Kritik isimden çok çarpıcı MOBESE uyarısı
MOBESE’ye
servis sağlayan şirketin değişmediğini ve hala FETÖ’yle ilişkili olabileceğini
söyleyen Saçan, bu şirketin çok fazla ihale aldığını, MOBESE ile ordu
komutanlıkları, siyasilerin evleri gibi stratejik noktaları izleyip istihbarat
topladıklarını söyledi.
FETÖ’nün devlet içindeki yapılanmasına yönelik soruşturmalar devam
ediyor.
Özellikle
Emniyet, Türk Silahlı Kuvvetleri ve İstihbarat içindeki soruşturmaların “hassasiyetle” yürütüldüğü açıklanıyor. Soruşturma
geçirenlerden birisi de Emniyet İstihbaratçı Basri Aktepe. Basri Aktepe,
sıradan bir isim değil. Devletin en hassas noktalarına girebilmiş, en önemli
sistemlerinin oluşumunda yer almış bir polis. Basri Aktepe’nin önemini anlatmak
için zamanı biraz geri alalım… 2002 yılında, dönemin İstanbul Organize Suçlarla
Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi
(DGM)’ne başvurarak, büyük bir operasyon planlamıştı. Sonradan İstanbul
Cumhuriyet Başsavcısı olan zamanın İstanbul DGM Başsavcısı Aykut Engin Cengiz,
operasyona izin verdi.
İş
dünyasında, Emniyet’te, asker ve bürokrasi içinde “Fethullah Gülen’in oluşturduğu iddia edilen örgütü ortaya çıkarmaya” çalışan
operasyon, yine FETÖ’nün etkili olduğu Emniyet içindeki istihbaratçılar
tarafından engellenmişti. Saçan, bu durumu İstanbul DGM Başsavcılığı’na yazdığı
bir yazı ile resmiyete de dökmüştü. Saçan’ın iddiasına göre; büyük bir
Fethullah Gülen operasyonu yine “Fethullahçı
polisler” tarafından engellenmişti. Saçan’ın
operasyon yapılmasını istediği isimlerden birisi de Basri Aktepe’ydi. Saçan,
DGM savcısı Nuh Mete Yüksel’e resmi yazı yazarak, Basri Aktepe’nin dinlenmesini
talep etmişti. Adil Serdar Saçan’ın daha sonra arabasına saldırı girişiminde
bulunuldu, bu saldırıdan kurtulan Saçan, Ergenekon Davası’nda tutuklanmaktan
ise kurtulamadı.
DİNLEMENİN MERKEZİ DE BAĞLANDI
2005
yılında kurulma çalışmaları başlanan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB)
2006 yılında faaliyete geçti. TİB’in kuruluşuna dair yasa önergesini ise o
dönem AKP’nin içinde yer alan Abdüllatif Şener şöyle anlatmıştı: “Bakanlar Kurulu’nda herkesin imzası alındı. Tasarının
içeriğini ise herkes mecliste okunduğunda öğrenmişti. Şaşırmıştık.”
TİB’deki
tüm görevlileri, kapıcısından en tepedeki bürokratına kadar tek tek dönemin
Başbakan’ı Erdoğan belirlemişti. Kurumun başına Ankara’daki bürokrat suçlarını
soruşturan 5 savcıdan biri olan Fethi Şimşek getirildi. TİB Teknik Dairesi’nin
başına ise eski Emniyet İstihbarat’çı Basri
Aktepe getirildi ve dinlemeleri de yapacak tüm teknik
ekibi oluşturdu.
Aktepe,
Erdoğan’ın “dahi
çocuğuydu.” Hastalanıp, hastanede yattığı dönem Erdoğan
bütün programını iptal edip onu ziyarete gitmişti.
FBI
National Academy’den 1996 yılında mezun olan Aktepe, 1998 yılında milyonlarca
dolarlık bütçeyle kurulan, attığımız her adımı takip eden MOBESE sistemini
kuracak olan ekibin başına getirilmişti.
1999
yılında Emniyet tarafından hazırlanan “Fettullahçı polisler” raporunda ise
Aktepe’nin ismi 15. sırada yer alıyordu. 2008 yılında dönemin CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal parti grup toplantısında ise kendisine sunulan bir rapordan
bahsetti. Yasadışı dinlemeleri “cemaatçi bir
grubun gerçekleştirdiğini” belirtti ve elindeki rapora
göre dinlemeleri TİB içerisindeki 35 kişinin yaptığını, ekibin başında da Basri
Aktepe’nin olduğunu söyledi.
İSTİHBARATTA
YENİ DÖNEM
“Dâhi
çocuk” Aktepe, TİB’den, MİT Elektronik İstihbarat Daire Başkanlığı’na atandı.
Aktepe’nin istihbarat bürokrasisinde yükselişi sürerken, Erdoğan Aralık 2012’de
katıldığı bir televizyon programında ofisinde böcek bulunduğunu söylemişti.
Böceğin bulunmasında da tanıdık bir isim karşımıza çıktı: Basri Aktepe. Emniyet
İstihbarat’ın kilit isimlerinden Ali Fuat Yılmazer de Erdoğan’ın ofisinde böcek
bulunmasına dair farklı bir bakış açısı geliştirdi ve “Eğer böyle bir böcek bulunduysa, bulan koymuştur” dedi.
2013
Mayıs ayında gerçekleşen Reyhanlı katliamından sonra ülkedeki bütün istihbarat
akışının tek bir çatı altında toplanmasına karar verildi ve Müşterek İstihbarat
Koordinasyon Merkezi (MİKM) kuruldu. MİKM’de Genelkurmay’ın da temsilcisi
bulunacak, Emniyet, Jandarma ve MİT’in istihbarat bilgileri bir araya
getirilecek. Özetle; memlekette istihbarat çalışması yapan her kurum elde
ettikleri bilgileri MİKM’e gönderecek, MİKM de gelen bilgileri “isterse” işleme koyacaktı.
MİKM’in başına da çok tanıdık bir isim getirildi: “Dahi çocuk”
Basri Aktepe.
MAHKEMEDE
TEK TEK ANLATTI
Basri Aktepe, 15 Temmuz’a kadar istihbaratın en tepe isimlerinden
birisiydi. Darbe girişimi sonra görevinden alındı. Ankara 25. Ağır Ceza
Mahkemesi’nde yargılanmaya devam ediyor.
2000’li yılların başında, Fethullahçı çetenin temizlenmesi için
mücadele eden Adil Serdar Saçan, 28 Mayıs’ta, mahkemede Aktepe hakkında
tanıklık yaptı.
Saçan, yıllar önce yaptığı tespitleri mahkemede de söyledi.
Aktepe’nin FETÖ’nün “altın neslin”den ve teknik takip izleme sorumlusu olduğunu
söyledi, MOBESE sisteminin isminin B’si olduğunu, mor beyin ve devlet arşivinin
yurtdışına çıkaran grubun lideri olduğunu anlattı.
MOBESE’YE
SERVİS SAĞLAYAN ŞİRKET
Adil Serdar Saçan, mahkemede yaşadıklarını ayrıntılarıyla anlattı.
Saçan,
2000’lerin başında DGM’den aldıkları izin gereğince FETÖ üyesi olması nedeni
ile telefonunun dinlenmesi için Nuh Mete Yüksel’e resmi yazı yazarak talepte
bulunduğunu anlattı, MOBESE’ye servis sağlayan şirketin değişmediğini ve hala
FETÖ’yle ilişkili olabileceğini belirtti, bu şirketin çok fazla ihale aldığını,
MOBESE ile ordu komutanlıkları, siyasilerin evleri gibi stratejik noktaları
izleyip istihbarat topladıklarını söyledi. Adil Serdar Saçan bu uyarıları yıllar önce de yapmıştı…
Saçan’ın ifadesinde bahsettiği şirket Ekin Teknoloji A.Ş.
Hükümete yakın medya tarafından Türkiye’deki yazılım ihtiyacının
4’te 1’ni karşıladığı söylenen şirket, Türkiye’de MOBESE’nin kurucusu olarak
biliniyor ve Türkiye’deki MOBESE kameralarında yüzde 75 oranında pazar payına
sahip.