HİKMET ÇİÇEK : Ergenekon
tanığının açtığı davadan beraat ettik !
Önce Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 3
Nisan 2019 günü, davanın 13. celsesinde verdiği kararı hatırlatalım:
“Sanık
Hikmet Çiçek hakkında katılan Nuray Başaran’a yönelik hakaret suçunu
işlediğinden bahisle cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında; müsnet
fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu kanaatine varıldığından 5271
Sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE… verilen karar açıkça
okunup, usulen tefhim kılındı.”
“Serbest
gazeteci” Nuray Başaran Demir’in 5 yıl önce aleyhimize açtığı davadan beraat
kararı çıktı. Bu sonuçta emeği büyük olan avukatım Fırat Kayaönü’ne teşekkürü
unutmayalım.
Ergenekon
davasında 2009’da ‘şüpheli’, 2010 ve 2012’de tanık olarak ifade veren gazeteci
Nuray Başaran, TRT Genel Müdürlüğü’ne aday olmuştu. 15 Ekim 2014 günlü
Aydınlık’ta “Ergenekon tanığı TRT’nin başına aday!” başlığıyla, bu adaylığın
haberini yapmıştım. Başaran, bu haber nedeniyle dava açmıştı.
ŞÜPHELİ VE TANIK
Neydi
bu dava anımsayalım.
Ergenekon
davasında 2009 yılında Nuray Başaran’ın “şüpheli” olarak ifadesi alındı. Savcı
Zekeriya Öz’e ifade veren Başaran, FETÖ’nün tehdidiyle “tanık” olmayı kabul
etti. Ancak tanık olarak verdiği ilk ifade dosyaya konulmadı. Başaran daha
sonra davanın görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 17 Mayıs 2012 günü
mahkeme huzurunda ifadesini verdi.
Doğu
Perinçek’in avukatı Mehmet Cengiz, Ergenekon davasında bu durumu gündeme
getirmiş ve Başaran’ın Ergenekon savcılarına iki ayrı ifade verdiğini, ancak
ilk ifadesinin dosyaya konulmadığını belirtmiş ve tehditle tanık yapıldığını
açıklamıştı.
İLK PATRONU KUNSTADTER
Akşam
gazetesinin eski Ankara Temsilcisi Başaran istihbarat servisleriyle yakın
ilişkisiyle tanınıyor. En önemli ilişkisi dönemin ABD Ankara Büyükelçiliği
Siyasi Müsteşarı John Kunstatder’le olan bağlantısı. Eski Jandarma İstihbarat
Başkanı Tümgeneral Levent Ersöz, Stratfort belgelerinde TR325 koduyla
numaralandırılan Faruk Demir’le Nuray Başaran aracılığıyla tanıştığını
belirtmişti.
O
dönemde Ergenekon’da tutuklu yargılanan Gazi Üsteğmen Serdar Öztürk, Silivri
Cezaevi’nde yazdığı ‘AKP ve Gülen’i Kurtarma Planı’ adlı kitabında Ergenekon
operasyonlarını hazırlayıp yöneten kişinin CIA’nın 2000’li yıllardaki Türkiye
İstasyon Şefi John Kunstadter olduğunu belirtmişti.
Reklamdan sonra devam ediyor
‘DARBELERDEN
KURTARDI’
Taraf
gazetesi davasında şimdi tutuklu olan FETÖ militanı Mehmet Baransu ile ABD’ye
firar eden Tuncay Opçin’in birlikte yazdığı ‘Pirus’ adlı kitapta, Türkiye’yi
2003-2004’te ‘Sarıkız, Ayışığı gibi tüm darbe girişimleri’nden kurtaran kişinin
Başaran olduğu yazılıyordu! Baransu, “Çift taraflı çalışan Nuray Başaran’ın
askerden aldığı gizli bilgileri günü gününe hükümet kanadına ileterek
darbecilerin tasfiyesini sağladığını” yazmıştı.
‘TESLİM
OLUYORUM’
Tuncay
Özkan “Ergenekon: Çok gizli örgüt nasıl kurulur” kitabında şöyle diyordu:
“2003
yılında bir pazar günü MİT’in Yenimahalle’deki merkezine bir kadın geliyor.
Aracından iniyor, ellerini kaldırıyor ve ‘teslim olmaya geldim’ diyor. MİT
görevlileri şaşırıyor, ‘Kimsin sen, yabancı mısın?’ ‘Hayır, Türküm’ diyor
kadın. ‘Ne için teslim oluyorsun?’ Kunstadter beni MOSSAD’a teslim edecek,
yardım edin.”
MOSSAD
ve CIA istasyon şefleri arasında sıkışınca MİT’e giden bu kadın Nuray
Başaran’dı. Yabancı istihbarat servislerinden askere, MİT’ten, bürokrasiye
uzanan geniş çevresi olan bir “serbest gazeteci” Başaran. Ancak bu ilişkileri
mesleği için kullanmıyor. İş takibi yapıyor, bir kurumdan ötekine bilgi
taşıyor. 2003 yılından sonra Başaran’ın adresi MİT oluyor. Bu tarihten sonra
Başaran, askerden MİT’e ve AKP’ye bilgi taşımaya başlıyor.
ERGENEKON TANIĞI BÖYLE OLUR
Başaran
17 Mayıs 2012 günü Ergenekon davasında tanık olarak ifade verdi.
Başaran,
Akşam gazetesinin Ankara Temsilcisi olduğu dönemde bazı kişiler tarafından
takip edildiğini iddia ederek, bu durumu başbakan olduğu zaman Recep Tayyip
Erdoğan’a anlattığını söyledi. Bir süre sonra kendisini başbakanın
danışmanlarından Mücahit Arslan’ın aradığını aktaran Başaran, Arslan’ın
kendisine, ‘Sizin takip edilmeniz bizimle, emniyetle, hükümetle ilgili bir konu
değil. Jandarmanın takip ettiği sonucuna ulaştık’ dediğini aktardı. Başaran
sözlerine şöyle devam etti: “Araştırmalarım sonucunda beni takip edenin Levent
Ersöz olduğunu öğrendim.”
Ergenekon
davasında o dönemde tutuklu olarak yargılanan emekli Albay Atillâ Uğur,
Başaran’a “ABD Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarı John Kunstadter ile ne tür
ilişkiniz var?” diye sordu. Başaran Kunstatder’le gazeteci olarak görüştüğünü
söyledi!
Başaran’ın
tanık olarak verdiği ifadesinde birçok maddi yanlışın bulunduğuna dikkat çeken
Uğur, “Uydurma Ergenekon örgütü ile ilgili bilgiler vermeniz için baskı
gördünüz mü? Çünkü Şubat 2009’da Savcı Zekeriya Öz tarafından alınan ifadeniz
‘Şüpheli’ sıfatıyla alınmış; sonra nasıl olduysa ‘tanık’ olmuşsunuz” demişti.
Nuray
Başaran, Levent Ersöz ile makam odasında 4-5 defa görüştüğünü, bu görüşmelerden
bazılarında davada tutuklu yargılanan emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un da
bulunduğunu belirtti. Ancak Başaran, duruşmada hazır bulunan Uğur’u teşhis
edemedi. Bunun üzerine şimdi FETÖ’den tutuklu olan Mahkeme Başkanı Hasan
Hüseyin Özese bile Başaran’ı “Nuray Hanım, doğruyu söyleyeceğinize yemin
ettiniz” diye uyarmak zorunda kalmıştı!