ÖZEL BÜRO NOTU : Değerli Yurtseverler,
biz prensip gereği resmi kurumlarımız hakkındaki iftira niteliğindeki yada
olumsuz görüşdeki haberleri paylaşmıyoruz. Ancak, hiçbir kurumun hiçbir gerekçe
ile suç işlemeyeceği hususunu da es geçemeyiz. Nasıl ki vatandaşlar hakkındaki
bu türden iddialar titizlikle araştırılıyorsa, resmi kurumlar hakkındaki
iddialar da araştırılmalıdır. Hiçbir kurumun suç işleme serbestiyeti yoktur.
Vatandaşlar gibi kurumlar da kanuna tabidir. Bizim bu haberi vermekteki
amacımız da kurumu yıpratmaya yönelik değil tam tersine iddialara karşılık
kurumun aklanması için gerekli olan cesareti vermek ve teşvik etmektir.Geçtiğimiz
gün Grup Sözcümüz Erkut Ersoy’un kendini istihbaratçı olarak tanıtan kişilerce
kaçırılarak 3 gün boyunca ağır işkenceye maruz bırakıldığını yazmış ve bu işin
failinin CIA güdümündeki FETÖ ÖRGÜTÜ olduğunu belirtmiştik. Benzeri vakalardan
örnekler vermiştik. Eğer bu konuda bir soruşturma yapılacaksa – ki bize göre mutlaka
yapılmalıdır – en kısa sürede bu muğlak ve belirsiz durum
aydınlatılmalı ve failleri yargı önüne çıkarılmalıdır. Aksi takdirde bu tarz
kaçırılma vakaları MİT gibi güzide kurumlarımızın üzerine çok rahat bir şekilde
bırakılabilir. Bizden uyarması.
MİT, Ümit Horzum’u
neden kaçırdı ?
Kaynak : http://aktifhaber.com/gundem/mit-umit-horzumu-neden-kacirdi-h109090.html (SİTEYE VPN İLE ERİŞİLEBİLİNİYOR)
Türkiye’de Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik kaçırma ve
işkence altında illegal sorgulama vakalarına bir yenisi daha eklendi. AKP
hükümetinin yasal düzenlemeleriyle suç işlediği tespit edilse bile
soruşturulamaz hale gelen MİT mensupları, Ankara’da Türkiye Akreditasyon
Kurumunda Uzman Yardımcısı olarak çalışan Ümit Horzum’u kaçırdı. 6 Aralık 2017
Çarşamba akşamı saat 18.00 sıralarında Ankara Yenimahalle A City Alışveriş
merkezi yakınında kaçırılan Horzum ile Türkiye geneli kaçırılan sayısı 13’e
yükseldi. Horzum Ankara’da kaçırılan 11. Vaka olarak kayıtlara geçti.
Ümit Horzum’un kaçırıldığı bilgisi görgü tanığı bir
arkadaşı tarafından eşi Aynur Horzum’a bildirildi. Aynur Horzum, ilk olarak
eşinin gözaltına alınıp alınmadığını araştırdı. Emniyet Müdürlüğü, jandarma ve
savcılık makamlarına giderek bilgi almaya çalıştı. Ancak eşinin izine
rastlayamadı. Ümit Horzum hakkında güvenlik birimlerinde gözaltına alındığına
dair bir kayıt bulunmadığı açıklandı.
Aynur Horzum, bu kez evlerinin yakınlarında bulunan
Jandarma karakoluna ‘kaçırılma’ olayı ile ilgili resmi müracaatta bulunmak
istedi.
Görevliler eşinin kaçırıldığına inanmadığı gibi Ümit
Horzum’un yurtdışına kaçmış olabileceğine dair imalarda bulundu.
EŞİNİN PEŞİNİ BIRAK!
Ayrıca Jandarma Komutanı, Ümit Horzum’un arandığını
belirterek Aynur Horzum’a “eşinin peşini bırak, bu adam müebbetlik örgüt
yöneticisi bundan sana hayır gelmez” ifadelerini kullandı. Aynur Horzum,
müracaat ederken “eşinin kaçırıldığını” ifade etmesine rağmen, başvuru
tutanağa, ‘kaçırılma’ olarak değil, ‘kayıp’ olarak geçirildi.
Aynur Horzum Jandarma karakolundan sonra olayın
gerçekleştiği A City AVM’e bölgesinden sorumlu Emniyet birimlerine de müracaat
etmesine rağmen eşine ve eşinin kullandığı araca dair bir bilgiye ulaşamadı.
Aynur Horzum, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na da müracaat etti. Ancak
savcılar dilekçesini kabul etmedi. Son olarak bir savcı kayıt numarası vermeden
dilekçesini teslim aldı fakat bir soruşturma açılmayacağını söyledi.
Kaçırma olaylarıyla ilgili diğer mağdurların aileleri de,
benzer engellerle karşılaşmış, başvuruları ciddiye alınmadığı gibi araştırma da
yapılmadığını savunmuştu.
İLLEGAL SORGULAMA İTİRAFI
MİT ile irtibatlı olarak çalıştığı bilinen Sabah gazetesi
çalışanı Abdurrahman Şimşek, 28 Temmuz 2017 günü A Haber TV’deki canlı yayında
kaçırılma olaylarıyla ilgili, “Aslında Milli İstihbarat Teşkilatı bu şahsı
yakalıyor, illegal sorguluyor daha sonra devletin Emniyet Teşkilatına
devrediyor” açıklamasında bulunmuştu.
Aynur Horzum, kaçırılan eşi ile ilgili müracaatları
yaparken, AKP hükümetine yakınlığıyla bilinen gazeteci Cem Küçük, bir tv
kanalında Gülen Cemaati mensuplarına yönelik açıklamalarından bahisle “devlet
almıştır” şeklinde ifadeler kullandı. Küçük, ayrıca Gülen cemaati mensuplarının
konuşturulması için her türlü işkence yöntemlerinin uygulanması gerektiğini
savunmuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen
ve metin yazarlığını yapan AKP Milletvekili Aydın Ünal da Yenişafak
Gazetesi’nde 2 yazısı ile “yargısız infaz” ifadeleriyle cemaat mensuplarını
aileleri yönelik baskıların artacağını açıklamıştı.
‘İŞKENCE ALTINDA
İLLEGAL SORGU YAPILDI’
Aynur Horzum, 17 Ağustos 2016’da jandarma tarafından
evlerinin basıldığını eşi Ümit Horzum’un evde olmadığı için gözaltına
alınamadığını anlattı. Eve baskın olduğunu öğrenince de basında yer alan
işkence görüntülerinin etkisi ile OHAL bitene kadar teslim olmamaya karar verip
evden ayrıldığını ifade ediyor. Ümit Horzum 672 sayılı OHAL KHK’sı ile
memuriyetten çıkarılmıştı.
Horzum gibi kaçırılan 13 kişiden Sunay Elmas’tan 2 yıldır
haber alınamıyor. Elmas 27 Ocak 2016’da kaçırılmıştı. Ayhan Oran kaçırılalı ise
1 yıldan fazla oldu. 1 Nisan 2017’de kaçırılan Önder Asan ise 42 gün işkence
gördükten sonra şehir dışında bir bölgede bırakılarak polise teslim edilmişti.
Önder Asan, şunları anlatmıştı: “Kendilerini polis olarak tanıtan kişiler beni
indirip siyah bir transporter araca bindirdi. Gözlerimi bağlayıp bilinmeyen bir
yere götürdüler. Yol boyunca dövdüler, hakaret ettiler. Sonra kelepçeleyip bir
hücreye koydular. İşkenceler gördüm. 12 Mayıs’ta beni yine gözü bağlı olarak
minibüse bindirdiler. Araçtan indirip gözlerimi açtılar. Eymir Gölü’nün
yanıydı. Ankara Emniyeti’ni aradılar. Bana, ‘Ben F… Terör Örgütü üyesi Önder
Asan, teslim olmak istiyorum. Lütfen gelip beni teslim alın’ dedirttiler. Sonra
polisler gelip beni aldı.” Demişti.
MİT’e suç işleme özgürlüğü getirildi
İllegal faaliyetler yürüttüğü ortaya çıkan MİT’e yönelik
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7 Şubat 2012 tarihinde yapılan
operasyon sonrası Erdoğan ve AKP hükümeti bir dizi yasal düzenleme yapmıştı.
MİT’e sınırsız yetkiler tanınarak dokunulmazlık yetkisi verildi.
2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri Ve Milli
İstihbarat Teşkilatı Kanununun “Soruşturma izni ve yargılama” başlıklı 26’ıncı
maddesiyle MİT’e gibi suç işleme özgürlüğü de getirilmişti.