SİYASET BİLİMİ & DIŞ POLİTİKA & SİYASİ PARTİLER & ULUSLARARASI İLİŞKİLER

DIŞ POLİTİKA DOSYASI /// Prof. Dr. Kemal İnat : Zehirli ilişkiler!


Prof. Dr. Kemal İnat : Zehirli ilişkiler!



E-POSTA : info@tg.com.tr



Almanya ile Rusya arasındaki Navalny krizi her
geçen gün büyüyor.


Almanya’daki bazı çevreler, Rus muhalifin
zehirlenmesi olayının sorumluluğunu Putin yönetimine yükleyip Berlin’in buna
tepki olarak gerekli adımları atmasını isterken, Rusya meseleyi kendisine karşı
bir karalama kampanyasının ürünü olarak görüyor.


Navalny’nin zehirlenmesinin Almanya-Rusya ilişkilerini de
zehirlediği kesin.


Bugüne kadar Rusya ile ilişkiler konusunda
oldukça temkinli olan, Moskova ile doğrudan karşı karşıya gelmek
istemeyen Berlin’in zehirlenen Rus muhalifi ülkesine getirirken bu
ilişkileri de riske attığı açık. 
Almanya bu kararı, söz
konusu riski bilerek alacak kadar tecrübeli bir başbakana sahip.


Bu durumda sorulması gereken soru, Navalny’yi
tedavi için ülkesine getiren Almanya, bu eylemiyle birlikte Rusya ile
ilişkilerinde yeni bir aşamaya mı geçti?


Bu sorunun cevabını vermek için Rusya ile
“zehirli ilişkilere” sahip bir başka ülkeye bakmak aydınlatıcı olur.


İngiltere’nin Litvinenko
ve Skripal olayları sırasında Rusya ile aşırı gerilen ilişkileri hâlen sorunlu
bir şekilde devam ediyor.


Eski Rus ajanı Alexander Litvinenko’nun 2006
yılında İngiltere’de polonyum ile zehirlenip öldürülmesinin ardından İngiliz
hükûmeti Rusya’yı suçlamış ve iki ülke arasında ciddi bir gerginlik yaşanmıştı.
Bazı Rus diplomatlarının sınır dışı edilmesi ve Rus gizli servisi ile iş
birliğinin sonlandırılması İngiltere’nin Moskova’ya karşı yaptırımlarından
bazılarıydı. Ancak Rusya ile ekonomik ilişkileri çok fazla riske etmek
istemeyen Londra daha fazla yaptırımdan kaçınmıştı.


2018 yılında Sergei
Skripal
 ve kızı Julia’nın İngiltere’de bir tür sinir gazı
olan noviçok ile zehirlenmesi olayı İngiltere ile Rusya ilişkilerinde daha
büyük bir krize yol açmıştı. Litvinenko gibi, eski bir Rus ajanı olup
sonrasında İngiliz istihbarat servisi MI6 için çalışan Skripal’in kızıyla
birlikte zehirlenmesinden Rus yönetimini sorumlu tutan İngiliz hükûmeti hem
kendisi Moskova’ya karşı yaptırım uygulamış hem de AB ve NATO müttefiklerini bu
konuda harekete geçmeye çağırmıştı.


İngiltere 23 Rus diplomatı sınır dışı ederken
Rusya da aynı sayıda İngiliz diplomatı sınır dışı ederek tepki vermişti. Ancak
aralarında ABD’nin de olduğu birçok Batılı ülke İngiltere ile dayanışma hâlinde
hareket edip Rus diplomatları sınır dışı ederek Moskova’ya karşı tavırlarını
sertleştirdiler.


Buna rağmen yaşanan Navalny
hadisesi Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki ilişkilerin “zehirli” bir şekilde
süreceğini gösterdi
.


Litvinenko ve Skripal olaylarından farklı
olarak bu defa zehirlenen kişi bir Avrupa ülkesi topraklarında değil, Rusya’da
zehirlendi. Ayrıca Litvinenko ve Skripal taraf değiştirip İngiliz gizli servisi
için çalışmışlardı. Navalny ise aktif bir şekilde Rusya’da siyaset yapan
muhalif bir politikacı.


İngiltere için, İngiliz gizli servisine çalışan
birilerinin kendi topraklarında zehirlenmesine tepki vermemek kaçınılmazdı. Ama
Rusya ile yakın ekonomik ilişkilere sahip Almanya’nın Navalny meselesinde
devreye girmesi bir zorunluluk değil tercihtir.


Eğer Navalny’nin Almanya’ya getirilmesi kararı acemice alınmış bir
karar değilse Berlin’in Moskova’ya karşı politikasını sertleştireceğinin
habercisidir.
 Bu olayın, yüzde 95’i
tamamlanmış Kuzey Akım 2 doğalgaz boru hattına muhtemel etkileri daha şimdiden
Almanya’da yoğun bir şekilde tartışılıyor.


Bu gelişmeyi gerekçe göstererek söz konusu
boru hattını iptal edip bu konudaki Amerikan yaptırımlarından kurtulmayı
düşünenlerin sayısı her geçen gün artıyor.


Öte yandan Almanya’nın, Putin’in en ciddi
rakibi olarak gösterilen Navalny’yi destekliyor görüntüsü Moskova’da ciddi bir
rahatsızlığa neden oluyor.


Almanya-Rusya ilişkilerini zorlu bir kriz bekliyor. Bu krizin
nasıl seyredeceği bütün Avrupa-Rusya ilişkilerini ve hatta Almanya’nın ABD ile
ilişkilerini etkileyebilir.


Bu krizden etkilenmesi muhtemel ülkelerden
biri olan Türkiye’nin de Rusya’nın Almanya ve diğer Avrupa ülkeleriyle “zehirli
ilişkilerini” yakından takip etmesi gerekiyor.