Yayınlandı: 24.09.2020 11:16
Güncellendi: 24.10.2021 15:21

JİTEM & GLADYO & KONTRTERÖR & GERİLLA – KONTRGERİLLA

GERİLLA DOSYASI /// RAF : Batı Avrupa’da Devrimcilerin Birliği, 1985

RAF : Batı Avrupa’da Devrimcilerin Birliği, 1985

Bizim bakış açımıza
göre, metropollerde uluslararası olarak örgütlenen proleter mücadelenin
niteliksel olarak ileri sıçramasına bağlı olarak, emperyalist merkezlerde
devrimci stratejinin geliştirilmesinde yeni bir aşamayı başlatmak ve
politik-askeri çekirdeğiyle Batı Avrupalı gerillayı oluşturmak artık mümkün.
Biz nesnel koşulların değerlendirilmesinden aşağıdaki sonuçları çıkardık.

§  Emperyalizmin
yeniden inşasında Batı Avrupa’nın merkezi rolü ile uluslararası ilişkilerdeki
güç dengelerinin bozulmasını takip eden dönemde, Güney’de verilen kurtuluş
mücadelelerinin sonucunda olduğu gibi dünyada üretim ile pazar
arasındaki gerilimler arttı. Bu, emperyalist devletler zinciri içinde ve
tüm emperyalist sistemin etkilendiği, küresel politik-ekonomik-askeri krizlere
yol açtı;

§  Son yıllarda ki
deneyimlerimiz devrimci silahlı politikanın metropollerde inşa
edildiğini, yeni mücadelelerin emperyalizm ve kurtuluş mücadeleleri
arasındaki çatışmanın farklı odak noktaları etrafında geliştiğini gösterdi. Bu
deneyimler, metropollerdeki devrimci strateji ve taktiklere ilişkin bilinçli
olarak yürütülen ortak bir tartışmanın da geliştirilmesine yol açtı.

Bu deneyimler
temelde, Batı Avrupa’da nasıl bir komünist perspektif kurabilir sorusunu ortaya
çıkardı. Diğer bir deyişle, emperyalist stratejinin birleştirilmesi sonucunda
olduğu gibi eğer tarihsel bir planlamayla emperyalizme karşı somut bir mücadele
verilecekse Batı Avrupa’daki komünist gerillalar aşağıdaki görevleri
izlemelidir:

§  DEVRİMCİ SİYASAL
ÇİZGİ HAKKINDA BİR TARTIŞMA YÜRÜTÜLMESİ, EMPERYALİST MAKİNAYA KARŞI SALDIRI
İÇİN BİRLİKTELİĞİ MÜMKÜN KILMALIDIR;

§  PROLETARYA VE
EMPERYALİST BURJUVAZİ ARASINDAKİ DÜNYA SAVAŞININ BİR PARÇASI OLARAK BATI
AVRUPA’DA OLUŞTURULACAK POLİTİK-ASKERİ BİR CEPHE, EMPERYALİST SİSTEM İÇİNDE HER
YERDE GÜNLÜK OLARAK YAŞANAN YIKIMLARA KARŞI AYAKLANMAYI DİYALEKTİK TARZDA
TOPARLAYARAK MERKEZLERDE Kİ TÜM PRATİK SÜREÇLERDE PROLETER BİR POLİTİKA
GELİŞTİRMELİDİR;

§  EMPERYALİST
METROPOLLERDE KENDİ KÜRESEL GÜÇLERİNİ KORUMAK İÇİN ASKERİ VE EKONOMİK OLARAK
HAZIRLANANLARA KARŞI, EMPERYALİST STRATEJİYİ ZAYIFLATMAK AMACIYLA, ORTAK BİR
MÜCADELEYİ HEDEFLEYEN AÇIK BİR SÜREÇ YÜRÜTÜLMELİDİR.

Bu dönemde,
emperyalist stratejinin ana projesi, emperyalist güç yapısıyla geliştirilen
NATO’ya, onun çekirdeğindeki emperyalist devletlerle birlikte tamamıyla
bütünleşecek Batı Avrupa devletlerini, güçlü bir bloğa, homojen bir yapıya
eklemlemeye çalışmaktır. Burjuvazi, kurtuluş mücadelelerinin ve saldırıların
gelişimini geri püskürtmek ve düzenli politik-ekonomik-askeri bir yapı içinde
kendini güçlendirmek ve genel krizin çözümü olarak savaşın küreselleşmesini
dayatarak, tüm toplumsal ilişkilere nüfuz ederek ya da sırayla tüm ulusal ve
ekonomik çelişkiler üzerine kendi yapısını empoze ederek mutlak güce sahip
olmak istiyor.

Askeri Olarak:

Doğu’da sosyalist
devletlere karşı savaş için somut hazırlıkların yapılmasıyla, Asya, Afrika ve
Latin Amerika halklarının muzaffer mücadelelerinin geri çekilmesiyle Güney’de
kurtuluş mücadelelerine karşı savaşın sürdürülmesi.

Aynı zamanda “Yeni
NATO doktrini” birde şu anlama geliyor:

§  Saldırı Stratejisi
Amerikan askeri makinası üzerindeki baskıyı hafifletmek için Avrupa devletleri
ile bütün cephelerde tüm güçlerle savaşa işaret edilmesi;

§  Bir adım olarak
atom füzelerinin konuşlandırılması;

§  WEU’nun [1] yeniden yürürlüğe konması, Fransa’da
FAR’ın [2] inşaa edilmesi, “saldırı gücü” ve NATO’ya
dahil edilmesi hakkındaki tartışmaların Alman katılımını da içerecek biçimde
müzakere edilmesi.

Bunlar
askerileştirmeyi geliştirme yönünde gerçek adımlardır.

Merkezlerdeki
devrimci cephenin direnç göstermesi ve direncin önlenmesine içeriden bir tepki
verilmesine sebep olunması onların stratejisinde gerçek bir direnç yaratabilir.
Emperyalist zincirin birleşik devlet politikası olan kontrgerillaya karşı tüm
devrimciler bugün harekete geçmelidir.

Ekonomik Olarak:

ABD sermayesinin
mutlak egemenliği altında Avrupa endüstrisini oluşturmak ve emperyalist bloğun
(ABD, Japonya, Batı Avrupa) konumunu koruması ve çokuluslu sermayenin dünya
çapında kar etmesini sağlamak amacıyla silah, elektronik ve yeni teknolojiler
gibi stratejik alanlarda üretim yapılması üzerinde araştırmalar yoğunlaşıyor.
Bu, krizi aşmak için savaş ekonomisi anlamına geliyor.

Metropollerde ki
ideolojinin ve kapitalist kuralın direği – “refah”, “sosyal güvenlik” ve
“çalışma hakkı” – yeniden yapılanmanın acımasızlığı nedeniyle zaten yok edildi.
Otomasyon ve yeni uluslararası endüstriyel organizasyonlar sayesinde üretken
süreçten milyonlarca insan saf dışı bırakıldı. Bunun insanlar için sosyal
kontrol ve egemen ideoloji vasıtasıyla daha çok sömürü, sefalet ve kitlesel
manipülasyon anlamına geleceği açıktır.

Önemli derecede
istikrarsız olmaları ve meşruiyet kayıplarının artması nedeniyle emperyalist
devletler kural olarak sadece kendi gücünü göstermek zorundadırlar. Bugün,
kendi ölçülerinin dışındaki birinin, pasif kalıp rıza göstermemesinden haz
etmedikleri gerçeği ile karşı karşıyalar. Onların gücünün diğer bir yönü ise;
Politik ıstırap. Batı Avrupa’da proleter güce yapılan saldırılar belirleyici
bir etken haline gelerek sistemin derin krizini keskinleştiriyor ve bu zemin
üzerinde emperyalizme muhalif halklara baskı uygulanıyor ve proletaryanın
mücadelesi sayesinde dünya çapında gelişen bir düşmanlık meydana geliyor.

Batı Avrupa’da
NATO’nun çokuluslu yapısına, üslerine, strateji uzmanlarına, planlarına ve
propagandasına karşı yapılan saldırılar, yeni siyasal koşullar altında yapılan
 proleter siyasetin karşı stratejisiyle yapılan ilk büyük harekete
geçme idi. Bu seferberlik İspanya, Portekiz, Belçika, Fransa ve FRG [3] saldırılarında da görebileceğiniz gibi
savaş ve sömürü sistemine karşı mücadelenin gelişmesini ve güçlenmesini
sağladı. Bizim bakış açımıza göre, “enternasyonalizm hakkındaki” tüm ideolojik
tartışmaların ve soyut programların aksine kararlı bir Batı Avrupa gerilla
stratejisi, enternasyonalizmin bugünkü durumunda proleter taleplerin maddi
dönüşümünü sağlamak için tüm emperyalist sisteme saldırarak ve örgütlenerek,
işlevsel olarak uluslararası sınıf savaşının bir parçası olacak ve pratiği
sayesinde Batı Avrupa’daki komünistlerin siyasi birliğini oluşturacaktır.

Sadece savaşçıların
kolektif ve tutarlı olmalarıyla gelişecek, kendi özel koşulları ve umutlarıyla
merkezi emperyalist projelere saldırmalarıyla da Batı Avrupa’da özgün devrimci
bir stratejiye evrilecektir.

Proleter bilinç ve
gücün emperyalist yapıların yok ettiği yerlerde BİRLİK gerçeklik kazanır.

BATI AVRUPA
GERİLLASI EMPERYALİST MERKEZİ SARSIYOR!

Action
Directe [4]


Kızıl Ordu Fraksiyonu (RAF)

Ocak 1985

Kaynak: http://germanguerilla.com/1985/01/01/for-the-unity-of-revolutionaries-in-west-europe/

Notlar





























































1.


Batı Avrupalı. Birlik; Berlin Duvarı’nın
yıkılmasından sonra, bu Avrupa Birliği oldu

2.


Hızlı Dağıtım Kuvvetleri

3.


Federal Almanya Cumhuriyeti, Batı Almanya

4.


Fransız anti-emperyalist, gerilla örgütü