DERİN DEVLET & İSTİHBARAT SERVİSLERİ & İSTİHBARAT KONULARI & MİT VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

İSTİHBARAT DOSYASI /// PROF. DR. SAİT YILMAZ : İşbirlikçi İstihbarat ve küresel kaplama

İşbirlikçi İstihbarat ve
küresel kaplama

Prof. Dr. Sait Yılmaz yazdı…

Soğuk
Savaş süresince CIA, analitik süreçler ve ikaz istihbaratı konusunda sınırlı
kabiliyetlere sahipti. 1990’lardan sonra küresel tehditler karşısında, eski tip
istihbaratçılar için kör bölgeler ortaya çıktı. Artık ellerindeki analitik
lensler işe yaramıyordu. Buna çare bulmak için önce 2004 yılında CIA ve RAND
Corporation birlikte bir çalışma yaptı. Analizcilerin sürekliliği olan, daha
serbest, yaratıcı ve işbirliği olan bir ortamda varsayımlarını sorgulaması ve
düşüncelerinin aynı geçmiş, eğitim veya milliyetten gelmeyen uzmanlar
tarafından denetlenmesinin uygun olacağı düşünüldü. Kendi kaynaklarınız ile
büyük resmi anlamanız küresel bilgi ortamında oldukça küçük bir yer kaplar,
diğer bölümlerde sözsüz anlama, açık kaynak bilgileri ve gizli bilgiler vardır.
Küresel genişlikte kaynaklardan yararlanma fikri eskisine göre bu yeni bir
paradigma idi ve bir ad bulundu; “işbirlikçi istihbarat”. CIA, işbirlikçi
istihbarat paradigmasını denemeye başladı. Buna açık istihbarat ve uydu
istihbaratının öne çıktığı ‘küresel kaplama’ konsepti eklendi. ABD’in sembolü
olan ve küresel gözetlemeyi temsil eden ‘kartal’ artık hem görecek hem
anlayacaktı.

Neden
işbirlikçi istihbarat? Küresel Kaplama konsepti…

Geleneksel
istihbarat kontrollü giriş yapardı, dış ülkelerle sınırlı ilişki vardı ve
genellikle sert hedeflere odaklanırdı. Geleneksel paradigma, sert hedeflerin
niyetleri ve kabiliyetleri için belirli bilgiler peşindeydi. İşbirlikçi model
ise uzmanların görebileceği çeşitli konular, anomaliler ve diğer öngörüleri
tarıyor. İşbirlikçi model, “(bilimsel) anlama yönetimi” ve “yenilikçilik”
isteyen akademi ve iş dünyasından faydalanır. Çünkü onlar farklı perspektifleri
olan insanları bir araya getirir, öngörü ve uzmanlıklarını saygın bir yolla
birleştirir. Birçok yeni fikir, eski ya da mevcut bilgilerden doğmuştur yani
tamamen yeni değildir ama yeni öngörüler sağlar. İskoç yenilik uzmanı David
Robson, Aralık 2006’da istihbaratçı dinleyicilerine şöyle demişti; “Bütün akıllı insanlar sizin için çalışmıyor ya da siz onları işe
almak istemezsiniz ama araştırmalar gösteriyor ki kimse herkes kadar akıllı
değildir. Daha açık, daha şebeke merkezli bir model, şebekenin gelişmesinden
daha hızlı bir şekilde sizin anlamanızı geliştirecektir.
” CIA’nın
“Ulusaşan İlişkiler Ofisi”, yeni işbirliği yöntemlerini test etmek için
İşbirliği Laboratuarı (CoLab) kurdu.

1997
yılında artık “geleneksel roller ile ani çıkan krizlere çözüm getirilemeyeceği”
değerlendirmesi yapılarak, “küresel kaplama” kararı verilmişti. Küresel kaplama
konsepti çerçevesinde açık kaynak istihbaratı, ana toplama kaynağı olarak
belirlendi. Öte yandan, sosyal medyanın hızlı gelişimi ile geleneksel medya
kaynaklarından (gazete, tv vb.) çeşitli sosyal medya vasıtalarına (Facebook,
Twitter, Youtube vb.) odaklanıldı ve alan genişletildi. Sosyal medya vasıtası
ile çeşitli halkların nabzı tutularak daha fazla uyarı kabiliyeti ve ufuktaki
konuların daha iyi algılanması hedeflendi. Küresel kaplama, bununla da kalmadı
ülke içi ve dışındaki akademisyen ve özel sektör uzmanlarına el atarak
alternatif bakışlar temin etmeyi ve bilgi üssü alanını genişletmeyi hedefledi.
İstihbaratçılar ile bilim adamları ve iş dünyası arasında yeni teknolojileri de
kullanarak daha hızlı ve akıllı grup çalışmaları yapmanın yolları
araştırılıyor. Wiki sayfaları da bu tür amaçlara hizmet ediyor; bilgiyi yaymak
ve toplamak. Her şeyden öte işbirlikçi istihbarat modelinin tüm dünyaya
yayılması için bir kültür oluşturuluyor.

ABD ve
Akademisyenler…

ABD
Dış İşleri Bakanlığı ve CIA, 70 yıldır üniversitelere kendi görevlilerini
yerleştirmektedir. Bu görevliler bir yandan eleman örgütlerken, bir yandan da
CIA ile akademisyenleri arasında eşgüdüm sağlamaktadır. Amerikalılar, özellikle
emperyalizm ve yönetici sınıfın sömürüsü üzerine yayınlar yapan, dergiler
çıkaran düşünce merkezleri ile çalışır ve sınıfsız kimlik politikaları,
post-modern teori çalışmaları, etnik-ırkçı çatışmalar hakkında özel sayılar
yayınlarlar. ABD, müttefiklerinin ve onlarla müşterek yürüttükleri projelerin
deşifre olmasını istemezler. Bu yüzden, İngiltere ve İsrail üzerinde en az
çalışılan ülkelerdir. Anglo Amerikan narkotik ağları akademik olarak asla
çalışılmaz. “Şiddet” ve “Otoritercilik” üzerine hazırlanan akademik raporların
asıl amacı, ABD’nin uyguladığı ekonomik yaptırımların, halkın fakirleştiğinin
ve bir darbeye ihtiyaç olduğunun propagandasını yapmaktır. Bu taktikler
özellikle Latin Amerika, Orta Doğu ve Güney Asya’da 70 yıldır test edilmiştir.





Amerikan hükümeti ve elçilikleri diğer ülkelerde destekledikleri projeler,
burslar, konferans ve sempozyum davetleri hatta öğle yemekleri ile size sorguya
çeker, istihbarat elemanları ve yerel işbirlikçilerle ulaşamayacakları
bilgileri akademisyenlerin ağzından ve çoğu kez raporlarından alırlar.
Amerikalı resmi yetkililer ve istihbarat analizcileri bu sorgulamaları
(debriefing) dört gözle beklerler. Tabii ki tüm akademisyenler muhbir değildir
ama bilerek ya da bilmeyerek ülkenizdeki siyasi gelişmeler, muhtemel
politikalar, partiler, liderler ve nihayet halkın tutumu ile ilgili çok değerli
bilgiler sağlarlar. Böylece Amerikalı analizci nerede bozucu faaliyet
yapabileceğini, kimleri kullanabileceğini ve destek olması gerektiğini
belirler. Kasım 2005’de Harvard Üniversitesi sponsorluğunda yoğun atölye
çalışmaları yapıldı. CIA’nın Küresel Gelecekler Ortaklığı, 20’den fazla ülkeden
120 uzmanı davet etti. Üç günlük çalışma sonucunda ayrı bir Küresel Gelecekler
Forumu (GFF) oluşturulması kararlaştırıldı. Bu forum, küresel güvenlik
sorunları konusunda işbirliği yapılması için açık, çok taraflı ve çok sektörlü
bir şebeke oluşturacaktı. GFF, ABD Dış İlişkiler Konseyi (CFR) içine kaydırıldı
ve CFR Konseyi adını aldı. CFR Konseyi’ne bağlı olarak 120 ülkede (Türkiye’de
Global Relations Forum) bağlı forumlar kuruldu.

Sonuç

Akademisyenler
ve istihbarat analizcileri aynı ailenin üyeleri, kuzenleridir. Akademik
çalışmanın üretimi ile bitmiş istihbarat analizinin üretimi benzerdir; kişinin
bilgi toplama (araştırma) kabiliyeti, bu bilgiyi değerlendirmesi (düşünme) ve
bulgularını aktarması (yazma ve konuşma) ile ilgilidir. Ancak, aynı zamanda
aralarında büyük fark da vardır. Akademisyenler, istihbaratın pratiği için
gerekli anlama ve açıklama için bilgiyi geliştirme, doküman haline getirme ve
dağıtımında iyidirler. İstihbaratta pratik tecrübesi önemlidir ama birkaç
akademisyenin de bu pratik için söyleyecek sözü vardır. İşbirlikçi istihbarat
çalışmaları, ABD’nin küresel kaplamaya geçmiş istihbaratı içinde özellikle
akademik dünyada açık kapsamlı çalışmalar ile ülke güvenliğimizi tehdit
etmektedir. Seçilen akademisyenler genellikle ılımlı ya da radikal
muhaliflerdir ve muhtemelen siyasi ya da kişisel (istismar edilebilecek) hassas
tarafları vardır. Sanıldığının aksine özellikle solcu, anti-emperyalist gözüken
kişilere yaklaşılır. Özetle akademik muhbirler, ABD’nin tek dünya hükümeti
hedefine hizmet etmekte ve Amerikan istihbaratının profesyonel operatörlerinin
ölümcül işlerini takviye etmektedirler.


























Kaynak : http://www.abcgazetesi.com/isbirlikci-istihbarat-ve-kuresel-kaplama-87199h.htm