İSTİHBARAT SERVİSLERİ (ASKERİ – SİVİL) & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI & MİT – MEH & MAH VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

MİT DOSYASI : O MİT’çiler neden suskun

O MİT’çiler neden suskun


Sözcü gazetesi yazarı Aytunç
Erkin, bugünkü köşesinde, “MİT’e damgasını vurmuş 2 isim hâlâ neden suskun” başlıklı
dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.


Erkin, 2003 tarihinde Milli İstihbarat
Teşkilatı’nın başındaki isim Şenkal Atasagun ile Atasagun’dan sonra gelen
MİT Müsteşarı Emre Taner’i ele alırken, Ergenekon Kumpası’nda bu iki ismin
kritik rolünden bahsetti.


Erkin, Şenkal Atasagun ve Emre Taner’in
Ergenekon sürecinde kendilerine gelen “bilgilerin” nereden geldiğini
anlatmadıklarının altını çizerken, MİT’in Ergenekon sürecini hızlandıran “duyum”
üzerine hazırlanmış bir raporunu da aktardı.


Aytunç Erkin’in yazısı şu şekilde:


“Türk Dil Kurumu’na göre istihbarat,
‘Yeni öğrenilen bilgiler, haberler, duyumlar2 diye tanımlanmış. Kelime
Arapça kökenli…‘İstihbar’dan türemiş. İngilizce istihbarat kelimesinin
karşılığı ise ‘intelligence’ yani ‘zeka’ demek. Ve bir istihbaratçıda
olması gerekeni toparlarsak, ‘Yeni öğrenilen duyumları, zekasıyla olgun hale
getirmek’ diyebiliriz. Neden bu tanımlamaya girdiğimi merak mı
ediyorsunuz? 10 Temmuz 2003 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT)
başındaki isim Şenkal Atasagun, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’e bir dosya
sunar. Dosyanın ön yazısında şöyle denir: ‘Müsteşarlığımıza 3 Temmuz 2002
tarihinde intikal eden ancak kaynağı tespit edilemeyen isimsiz bir mektup ve 6
adet CD’nin incelenmesi sonucunda…’ Şema ve bu yazı 19 Kasım 2003’te de
Başbakanlığa yollanır. Sonra ne mi olur? 19 Ocak 2006’da Atasagun’dan
sonra gelen MİT Müsteşarı Emre Taner sözde ‘Ergenekon’ ile ilgili raporu
yeniden Başbakanlığa iletir… 12 Haziran 2007’de Ergenekon kumpası başlar.
Burada iki kritik isim karşımıza çıkıyor: Şenkal Atasagun ve Emre Taner. İki
isim de bu bilgilerin nereden geldiğini anlatmadı. Bir gün konuşacaklardır
diyelim ve… MİT’in Ergenekon sürecini hızlandıran ‘duyum’ üzerine hazırlanmış
bir raporunu daha anlatalım…

Şenkal Atasagun

EMRE TANER

‘DUYUM’ ÜZERİNE HAZIRLANAN BİLGİ NOTLARI


Tarih 29 Mart 2007… MİT Müsteşarı
Emre Taner tarafından ‘duyum’ ve ‘ihbar’ üzerine hazırlanmış ve üzerinde
araştırma yapılmamış ‘bilgi notu’ dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a
elden teslim edilir
. Sözde bilgi notu bir gün sonra da
Başbakanlığa iletilir. MİT rapor üzerine rapor sunmaktadır… 10 Nisan 2007
tarihinde de yeni bir ihbar mektubu Genelkurmay’a gönderilir.
 Hava
Kuvvetleri Komutanlığı’nda bir ‘Alevi yapılanması’ iddiası vardır. Notlarda
özetle şunlar yazar: ‘Albay Cengiz Köylü… Alevi mezhebinin yayılması için
TSK’ya 30’a yakın akrabasını yerleştirdi. Örgütlenmeyi Doğu Perinçek’in
liderliğindeki İşçi Partisi yapıyor…’ Bitmedi…


7 Haziran 2007 tarihinde ‘Hasan Yılmaz’ isimli biri MİT’e ihbar
mektubu ve CD gönderir.
 Emre
Taner’in yönettiği istihbarat, yeni bir bilgi notu hazırlayarak ‘İhbar mektubu/Karargah
Evleri’ başlığıyla rapor hazırlar… Tarihleri unutmayın: 7 Haziran’da da Hava
Kuvvetleri üzerine operasyon başlıyor,12 Haziran 2007’de Ergenekon’un düğmesine
basılmış.


Ve bu sözde ‘bilgi notları’ üzerine Taraf, Zaman gibi Fetullahçı
gazeteler harekete geçer. 21 Mart 2008’de İşçi Partisi binası basılır, 2009’da
Albay Cengiz Köylü ve üç subay tutuklanır.
 Ancak…


‘İKAZ İSTİHBARATI’YLA OPERASYON

Bu operasyonların ‘bilgi notlarını’
hazırlayan MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 9 Mayıs 2008’de bir
yazı gönderir. Başbakanlığa ve Genelkurmay’a ‘Karargah Evleri”yle ilgili
yolladığı raporları şöyle tanımlar: ‘…Çeşitli kaynaklardan intikal eden birçok
duyum istihbarata dönüştürülmediği takdirde ilgili devlet kurumlarına
sunulmamaktadır. Bunun tek istisnası, ikaz istihbaratı niteliği
taşıyanlardır. Bu tür ve haber duyumlar, içeriği tehlikenin büyüklüğü ve
aciliyeti nedeniyle teyidi beklenilmeksizin sunulmaktadır.’ Yani
duyumlarla operasyon yapılabilirmiş!


Bir not ekleyelim: Tutuklanan Albay
Cengiz Köylü Alevi değildi… FETÖ tarafından ‘Alevi yapılanmasının’ başı olarak
gösterildi.


İstihbarat birimlerinin bu ‘bilgiyi’
araştıracak vakit bulamadığını mı düşünelim?”


Odatv.com