nazım Hikmet” adlı
kitap, dönemin çalkantılı siyasi ortamının, düşünce özgürlüğüne yönelik olumsuz
yansımalarından nasibini aldı ve Gezen tutuklanarak cezaevine girdi. Ancak bu
durum, onun yazmasına ve üretmesine engel olmadı. 1982’de, kendi yayınevini
kurarak, yazdığı kitapları buradan yayımlamaya başladı. Bu dönemden başlayarak
uzun yıllar, İstanbul Belediye Konservatuarı ile İstanbul Üniversitesi Devlet
Konservatuarı’nda öğretmenlik yaptı ve Türk Tiyatrosu derslerine girdi. Ayrıca,
1980 yılında, ünlü meddah üstadıİsmail Dümbüllü adına her yıl düzenli olarak
verilecek bir tiyatro ödülü oluşturdu.
Yine 1982’de, o dönemler üniversitede öğretim görevlisi olan
güldürü üstadı Kandemir Konduk’la biraraya gelerek, “Güldürü Üretim
Merkezi”ni (GÜM) kurdu. Televizyon programlarından tiyatro sahnelerine,
gazetelerin ve dergilerin güldürü sayfalarına kadar birçok alanda hizmet veren
GÜM, bu faaliyetlerinin yanı sıra, birçok genç mizah yazarına da kapılarını
açtı ve onların kariyerlerine önemli katkılarda bulundu. Aynı zamanda,
Türkiye’nin gündemini belirleyen belli başlı birtakım gazetelerin de mizah
sayfalarının koordinatörlüğünü yapan Gezen,1981 ve 1983 yıllarında, çok
beğenilen “Gırgıriye” adlı seri filmlerde rol aldı ve canlandırdığı
“Darbukatör Baryam” tiplemesiyle hafızalara kazındı. 1984’de
“Gülümseyen Dünya” ve 1986’da “Kobay” adlı filmlerin çekimi
için bu defa kamera arkasına da geçen usta oyuncu, sinema çevrelerinin
görüşüyle paralel bir şekilde, kendini yönetmenlik konusunda başarılı bulmadı.
Kısa süren ilk evliliğinin ardından Gezen, 1988’de ikinci kez Leyla Turgut’la
nikah masasına oturdu
1991 yılına gelindiğinde, tüm malvarlığını satmasının yanı
sıra, büyük bir borç yükünün altına girerek, İstanbul Kadıköy’de satın aldığı
eski bir köşkü restore ettirerek “Müjdat Gezen Sanat Merkezi”ni (MSM)
kurdu. Ekranlarda ve sahnelerde gördüğümüz birçok başarılı yeni yeteneği
bünyesinden çıkaran bu sanat merkezinin en güzel yanı, eğitimin ücretsiz
olmasıydı. Ancak, o dönemlerde ücretsiz okul açmak yasak olduğu için, bu
teşebbüsü nedenyile Gezen, iki yıl boyunca hapis cezasıyla yargılandıysa da
sonunda beraat etti ve okul da ücretsiz eğitim vermeyi sürdürdü. 1992 yılında,
MSM bünyesinde “MSM Ormanı”nı kurarak, başarılı bir sosyal projeye
daha imza attı. Sanat yaşamı boyunca “Hamlet”i canlandırmak istemiş
olan oyuncu, rol aldığı üç oyunda da figüranlıkla yetinmek zorunda kalsa da,
1995’de kaleme aldığı “Hamlet Efendi” oyunuyla ödüle layık görüldü ve
bu oyun Devlet Tiyatroları’nda sahnelendi.
1996 ile 1998 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde mizah
yazıları ve fıkralar yazan Gezen, 1997 yılında ise, Devlet Tiyatroları’nda oyun
yönetmenliği yaptı. Bu dönemde yönettiği oyunlardan “Babam”,
ödüllendirildi. 1998 yılına gelindiğinde, yine oldukça yüklü bir maddi külfet
altına girerek, ilk defa kendi adıyla özel bir tiyatro kurma hayaline kavuştu.
2000 yılında, “Bir Milyara Bir Çocuk”, “Gerçek Niyazi” ve
2001’de “Hırsız” gibi televizyon yapımlarında rol aldı. Aynı yıl,
yine MSM bünyesinde, eski sinema ve tiyatro emektarlarının geri kalan
hayatlarını daha sağlıklı ve huzurlu bir ortamda geçirmesi amacıyla bir
huzurevi açtı.2002’de, “Abdülhamit Düşerken” ve “Papatya ile
Karabiber” adlı sinema yapımlarında yer alan Gezen, büyük beğeni toplayan
“Cennet Mahallesi” adlı komedi dizisinde de, “Darbukatör
Baryam” tiplemesini anımsatan “Yunus Baba” karakteriyle
ekranlarda göründü.
Yaklaşık 50 yıllık sanat hayatı boyunca, yüz kadar sinema
filminde, elli civarında tiyatro oyunuyla binden fazla radyo ve TV skecinde yer
alan Müjdat Gezen, görsel sanatların yanı sıra, yazın çalışmalarıyla da gündeme
gelmiş ve 38 tane kitap kaleme almıştır. Bu kitapların dokuzu üniversitelerde
yardımcı ders kitabı olarak okutulmaktadır. Özellikle Aziz Nesin’i anlattığı
“Ç.Arkadaşım Aziz Nesin”, “Ustalarım”, “İkibuçuk Lira
İçin”, “Komikler Ağlamaz”, “Eşeğin Karnındaki Elmas”,
“Bir Bulut Olsam”, “Şiirim Geldi Bırakın Beni” (şiir
kitabı), “Artiz Mektebi”, “Oyunculuk Eğitimi”,
“Oyuncunun El Kitabı”, “Galiba Ben Sanatçıyım” yazdığı
kitaplardan bazılarıdır. “Ağlama Palyaço Makyajın Bozulur / Müjdat Gezen
Kitabı” da Halit Kıvanç tarafından kaleme alınmıştır. 25’in üzerinde
tiyatro oyunu, 8 sinema filmi ve 5 TV dizisinin de yönetmenliğini üstlenmiştir.
Aşırı derecede simetri, denge ve hastalık takıntısı vardır.
Evlilikleri :
1.evliliği: sanatçı Gün İrk ile evlendi. Elif (d.1970) adında bir kızı vardır.
12 yıl evli kaldıktan sonra boşandılar.
2.evliliği : 1988 yılında Leyla Turgut ile evlendi.
Tiyatro :
2012 – 1881 (oyun) : Müjdat Gezen – Müjdat Gezen Tiyatrosu
2010 – Mustafam Kemalim : Tuncer Cücenoğlu – Müjdat Gezen Tiyatrosu
2008 – Aptal (oyun) : Müjdat Gezen – Müjdat Gezen Tiyatrosu
2007 – Sınıf Bunadı : Müjdat Gezen – Müjdat Gezen Tiyatrosu
2006 – Hamlet : William Shakespeare – Müjdat Gezen Tiyatrosu
1999 – Yedi Kocalı Hürmüz : Sadık Şendil – Yayla Sanat Merkezi
1998 – Hababam Sınıfı : Rıfat Ilgaz – Yayla Sanat Merkezi
1996 – Hamlet Efendi : Müjdat Gezen – Bursa Devlet Tiyatrosu
1996 – Sersem Kocanın Kurnaz Karısı : Haldun Taner – Trabzon Devlet Tiyatrosu
1987 – Artiz Mektebi : Müjdat GezenKandemir Konduk – Şan Tiyatrosu
1978 – Vatan veya Memleket : Sadık ŞendilMuzaffer İzgüUmur Bugay – Müjdat Gezen
Tiyatrosu
1977 – Palyaço (oyun) : Müjdat Gezen – İstanbul Şehir Tiyatrosu
Filmleri :
1963 – Yedi Kocalı Hürmüz
1966 – Denizciler Geliyor
1967 – Zilli Nazife
1968 – Yakılacak Kitap
1968 – Kader
1968 – Eşkiya Halil
1969 – Berduş
1969 – Erkek Fatma
1970 – Cafer Bey
1970 – Kara Gözlüm
1970 – Vur Patlasın Çal Oynasın
1971 – Ateş Parçası
1971 – Hasret
1971 – Mıstık
1971 – Sürgünden Geliyorum
1971 – Yalnız Değiliz
1971 – Yavru ile Katip
1972 – Aşk Sepeti
1972 – Rüyalar Gerçek Olsa
1974 – Aman Ne Gırgır
1974 – Palavracılar
1974 – Uyanık Kardeşler
1975 – Adamını Bul
1975 – Aptal Şampiyon
1975 – Hababam Taburu
1975 – Kara Yemin
1975 – Pembe Panter
1975 – Televizyon Çocuğu
1976 – Mahallede Şenlik Var
1976 – Şöför Mehmet
1978 – Çaresiz
1979 – Gül Hasan
1981 – Gırgıriyede Şenlik Var
1981 – Gırgıriye
1981 – Deliler Koğuşu
1981 – Bizim Sokak
1982 – Görgüsüzler
1983 – Gırgıriyede Cümbüş Var
1984 – Bizimkiler – Of Of Emine
1984 – Gülümseyen Dünya
1984 – Gırgıriyede Büyük Seçim
1984 – Çalsın Sazlar
1986 – Bekçi
1986 – Belalı Kaynana
1986 – Kaynanam Tatilde
1986 – Bu Muhtar Başka Muhtar
1986 – Güldürme Beni
1986 – Kobay
1987 – Bütün Kuşlar Vefasız
1987 – Homoti
1987 – Kahraman Hamamcı
1987 – Kocamın Karısı
1989 – Güzel Bir Gün İçin
1989 – Garip Bir Cinayet
1990 – Bir Milyara Bir Çocuk
1992 – Seni Seviyorum Rosa
1995 – Azmi
2000 – Gerçek Niyazi
2001 – Hırsız
2002 – Abdülhamit Düşerken
2002 – Darbukatör Baryam
2002 – Papatya ile Karabiber
2003 – Deliyle Geçen Gece
2003 – Hayat Bilgisi
2003 – Peki Olur Şekerim
2004 – Cennet Mahallesi
2004 – Taşı Sıksam Suyunu Çıkarırım
2006 – Bir İhtimal Daha Var
2007 – Hicran Sokağı
2007 – Şöhret Okulu
2009 – Yedi Kocalı Hürmüz
2009 – Suluboya
2010 – Memlekette Demokrasi Var
2010 – Sessizlerin Sesi
2012 – İbret-i Ailem