Yayınlandı: 24.09.2020 11:10
Güncellendi: 13.02.2023 05:48

YURT DIŞI & DIŞ ÜLKELERE GÖNDERİLEN BİLGİ NOTLARI

ANNOUNCEMENT : THE PSYCHOLOGICAL WARFARE EXPERT ABDULKADIR AYGAN OF PKK TERRORIST ORGANIZATION, ORGANIZING NONSTOP ATTACKS TO THE JITEM AND OTHER STATE INSTITUTIONS OF THE TURKISH REPUBLIC. HE SHOULD BE URGENTLY PACIFIZED OR ELIMINATED.

DISTRIBUTION

1.     USA PARLIAMENT MEMBERS

2.     THE U.S. CONGRESS

3.     ALL EUROPE PARLIAMENT MEMBERS

4.     USA INTELLIGENCE SERVICE MEMBERS

5.     USA MILITARY SERVICE MEMBERS

6.     EUROPE INTELLIGENCE SERVICE MEMBERS

7.     EUROPE MILITARY SERVICE MEMBERS

TURKISH

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, kurumlarına, Milletimizin
bölünmez bütünlüğüne yönelik her türlü faaliyet hakkında açık kaynaklar
üzerinden bilgi toplamak ve kamuoyu ile paylaşmak amacı ile ARAŞTIRMA UZMANLARI
(Açık Kaynaklar) tarafından tesis edilmiştir. Ülkemize yönelik her türlü tehdit
ve faaliyet hakkında web ve diğer açık kaynaklarda araştırma yapan, üyeleri ile
ülkemizin hali hazırdaki milli meseleleri hakkında fikir jimnastiği yapan,
çözüm arayan ve çözüm önerilerini KAMUOYU VE RESMİ GÜVENLİK KURUMLARI ile
paylaşan YURTSEVER bir gruptur.

İlgi alanı sadece internet ile sınırlıdır. Sahada herhangi
bir görevi yada görevlisi yoktur.

Bu kapsamda ülkemizin milli güvenliğine ilişkin tüm
sorunlar için çaba harcıyoruz. Çalışıyoruz. Çözüm arıyoruz. Bu nedenle PKK
TERÖR ÖRFGÜTÜ Türkiye’nin milli güvenlik sorunudur. PKK örgütü son zamanlarda
muhbirleri aracılığı ile devletin imajına yönelik saldırı başlattı. Bunun en
bariz örneği İsveç’te yaşayan Abdülkadir Aygan adlı şahıstır. Bu şahıs terör
örgütünden aldığı talimat ile Türk devlet kurumlarına hakaret içerikli
beyanlarda bulunuyor. İftira atıyor. İsveç devlet yetkilileri bu kişiyi acilen
engellemelidir. Bu kişi ifade özgürlüğü adı altında yalan söylemektedir.
İsveçli dostlarımızdan buı soruna çözüm bulmalarını istiyoruz. Destek ve
ilginiz için şimdiden teşekkür ederiz.

ABDÜLKADİR AYGAN ile ilgili bilgiyi aşağıdaki yazıda
bulabilirsiniz. Yazı Türkçe’dir. Lütfen tercüme ettiriniz.

ENGLISH

SPECIAL BUREAU INTELLIGENCE GROUP, Turkey Republic Constitution, institutions, kinds of
activity our nation indivisible as they gather information through open source
and sharing with the public with the aim of RESEARCH professionals (open
sources) by. Any threat to our country and activity as research in web and
other open source, members of the national issues of our country with ideas
about gymnastics, solution seeking and OFFICIAL SECURITY INSTITUTIONS PUBLIC
and their solutions sharing with the patriotic group.

Interest is limited to just the internet. There is no any
task or guard on the field.

In this context, our country’s national security we strive
to all problems. We’re working on it. We’re looking for a solution. Therefore
Turkey’s PKK TERRORIST ORGANISATION the national security issue. The PKK
organization via an informant recently launched attacks for the image of the
State. The most obvious example is at individuals living in Sweden Abdülkadir
Aygan. This person has received instructions from the Turkish terrorist
organization abusive statements in State institutions. Calumny. Sweden State
officials must block this person urgently. This person is lying under the name
of freedom of expression. We want to find a solution to the problem of
exhaustion of the Swedish authorities. Thanks in advance for your interest and
support.

You can find the following information on the article,
ABDÜLKADİR AYGAN. Writing is Turkish. Please get translated.

*****








































ARTICLE SOURCE : https://tarihnedio.com/abdulkadir-aygan-kimdir/

Abdülkadir Aygan
Kimdir?

İtirafçıların itirafçısı Abdülkadir Aygan…

JİTEM için can suyu oldu itirafçılar. Kürtçeyi bilen, PKK!yı
tanıyan itirafçılar, kırsalda yer göstermenin yanı sıra PKK’nın şehir milis
yapılanmasını ve gelir kaynaklarını da biliyorlardı. JİTEM, ilk kez sahada yer buluyordu
itirafçılarla…

PKK’nın ilk kadrolarındandı Abdülkadir Aygan.

Ağabeyi astsubaydı. Liseye kadar tahsil yapmasını da ağabeyi
sağladı. Yıllarca PKK içinde kaldı; itirafçılığı seçti, bir o kadar da JİTEM
için çalıştı. JİTEM’deyken haraç almadan gaspa, tehditten santaja kadar birçok
suçla anıldı. Sıkıştı, saf değiştirdi. İtirafçılık meslekti, bu kez kendince
JİTEM’in sırlarını anlattı. Devletten kaçıp PKK’ya sığındı. Örgüt hizmetlerini
karşılıksız bırakmadı; yurt dışına çıkardı, İşveç’e yerleştirdi.

Örgüt, Abdullah Öcalan’ı PKK’nın kuruluşunda genel
sekreterliğe seçtiren ilk itirafçılardan Şahin Dönmez’i infaz etti. Örgüt
içinde sayıları on binleri bulan aralarında gencecik üniversite öğrencilerinin
de olduğu kişileri “ajan”, “işbirlikçi” oldukları gerekçesiyle, işkencelerden
geçirdi; kurşuna dizdi. Ancak, Abdülkadir Aygan’a dokunamadı. Çünkü o Abdullah
Öcalan’ın akrabasıydı. Aygan’la Öcalan’ın dedeleri amca çocuklarıydı. Aygan
JİTEM’den kısa zamanda sıkıldı. 1993 yılında ayrılmayı kafayı koydu. Abdullah Öcalan’a
haber gönderdi.

Aygan, 29 Ekim 2006 tarihinde Nasname adlı sitede JİTEM’de
kalmasını şöyle anlattı:

“Halbuki 1993’lerden sonra daha işin başında iken
JİTEM’den ayrılmak istediğimi Abdullah Öcalan’ın ailesinden insanların
aracılığıyla kendisine iletmiştim. Ancak ‘Serok’tan (Abdullah Öcalan) aldığım
’emir’ olduğu yerde kalsın ve işine devam etsin daha sonra düşünürüz oldu! JİTEM’de
kalmamı isteyen Öcalan’ın bunda bir günahı yok mu? Neden kimse bu durumu sorgulamayı
akıl etmedi? Abdullah Öcalan neden o kadar çok seçenek varken, sadece orada kalsın
dedi?”

Öcalan, “Aygan orada kalsın.” diyerek bu isteği reddetti. Urfa’nın
Suruç ilçesine bağlı Uzunhıdır köyünde mevsimlik işçi olan 7 çocuklu bir
ailenin ferdi olarak 1958 yılında doğdu Abdülkadir Aygan… Aile yoksuldu, nerede
iş varsa oraya göçüyordu. İlkokulu Yakapınar’da bitirdi. Nizip Ortaokuluna
başladı, aile bu kez Osmaniye’ye göçtü. Ortaokulu burada okudu.

Adana Motor Lisesi’ne başladı. Tahsili yarım kalsa da tanıdıkları
arasında ünlü bir isim vardı, o yıllarda Fatih Terim de bu okulun öğrencileri
arasındaydı… Hatta velileri de aynı kişiymiş Aygan ile Terim’in: Kayserili
Şinasi Alkan. Aygan bunu şöyle açıklıyor: “Mesela Fatih Terim bizim okuldan. Benim
başladığım sene o futbol yüzünden okulu bırakmıştı. Benim velim, aynı zamanda Fatih
Terim’in velisidir; Şinasi Alkan Bey. Kayserili’ydi kendisi.” Lise yıllarında
koşuya meraklıydı; Akdeniz bölge atletizm takımına girdi, bazı yarışlarda birincilik
derecesi elde etti.

Önce ülkücülüğe merak saldı, sonra vazgeçti solu seçti. Gelgitleri
çoktu Aygan’ın… TİKP Lideri Perinçek’in Osmaniye’de kurduğu kültür derneğine de
gitti bir ara, o günlerde sıkı bir Aydınlık gazetesi okuruydu.

CHP’ye de uzak değildi Aygan… Adana sokaklarında
“Karaoğlan Geliyor” yazılı afişler astı. CHP’nin ünlü isimlerinden Ali Topuz
Adana’ya gelecekti. Yazılamaya çıktı, Aygan ve arkadaşları. Ülkücüler pusu
kurdu, kurşun yağdırdı üzerlerine, sırtından ve sağ böbreğinin üzerinden iki
kurşunla yaralandı. Adana’da hastanede yatarken akrabası Abdullah Öcalan,
kendsini ziyaret etti. Aygan’ı ziyaret eden önemli bir isim de PKK
kurucularından Ordulu Haki Karer’di. Böyle başladı Aygan’ın PKK öyküsü… Hastanede
Ali Topuz da ziyaret etti Aygan’ı…  Kurşun
bedeninde kalmıştı… Uzun yıllar bedeninde taşıdı iki kurşunu… Çıkarılması
gerekiyordu…

Ankara’ya gitti iki kez bu iş için. Dönemin CHP
Milletvekili Emin Altınbaş yardımcı oldu, ameliyat olmasını sağladı.
Kurşunlardan kurtuldu.

Okulu Bıraktı PKK’ya Katıldı

Lise ikinci sınıfta okulu bıraktı Aygan, profesyonel
devrimciliği seçti. PKK’nın ilk kadrolarından oldu. 1977’de PKK’nın “güneybatı
eyaleti” olarak adlandırdığı Hilvan ve Siverek oldu çalışma alanı.
Propagandadan çok silaha yatkındı Aygan. Orada çok kalmadı, Nizip’e geçti.
Görevlendiren kişi Terzi Cemal kod adlı Ali Ömürcan’dan başkası değildi. Terzi
Cemal, PKK’nın 1984’te Eruh ve Şemdinli baskınlarına katıldı. Hatta komutanlık
yaptı. Gün geldi Ali Ömürcan, Bekaa’da ajan olduğu gerekçesi ile PKK tarafından
infaz edildi. Altı ülkücünün öldürülmesinin faili olarak yakalandı 1980’de… 1,5
yıl Nizip, Gaziantep ve Kilis cezaevlerinde yattı, tahliye oldu, ardından
askere alındı. 1982’de Kıbrıs’ta askerlik yaparken üniforması ve silahıyla
birlikte kaçıp Rum kesimine iltica etti.

Oradan önce Yunanistan, ardından Viyana ve Almanya’ya
ulaştı. Daha sonra Lübnan’a geçerek PKK kamplarına katıldı. Orada da çok fazla
durmadı Şam’a geçti. İran üzerinden Kuzey Irak’a geçmek için yola çıkarken Şam
havaalanında Abdullah Öcalan’ın karısı Kesire Öcalan tarafından uğurlandı. 1983-85
yılları arasında Kuzey Irak’taki PKK kamplarına erzak ve cephanelik taşıdı, PKK’lılara
kılavuzluk ve kuryelik yaptı.

PKK’nın ilk eylemleri sayılan Şemdinli ve Eruh
baskınlarına katılan gruba sınıra kadar rehberlik etti. Abdullah Öcalan
akrabasını o kadar iyi tanıyordu ki örgüt safında bulunduğu yıllarda eline hiç
silah vermedi. Kader, Aygan’ı da ajanlık suçlaması ile karşı karşıya bıraktı.
1985’te ajanlıkla suçlanan bir başka kişinin infazına şahit olunca hiç
düşünmeden örgütten kaçtı. Kaçtığı adreste bu kez bir başka illegal örgüt
vardı: JİTEM.

Cem Ersever İkna Etti

Aygan geldi T.C.’ye sığındı. Siirt Alay Komutanlığında sorgulandı.
Sorgulama ekibinin başındaki ünlü JİTEM’ci Cem Ersever’di. Aygan’ı itirafçılığa
ikna etmek için çok zorlanmadı, Ersever. İstediğini aldıktan sonra Diyarbakır
Cezaevi’nde, Hüseyin Tilki, Ali Ozansoy gibi isimlerin de kaldığı itirafçılar koşuğuna
yerleştirdi Aygan’ı. Mahkemede müebbet hapse mahkum oldu. Ancak pişmanlık
yasasından yararlanınca cezası düşürüldü ve 1990 yılında tahliye oldu.

JİTEM Kadrosunda

Tahliye olduktan sonra yine askerlik yolu gözüktü,
Aygan’a. Bu kez yarım bıraktığı askerliğini tamamlaması için Kars’a gönderildi.
Mart ayında buradan Cem Ersever ve Albay Arif Doğan tarafından Diyarbakır’a
aldırıldı. Aygan, Diyarbakır’a gittikten sonra başında Cem Ersever’in bulunduğu
7 kişilik JİTEM kadrosuna dahil oldu. Kadroda Recep Tiril, Ali Ozansoy, Fethi
Çetin, Hayrettin Toka ile Adil Timurtaş adlı itirafçılar vardı. İtirafçılar
Diyarbakır’da OHAL lojmanlarında kalıyordu.

O Artık Memur

Sıradışı yaşamın adamıydı Aygan, askerlik görevi sona erer
ermez 1 Eylük 1991 tarihinde Jandarma’da sivil memur olarak işe yerleştirildi.
Ancak Abdülkadir Aygan öldürülüyor, Aziz Turan olarak yeniden doğuyordu.
Kadroya da zaten Abdülkadir Aygan değil Aziz Turan olarak giriyordu. Emekli
binbaşı Cem Ersever tarafından JİTEM’e alınan itirafçı Abdülkadir Aygan 1 Eylül
1991’de Aziz Turan sahte ismi ile dönemin Jandarma Genel Komutanlığı Personel
Başkanı Kıdemli Kurmay Albay Nurettin Çakır’ın 4313 – 119 –
92/KD.Sic.Ş.Svl.M.Değ. (3487) sayılı onayı ile “genel idari hizmetler –
istihbarat elemanı” olarak işe başlatıldı. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral
Eşref Bitlis’in onayı ile 30 Eylül 1992’de Aygan’ın asaleti tasdik edildi.

Jandarma, Aygan’ı 13. derece iki kademe 535 göstergeden
sivil memur olarak çalıştırdı. Aygan’ın 1992’deki maaş bordrosunda görev yeri
JİTEM olarak gösterildi. Atama belgesinde dönemin Jandarma Genel Komutanlığı
Personel Başkanı Kurmay Albay Nurettin Çakır’ın imzası vardı. Aygan, “Genel
İdari Hizmetler – İstihbarat Elemanı” sınıfından memur yapılmıştı. Korgeneral
rütbesiyle emekliye ayrılan Nurettin Çakır, 2 Kasım 2006 tarihinde emekli Korgeneral
olarak Star gazetesine konuşuyor ve konu ile ilgili olarak şunları söylüyordu:

“Onay belgesindeki imza bana ait. Bazı internet
sitelerinde yayınlanan onay belgesi gerçek. O dönemde İç İşleri Bakanlığının
onayı ve dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in talimatı ile
bazı itirafçıları “istihbarat elemanı” olarak Jandarma’ya sivil memur yaptık.” Çakır
“O dönem istihbarat başkanlığı gibi bazı birimler eski itirafçıların devlet
memuru yapılmasını talep ediyordu.” diyerek şunları söyledi: “İçişleri
Bakanlığı, bu yöndeki 3-4 teklife uygun onayı verdi. Genel komutana da bu
konuda yetki verildi. Aygan’ın Jandarma’ya sivil memur olmasını kim teklif etti
hatırlamıyorum. 15 yıl geçti. Kimin teklif ettiği, personeli ilgilendirmez
zaten. Uygun onayı verilen kişiye belge düzenlenir. Biz de bu şahsı “açıktan
atama” yetkisiyle 657 sayılı devlet memurluğu kadrosuna aldık. İşlemlerini de
bana bağlı Sivil Memur Alım Şubesi gerçekleştirdi. Hatırladığım kadarıyla o
dönem 3-4 itirafçıyı bu şekilde işe aldık. Bu itirafçılar hangi görevlerde
kullanıldı bilmiyorum. Ben gerekli işlemleri yaptım. O tarihte Aygan’ın sivil
memur yapılmasını Binbaşı Ahmet Cem Ersever mi teklif etti başka bir birim mi
bilmiyorum.”

Huyu Hiç Değişmedi

Abdülkadir Aygan, hep aynı kişiydi. Kendisi hiç değişmedi.
Sadece bulunduğu saflardı değişenler. 1990 yılından itibaren Diyarbakır JİTEM
bünyesinde tam 9 yıl görev yaptı. Mahkeme takipleri, fişleme, adam kaldırma,
işkence, cinayet, fidye, gasp, kaçakçılık… Pek çok karanlık işte hep ismi
anıldı. İtirafçılar bu işleri yaparken ara sıra kendi aralarında da sorun yaşıyor
hatta birbirlerine kurşun sıkıyordu. Mesela Aygan da 9 Temmuz 1998’de Mersin’de
içki masasında tartıştığı ve kendisi gibi bir itirafçı olan Fırat Altın sahte
kimlikli Abdülhakim Güven’e kurşun yağdırarak ağır yaralıyordu.

Burdur’da da Aynı İşleri Yaptı

Abdülkadir Aygan’ın tayini 1999 yılında Burdur’un Bucak
ilçesine çıktı. Burdur’a yerleşen Aygan, Burdur Jandarma İstihbarat Şube
Müdürlüğünde “sivil memur” olarak göreve başladı. Orada da adı işkence ve
kaçakçılık olaylarına karıştı. Aygan, tayin edildiği Burdur’da ordu yardımlaşma
kurumu (OYAK) iştirakçisi de oldu. OYAK’a 24 Ocak 2001’de Aziz Turan ismiyle
verdiği dilekçeyle iştirakçilik talebinde bulunan Aygan’ın bu isteği kabul edildi
ve Aziz Turan 15 Şubat 2001’de daimi üyeliğe alınarak 5-29-49-82 numara ile kayıt
defterine eklendi.

10 Yıl Çalıştı

PKK itirafçıları yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri ve
Jandarma Teşkilatı bünyesinde “sivil memur” olarak çalıştı. Resmi kayıtlarda
şehit gözüken Abdülkadir Aygan da 1991 yılından 2001 yılına kadar tam 10 yıl
Diyarbalkır ve Burdur Jandarma Aşayiş Komutanlıklarında “sivil memur” olarak
çalıştı. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi savcının esas hakkındaki mütâlaası
doğrultusunda görevsizlik kararı vererek dosyayı 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesine
gönderdi. 2006 yılında askeri mahkeme sanıkların askeri personel olup olmadıklarını
Jandarma Genel Komutanlığına sordu.

Jandarma, mahkemeye gönderdiği 20 Ekim 2006 tarihli
cevapta cinayet ve bombalama gibi çok sayıda suçtan yargılanan ve JİTEM elemanı
olduğu iddia edilen 5 sanığın askeri personel olduğunu açıkladı. Jandarma Genel
Komutanlığı Personel Başkanı Tuğgeneral Vahdettin Bereceli imzalı belgede Adil
Timurtaş ve Recep Tiril’in işçi, Ali Ozansoy, Abdülkadir Aygan (Aziz Turan) ve
Fethi Çetin’in ise memur olarak Diyarbakır Jandarma Aşayiş Komutanlığı
bünyesinde çalıştıkları belirtildi.

Bir Var Bir Yok

Abdülkadir Aygan şimdi aslında “Yaşar ne Yaşar ne Yaşamaz”
adıyla Aziz Nesin’in kaleme aldığı ilk radyo oyununun adeta başrol oyuncusu.
Çünkü Abdülkadir Aygan resmen ölü ama hayatta. Aziz Turan’ın adı var kendi yok…
Aygan’a Malatya doğumlu Aziz Turan ismiyle yeni kimlik verilirken kayıtlara da
“şehit” olarak geçirildiği 2006 yılında Diyarbakır 7. Kolordu Askeri
Mahkemesinde görülen davada ortaya çıktı. Bu davada “Yeşil” kod adlı Mahmut
Yıldırım’ın da aralarında olduğu 8 sanık JİTEM adına 1992 – 1994 yılları
arasında 8 cinayet işledikleri iddiasıyla yargılanıyordu. 7. Kolordu Askeri
Mahkemesi 2006 yılında halen İsveç’te yaşayan Aygan hakkında gıyabi tutuklama
kararı çıkardı. İçişleri Bakanlığı Aygan’ın yakalanmasını isteyen askeri mahkemeye
gönderdiği cevapta Abdülkadir Aygan’ın “şehit” sayılarak nüfus kaydının kapatıldığını
bildirdi. Bakanlık bu yüzden de Aygan hakkında arama kararı çıkarılmayacağını belirtti.

7. Kolordu Askeri Mahkemesi 26 Ekim 2006 tarihli
duruşmasında İçişleri Bakanlığının pişmanlık yasasından yararlanan Aygan’ın
nüfus kaydının kapatılmasına rağmen yeni kimliğiyle aranmasını istedi.Mahkeme,
İsveç’te yaşadığı bilinen  Aygan’ın nüfus
kaydı kapatıldıktan sonra Aziz Turan ismiyle yeni nüfus kağıdı aldığı bilgisine
dayanarak sanık itirafçının bu isimle aranmasını kararlaştırdı.







































































Ancak Abdülkadir Aygan İsveç makamlarına “savaş mağduru”
olarak başvurup, “siyasi sığınma” talebinde bulunduğunda Aziz Turan ismiyle
değil yine asıl adı Abdülkadir Aygan adıyla başvurmuştur. Resmiyette İsveç’te
Aziz Turan ismiyle yaşayan biri yok. Türkiye’de ise Abdülkadir Aygan “şehit”
gözüktüğü için sonuç alınamamıştı. Abdülkadir Aygan’ın da haklı itirazları var
yaşamöyküsünde. Mâkul ve mantıklı savunuyor bir o yanda bir bu yanda olmasını…
Kaleme aldığı “Çapraz Ateş” adlı kitabında kendi hikayesini detaylıca
anlatırken bu sıkıntısını da şöyle dile getiriyordu: “Normal bir vatandaş gibi
yaşamak istiyordum. Fakat iki taraf da beni rahat bırakmıyorlardı. Devamlı
takip altındaydım.”