Zihin kontrolü nedir? Zihin kontrol yöntemleri nelerdir? sorularının
cevaplarını bulmak için insan beynini anlamak gerekir. Nitekim Beyin sürekli
değişip, güncellenebilen, milyonlarca bilgiyi aynı anda işleme becerisine sahip
yaşayan bir bilgisayar gibidir. Yapısını anlamak, kendimizi anlamaktır. Beyin
pek çok biçimde bozulabilir ve bu bozukluk ruhsal hastalıklarla sonuçlanabilir.
Dolayısıyla beyni oluşturan unsurları, nasıl çalıştığını, nasıl korunacağını,
nasıl güncelleyip en az hasarla düzgün bir şekilde çalıştıracağımızı bilmek
zorundayız.
Beyin hala tam anlamıyla çözülemeyen bir organdır. Onu kontrol etmek bir
insanı kontrol etmek demektir.
Bu noktada Prof. Dr. Selim Şeker’e göre beyin, dışarıdan yapılabilecek
elektromanyetik müdahalelerle yönlendirilebilecek, elektronik bir sistem olarak
değerlendirilmelidir. Çünkü beyin işlevlerini yerine getirirken pek çok etmene
bağlı olarak çalışır. Dışarıdan gelen her türlü uyarım beyin fonksiyonlarının
yerine getirilmesi bakımından oldukça önemlidir. Elektromanyetik müdahalelerde
beyni olumsuz etkiler ve bu durumda farklı amaçlı kullanılabilir.

Zihin
Kontrol Çalışmaları
Zihin özelinde beynin kontrolü amacıyla
Tesla’dan itibaren pek çok çalışmalar yapılmıştır ve yapılmaya da devam
etmektedir. Şeker, bu konuda yapılan çalışmaların eskilere dayandığının ancak
modern anlamda bilinen çalışmaların 2.Dünya Savaşında yenilen Almanya’nın bilim
adamlarının Rusya ve ABD’ye götürülmeleriyle başladığını ifade etmektedir.
Ancak, zihin kontrol deneyleri konusunda günümüz çalışmalarının ilham
kaynağı, çalışmalarını 1969 yılında kitabında yayınlayan İspanyol Dr. Jose
Delgado’dur.
Delgado yayınladığı kitabında; “Duygu
ve ifadelerin elektronik olarak insan beynine nakledilmesi olanaklıdır ve
insanların tek bir düğmeyle robotlar gibi kontrolü olanaklıdır” ifadesini
kullanmaktadır.
Delgado kafasındaki sistemi; “Yakin bir gelecekte insanların insansız
makinelerle bir radyo komünikasyon sistemi ve elektronik devre ile takviye
edilmiş bir beyin aracılığı ile yönetilmesi mümkün olacaktır” şeklinde
fikirlerini açıklamaktadır.
Elektronik gözetim amacıyla, beynin konuşma merkezindeki elektrik faaliyetler, kurbanın
sözlü düşüncelerine çevrilebilir. Kulağı devre dışı bırakarak, ses
haberleşmesinin dogrudan beyne gitmesini sağlayarak, Uzaktan Nöral
Denetim,şifrelenmiş işaretleri, beynin işitme korteksine gönderebilir. NSA
ajanları bunu, paranoid şizofreninin karakteristiği olan işitsel
halisünasyoları taklit ederek, kurbanların gizli olarak takatini kesmek için
kullanabilirler. Kurbanla herhangi birtemas olmaksızın, Uzaktan Nöral Denetim,
bir kurbanın beynindeki görsel korteksteki elektrik faaliyetlerini
planlayabilir ve kurbanın beynindeki tasvirleri (görüntüleri) bir videonun
monitöründe gösterebilir. NSA ajanları kurbanın gözlerinin gördüğü her şeyi
görürler. Görsel hafıza da görülebilir. Uzaktan Nöral Denetim gözleri ve optik
sinirleri atlayarak (devre dışı bırakarak), doğrudan görsel kortekse görüntü
gönderebilir. NSA ajanları, beynin programlama gayesi için, gözetim altındaki
kişi REM uykusunda iken, onun beynine gizlice görüntü yerleştirmek için bunu
kullanabilirler.
Bu konuda yapılan çalışmalar uzun bir süre, yapan ülkeler tarafından
gizli tutulmuştur. Konu hakkındaki ilk belge ise, 1977 yılında İnsan Kaynakları
Komitesi Sağlık ve Bilim Araştırmaları Alt Komitesi tarafından hazırlanan
raporda, CIA zihin kontrol araştırmaları listesinde MKDELTA, MKULTRA,
MKNAOMİ, MKCHKWIT ve MKOFTEN projelerinden bahsedilmesi gösterilebilir.

İnsan
Zihnine Müdahaleler
Zihin kontrol amacıyla beyinlere çok
farklı biçimlerde müdahale etmek mümkündür. Örneğin zihin kontrolü
çalışmalarında arenadaki bir boğa vücuduna yerleştirilen çipler vasıtasıyla
beyninin öfke ve huzur merkezlerine elektrik verilmesi suretiyle, bir kumandanın
tuşuna basılarak öncesaldırgan daha sonra uysal bir hale sokulmuştur, ya da bir
kedi, psiko-motor olarak adlandırılan gazlarla, beyninin korku bölgesinin aktif
hale getirilmesi suretiyle bir fareden bile korkması sağlanmıştır.(Ömer Özkaya,
Zihin Kontrol 2003, sy.60-62)
Bu çalışmalar elbette hayvanları
kontrol etmek için yapılmamaktadır. Örneğin, bir savaş anında bu gazın
insanlara verilmesindeki durumu hayal etmek bile bu tarz çalışmaların önemini
ve diğer devletler için doğuracağı riskleri ortaya koymaktadır.
Çalışmaların olabilecek amaçlarından
birini CIA eski başkanlarından Richard Helms’in, Watergate soruşturmalarında
Warren Komisyonu`na verdiği bilgilerden anlayabiliriz.
“Helms Komisyona verdiği bilgilerde
şöyle demiştir:
Yapılan araştırma göstermiştir ki SSCB
kendi sisteminin isteklerine uygun politik görüşe bağlı olacak şekilde,
halkının davranışlarını düzenleyebileceği bir kontrol teknolojisi geliştirmeye
çalışmaktadır. Bundan böyle aynı teknolojiyi daha karışık bir yaklaşımla,
bilgiler kodlanarak insan hedeflerine yöneltilebilecektir. Bu insan zihinleri
harbi olacaktır.”
Bu konuda yapılan çalışmalar yıllar
içerisinde büyük bir hızla artmıştır.
Prof.Dr. Selim Şeker yapılan
çalışmaları şöyle özetlemektedir;
·
“CIA’nin desteklediği Dr.Ewen Cameron izinsiz olarak
hastalarda hafızanın silinmesi ve yeni kimlik oluşturulması konusunda
çalışmıştır.
·
Dr.Rose Delgado’nun hayvan ve insanlar üzerinde yaptığı
deneyler sonucunda elektronik simulasyon ile kızgınlık, şevhet, hırs, yorgunluk
gibi, aşırı hisler oluşturulabileceğini göstermiştir. Ayrıca kişilik
değişikliklere neden olan bölgeyi de bulmuştur. 1969’da yakında bilgisayarın
beyinle iki yönlü radyo iletişimi kuracağını ifade etmiştir.
·
1974 yılında California, Stanford araştırma enstitüsünde
elektronik mühendisi ve sinir fizyologu Dr.Lawrence Pinneo “bir kişinin aklını
okuyabilecek bir bilgisayar sistemi geliştirdi”. Time dergisinin temmuz,1974
sayısında akıl okuyan bilgisayar diye haber olmuştur. Bu çalışma Pentagon tarafından
desteklenmiştir. Dr.Pinneo ayrıca bilgisayardan doğrudan beyne bilgi
aktarılması için gerekli teknoloji mevcuttur demiştir.
·
Rus bilimadamı Dr.Ross Adey’in geliştirdiği Lida isimli
makine insan ve hayvanların davranışlarını değiştiriyor, uyuşturuyor.(psychotronıc
araştırmalar) associated press (82/83) göre Kuzey Kore benzer cihazı kore
savaşında beyin yıkamak için kullanmıştır. Bu cihaz ABD’de denenmiş ve patent
almıştır.
·
1980 yılında ileri seviyede araştırma projeler ajansı (ARPA)
senede 1 milyon ABD dolarını Illinois, Ucla, Stanford, MIT ve Rochester
üniversitelerinde insan beyninin yaydığı dalgaları anlamak için harcamıştır.
Hedef, bir makine geliştirerek insanların ne düşündüklerini beyin dalgaları
sayesinde anlamak. Beyin dalgalarını şu an 1 m civarında bir mesafeden
rahatlıkla alınabiliyor. Nihayi hedef uzaydaki uyduya yerleştirilmiş beyin
okuyan makina ile dünyayı taramak…Bu anlatılanlar bilgisayarlar için tamamen
çözülmüştür. Yani bilgisayarlarda yapılabilen bütün işlemler insan beyni içinde
Kör olan insanlara yerleştirilen mikrocip sayesinde görmeleri sağlanıyor. Örnek
uçak bilgisayarına yerden girilerek pilota rağmen uçak yere indirilebilinir
veya istenilen herşey yapılır.
·
Avusturalyalı bilimadamları beyin anahtarı “mind switch”
dedikleri bir cihaz geliştirdiler. Cihaz insanların beyin dalgalarının
kullanarak elektrikle çalışan cihazları , tv, lamba, müzikseti çalıştırmaya
yarıyor. İnsanın gözlerini bir saniyeden fazla zaman kapalı tuttuğunda oluşan
alfa beyin dalgaları kullanılıyor. Sistemin güvenirliği %90’nın üstünde.”

Zihin Kontrolünün insan üzerindeki etkileri
Zihin kontrolünün insan üzerinde
kullanılmasıyla oluşan etkiler ise çok farklı biçimlerde görülmektedir.
Bunlardan bazıları ise şu biçimdedir;
·
“Hafıza kaybı ve davranış
bozuklukları
·
Duyulan sesin yönü,
şiddeti ve içeriğinin değişmesi
·
Göz kapaklarını
denetleyerek konuşmanın bozulması
·
Şiddetli kalp çarpıntısı
·
Zahmetli işler sırasında
omuzları ve kolları zorlayarak kazalara neden olma
·
Bir şey yaparken
dirseklerin dürtüklenmesi ve işe engel olma
·
Bacaklarda ağrı ve
gereksiz hareketlenme, sağ ve sola sallanma ve aşırı sertleşme
·
Ayağın zor ulaşılan
yerlerinde kaşınma ve kızarmalar
·
Sırttaki büyük kaslarda
kasılmalar
·
El hareketlerini kontrol
edilmesi
·
Düşüncelerin okunması
veya dışarıdan düşünce iletilmesi
·
Hareket eden hayali
görüntüler görülmesi
·
Göz kapaklarının sürekli
açık tutulması
·
Sürekli kulak çınlaması
·
Çene ve dişlerin bir
neden yokken titreme
Talep gelmesi durumunda Zihin Kontrolü
ve Zihin Kontrolü yöntemleri yazımızın ikincisinde konuya devam ediyor
olacağız.
KAYNAK : http://elektromekaniksefi.com/zihin-kontrolu-ve-zihin-kontrol-yontemleri-1/