Yayınlandı: 24.09.2020 10:54
Henüz güncellenmedi

ATATÜRK & MİLLİYETÇİLİK & CUMHURİYET REJİMİ & KEMALİZM

ATATÜRK VE TÜRK MİLLİYETÇİLERİ DOSYASI : DEVRİM ŞEHİDİ KUBİLAY’IN ŞEHADETİ VE SONRASINDAKİ FİLM FIRILDAK HADİSELER


Yılmaz Özdil : Kubilay 

23 Aralık 2015, Çarşamba




Ocağına incir ağacı dikilen bir kadının, doğup
büyüdüğü yuvasını mecburen terkedip, Girit’ten İzmir’e göçeden Zeynep’in
oğluydu. İsmi, Mustafa Fehmi’ydi. Dokuz Eylül Üniversitesi eğitim fakültesinin
nüvesini oluşturan İzmir Erkek Öğretmen Okulu’na gitmiş, Cumhuriyet’in ilk
öğretmenlerinden olmuştu. Nasıl bir devrimci ruh taşıdığını göstermesi
açısından yazıyorum… Soyadı Kanunu çıkmadan tee altı sene evvel, henüz
öğrenciyken, Kubilay soyadını almıştı.


*


İzmir Menemen’de asteğmen olarak vatani
görevini yapıyordu. 23 yaşındaydı. Tam bugün, 23 Aralık’ta… “Şeriat isteriz”
diye ayaklanan yobazlar tarafından, göğsünden kurşunlandı, yaralı haldeyken
testere ağızlı bağ bıçağıyla kafası kesildi, bir sırığın ucuna takıldı,
dolaştırıldı. Müdahale etmeye çalışan bekçilerimiz Hasan ve Şevki de şehit
edildi.


*


Menemen olayı, Şeyh Said’den sonra
Cumhuriyet’in karşılaştığı ikinci irtica kalkışmasıydı. Bölgede sıkıyönetim
ilan edildi, divan-ı harp kuruldu. 105 sanık yargılandı, 28 sanık idama mahkum
edildi, TBMM onadı, Kubilay’ın kafasının kesildiği yerde sehpa kuruldu, asıldılar.


*


Aradan 13 sene geçti, 1943… İkinci dünya savaşı
devam ederken, İran sınırımız, bugünkü Suriye sınırımız gibi folofoş
durumdaydı. Giren çıkan belli değildi. Gene böyle bir giriş çıkış sırasında,
Van Özalp’te 33 kaçakçı öldürüldü. Çatışmada vuruldukları yolunda rapor
tutuldu.


*


Aradan beş sene daha geçti, 1948… Çiçeği
burnundaki Demokrat Parti, ilk yaptığı işlerden biri olarak, bu meseleyi
meclise taşıdı. Van Özalp’te çatışma olmadığını, 33 kaçakçının 3’üncü Ordu
Komutanı’nın emriyle kurşuna dizildiğini öne sürdü. Soruşturma açtırdı.


*


Aradan bir sene daha geçti, 1949… Demokrat
Parti’nin suçladığı ordu komutanı tutuklandı. Ancak, kısa süre sonra serbest
bırakıldı.


*


Aradan bir sene daha geçti, 1950… Demokrat
Parti iktidara geldi. 1947’de emekli olan 69 yaşındaki ordu komutanının
dosyasını gene açtırdı. Şırrak… İdama mahkum ettirdi.


*


Aradan bir sene daha geçti, 1951… Askeri
Yargıtay kararı bozdu. Yeniden yargılama kararı verildi. Ancak, 70 yaşına gelen
ordu komutanının ömrü yetmedi, tutukluyken, askeri hastanede vefat etti.
Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verildi. Dava düştü.


*


Karşıdevrimci Demokrat Parti’nin “katliamcı”
ilan edip, idama mahkum ettirip, demir parmaklıklar ardında kahrından ölene
kadar yakasını bırakmadığı ordu komutanı kimdi biliyor musunuz?


*


Menemen’de Kubilay’ın kafasını kesenleri idama
mahkum eden, divan-ı harp başkanı Orgeneral Mustafa Muğlalı’ydı.


*


Milli mücadele kahramanıydı. Menemen olayı
yüzünden, yobazların en nefret ettiği kişiydi. Şeyh Said’in bastırılması ve
Dersim harekatında da görev yaptığı için, Demokrat Parti bünyesinde filizlenen
bölücü unsurların da hedefindeydi. Yobaz-bölücü koalisyonu, intikam için fırsat
kolluyordu. Neticede başarmışlardı.


*


Aradan 36 sene daha geçti, 1997… Orgeneral
Mustafa Muğlalı’nın itibarı iade edildi. Naaşı, törenle Devlet Mezarlığı’na
taşındı. Harp Akademileri Komutanlığı’nın bahçesine büstü dikildi.


*


Aradan yedi sene daha geçti, 2004… Van
Özalp’te, hudut tabur komutanlığının bulunduğu kışlaya, Mustafa Muğlalı ismi
verildi.


*


Aradan altı sene daha geçti, 2010… Bir taraftan
Ergenekon-Balyoz-Casusluk iftiraları süreci başlatılmış, bir taraftan “açılım
süreci” başlatılmıştı. TSK imha edilirken, PKK’yla masaya oturulmuştu. BDP
milletvekili Fatma Kurtulan, fırsat bu fırsat, Mustafa Muğlalı Kışlası’nı
meclis gündemine taşıdı. İsminin derhal değiştirilmesi istendi.


*


İşte tam bu sırada ne oldu biliyor musunuz?


*


CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Van’da
miting yaptı. Aynen şunları söyledi: “Başbakandan rica ediyorum, hükümetsin,
başbakansın, 33 köylünün kurşuna dizildiği yerde, bunun ismini kışlaya verme,
bu ismi değiştirin, istirham ediyoruz, buradan çağrı yapıyorum, bakalım Recep
bey çağrımıza nasıl cevap verecek.”


*


E, Recep beyin canına minnetti… Muhalefet
partisi muhalefet etmiyor, tam tersine, istirham ediyor, gollük pas veriyordu.
Kışlanın ismi değiştirildi. Orgeneral Mustafa Muğlalı tabelası indirildi. Şehit
Astsubay Erkan Durukan Kışlası yapıldı.


*


Aradan dört sene daha geçti, 2014… Suriye’de
emperyalist güçlerin paylaşım kavgası başladı. Kimisi köktendincileri
kullanıyordu, kimisi Kürt milliyetçilerini… Kobani’de IŞİD tarafından öldürülen
YPG’li Mahmut Zengin’in cenazesi, Van Özalp’e getirildi. Cenazeyi taşıyan
yüzleri maskeli PKK’lılar, Apo posterleri ve PKK bayraklarıyla, Şehit Astsubay
Erkan Durukan Kışlası’nın önünde resmi geçit yaptı.


*


Cumhuriyet tarihinde bir ilk’ti. Asker-polis
seyretti. Bu resmi geçidin neden orada yapıldığını elbette herkes biliyordu…
Mustafa Muğlalı tabelasını indirtenler, açılım sayesinde siyasi zaferlerini
taçlandırmıştı.


*


Ve, sene 2015… Devrim şehidi Kubilay’ın 85 sene
evvel çekilmiş siyah beyaz vesikalık fotoğrafındaki gözlerine iyi bakın lütfen.


*


IŞİD zihniyetinin taa o zamanlarda bu
topraklara ekilen tohumlarına, demokrasiyi yok etmek için demokratik yolları
kullanan kravatlı yobazlara, Şeyh Said’in manevi torunlarına, Demokrat Parti
çizgisiyle HDP çizgisinin nasıl kesiştiğine, devrimin yuvasına yerleşen guguk
kuşlarının sinsi marifetlerine… Acı acı gülümsediğini göreceksiniz.


 


(1 ) Rahmi Turan -Bir generalin
dramı!-21 Kasım 2011( http://www.hurriyet.com.tr/bir-generalin-drami-19289641
)