Yayınlandı: 24.09.2020 11:08
Henüz güncellenmedi

SU & DOĞALGAZ & ENERJİ

SU & ENERJİ & DOĞALGAZ DOSYASI : Nabucco Projesi ve Enerji Güvenliği


Dr. Süreyya Yiğit

ORSAM Avrasya Danışmanı

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi

Günümüzde enerji ve buna bağlı olarak
enerji güvenliği uluslararası ilişkilerde en önemli konulardan biri olmakta
devam etmekte. Enerji fiyatları da dolayısıyla herkesi ilgilendirmekte.
Türkiye’deki doğalgaz fiyatlarının artması hem Türk tüketicileri etkilemekte,
hem de Avrupa’da yakından izlenmekte. Fiyatlar her üründe olduğu gibi arz ve
talebe göre belirlenirken, bugünlerde doğal gaz konusunda müstakbel yeni gaz
rezervlerine yönelik önemli çalışmalara şahit olunmakta. Bunların başında
Trans-Hazar boru hattı gelmektedir.


 

Türkiye’yi bu bağlamda çok yakından
ilgilendiren en önemli proje Hazar denizi gazını Avrupa’ya taşıyacak dev boru
hattı projesi olan Nabucco’dur. Enerji güvenliğine ışık tutmak amacıyla bu
projeyle ilgili sekiz önemli tespit ve gelişmeyi kaydetmek faydalı olacaktır.


 

i) Nabucco, Azerbaycan’daki Şahdeniz gaz yatağından gaz nakliyesi yapmayı
amaçlamaktadır. Şahdeniz II konsorsiyumu ile olan ilişkileri bu bakımdan
önemlidir. Bu işbirliğinin de başarılı olduğu söylenebilir. Nabucco’daki üst düzey
yöneticiler, konsorsiyum ile yürütülen ilişkinin şeffaflığını ve sürekliliğine
inandıklarını belirtmekteler.


 

ii) Şahdeniz II hazır olduğu andan itibaren
Nabucco kendi şebekesini kullanaraktan doğalgazı aktarabileceğini taahhüt
etmiştir. Nabucco’nun transit ülkeleri ile olan ilişkilerini incelerken birçok
benzersiz avantajlara sahip olduğunu görmekteyiz. İlk olarak hem imzalanmış hem
de onaylanmış hükümetlerarası antlaşmaların yanısıra, aynı anda antlaşmaların
tarafları (Avusturya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye) ile Proje
Destek Anlaşmaları da imzalanmıştır. Bütün bu antlaşmaları bir arada
değerlendirdiğimizde Nabucco projesine uzun vadeli bir istikrar sağlandığını
söylemek yanlış olmaz. Bu vesile ile de Nabucco’nun uzun vadeli tarife sunabilmesi
mümkün gözükmektedir. Elbette bunun gerçekleşmesi için varolan siyasi iyi niyet
ve desteğin devamı şartdır.


 

iii) Nabucco enerji arzının çeşitlenmesi
açısından daha da önem kazanmaktadır. Bu doğal gaz projesi Macaristan, Romanya
ve Bulgaristan için çok cazip gözükmektedir. Boru hattının Avrupa çapında
enerji arzının çeşitlendirilmesi açısından çekiciliği aşikar ve de potansiyel
pazarının büyüklüğü yarım milyar insana kadar da dayanmakta.


 

iv) Nabucco’nun hayata geçmesi ile sadece
Güneydoğu Avrupa ve Orta Avrupa pazarlarına enerji seçeneği sunulması ve
tüketicilere doğalgaz aktarılmayacak çeşitli ülkelerde de istihdam yaratılması
sözkonusudur. Özellikle Yunanistan ve Batı Balkan ülkelerinde çeşitli iş
imkanlarının yaratılması öngörülmektedir. Gelecekte Yunanistan’da istihdamın
artırılması tabii ki iktisadi buhran ile boğuşmakda olan Atina için güzel bir
haber.


 

v) Küresel finansal krizin en önemli etkisi
dünya’daki ekonomik yavaşlamadır. Bu gelişmenin normal bir yan etkisi de enerji
piyasalarına yansımakta: özellikle doğalgaz talebinin azaldığı bilinmektedir.
Nabucco’ya göre düşük talebin azalması geçici olarak değerlendirilmekte,
iktisadi büyüme arttıkça doğalgaz talebinin da artacağı varsayılmaktadır. Doğal
gazın güvenli ve emniyetli bir enerji olduğu da kabul edildiğinde, doğal gaz
piyasası büyüyen bir pazar olarak devam edecek, bu durumda Nabucco’nun onemini
de daha da arttıracaktır.


 

vi) Nabucco potansiyel olarak daha geniş
pazarlara ulaşabilecek bir proje olarak tanıtılmaktadır. Dört ülkenin topraklarını
aşa, 1320 km uzunluğunda bir doğal gaz boru hattı projesi olan Nabucco’nun en
önemli avantajlarından bir tanesi, altyapısının çoğunun hazır olmasıdır. Bu
altyapı halihazırda Sırbistan, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Makedonya, Slovenya
ve Italya’ya doğal gazı ulaştırmaya yeterlidir. Birkaç kısa
enterkonektör inşa edildiği takdirde, doğal gaz Yunanistan ve
Arnavutluk üzerinden Karadağ’a da ulaşabilecektir.


 

vii) Nabucco kapasite
bakımından oldukça dolu bir proje izlenimi vermekte. Merkezi Avusturya’da olan
Baumgarten’e gelecek olan doğal gaz kapasitesi Almanya, Çek Cumhuriyeti, Fransa
ve İtalya’ya yeteceği, hatta artacağı belirtilmektedir. Batı Avrupa’daki başka
pazarlara da doğal gaz nakliyatı söz konusu olabilir. Kendi verilerine göre
Nabucco Batı güzergahi boyunca gaz depolama kapasitesi 16 milyar metreküp
olarak belirtilmekte bunun gelecekte artan talebi karşılayabilmek için 23
milyar metreküpe kadar çıkabileceği de ifade edilmektedir. Bu sebeplerden
dolayı Nabucco kendisini Güney Gaz Koridoru için en ideal seçenek olarak
görmektedir.


 

viii) Nabucco kendisini gerçek bir Avrupa
projesi olarak tanıtmaktadır. Bu açıklamasını da Avrupa Birliği Komisyonu
tarafından tercih edilmesine dayandırmaktadır.
Güney Gaz Koridoru için tercih edildiği
doğrudur, hatta bu sebeple Nabucco boru hattı projesi Avrupa Birliği’nin (EEPR)
İyileştirme için Avrupa Enerjı Programı’ndan 200 Milyon Avro’luk direk
finansman alacaklar listesinde yer almakta. Bütün bu gelişmeleri göz önünde
bulundurduğumuzda, Nabucco’nun bir AB projesi olduğu izlenimi yaratılmakta,
zira tüm hissedarlar ve güzergah AB üye devletlerini kapsamaktadır.


 


Enerji Şartı

 

Türkiye kalkınmakta benzer ülkeler gibi hızla
artan bir enerji talebi ile karşı karşıyadır. Enerji ithalatında başta petrol
ve doğal gaz olmak üzere bağımlılığı da gittikçe artmaktadır. Unutulmamalıdır
ki Türkiye’nin toplam enerji talebinin sadece dörtte biri yerli kaynaklardan
karşılanmakta, geriye kalan 75%’e varan bölümü çeşitlilik arzeden ithal
kaynaklardan karşılanmaktadır.


 

Mart 2010’da, Nabucco Doğalgaz Boru Hattı
Projesi’nin resmi sözcüsü Christian Dolezal’ın ‘Nabucco 70 yıl sonrasında bile
işleyecek bir modeli. Aynı zamanda Türkiye’nin sadece bir geçiş noktası değil,
doğalgaz terminali haline gelmesini de sağlayabilecek bir proje….bir doğalgaz
satıcısının herhangi bir yerde kontrat bağlaması durumunda Nabucco’nun kapıları
kapalı olmayacak’ifadesi de Türkiye’nin hedefleri ile bağdaşmaktaydı.
Türkiye’nin enerji transit konusundaki hedefi Rusya, Norveç ve Cezayir’den
sonra doğal gazda Avrupa’nın dördüncü ana arteri olduğundan dolayı Nabucco
projesi dikkate alınmaktadır.


 

Uluslararası enerji konusunda
Türkiye neredeyse yirmi yıl önce
(Energy Charter Treaty) Enerji Şartı’na imza atmıştı.
Bu antlaşma, imzalayan 50 ülke için, enerji ticareti, şirketlerinin enerji
yatırımları, transit konuları, anlaşmazlıkların çözümü ve enerji yeterliliği
konusunda işbirliği alanlarında uluslararası kodifikasyonu gerçekleştirmişti.


 

Doğal gaz bağlamında Enerji Şartı
Anlaşması’nın amaçlarından en önemlilerinin enerji arzı güvenliğinin
artırılması, enerji üretimi, çevirimi, taşınması, depolanması, dağıtımı,
iletimi ve kullanımındaki verimliliğin en yüksek seviyeye ulaştırılması, enerji
ticaretinin serbestleştirilmesi, güvenliğin güçlendirilmesi ve çevresel
sorunların en aza indirilmesi, yatırımların teşviki ve korunması olduğunu
söyleyebiliriz.

Nabucco’nun vaat ettiklerini, yukarıdaki
amaçları da göz önünde bulundurursak, beş kısma bölüp özetlemek mümkün:


· Daha fazla bağımsızlık – gaz kaynak ve güzergah çeşitlendirilmesi
konusunda gelişmekte olan Güney Gaz Koridoru daha bağımsız hale dönüşecek.


· Daha fazla arzın istikrarı – zengin gaz
kaynaklarına doğrudan bağlantı (Hazar bölgesi ve Orta Doğu) bunu
gerçekleştirecek.


· Daha doğrudan yatırım – ülke ekonomileri
doğrudan yatırımlardan yararlanacak, özellikle inşaat sektörü.


· Daha fazla istihdam – birçok iş imkanı
yaratılacak, çünkü inşaat sırasında doğrudan ve dolaylı olarak işgücü piyasası
bu gelişmeden yararlanacak.


· Daha fazla iş – likit gaz piyasasında özellikle
ticaret ve ihracat için yeni iş ve fırsatlar sağlanacak.


 

Son olarak da mali konulara değinecek olursak,
Nabucco’ya finansal destek verenlerin sayıları ve maddi yardımları da az değil.
Avrupa Yatırım Bankası (EIB) 2 milyar euroya kadar, Avrupa İmar ve Kalkınma
Bankası (EBRD) 1.2 milyar euroya kadar ve Dünya Bankası’na bağlı Uluslararası
Finans Kurumu (IFC) da 800 milyon euroya kadar Nabucco’ya kredi vermeyi
değerlendirmeye aldıkları bilinmekte. Bu üç finans kuruluşu Nabucco projesi
öngörüldüğü şekilde gerçekleşirse, yaklaşık 8 milyar euroluk boru hattı
projesinin yarısını karşılamış olacak.


 

Belirleyici Etken: Ekonomi

 

Enerji altyapısı sözkonusu olduğunda doğal
olarak gözler siyasi arenaya çevrilmekte. Karar vericilerin siyasal tutumları
elbette önemlidir, ama daha da önemlisi verilen kararların, desteklenen
projelerin, ekonomik manada da elverişli, mümkün olmalarıdır. Iktisadi olarak
verimli, ama siyasi olarak mümkün olmayan projeler, proje olarak kalmakta.
Bunun yanısıra ekonomik olarak zayıf projeler – örneğin, yetersiz gaz
rezervleri – siyasi tercihlerden dolayı hayata geçirildiğinde hayal kırıklığına
uğramak da mümkün oluyor.


 

İdeali tabii ki hem siyasi hem de ticari,
iktisadi yönden mantıklı projelerin gün işığına kavuşması; tıpkı Bakü-Tiflis-Ceyhan
ham petrol ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hatları gibi. Nabucco Batı
projesi de üçüncü örnek olma yolunda gözükmekte.