PROF. DR. ATİLA BİTİGEN /// Bir seçim stratejisi : Kriz
Bolivya’da düşüşteki bir başkan adayı seçim kampanyası
için başında “Calamity” lakabıyla anılan Jane Bodine’ın ( Sandra
Bullock) olduğu Amerikalı bir ekibi tutar. Bu kampanya, geçmişte derin yaralar
yaşamış fakat hâlâ dahi bir strateji uzmanı olan Jane Bodine için bir numaralı
düşmanı sinir bozucu Pat Candy’yi (Billy Bob Thornton) alt etmek için büyük bir
fırsattır. Candy’nin karşı taraf için sürdürdüğü kampanya, hiçbir şeyin ahlaki
olmadığı, tüm meselenin kazanmak olduğu bu yarışı daha da kirli bir rekabete
çevirir.
Bolivya’ da iki partinin başkanları arasında başkanlık
yarışı ve bu yarışı kazanmak için ABD’den profosyonel yardım almalarını konu
alan bir film. Bolivya’da eski başkanı yeni bir kurtarıcı olarak halka sunup
krizi fırsata dönüştürüp seçimi kazanma stratejisini anlatıyor. Bolivya başkanlık seçimlerinde Amerikan şirketinin başkan
adayı için yürüttüğü kampanyayı gözler önüne seriyor. İnsanın kanını donduran
Amerikan toplum mühendisliğini görüp hayran olmamak elde değil. AK
Parti’nin Kızılcahamam’da düzenlediği 3 günlük seçim kampında, MHP Genel
Başkanı Devlet Bahçeli’nin önerdiği “Our Brand Is Crisis/Bizim Adımız Kriz”
filmi izletildi.
Filmdeki başrolümüz bir strateji uzmanı, bazen ünlü
isimlerden alıntı yapıyor bazen de tek bir kilit cümle söyleyerek duruma ışık
tutuyor. O cümlelerden bir tanesi de “Adamı
hikâyeye uyacak şekilde değiştirme, hikâyeyi adama uyacak şekilde değiştir.” İstenildiği
kadar halkla ilişkiler çalışmalarıyla halkın görmek istediği gibi bir imaj
yaratın, aday eninde sonunda ezberlerden bağımsız içinden geldiği gibi doğaçlama
davranmak zorunda kalacaktır. Bu yüzden adayın içindeki cevheri kullanın ona
uygun bir imaj oluşturarak kampanyayı hazırlayın. Halk, olduğu gibi görünen
insanları daima daha çabuk benimser.
Sempatik iyi konuşan rakip
karşısında durgun donuk ciddi sert bir başkan adayını nasıl yapalım da
kazanmasını sağlayalım diye düşünüyorlar. Filmin kahramanı strateji uzmanı Jane
(Sandra Bullock ) “Bu adamdan bir halt
olmaz” diye çaresizce bakınırken kampanyasını yürüttüğü başkan adayı, o
gün karşı ekibin organizasyonuyla kafasına
çürük yumurta geçiren bir vatandaşın suratına okkalı bir yumruk
geçiriyor. Tanıtım ekibinde “Eyvah
mahvolduk” paniği hâkimdir ama tuhaftır Jane’in gözleri parlar. Jane’in
ilginç fikirleri vardır. Adam serttir. İnsanlar sert insandan korkarlar ama korku ile sevgi kardeştir. Güven duygusu çok önemlidir. Sert olan
güçlüdür ve mücadelecidir. Ülkede ise KRİZ
vardır. Bu krizle baş edebilecek kişinin “Yumuşak, sevgi kelebeği” olması gerekmez. Halkın sert bir lidere ve güvene ihtiyacı vardır çünkü. Bu
yüzden ne yapacağını bilemez hâldeki tanıtım ekibine o ünlü sözü söyler:
“Adamı hikâyeye uyacak
şekilde değiştirme, hikâyeyi adama uyacak şekilde değiştir.”İdrak edemezler ilk önce ekip arkadaşları
ama sonra anlarlar ve kampanya bunun üzerine kurmaya karar verirler. Derhal kriz tellallığı başlar. Krizle baş
edebilecek kişi de sert, vahşi, nadan ama güvenilir kişi olan eski başkan
senatördür.
Bu filimde yıpranmış eski başkanı seçtirmek için
ekonomik kriz teması seçim kampanyasının temini oluşturuyor. Halk korkutulur
güvenlik kaygısı yaşarsa bir var oluş yok oluş beka sorunu olduğuna
inandırılırsa yıpranmış eski aday deneyimli birikimli krizi çözebilecek güçlü
lider olarak sunuluyor. Eğer kriz olmazsa yıpranmış aday yerine yenilik vaat
eden yenilikçi aday kazanır bu nedenle kriz bizim markamız olacak diyerek seçim
çalışması yapılıyor. Negatif karalama siyaseti belden aşağı vuruşlar başlıyor
rakip bir Nazi generalinin resmi önünde resimini çekip servis edilerek Nazi
taraftarı olarak gösteriliyor. Yenilikçi liderin kampanya yöneticisi bu eski
başkan adayını tarikat lideri ile çekilmiş eski resmini servis ederek kıran
kırana bir yarışın içine giriyor.
Eğer bir partinin liderinin oyunu artırmak isterlerse
perde gerisinde ABD dış işleri ile danışıklı bir dövüş planlanıyor. Dış işleri
sözcüsü o ülke için karşı bir söz söylüyor kamuoyunda Amerikan karşıtlığı
köpürtülerek oyların artması sağlanıyor. Suriye kuzeyi Fırat’ın doğusu için
seçimden önce bir harekât olursa bu film aklınıza gelsin. Süleyman şah türbesi
yeniden eski yerine taşınır bu bir büyük başarı olarak tüm medyada yayınlanıp
milliyetçi oylar cumhur ittifakına kaydırma yapılır. Hollanda ile ekonomik
ilişkiler çok iyi iken bozkurt sembolü yasaklayan karar çıkması bunun
savunuculuğunu iktidarın üstlenmesi milliyetçi oyları toplamak için yapılan bir
kurgu.
“Seçmenler umut arıyorlarsa her zaman yeni adamı tercih
ederler. Ama korktukları zaman savaş dönemine uygun bir lider ararlar.” Şu an
dünya genelindeki liderlere bir göz atarsak katı duruşa sahip ya da seçmenin
tanıdığı insanlar. Ortadoğu’daki karışıklık tüm dünyaya sıçrayan göçmen sorunu
vb. insanlarda güvenlik ihtiyacını birinci sıraya koyuyor. Ekonomik krize
güvenlik endişesi eklenince kurtarıcı bekler güçlü lidere güven artar statükocu
olur.
“Our brand is crisis.” cümlesi “Bizim işimiz kriz.” şeklinde
Türkçeleştirilmiş aslında ama direkt çevirideki “Bizim markamız kriz.” daha
yerini bulan bir tanım. Markamız kriz ve bunu pazarlamamız lazım. Bu aşamada
adayların metinlerindeki kriz, savaş vb. kelimelerin sayısının arttırılması
gibi çeşitli taktikler denenebilir. Kriz algısı bir şekilde halkın zihninde
oluşturulduysa umut vadeden aday da korkulan olmayı hedefleyen aday da kendi
hamlelerini yaparak ilerlemeli. Yeni aday için bu dönemde kendisinin tek umut olduğuna
inandıran pozitif stratejiler iş görürken, diğer adayı yükseltecek olan ise tam
tersi negatifliktir.
Oyları yükseltmek yetmez artık rakibin oylarını düşürme
zamanı ve işte son hamle: saldır! Bu noktada her şey manipülasyona açık ve
söylenenlerin doğru olması da gerekmiyor. Filmde stratejistimiz bir yerde
“İnanmayacaklarını biliyorum sadece onu yalanlarken görmek istiyorum.” diyor.
Bizim deyişimizle “Çamur at izi kalsın.” yani. Aday kendini haklamaya
çalışırken bilmeden halkın kafasında soru işaretleri oluşturacak ve şüphe
oyların nereye gideceğinin kesinliğini kaybettirir. Mesela inanılması zor bir
iftira at rakip kendini savunmaya geçince bu algıyı pekiştir. Mesela HDP ve PKK
ile ilişkisini anlatıp CHP yi suçlama stratejisi aynı taktik içinde
değerlendirilebilir.
Sonuç
Siyasal iletişim adayın iyiliğiyle ya da kötülüğüyle
ilgilenmez, ortada kazanılması gereken bir mücadele vardır ve bu uzun soluklu
sürecin sonunda en iyi stratejiyi uygulayan kazanır. Filmden son bir alıntı ile
yazıyı sonlandıralım.
“Oy vermek bir şeyi değiştirseydi, onu yasa dışı
yaparlardı.”
Ülkemizin bir varoluş yok oluş riski ile karşı karşıya
kaldığı ve bu kritik süreçte güçlü bir liderin önderliğinin şart olduğu
propogandası tanıdık geldi mi ?
Kaynak:
Bir seçim stratejisi: Kriz – Prof. Atila BİTİGEN